{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2380 <br>KARAR NO\t: 2024/1580<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/196 Esas 2022/771 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat )<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/01/2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 12.11.2011 tarihinde müteveffa ...’nun idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın hatalı park etmiş bulunan ... plakalı kamyona  çarpması sonucunda davacı ...’in eşi, diğer davacının babası olan ...’nun vefat ettiğini, müteveffanın ... Bankasında müdür olarak görev yaptığını, ölümüyle davacıların destekten yoksun kaldığını, destekten yoksun kalan davacıların üçüncü kişi konumunda olup davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların her biri için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini davacı ... yönünden 28.281,13 TL, davacı ... yönünden 171.718,87 TL olarak ıslah etmiştir. <br>Davalı vekili, ... adına kayıtlı aracın 23.09.2011-23.09.2012 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, konusu poliçeden dolayı davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 200.000,00 TL sınırlı olduğunu, 06.12.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda müteveffa sürücünün kanında 150 mg etanol 1,50 promil alkol bulunduğunun belirtildiğini, aracın sigortalısının mirasçılara rücu haklarının bulunduğunu, söz konusu kazada hayatını kaybeden sürücünün tam kusurlu eylemi ile hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu talep ettiklerini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, davalının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, 18.07.2019 tarihli ve 2016/354 Esas, 2019/837 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 17.02.2022 tarihli ve 2019/2407 Esas, 2022/391 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış olmasının doğru olmadığı, davacı ...'nun yüksek öğrenim yapıp yapmayacağı hususunda değerlendirme yapılması, desteğin nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek dava dışı annenin halen hayatta olup olmadığının ve davacı eşin yeniden evlenip evlenmediğinin tespiti ile desteğin annesi sağ ise bakiye ömür sonuna kadar, vefat etmişse ölüm tarihine kadar destek tazminatı hesaplanması, yine davacı eş evlenmişse yeniden evlendiği tarihe kadar, evlenmemişse önceki gibi destek alacağı süre gözetilerek destek tazminatı hesaplanması, daha sonra davacılar ve dava dışı anne için hesaplanan tazminatların, poliçe limitinden fazla olması halinde dava dışı annenin de garame hesabına dahil edilerek davalının garame hesabına göre sorumlu olacağı destek tazminatlarının tespiti ile (davalı ... şirketi lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek) sonucuna göre bir karar verilmesi, kabule göre de sigortalı aracın 2011 model ... otomobil olmasına göre davalının yasal faizle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi avans faizine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle kaldırılmış, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda 06.10.2022 tarihli ve 2022/196 Esas, 2022/771 Karar sayılı karar ile, 12.02.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...'nun %75 oranında, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı ...'nun üniversite öğrenimi gördüğü, nüfus kaydına göre desteğin dava dışı annesi ...'nin 02.02.2022 tarihinde vefat ettiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 21.06.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davacı ...'na 22.783,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ...'na 154.998,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.03.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olmak üzere davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davada davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, sigortalı araç sürücü müteveffanın kendi kusuruyla kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, müteveffanın yasal sınırın üzerinde alkollü iken araç kullandığını ve mirasçılarına rücu hakkı bulunduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatları birleştiğinden davanın reddi gerekirken davacılar lehine hüküm kurulmasının doğru olmadığını, kusur raporuna ilişkin itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, kusura ilişkin raporda yeterli inceleme yapılmadan sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edildiğini, hesap bilirkişisi rapor ve ek raporlarına itirazlarının nazara alınmadığını, kazanın meydana gelmesinde salt alkolün etkisi olmadığı yönündeki tespitin doğru olmadığını, raporda progresif rant yönteminin kullanılmış olmasının doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, hesaplamanın 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, davalı ... şirketinin 12.03.2015 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek faize karar verilmesinin doğru olmadığını, daha önceki kararda faiz başlangıç tarihlerinin farklı olduğunu davalı ... şirketi lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Davacı vekili, 12.11.2011 tarihinde müteveffa ...’nun idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın park halindeki ... plakalı kamyona çarpması sonucunda davacı ...’in eşi, diğer davacının babası olan ...’nun vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 17.02.2022 tarihli ve 2019/2407 Esas, 2022/391 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda 12.02.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...'nun %75 oranında, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 21.06.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>1-Dosya içeriğinden 12.11.2011 tarihinde kaza tespit tutanağına göre müteveffa idaresindeki ... plakalı araç ile park halindeki kamyona arkadan çarptığı ve kazada müteveffa sürücünün aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma ve arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği, dava dışı ... kamyon sürücünün yerleşim birimleri içindeki karayolunda trafik işaretiyle izin verilmedikçe park etme kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, kazaya ilişkin Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/645 Esas, 2012/513 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada dava dışı ... plakalı aracın sürücüsünün olayda ikinci derecede kusurlu olduğu gerekçesiyle taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 02.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece yargılama sırasında kusura ilişkin olarak alınan 25.09.2018 tarihli ve 12.02.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında müteveffa sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 47/d, 48 ve 52/b maddelerinde belirtilen kuralları ihlali nedeniyle %75 oranında, dava dışı kamyon sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 47/d ve 62. maddesi ile Yönetmeliğin 124. maddesi kurallarını ihlali nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, ceza dosyası içeriği, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği, hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>2-Davalı ... şirketi vekili davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile neden olduğu kaza sonucu vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalanların zararının zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında olmadığını savunmuştur.<br>Davalı ... şirketi davacıların desteği  müteveffa ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup poliçenin 23.09.2011-2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlendiği, kazanın ise 12.11.2011 tarihinde meydana geldiği anlaşılmıştır. <br>Dava konusu olay  ve poliçe tanzim tarihi itibariyle Yargıtay’ın sürücü ve işletenin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalanlar tarafından açılan davalarda verilen kararların temyiz incelemeleri sonunda istikrar kazanan uygulamasına göre, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu olacağına (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar, HGK'nın 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 Esas-2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca) karar vermiştir. <br>Somut olayda zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesine göre sigortalının ... olduğu, poliçenin 23.09.2011 tarihinde düzenlendiği, 23.09.2011-2012 tarihlerini kapsadığı, kazanın 12.11.2011 tarihinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Poliçe ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre davalı ... şirketinin bu yöne ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece kaldırma kararı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonucunda aktüer bilirkişi tarafından kazanılmış haklar gözetilerek düzenlenen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 21.06.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan hüküm altına alınan tazminata 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca temerrüt tarihi olarak belirlenen 12.03.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olmasının da doğru olduğu anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 12.144,34 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.040,00 TL'nin mahsubu ile kalan 9.104,34 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d1febac4d382ee6","SID":"142fedf56969c387"}}