{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1348 Esas<br>KARAR NO:2025/18<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:20/04/2022<br>NUMARASI:2022/163 Esas, 2022/390 Karar<br>DAVA:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ:02/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin hiçbir gerekçe göstermeden müvekkilini ihraç ettiğini, ihraç kararından önce müvekkiline ihtarda bulunulmadığı gibi ihraç kararının müvekkiline tebliğ de edilmediğini ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevabında; davacının mali yükümlülüklerini yerinegetirmediğini, üyelikten 04/09/2018 tarihinde çıkarıldığı halde üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra, 06/01/2020 tarihinde davanın açıldığını, davacı hakkında ...-... Silahlı terör örgütüne üye olmaktan soruşturma yürütüldüğünü ve davacıya tahsisli olan dairede arama yapıldığını, davacının yurtdışına çıktıktan sonra ödemelerini bir süre daha çeşitli şahıslar yoluyla “makbuz karşılığı elden ödeme yoluyla” devam ettiğini, ihraç kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalı kooperatif temsilcisi ...'ın beyanına ve davalı kooperatif genel kurulunda alınan 09/08/2020 tarihli karara göre, davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiği, üyeliğe ilişkin 09/08/2020 tarihli kararda belirtilen borcun ödenmesi şartının yerine geldiği, davacının kooperatif üyeliğine bağlı olarak borcun da ödenmiş olması nedeni ile taraflar arasında varılan mutabakat doğrultusunda üyeliğe bağlı bağımsız bölümün davacı adına tapuda tescil işlemi aşamasına dahi gelindiği, davanın konusuz kaldığı, bu durumun hak düşürücü süreden önce değerlendirilmesi gerektiği, davacı hakkında dosyaya yansıyan soruşturma dosyası gözetildiğinde, davacıya yapılan tebligatların bila tebliğ gelmesinde kendi kusurunun bulunduğu gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.<br>DAİREMİZİN KARAR İLAMI:Dairemizin 17/02/2022 tarih ve 2021/1660 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararı ile; davalı kooperatifin 09/08/2020 tarihli genel kurulunda; davacının borcunu ödemesi, açtığı davadan feragat etmesi ve yargılama giderlerlerine katlanması şartıyla ihraç kararının geri alındığı, bu kararın şartlı olduğu ve yönetim kurulunun ihraç kararını ortadan kaldıracak mahiyette bulunmadığı, bu nedenle işin esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; istinaf mahkemesi kararından sonra davacıya tahsisli dairenin davacı adına tescil edildiği ve davanın konusuz kaldığına dair herhangi bir tereddütün kalmadığı, taraflar arasında da bu hususta bir ihtilaf olmadığı, bununla birlikte ihtarnamelerin davacıya tebliğine ilişkin zorluk ve yapılan ilanen tebliğ, davacı hakkındaki ceza soruşturması, davacının ihracın dayanağı ihtarnamelere konu borcu ödemesi karşısında davalının davaya sebebiyet vermediği ve yargılama giderlerinden davacı tarafın sorumlu olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece mahkemesinin kesin olan istinaf kararına aykırı olarak, yargılama yapmadan önceki kararını tekrar verdiğini, ilk derece mahkemesinin istinafın kaldırma kararına karşı direnemeyeceğini, davalı kooperatifin de kabul ettiği üzere müvekkilinin davalıya borcu kalmadığı halde, müvekkili adına tescil edilen daireye tedbir konulduğunu ve tedbir kararına itirazlarının da reddedildiğini, kooperatifin şartlı olarak ihraç kararını kaldırdığını, kooperatife yapılan ödemenin ihtirazi kayıtlı yapıldığını, bu nedenle davanın konusuz kalmadığını, davanın konusuz kaldığı kabul edilse dahi müvekkilinin usulsüz biçimde ihraç edildiğinin bilirkişi raporunda tespit edildiğini, raporda ödememesi gereken paranın müvekkilinden istendiğinin belirtildiğini, bu nedenle ihraç kararının iptalini istemekte haklı olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücretinin müvekkilinden istenemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, aksi halde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 17/02/2022 tarihli kararı ile, kooperatif genel kurulunun davacı hakkındaki ihraç kararını geri almasına dair kararının şartlı olduğu, bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.<br>Kararın kaldırılmasından sonra mahkemece, istinaf mahkemesinin ilk kararı kaldırmasında sonra davacıya tahsis edilen dairenin davacı adına tescil edildiği ve taraflarında davanın konusuz kaldığını beyan ettiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-Kooperatifler Yasası m.16 gereği ihraç kararı kesinleşinceye kadar üyelik hak ve yükümlülükleri devam eder. Kooperatif yönetim kurulu veya genel kurulunun ihracına karar verdiği üyenin ihraç kararının iptali için açtığı davada, ihraç kararının iptaline karar verilir ve bu karar kesinleşir ise, kooperatif yönetim kurulunun ortaklığa giriş için ikinci bir karar almasına ya da üyenin üyeliğe kabul için başvurmasına gerek bulunmamaktadır.Zira ihraç kararının iptaline dair karar kurucu değil, açıklayıcıdır. İhraç kararının iptalinde üyenin üye olarak yazılmasına değil, üye olduğunun tespitine dair karar verilir.Somut olayda kooperatif yönetim kurulunun 04.09.2018 tarihli kararı ile davacının ihracına karar verilmiştir. Yargılama sırasında kooperatifin 09.08.2020 tarihli genel kurulunda, davacının borcunu ödemesi, açtığı davalardan feragat etmesi ve açtığı davalardaki kendisine ait avukatlık ve mahkeme masraflarını kendisi tarafından ödemesi şartıyla üyeliğe kabulüne karar verilmiştir.Davacı hakkındaki ihraç kararı kesinleşmediğinden ve ihraç kararı kesinleşene kadar üyelik hak ve yükümlülükleri devam edeeceğinden, kooperatif genel kurulunun 09.08.2020 tarihli kararının üyeliğe kabul kararı olarak değil de, ihraç kararının geri alınması niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar genel kurul kararı şartlı olsa da, Dairemiz kararından sonra davalı kooperatifin ihraç kararına rağmen davacıya tahsisli daireyi davacı adına tapuda tescil ettirmesi ve tarafların 20.04.2022 tarihli duruşmadaki davanın konusunun kalmadığını beyan etmeleri dikkate alındığında, kooperatifin ihraç kararını fiilen geri aldığı kabul edilmelidir. Zira eldeki davadan feragat edilmeden daire davacı adına tescil edilmiştir. Bu durum kooperatifin davacı hakkındaki ihraç kararını fiilen geri aldığı olarak değerlendirilmiştir. Bu davanın konusu davacının kooperatife borcu bulunmadığının tespiti olmayıp, ihraç kararının da geri alındığının kabul edilmesine göre, mahkemece, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.2-Ancak mahkemece, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmişse de, davacıya borcun ödenmesine dair ilk ihtarın tebliğ edilmediği ve Kooperatifler Yasası'nın 27. ve Ana Sözleşmenin 14 maddesi gereği ihraç için gerekli ihtarnameler gönderilmeden üyenin ihraç edilemeyeceği gözetildiğinde, davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2 nolu madde de belirtilen nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2 nolu maddede belirtilen nedenlerle KABULÜ ile İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/163 Esas, 2022/390 Karar ve 20/04/2022 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a) Konusuz kalan davada esası hakkında  KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken  615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacının yapmış olduğu 2.397,60 TL yargılama giderleri ile 108,80 TL peşin harç ve başvurma harcı olmak üzere toplam 2.506,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan  30.000,00  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yapılan 310,00 istinaf yargılama giderleri ile 1.007,85 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 1.317,85‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dair  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"155669b619275374","SID":"863c20bb1a13b927"}}