{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1280 - 2024/1790<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1280<br>KARAR NO\t: 2024/ 1790<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ                     : 07/02/2022<br>KARAR TARİHİ                  : 08/05/2024<br>NUMARASI\t                     :  2022/108 Esas -2024/370  Karar<br><br>DAVACI\t:.........<br>VEKİLİ\t:.........<br>DAVALI\t:.........<br>\t:.........<br>VEKİLLERİ\t:.........<br><br>DAVALI \t: ........<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t : Satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın                tazmini<br>HÜKÜM\t: Kararın kaldırılması- gönderme<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davacı  vekili<br><br>Taraflar arasındaki  satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davalı  vekili  tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;<br>Vekil edenin  Denizli İli Bekilli İlçesi, Bekilli Toki İnşaatları Proje yapım işini üstlendiğini, inşaatın 23/07/2020 tarihinde tamamlayarak geçici kabul ile idareye teslim ettiğini, davalılardan Pimtaş Plastik İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. firmasının davaya konu temiz su borularının üreticisi konumunda olduğunu, Deski tarafından yapılan analizler sonucunda döşenen boruların standartlara uygun olmadığını, basınç testlerinde olumlu sonuçlar vermediğini, temizsu tesisatının kabul edilemeyeceğini,  tesisatın tamamen sökülüp standartlara uygun borularla döşenmesi halinde kabulün yapılacağının bildirildiğini, Deski tarafından verilen olumsuz raporun üreticiye bildirildiğini, zararın giderilmesi talep edildiğini,  Deski tarafından kabul edilmeyen temiz su borularının, peyzaj sahasında kazı yapılarak, sökülmesi, yeni boruların döşenmesi, peyzajın yeniden yapılması, için Çal Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/5 D. İş. dosyasında keşif yapıldığı, toplamda 387.880,40.-TL zarar tespit edildiğini, malların Deski tarafından yapılan testler sonucunda standartlara uygun olmadığı tespiti yapıldığı, Deski tarafından uygunluk verilmediğinden Toki projesi kesin kabulü yapılmadığını, ihale şartnamesine göre verilen teminatın Toki'den alınıp ilgili bankaya teslim edileceği, 23/07/2021 tarihinden itibaren her 3 ayda bir ilgili bankaya 6.897,09.-TL komisyon ödemek durumunda kaldığını,  Toki sözleşmesi gereği hak edişlerin bir kısmının içerde kaldığı, 23/07/2021 tarihinde geri ödenecek hakediş kesintisinin 834.665,70.-TL olduğunu, boruların uygun olmamasından dolayı kabulün yapılamadığını, 834.665,70/8,57-97.393,90 UST olacağını, 834.665,70/10,09-82.722,00 EURO olacağı, 834.665,70/7,25-115 ton demir alınabileceği, günümüzde bu miktarlarının yarısının alınabildiği, arabulucuya başvurulduğu anlaşılamadığını, ihtarnamenin keşide edildiği 25/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte 387.880,40.-TL maddi tazminat, 10.000,00 TL munzan tazminatın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı Yeşil Sıhhi Tesisat Malzemeleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; <br>Davacının vekil eden ile iletişim kurarak sıhhi tesisat malzemesi ihtiyacını bildirdiği, bildirilen malzemelerin TSE belgelerinin davacıya mail yoluyla iletildiğini, TSE belgelerinin incelendikten sonra davacı tarafından telefon yoluyla sipariş edildiğini, faturalarının vekil ede tarafından kesildiğini, davacıya malların gönderildiğini, davacı tarafından mallara itiraz edilmediği, faturaların Ocak 2020 dönemine ait olduğu, arabuluculuk tarihi 10/01/2022 tarihine kadarda davacının  vekil edenden talebi olmadığını, davacının davalı  vekil eden ile yazılı bir sözleşmesi olmadığı, TOKİ şartlarından vekil edenle illiyet bağı olmadığını, malların kabulü, test şartları, cezai şartlardan  vekil eden bilmediğini, vekil edenin mal alıp satan ticaret erbabı olduğunu, davacının telefonla sıhhi tesisat malzemeleri sipariş ettiğini, TSE belgeleriyle malların gönderildiğini, aradan 2 sene geçtikten sonra davacı taleplerinin kabul edilemeyeceği talep etmiştir.<br>Davalı Pimtaş Plastik İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle;<br>Vekil edenin  ISO 9001 kalite yönetim sistemine sahip olduğu, 7000 e yakın üretilen ürün bulunduğunu, yurt içi ve dışı pek çok satış lokasyonu olduğunu,  vekil eden tarafından üretilen ürünlerin garanti süresinin 2 yıl olduğu,  vekil edeninn davacıya ürün satmadığını, müvekkilin diğer davalı Yeşil Sıhhi tesisat firmasına da mal satmadığı, müvekkil ile davacı arasında alım satım akdi olmadığı, üretilen ürünlerde ayıp olmadığı, taleplerin zamanaşımına uğradığı belirtilmektedir. Çal Sulh Hukuk Mahkemesinde aldırılan raporda, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın neden kaynaklandığı, ürünlerin uygulamasının nasıl yapıldığı, ürünlerle ilgili test yapılıp yapılmadığı belirtilmediği, raporun bu hali ile delil niteliğinde olmadığını,  ürünün projeye ve işe göre alınmasının ürün alacak kişilerde olduğu, davacı ve diğer davalı arasında uyuşmazlık olduysa kendi aralarında olduğunu, şartname ile alınan ürünün alınmadan önce teste gitmesi gerektiği, nakliye, muhafaza, montaj gibi hususların ürünü ve testleri etkileyebileceğini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''Davacı Kocaman İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının boruların satın alınması ve şantiye sahasındayken test ve kalite belgeleriyle, malzemeyi idareye veya yetkilendirdiği müşavirlik firmasına kabul ettirmesi veya onaylatması gerektiği, malzemelerin, boruların yeraltına döşenmeden önce ayıplı ve kusurlu durumlarının ortaya çıkarılması halinde tekrar iş ve işçiliğe gerek kalmadan malzeme değişimi veya yerine ikame malzeme temini ile istenen kalitede malzemenin temin edilerek işin yapılabileceği, bu işin koordinasyonu ve gerekli olanakların sağlanması sorumluluğunun davacı Kocaman İnşaat Turizm San, ve Tic. Ltd. Şti. firmasında olduğu,  ayıplı boruların değiştirilmesi ve yerine uygun malzemenin sağlanması sorumluluğunun davalılarda olacağı, davalılardan malzeme üreticisi Pimtaş Plastik firmasının malzemeden sorumlu olacağı, işin tamamlanmadan önce, kazılan alanın kapatılmadan önce gerekli laboratuvar testlerinin ve analizlerinin yapılması, döşenen boruların hidrostatik testlerinin yerinde yapılması ve yaptırılması sorumluluğunun davacıda olduğu, bu testlerin zamanında yapılması ile boruların değiştirilme imkanı sağlanabileceği, ikinci bir işleme gerek kalmayacağı, hususlarına itibar edildiğini, raporlar bu yönden denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Yine kök raporda, belirtildiği üzere  ihale süreçlerinde, genel olarak ihale şartnamesinde, kullanılacak malzemelerin özellikleri ve hangi standardı karşılayacağının bildirilmesi gerektiği, çoğunlukla bu TSE standardı veya buna ilave ek özellikler ve kalite de ihale kurumu tarafından istenebildiği, yüklenicinin inşaat, tesisat, altyapı, peyzaj işlerine başlayacağı, malzeme temin edeceği, imalat işlerine başlayacağı sırada, ilgili kurum veya müşavirlik sistemine, satın alacağı veya satın aldığı malzemeyi onaylatıp daha sonrasında eyerine koyması, montajını yapması gerektiği bildirildiğinden; kök raporda ve ek raporda gizli ayıp bulunduğundan bahisle davalılara sorumluluk yüklenmesi doğru görülmemiş olup raporlara bu yönden itibar edilmemiştir. Davacı taraf almış olduğu ihalenin şartlarına uygun malzemeyi tedarik edebilmek için gerekli incelemeleri yapmalı, satın aldığı firmaya uygun malzeme için gerekli evrakı sunmalı, ayrıca uygulamadan önce testleri yapıp daha sonra iş sahibine teslimi yapması gerekirdi. İstenilen özellikte ürünü teslim eden satıcı ile üretimden kaynaklı bir hata tespit edilemediğinden üreticinin burada bir sorumluluğu bulunmamaktadır.  Oluşa göre sorumluluğun davacıda olduğu ortadadır. Buna göre davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olup, davanın reddine'' karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>Davalıların içme suyu hattında kullanılmak üzere TSE standartlarına uygun imal edildiğini ve birçok ülkede de kullanıldığı gerekçe ve güvencesiyle satmış olduğu içme suyu borularının bu amaca hizmet etmekten uzak ayıplı mal olduğu için davalılara karşı maddi ve munzam tazminatının tahsili amacıyla davayı ikame edildiğini, vekil edenin  Bekilli Toki inşaatlarını üstlendiğini, vekil edenin  inşaatı 23.07.2020 tarihinde tamamlayarak geçici kabul ile idareye teslim ettiğini, davalılardan Pimpaş Plastik İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş., davaya konu olan temiz su borularının üreticisi olduğunu, üretici firma olarak söz konusu boruların Türkiye'nin her yerinde içme suyu hatlarında kullanılabileceğini, davalı Yeşil Sıhhi Tesisat Malzemeleri İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. ise üretici firmanın ürünlerini iç piyasaya satan aracı durumunda olduğunu,  sözü edilen projenin çevre düzenlemesini de tamamlayarak projeyi teslim ettiğini, vekil eden ilgili idareye kesin kabulü yaptırmak için vergi dairesi, SGK, vb. kurum ve kuruluşlarda ilişik kesme yazılarını aldığını, vekil edenini, ikinci kez içme suyu borularını satın aldığını, inşaat şirketi olarak kendi imkanları ile bütün sahayı tekrar kazmak durumunda kaldığını,  ayıplı içme suyu borularını yenileri ile değiştirdiğini, bozulan peyzajı yeni baştan yapmak durumunda kaldığını,  içme suyu borularının kullanıldığı Bekilli Toki inşaatının yapımı ise vekil edenin yapımını üstlendiği ilk kamu işi olmadığını, vekil eden şirket üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen bilirkişiler tarafından %60 oranında bir kusur atfedilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, İstinaf taleplerinin kabulünü talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;<br>Yerel mahkeme tarafından verilen karar usul ve yasaya uygun bir karar olduğunu,  davacının istinaf sebeplerinin hiçbir haklılığının, geçerliliği ve yasal dayanağı bulunmadığını,  davanın son derece haksız ve yasal dayanaktan uzak bir dava olduğunu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi son derece yerinde olduğunu, vekil eden şirketin, en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşu içine girdiğini, vekil eden tarafından üretilen ürünlerde hiçbir ayıp bulunmadığını, davacının,  şartname ile ürün almadığını, aldığı ürünü, montajdan önce herhangi bir teste tabi tutmadığını, davacının istinaf sebeplerinin hiçbir haklılığı, geçerliliği ve yasal dayanağı bulunmadığını,  davacının şartname ile ürün almadığını,  aldığı ürününün, montajdan önce herhangi bir teste tabi tutmadığını, ürünleri özenli bir şekilde sahada bekletmediğini, yerel mahkemenin, ürünleri uygulamadan önce test etmeyen tacir olan davacıyı, kusurlu bulmasının son derece yerinde olduğunu, davacının istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini  istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK<br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava, satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazminine yöneliktir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>Bu kapsamda;<br>Davacı vekili; müvekkilinin 13.6.2018 tarihli sözleşme ile dava dışı TOKİ İnşaatları Proje yapım işini üstlendiğini, inşaatın 23/07/2020 tarihinde tamamlayarak geçici kabul ile idareye teslim ettiğini, davalılardan Pimtaş Plastik İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. firmasının davaya konu temiz su borularının üreticisi konumunda olduğunu, diğer davalı Yeşil Sıhhi tesisat Malzemeleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının bu ürünlerin satıcısı olduğunu, müvekkilin davalılardan satın aldığı boruları üstlendiği sözleşme kapsamında döşeme işini yaptıktan sonra dava dışı DESKİ tarafından yapılan analizler sonucunda döşenen boruların standartlara uygun olmadığını, basınç testlerinde olumlu sonuçlar vermediği, bu haliyle temizsu tesisatının kabul edilemeyeceğini, DESKİ tarafından kabul edilmeyen temiz su borularının, peyzaj sahasında kazı yapılarak, sökülmesi, yeni boruların döşenmesi, peyzajın yeniden yapılması, için Çal Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/5 D. İş. dosyasında keşif yapıldığı, toplamda 387.880,40.-TL zarar tespit edildiği, ayrıca teminat mektubunun geç alınması nedeniyle bankaya ödemek zorunda kaldığı komisyon masrafı ile hakedişin geç ödenmesinden kaynaklı munzam zararları olduğundan 387.880,40.-TL tazminat ve 10.000 TL munzam zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Yeşil Sıhhi Tesisat ltd. şti cevabında; davacının siparişi üzerine kendisine gönderilen ürünlerin TSE belgeli olduğunu, davacıya ürün karşılığı fatura kesildiğini, davacının faturalara itiraz etmediğini, davacının Toki ile olan sözleşmesindeki standartlardan müvekkilinin bilgisi bulunmadığını, zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı Pimtaş A.Ş cevabında; davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilin ürettiği ürünlerin tamamının TSE standartlarına uygun ve ayıpsız olduğunu, davacının uygulayacağı proje için teknik şartname ile müvekkiline başvurarak teknik şartnameye uygun ürün talebinde bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>Dosya kapsamından; davacı ile dava dışı Toki arasında 13.6.2018 tarihli cami inşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesi işine ilişkin sözleşme düzenlendiği, davacının yapımını üstlendiği iş kapsamında davalı Pimpaş tarafından üretimi yapılan dava konusu boruları 11.1.2020-22.1.2020-28.1.2020 tarihli faturalara istinaden davalı satıcı Yeşil firmasından satın alarak şantiye sahasına döşeme işi yaptığı, 23.7.2020 tarihinde idare ile yapılan geçici kabulden sonra dava dışı DESKİ tarafından yapılan analizler sonucunda 28.8.2020-2.9.2020 tarihli analiz raporlarıyla döşenen boruların standartlara uygun olmadığının tespit edildiği, bunun üzerine davacının 25.9.2020 tarihinde davalılara ihtarname çekerek ayıp ihbarında bulunduğu, zarar tespiti amacıyla 24.6.2021 tarihinde delil tespiti yaptırılarak sonrasında eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.   <br>Mahkemece davacı ile davalı satıcı arasındaki ilişki satım, davacı ile davalı üretici arasındaki ilişki ise eser sözleşmesine ilişkin olduğu değerlendirilerek sonuca gidilmişse de mahkemece varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi davalı üretici firmanın usule yönelik savunmaları doğrultusunda da mahkeme karar gerekçesinde herhangi bir değerlendirme yapılmış değildir.<br>Esasen dava konusu davalılardan temin edilen borular stoku bulunan ve belli standartlarda üretilen borular olduğu için ağırlıklı edim satıma yönelik olduğundan uyuşmazlık ticari satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu noktada ürünlerin üreticisi olan davalı Pimpaş ile davacı arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı açıktır. Ayıba karşı tekeffül sorumluluğu, akdi bir sorumluluk türü olduğundan, sadece satım sözleşmesinin tarafları arasında geçerli olduğu, alıcının, ayıba karşı tekeffüle dayanan seçimlik haklarını, satıcı dışındaki kişilere, yani satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya ve benzeri) yöneltmek suretiyle onları ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu tutmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde, alıcının, satıcı dışındaki üçüncü kişileri, akdi sorumluluğu ilişkin genel hükümler uyarınca sorumlu tutmasının da mümkün olmadığı, alıcının, satıcı dışındaki üçüncü kişilere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 96 ncı maddesi ve diğer madde hükümlerine dayanan bir tazminat talebini yöneltemeyeceği, tacirler arası ticari satımlarda, satıcının ayıplı mal teslim etmesi halinde, alıcının, akdi sorumluluğa dayanan talep haklarını, satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya ve benzeri) yöneltmesinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un satım akdi hükümlerine göre üretici firmanın ancak garanti vermesi halinde ayıba karşı sorumlu olacağı kuşkusuzdur. (Yargıtay 11. H.D. 2023/4152 E, 2024/6306 K sayılı kararı)<br>Öte yandan; TTK’nun ticari satışlara ilişkin 23. maddesi ile  6098 sayılı TBK'nun 231. maddesinde ticari satışlarda ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 2  yıl olacağı düzenlenmiştir. Ayıp ihbar süreleriyle ilgili olarak da, TTK m. 23/c   uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı  malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde B.K.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekir.  <br>  Diğer yandan, ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğü davacı alıcı şirkete aittir. Ayıp ihbarı niteliği itibariyle def’i olduğundan, davalılar tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı savunması ileri sürülmedikçe, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez. Somut olayda davalılardan satıcı Yeşil Sıhhi Tesisat ltd. şti davaya cevabında ayıp ihbarının yapılmadığı veya süresinde olmadığı savunmasında bulunmadığına göre, davacı şirketin davalı satıcı Yeşil Sıhhi Tesisat ltd. şti yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kabul ederek uyuşmazlığın çözümlenmesi zorunludur. Başka deyişle, dava konusu ürünün davalıların kusurundan kaynaklı ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda davacının davalı Yeşil Sıhhi Tesisat ltd. şti yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunduğu değerlendirilerek davacı zararlarından davalı Yeşil Sıhhi Tesisat ltd. ştinin sorumluluğu doğacaktır. Buna karşılık diğer davalı Pimtaş A.Ş nin süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı yönünde defisi bulunduğundan bu davalı yönünden mahkemece yukarıda anılan yasa hükümlerine göre süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, öncelikle, davalı üretici firma Pimpaş’ın 6098 sayılı Kanun'un satım akdi hükümlerine göre ancak garanti vermesi halinde ayıba karşı sorumlu olacağından dava konusu ürünlerle ilgili garanti verip vermediği araştırılmalı, garanti vermişse bu davalıya husumet düşeceğinin kabulü ile bu halde dava konusu ürünlerin teslim tarihi ile dava tarihi arasında ticari satım sözleşmesi hükümleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ve ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmelidir.<br>Öte yandan, davacının dava dışı Toki ile yapılan ihale şartnamesine uygun standartta davalılara ürün siparişinde bulunduğu yönünde geçerli bir sipariş sözleşmesi mevcut olmadığından mahkemece mümkünse dava konusu borular üzerinde test yapılarak boruların TSE standardında öngörülen şartları taşıyıp taşımadığı belirlenmeli dava konusu sökülen boruların temini mümkün değilse de dosya üzeri mevcut bilgi ve belgelere göre inceleme yapılarak dava konusu boruların TSE standardında öngörülen şartları taşıyıp taşımadığı, ürünlerin TSE standardını taşımaması suretiyle ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda, ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, basit muayene ile anlaşılabilip anlaşılamayacağı ve davacının zarar talepleri yönlerinden denetlemeye elverişli ve gerekçeli rapor aldırılmalıdır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın  mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin  08/05/2024 Tarih, 2022/108 E. 2024/370 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 12/12/2024<br><br>\t\t         *                                        \t                       <br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae7aa92977856001","SID":"a49f36704f619e3e"}}