{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2009 <br>KARAR NO: 2024/2104<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>NUMARASI: 2021/328Esas- 2024/830 Karar<br>DAVA: Ticari Şirket <br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"İleride telafisi imkânsız sonuçların doğmasının engellenmesi Şirket ortaklarının ve 3. Şahısların hak ve alacaklarının korunması için Tedbir Taleblmizin KABULÜ ile dava sonuna kadar Davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.'nin; A) Davalılardan ... ve ...'nin yönetim kurulu yetkilerini kullanmalarının ve şirketi temsil ve ilzam etmelerinin tedbiren durdurulmasına, dava sonuna kadar görev yapmak üzere şirkete kayyım atanmasına, kayyımın şirketin denetimini ve yönetimini sağlamasına, B) Toplanacak delillerle sabit olacak davamızın KABULÜ ile TTK 531. Hükümleri kapsamında olayların değerlendirilerek hüküm tesisi ile ... San. ve Tic. A.Ş'nin feshi ve tasfiyesine, tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere tarafsız ve uzman tasfiye memuru atanması mahkeme masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  31/10/2024  tarih ve 2021/328 Esas  sayılı ara  kararında; \"....Somut olayda davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, şirket yönetim kurulu üyelerinin davacı ile çıkar çatışmaları olması nedeniyle her yıl ortaklar cari hesabını yükselterek ve de muvazaalı şekilde şirket'i borçlandırarak faizler ödendiği, diğer taraftan şirket'in piyasadaki alacakların her geçen gün yüksek gösterilerek şirket'i olumsuz tabloya doğru götürüldüğü göz önüne alınarak;  şirkete yönetici kayyım atanması ve/veya şirketin iş ve işlemlerini denetleyecek denetçi kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de;  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup davalı şirket yetkilisinin temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmamasının, davacı yönünden  hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığı, talep sahibi davacının, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmadığı, şirketlerin hali hazırda mevcut yönetiminin bulunduğu anlaşılmaktadır. Ticaret şirketleri kâr elde etme amacıyla bir araya gelmiş kişilerden oluşmuş tüzel varlıklardır. Yukarıda da belirtildiği gibi şirketin yönetim kurulunun oluşumu, işleyişi, görevden alınması öncelikle şirketin kendi iç yapısı içinde genel kurulda halledilmesi gereken konulardır. Yargı organları ancak yasanın öngördüğü hallerle sınırlı olarak (organ boşluğu gibi) şirket yönetimine kayyım atayabilir. Sonuç olarak, bilirkişi delilinin takdiri delil olması, davacının dava sonunda elde edeceği faydayı davanın başında ihtiyati tedbir yoluyla elde etmesinin taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetildiğinde mümkün olmadığı, ayrıca davanın niteliği dikkate alındığında davalı şirketin feshine veya alternatif çözüm yoluna gidildiğinde davacının ortaklık durumunun dahi kalmayabileceği, bunun dışında davalı şirket yöneticisinin sorumluluğunu gerektiren bir hâlin ortaya çıkması hâlinde her ortağın sorumluluk davası açmasının mümkün olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur....\"gerekçesi ile, '' Davacı vekilinin İhtiyati Tedbir Kararı talebinin reddine,  '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin  ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğmasına sebep olacağını, Şöyle ki; Öncelikle, İlk Derece Mahkemesinin şirketin mevcut yönetim organı olduğu gerekçesiyle yönetici kayyım atanamayacağı gerekçesiyle red kararı vermiş ise de davanın fesih davası olduğunu, davacı'nın yönetimde de olmadığı bilindiğine göre her geçen gün Davalı Şirketin yönetim kurulu, finansal tabloları hiçbir denetim mekanizması olmaksızın keyfiyetle düzenlediğini, bu da her geçen gün şirket mal varlıklarının usulsüz şekilde azaltılmasına yol açmakta ve de şirket değerinin düşük gösterilmesine yol açabildiğini, bu yönüyle de Mahkemenin vereceği karar ile ulaşılmak istenilen menfaate ulaşılmasının İMKANSIZ hale geleceğini, bu sebeple de  Mahkemece yönetim kayyımı atanması talebinin reddi yerine Şirket mali tablolarının Mahkeme atanacak tedbiren DENETÇİ KAYYIM huzurunda düzenlenmesi usul ve yasa gereği olduğu gibi hakkaniyetli bir yaklaşım olacağını, Yine, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde alternatif çözüm önerileri neticesinde Davacı'nın ortaklık payının dahi kalamayacağı gerekçesini de ileri sürmüş ise de bu hal de yerinde olmadığını, zira, alternatif çözüm yöntemi olarak Şirket'in Feshine veyahut da davalı ortakların çıkartılmasına karar verilebilmesinin de muhtemel olduğunu, ne var ki, diğer davalılar aynı zamanda Şirket'in yönetim kurulunda yer aldığını, bu hal de İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçesinin kendi içerisinde çelişki oluşturduğunu, bu nedenle de ret kararının kaldırılması gerektiğini, Davacı ile davalılar arasında halihazırda ihtilafların olduğu ve bu durumun şirketin geleceği ve şirket malvarlığının akıbetini tehlikeye düşürdüğünün gözardı edildiğini, Davacı ile Yönetim Kurulu üyeleri arasında çıkar çatışmasının yaşandığını, davalı Şirketin, Ortaklar Hesabının Her Geçen Yıl Hayatın Olağan Akışına Aykırı Şekilde hiçbir dönemde olmadığı kadar aşırı Artması Finansal tablolardaki fahiş çelişkiler göz önüne alındığında davacının ve şirket alacaklıların menfaatini de koruyacak şekilde şirkete yönetici kayyımı, bu talebinin kabul edilmemesi halinde ise denetici kayyımı atanması gerektiğinin açık hale geldiğini, Şirket Finansal Tablolarını Hazırlayan ve de Şirket'i Yöneten Yönetim Kurulu ile Davacı Arasında Derdest Davalar ve de Çıkar Çatışması Olduğundan, Şirket Kaynakları Her Geçen Gün hakim Ortak Tarafından Hesap Vermeksizin Kullanıldığı, Şirket Hesaplarında Olağan Dışı işlemler görülmeye başlandığının finansal tablolarla ve kayıtlarla sabit olduğunu, ileride telafisi imkansız sonuçların doğmasını engellemek için Yargılama Süresince şirket ortaklarının ve şirket alacaklılarının haklarını korumak için muhterem mahkemenin gerekli tedbirleri alması gerektiğini, Şirket malvarlığının usulsüz şekilde elden çıkarılması riskinin olduğunu, Şirket'in %60 hissedarı olan Davalılardan ...  tüm ailesi ile birlikte yurt dışında yaşadığı Ticaret Sicil Gazetesindeki tescil edilen adres ile dahi sabit olduğunu, bu durumun ispatı  yargılamayı gerektirmediğinin de açık olduğunu, Davacı'nın azledilmesiyle birlikte Şirket'in mevcut yönetim kuruluna seçilen Davalılardan ...'nin belirsiz süreli iş akdi ile finans müdürü sıfatıyla  çalışan kişi olduğunu, Diğer bir ifadeyle Şirket'i yönetmek ve temsil etmek amacıyla seçilen kişi Şirket'in ücretli personeli olduğunu, bu haliyle ...'ın Şirket yönetim kuruluna seçtirdiği ...'nin sağlıklı ve özgür iradesi ile yöneticilik yapmasının olanaklı olamayacağının açık olduğunu, Birçok genel kurulda ibra edilmemiş husumetli yöneticilerin oluşturduğu ve vergi barışına başvurarak şirketi 1.000.000.00 TL zarara uğrattığı kayıtlarla sabit olan şirket yöneticilerinin herhangi bir tedbir alınmaksızın halen de görevde bulunmalarının dava neticesinde elde edilecek menfaati zarara uğratacağını, Kullanıcılar arasındaki çıkar çatışması nedeniyle, açıklanan muhasebe bilgilerinin doğruluğuna ilişkin kuşkuları gidermek amacıyla şirket yönetimiyle çıkar ilişkisi içinde olmayan ve görüş bildirmede her kullanıcı grubun ihtiyaçlarını eşit olarak göz önünde bulunduran, bağımsız ve uzman bir YÖNETİCİ/DENETÇİ KAYYIMIN Şirket'i takip etmesi gerektiğini, Yönetim kurulunu oluşturan kişilerin durumu değerlendirilmeksizin Şirket'in organsız kalabileceği gerekçe gösterilerek tedbir talebi reddedilmiş ise de duruma uygun düşecek DENETİM KAYYIMI atamasının da mümkün olduğu gözetilmeden tedbir talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, Usulsüz seçilen yönetim kurulu göreve geldiği gibi ilk iş olarak esas sözleşmede öncemli değişiklikler içeren olağanüstü genel kurul kararı aldığını, Davalılar tarafından Davacı'nın usulsüz azledilmesinden hemen sonra 10 Mayıs 2021 tarihinde gerçekleştirilmek üzere Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının 15 Nisan 2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan Genel Kurul gündeminde; - Pay devri için ağır şartlar getirilmek istendiği, -Azınlığın paya bağlı haklarının sınırlanmaya çalışıldığı, -Kâr payı dağıtımına ilişkin değişiklikler getirilmek istendiği gibi Şirket esas sözleşmesinde Şirket yönetimi ve paya bağlı hakların kullanılabilmesi açısından böylesine önemli ve kritik değişikliklerin azil tarihinden hemen sonra yapılmak istenmesi  yargılamayı gerektirmeden de tespit edilebileceğini, Esas sözleşme değişikliğinin yapılması halinde davacının ve şirketin önemli zararlara uğrayacağı da sabit olmasına rağmen tedbir talebinin reddi kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, Şirketin hamiline hisse senetlerini bugüne kadar dağıtmadığını, bu nedenle de gerçekleştirilecek genel kurul toplantılarında gerçek dışı beyanlarla hazirun listesi oluşturularak, usulsüz genel kurul toplantıları yapılmış ve bundan böyle de yapılacağını, Şirket, payları hamiline hisse senetlerine bağlı olduğu dava dilekçesi ekinde sunulan ve 25 Nisan 2019 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ile de sabit olduğunu, Şirket ortaklığı, hamiline yazılı hisse senetlerinden oluşuyor olmasına rağmen hisse senetleri ... tarafından dağıtılmadığını, usulsüz olarak seçilen Yönetim Kurulu tarafından da bu durumun bilindiği halde, gerçekleştirilmek istenilen Genel Kurul gündeminde hamiline hisse senetlerinin nama dönüştürülmesi talebiyle de davacının haklarını rahat kullanmasını engellemeyi hedeflediklerinin çok açık olduğunu, Davacının iddiaları ve tedbir talebi ileride doğacak telafisi imkansız sonuçların engellenmesini sağlamak olduğu, davalıların usulsüz olarak yapılan genel kurulun gündeminde dahi olmamasına rağmen 2022 yılında görev süresi dolacak şirket yönetim kurulu üyesi ortağın, bir önceki maddede ibra edilmesine ve hiçbir gerekçe de gösterilmeksizin görevden alınması olayları Aleni olarak ilan edilen Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesiyle dahi sabit olduğunu, Atanacak denetim kayyımı ile birlikte davalıların Şirketin mal varlığını usulsüz olarak boşaltmasının önüne geçilebileceğini, bu yönüyle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen İhtiyati Tedbirin Reddi Kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvuruya lüzum ve zaruret hasıl olduğunu, İleri sürerek, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararın kaldırılmasına, şirkete yönetici kayyım atanmasına, aksi kanaatte olunması halinde ise ileride değiştirilmek kaydıyla tedbiren  denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin haklı sebeplerle feshi istemi  ile açılan derdest davada,davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı, bu talep kabul görmez ise denetim kayyımı atanmasına istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı kanunun 390 maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.6102 sayılı TTK'nun 365. maddesinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından yönetilip ve temsil olunacağı düzenlenmiş, YK üyelerinin seçimi, süreleri, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları TTK 408 maddesi uyarınca genel kurulun,  devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. TTK'da anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı gibi anonim şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. TMK'nin 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yarg. 11. H.D 08/03/2018 2016/7714 E-2018/1804 K) Aslolan şirketlerin genel kurulları uyarınca seçilmiş yöneticileri tarafından yönetilmeleri olduğu, tedbiren kayyım atanması istenen davalı şirket de  yönetim boşluğu da bulunmadığı gibi dava yöneticilerin azli veya sorumluluğu davası da değildir. 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin haklı sebeplerle feshi istemi  ile açılan davada,  davalı anonim şirketin  yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum ve şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi yönetiminin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum  da  söz konusu olmadığından davalı şirkete yönetim veya  denetim  kayyımı atanmasını gerektirecek haklı bir sebep bulunmadığı, HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesinde aranan koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  26/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a28f7a9b735a2ce","SID":"73e9d469d7f69b20"}}