{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1916 <br>KARAR NO: 2024/2099<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/02/2024<br>NUMARASI: 2023/1057Esas - 2024/155 Karar<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin kurucusu olan ...'un sağlık sektörü hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketler grup şirketleri, davacıları iştigal konusu nezdinde ürettiği içerikleri sakladığı veri tabanına, yapılan siber saldırı sonucunda müvekkili tarafından kullanılan server, server ve yedeklerine ulaşılamadığını, müvekkili şirketin fatura, irsaliye, defterler vb. Tüm ticari belgelerinin zayi olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından failler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan siber saldırı sonucunda zayi olan belgelerin; şirketlere ait tüm yevmiye ve kebir e defterleri, e faturalar, er arşiv ve e irsaliye vs. Tüm elektronik defter, kayıt ve belgeler olduğunu, müvekkili şirketlerin her biri yönünden zayi olan tüm defter ve kayıtlar hakkında zayi belgesi verilmesine karar verilmesini\" talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/02/2024 tarih ve 2023/1057 Esas- 2024/155 Karar sayılı kararında; \".....Davacıların 2019,2020,2021 yıllarına ilişkin yevmiye,defteri kebir ve beratlarının  ve e-defter olarak tutulan tüm defter ve belgelerin veri tabanının siber saldırıya uğradığı sebebi ile  zayisi talebi ile iş bu davanın açıldığı, Gelir İdaresi Başkanlığının müzekkere cevabında  davacının 2015 tarihinde  e-defter uygulamasına tabi olduğu ve ilgili yıl -edefter ve beratları sistemde kayıtlı olmakla Mahkememize gönderidliği,davacıların Vergi Dairesine bu konuda başvuru yapmadığın anlaşıldığı,olayla ilgili yürütülensoruştuma neticesinde Çatalca CBS 2023/5448 soruşturma dosyasında KYOK kararı verildiği ve anılan dosyada \"şirketin server-client -firewall-yedekleme sistemlerinin yeterli güvenlik özellikleriyle donatılmaması nedeniyle \"siber saldırıya uğradığı ve verilen yok ediliği tespit edilmekle; Kural olarak basiretli tacirin ticari defter ve belgelerini işletme merkezinde muhafaza etmesi ve korunması için gereken önlemleri alması gerekmekte ise de, istemde bulunan şirketin ticari defteri için gereken muhafaza önlemlerinin alınmadığı ve de Vergi Dairesine başvuruda bulunmadığı  anlaşılmakla bu hali ile zayi belgesi verilmesi koşullarının gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır...\"gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılardan ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi  vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin 2022/1920 Esas, 2024/170 Karar  sayılı dosyasında; \"Davanın REDDİNE;\" şeklinde karar verildiğini ve bu kararın kaldırılması gerektiğini, Müvekkili şirketlerin grup şirketleri olup, davacıların iştigal konusu nezdinde ürettiği içerikleri sakladığı veri tabanına, yapılan siber saldırı sonucunda Müvekkili tarafından kullanılan server, server ve yedeklerine ulaşılamadığını, davacı müvekkili şirketlerin fatura, irsaliye, defterler vb. Tüm ticari belgelerinin zayi olduğunu, bu kapsamda müvekkili şiretler tarafından Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2023/5458 Sor numaralı dosyasından fail ya da failler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan siber saldırı sonucunda zayi olan belgelerin; şirketlere ait tüm Yevmiye ve Kebir E-Defterleri, E-Faturalar, E-Arşiv ve E-İrsaliye vs. Tüm elektronik defter, kayıt ve belgeler olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82. Maddesinin 7. bendinde; “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde bir düzenleme yer aldığını, buna göre müvekkil  şirkete yapılan siber saldırı sebebiyle, erişilemeyen tüm ticari kayıt ve belgeler için zayi belgesi verilmesi amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, ancak yerel mahkemenin Gelir İdaresi Başkanlığının müzekkere cevabında  davacının 2015 tarihinde  e-defter uygulamasına tabi olduğu ve ilgili yıl e-defter ve beratları sistemde kayıtlı olduğu yerel mahkeme dosyasına gönderiliği, müvekkil şirketlerin Vergi Dairesine bu konuda başvuru yapmadığı, olayla ilgili yürütülen soruşturma neticesinde Çatalca CBS 2023/5448 soruşturma dosyasında KYOK kararı verildiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde şirketlere ait  ilgili yıl e-defter ve beratları sistemde kayıtlı olduğu iddia edilmişse de müvekkil şirketlerce ibraz edilen defterler dahil olmak üzere haricinde tutulan cari hesap ve ticari belgelerin de tamamının zayi olduğunu, Olay ile ilgili kendileri tarafından Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/5448 Soruşturma numaralı dosyasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilmiş olup kararın verilme nedeni suça ilişkin değil faillerinin bulunamamasından kaynaklandığını, Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/5448 Soruşturma numaralı alınan 09/11/2023 tarihli uzman bilirkişi raporu incelendiğinde, kötü amaçlı kişilerin saldırıyı yapabildikleri,  Fidye saldırısı yöntemleriyle yapılan saldırının bir zararlı yazılım izi taşımaması nedeniyle direkt olarak hacker veya hackerlar tarafından yapıldığının değerlendirildiği ancak firewall kayıtlarının da yok edilmiş olması nedeniyle şüpheli tespiti yapılamayacağı, verilerin kurtarılması amacıyla yapılan kontrolde günümüz teknolojik imkanlarıyla veri kurtarmanın yeterli düzeyde yapılamayacağının tespit edildiği soruşturmanın devamı halinde dijital delil elde edilmesi ve şüphelilerin tespitinin mümkün olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu nedenle soruşturmaya devam edilmesinde hukuki menfaat bulunmadığı ve TCK'nın 243 ve 244. Maddesinde düzenlenen atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğinin belirtilmiş olup suçun vuku bulduğuna ilişkin tereddüt bulunmadığını beyanla, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1920 Esas – 2024/170  Karar Sayılı ilamının İstinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir. <br>DAVACI ... A.Ş VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davacının e-defter uygulamasına tabi olduğu ve ilgili yıl kebir ve beratların e- defter olarak sistemde kayıtlı olduğu, vergi dairesine bu konuda başvuru yapılmadığı ve Çatalca CBS 2023/5448 soruşturma dosyasında KYOK kararı verildiği ve Şirketin yeterli güvenlik düzeyini sağlayacak güvenlik özellikleriyle donatılmadığı bu sebeplerle de şirkete zayi belgesi verilmesinin koşullarının gerçekleşmediği yönünde karar verildiğini, anılan kararın usul ve yasaya aykırı olup yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılarak davanın kabulü ile zayi belgesinin verilmesi gerektiğini, Davacı tarafından bir şirketten alması beklenebilecek makul tedbirlerin alınmış olup Çatalca CBS yapmış olduğu incelemede şirketin sistemleri üzerinde gerekli ve yeterli bir incelemede bulunmadığını, Müvekkil Davacı Şirketin iştigal konusu nezdinde ürettiği içerikleri sakladığı veri tabanına, yapılan siber saldırı sonucunda Müvekkili tarafından kullanılan server ve yedeklerine ulaşılamadığını, Davacı müvekkili şirketin fatura, irsaliye, defterler vb. Tüm ticari belgeleri zayi olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından Çatalca Cumhiyet Başsavcılığı' nın 2023/5458 Soruşturma numaralı dosyasından fail ya da failler hakkında suç duyurusunda  bulunulduğunu, Yevmiye ve Kebir E-Defterleri, E-Faturalar, E-Arşiv ve E-İrsaliye vs. Tüm elektronik defter, kayıt ve belgelerin zayi olduğunu, Davacı Şirketin kendisinden alınması makul sayılabilecek bütün teknik, idari, yönetimsel güvenlik önlemlerini aldığını, Çatalca CBS tarafından yüzeysel şekilde inceleme yapılmış olup Davacı Şirketin sistemlerinde detaylı şekilde inceleme yapılmış olsaydı Davacı Şirket tarafından gerekli önlemlerin alındığı ancak yapılan siber saldırının niteliği itibarı ile güvenlik önlemleri ile engellenemeyeceğinin anlaşılabilir olacağını, Davacı şirketin vergi dairesine başvuruda bulunmadığı belirtilerek işbu başvurunun yapılmamasının  red kararına dayanak gösterildiğini, Davacı Şirket tarafından uğranılan işbu saldırı sebebi ile zayi olan evrakların kaydı bulunmayıp vergi dairesinden de temininin mümkün olmadığını, Davacı Şirket tarafından Vergi Dairesi ve Maliye nezdinde gerekli başvuruların yapılmış olup süreçlerin takip edildiğini, ilgili kurumlar nezdinde yapılan başvuruların ve takip edilen süreçlerin ilerletilmesi ve davacı şirketin hak kaybına uğramaması için zayi belgesinin alınmasının büyük önem arz ettiğini beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı şirket yönünden zayi olan tüm yevmiye ve kebir e-defterleri, e-faturalar, e-arşiv ve e-irsaliye vs. tüm elektronik defter, kayıt ve belgeler hakkında kendilerine  zayi belgesi verilmesine, talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK 82/7 m. uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerin  zayi olduğuna dair belge verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler için, tacire zayi belgesi verilebilmesi,   tacirin defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyaanın, tacirin iradesi dışında  bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır. TTK'nın 64/3. maddesinin son cümlesi \"Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirlenir.\" şeklindedir. 19 Ekim 2019 tarih ve 30923 sayılı resmi gazetede yayınlanan Elektronik Genel Defter Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 4.4.1-e maddesi ile, elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir. Tebliğin 7.1. maddesinde; \"e-Defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir.\" düzenlemesi yapılmıştır. Tebliğ hükmü ile e-defter veya beratların ne şekilde zayi olduğunun kabul edileceği açıklanmıştır. Buna göre e-defter veya beratlara ait kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi zayi olduğunun kabulü için yeterli olmayacak, aynı zamanda söz konusu  e-defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örnekler de temin edilememiş olacaktır. Davacılar ... Satış ve Dağıtım A.Ş., ... A.Ş. ve ... Sanayi ve Dış Tic. A.Ş. Vekili tarafından, firmalarının ürettiği içerikleri sakladıkları veri tabanına yapılan saldırı sonucunda firmalar tarafından kullanılan server, server ve yedeklerine ulaşılamadığı, yapılan siber saldırı sonrasında elektronik olarak tutulan ticari defterler, gizli bilgiler, ticari sırlar, tüm şirket çalışma datası ve sap sistemine ulaşılamadığı, server ve yedeklerine girilmediği, sistemlerin verilerin tahrip edildiğinin tespit edildiği belirtilerek Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 08.11.2023 tarihinde söz konusu şirkette yerinde inceleme yapıldığı, düzenlenen  raporda; sunucu sisteminin çökmesi nedeniyle sunucu kayıtlarında bir inceleme yapılamadığı, sunucu diski üzerinde yapılan kontrolde virüs, trojan, spyware veya ransomewar olarak adlandırılan zararlı yazılım tespiti yapılamadığı, bu tespit nedeniyle bir hack saldırısı sonucu olayın meydana geldiğinin değerlendirildiği, şirket sistemlerinde yapılan kontrolde bir sunucu üzerinden çok sayıda sanal makine yönetimi yapıldığı, client bilgisayarların sisteme uzak masaüstü bağlantısıyla basit terminal olarak bağlandığının görüldüğü, güvenlik ile ilgili yapılan araştırmada firewall sisteminin özel bir donanımsal kaynakta kurulmadığı, yazılımsal firewall bulunduğu ve tüm kayıtları yine sunucu üzerinde tuttuğu tespit edildiği ve sunucunun tamamen silinmiş olması nedeniyle, sunucuya içeriden ve dışarıdan erişim kayıtlarının tespit edilemediği, Sunucu disklerinin MBR sisteminde yapılan tür değiştirme ve derin wipe işlemler yapıldığı, bu yöntem ile tüm verilerin geri getirilemez şekilde silindiği, verilerin sağlam olarak geri getirilebilmesinin günümüz teknolojik imkanlarıyla mümkün olmadığı, yedek verilerin kontrolünde sunucu yedeğinin ayrı bir QNAP/NAS donanım olmaksızın yine aynı sunucu üzerine alınması nedeniyle derin silme işlemlerinin bu yedekleri de yok etttiği, yapılan işlemler, inceleme ve analiz neticesinde olaya konu şirketin server client firewall yedekleme sistemlerinin yeterli güvenlik özellikleriyle donatılmaması nedeniyle kötü amaçlı kişilerin saldırıyı yapabildikleri, Fidye saldırısı yöntemleriyle yapılan saldırının bir zararlı yazılım izi taşımaması nedeniyle direkt olarak hacker veya hackerlar tarafından yapıldığının değerlendirildiği ancak firewall kayıtlarının da yok edilmiş olması nedeniyle şüpheli tespiti yapılamayacağı, verilerin kurtarılması amacıyla yapılan kontrolde günümüz teknolojik imkanlarıyla veri kurtarmanın yeterli düzeyde yapılamayacağının tespit edildiğinin belirtildiği, Çatalca CBS tarafından yapılan soruşturma sonucu  2023/5458 soruşturma ve 2023/2628 karar sayılı 23/11/2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığından gönderilen 25/01/2024 tarihli cevabi yazıda; Elektronik Defter Genel Tebliğinin (3 Sıra Nolu Tebliğ ile değişen halin)' de belirtildiği üzere 2020/Ocak döneminden itibaren e-Defter ve beratların ikincil nüshaları saklanmak üzere Başkanlıkları sistemine yüklendiğini, ... vergi kimlik numaralı ... Satış ve Dağıtım Anonim Şirketi, ... vergi kimlik numaralı ... Anonim Şirketi ve ... vergi kimlik numaralı ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin 01.01.2015 tarihinde e-Defter uygulamasına dahil oldukları, e-Defter beratlarını 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında Başkanlıklarından uyumluluk onayı alan alan ... Hizmetleri Ltd. Şti. aracılığıyla yükledikleri görülmüş olup mükelleflerin sistemlerinde yer alan 2019 yılına ait e-Defter beratları ile 2020 ve 2021 yıllarına ait e- Defter ve beratlarının yazı ekinde gönderildiği belirtilmiştir. Somut olayda; davacılar tarafından zayi belgesi verilmesi talep edilen e-defter ve beratların,  Çatalca CBS tarafından aldırılan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere bir hack saldırısı sonucu zayi olduğu  belirtilmiştir. Davacıların e defter kullanımına geçtikten sonra, tebliğin 4.4.1 maddesi uyarınca elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanmasının zorunlu olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığından gönderilen 25/01/2024 tarihli cevabi yazıya göre, bu e-defter ve beratlara ait Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde ikincil kopyaların da kayıtlı bulunduğu sabittir. Davacıların dava açılmadan önce Tebliğin 7.1. Maddesi uyarınca, Gelir İdaresi Başkanlığına başvurulup başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediğine ilişkin delil olmadığı, mahkemece davacı tarafın gerekli tüm dikkat ve özeni göstermiş, gerekli tüm tedbirleri almış olmasına rağmen iradeleri dışında ziyaa olgusunun gerçekleştiğini ispat edemediği yönündeki gerekçesinde bir isabetsizlik mevcut değildir. Davacılar vekillerinin istinaf sebebi bu nedenle yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurularının  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harçların hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29c1bb65eff22ae2","SID":"716b2d6ce1b30fa7"}}