{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/553 <br>KARAR NO: 2024/1954<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/10/2021<br>NUMARASI: 2019/502 Esas 2021/700 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2024<br>Davanın kısmen kabul-reddine ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilince davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin alacağının ekipman söküm ve nakliye bedeli ile blackkart ve taraftar kart kullanımından doğduğunu, taraflar arasında 18.09.2010 tarihinde başlayan 5 yıl süreli bayilik ilişkisinin 5 yılın bitimiyle sona erdiğini, protokolün 6. maddesinde listelenen ekipmanların ariyet/ödünç olarak verildiği ariyet sözleşmesinin 1.f maddesi ile 15 gün içinde iade etmeyi taahhüt ettiği halde iade etmediğini, bu nedenle ariyetlerin söküm ile nakliyesinin müvekkilince gerçekleştirildiğini, müvekkilinin yüklenici şirkete söküm ve taşıma hizmet bedeli ödemek zorunda kaldığını,ariyet sözleşmesinin 1.g maddesinde ekipmanın sökülmesinden davalının sorumlu olduğunu,davalının araç tanıma sistemine dahil olup bununla birlikte ...'den black kart ve taraftar kart hizmetlerini de aldığını, black kart kullanımı nedeniyle bayi CRM sistemini kullandığı için sistem kullanım aidatı kesildiğini, davalının da bu sistemi kullandığını ve verdiği hizmet bedeli olarak müvekkilinin davalıdan 25.238,31-TL alacağı bulunduğunu, taraftar kartta ise müşterilerin indirim kazandığını ve ilgili kulübe prim kazandırdığını, müvekkilinin de bu satışlardan doğan indirim maliyetini ve futbol kulübüne verilecek primi kar paylaşımı oranında paylaştığını, bu nedenle müvekkilince aylık olarak bayiye katılım faturası kesildiğini, davalının bayilik sözleşmesinin 10/2 maddesi gereğince kart hizmetlerinden doğacak borçları ödemeyi kabul ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin ekipman söküm ve nakliye bedelinden sorumlu olmadığını, davacının talebine dayanak olarak sunduğu 28.10.2015, 30.11.2015, 23.12.2015 ve 29.01.2016 tarihli 4 adet faturanın müvekkilinin defter ve kayıtlarında yer almadığını, ariyet malzemelerinin kurulumunun yapıldığı zamanda olduğu gibi sökülerek geri alınmasının da davacının yükümlülüğünde olduğunu, kaldı ki 5015 sayılı kanun, bu kanuna dayalı olarak çıkarılan lisans yönetmeliği ile 26.09.2019 tarihli EPDK kararı gereği bu masrafların bayiye yansıtılamayacağını,müvekkilince 01.09.2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeye devam edilip edilmeyeceği davacıya bildirildikten sonra davacının e-posta ile ariyetlerin kendileri tarafından teslim alınacağının bildirildiğini, bu beyandan sonra müvekkilince söz konusu eşyanın tesliminden kaçınıldığının ve söküm nakliye bedelinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının bu konuda düzenlediği fatura bedellerinin fahiş olduğunu, müvekkilinin araç tanıma sistemine iddia edildiğinin aksine hiçbir zaman dahil olmadığını, bu nedenle müvekkilinin black kart ve taraftar kart hizmetlerini kullandığı iddiası ile bir kısım bedelden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkilinin bu kartları kullandığını ispat edemediğini, davacı tarafından faturalara konu alacağın varlığının ispat edilemediğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında 18/09/2010 tarihinde imzalanıp 5 yıl süre ile uygulanan bayilik sözleşmesinin 16. maddesinde bayi kayıtları ile ... kayıtları arasında mübayenet olması halinde ... kayıtlarına itibar edileceği düzenlenmekle, ilgili maddenin HMK'nın 193. maddesine uygun bir delil sözleşmesi mahiyetinde olduğu, davacı tarafça düzenlenen cari hesap alacağına dayanak black kart ve taraftar kart açıklamalı faturaların tamamının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafın ticari defterlerinde 30/09/2015 tarihli 688.369,86-TL bedelli bir ödeme kaydı ile davacıya olan borcun sona erdirildiği, söz konusu ödeme davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, davalı vekiline ödemeye ilişkin kaydın dayanağını ispata elverişli delillerin ibrazı için verilen kesin sürede, söz konusu ödeme kaydının davalı şirketin eski muhasebecisi tarafından sehven yapıldığının belirtildiği, yine mutabakat mektubuna göre davacıya borcun bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, mutabakat mektubunun sözleşmenin sona ermesinden önceki 11/08/2015 tarihi itibarıyla düzenlendiği, mektuba göre davalıdan 130.538,21-TL fazla tahsilat yapıldığından davacının borçlu olduğu, ancak söz konusu mutabakat mektubu tarihinden sonra da tarafların cari hesap ilişkisinin devam etmesi nedeniyle alacak ve borç durumunun mutabakat mektubu tarihinden sonra değiştiği, nitekim davaya konu cari hesap alacağının bir kısmının sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak doğan alacaklardan ibaret olduğu, eldeki dava mutabakat mektubuna dayanılarak açılmadığından ikinci ek raporda mutabakat mektubuna göre yapılan hesaplamanın benimsenmediği,18/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin 10.2. maddesi ile davalı bayinin black kart ve taraftar kart ile ilgili olarak kartlı ödeme sistemi, taşıt tanıma sistemi, araç tanıma sistemi gibi sistemleri istasyonunda uygulamayı ve sistem koşullarına uymayı kabul ettiği, aynı tarihli protokolün ariyet malzemeleri ve teçhizata ilişkin 6. maddesinde, taşıt tanıma sistemi ve karasal ağ bağlantısının da ariyeten verilecek mallar arasında sayıldığı, bu sebeplerle davalının söz konusu sistemin kullanılmadığına dair savunmalarına itibar edilemeyeceği,davacı şirket kayıtlarında ödenmeyen 27.203,77-TL tutarındaki cari hesap alacağına ilişkin itirazın haksız olduğu, davacının 18/09/2010 tarihli protokolün 6. maddesindeki tüm ariyet malları süresinde teslim edilmediğinden yaptığı söküm ve nakliye masraflarını da talep ettiği, ancak 23.115,88-TL bakiye alacağın 4.935,60 TL'lik kısmının şapka, kep, kıyafet gibi söz konusu protokolün 6. maddesinde ariyet malı olarak yazılmayan nihai tüketim mallarına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin son bulduğu tarihten yaklaşık 11 ay sonra düzenlenen bu fatura sebebiyle davacının söz konusu malların sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde teslim edildiğini ispatlaması gerektiği, ancak süresinde tanzim edilmeyen ve davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olmayan bu fatura sebebiyle davacı tarafın talepte bulunamayacağı,dava dilekçesinde şapka, kep ve kıyafete ilişkin 4.935,60-TL'lik faturadan bahsedilmeyip, black kart ve taraftar kart alacağı dışında yalnız ariyet mallarının söküm ve nakliye masrafları talep edildiğinden, bu faturanın kabulünün mümkün olmadığı, sunulan ekipman teslim tutanaklarında 26/12/2015 tarihinde raflar, banklar ve görsel reklamlıklar ile kurumsal kimlik ürünlerinin davacı tarafça teslim alındığının belirtildiği ve ariyet malların söküm ve nakliyesine ilişkin bir kısım üçüncü kişi faturalarının da dosyaya ibraz edildiği, davalı şirketin sözleşme süresi boyunca ariyet mallarının teslim edilmediğini iddia ile teslimini talep etmeyip, davanın açılmasından sonra bu savunmada bulunmasının hayatın olağan akışına ve tacirin basiretli olması ilkesine uygun olmadığı, Akaryakıt İstasyonları İçin Ariyet Sözleşmesi'nin 1-g maddesinde ariyet alanın malzeme ve teçhizatın tesisinden, kullanılmasından ve sökülmesinden mesul olduğu kararlaştırılıp nakliyeden davalının sorumlu olduğuna dair hüküm konulmadığından, faturalara göre söküme ilişkin olan 10.650,22 TL'lik kısımdan davalının sorumlu olduğu, dayanak faturası sunulmayan 3.923,50-TL bedelli kaydın söküm faturası veya nakliye faturası olduğu tespit edilemediğinden bu hususu ispat yükü altında bulunan davacının faturayı sunmaması nedeniyle, ilgili faturanın söküm faturası olduğunu ve bu fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, 3.606,56-TL'lik kısmın ise nakliyeye ilişkin olduğu ve davacı sorumluluğunda bulunduğu tespit edildiğinden bu talebin reddinin gerektiği anlaşılmakla, ariyet malların sökümüne ilişkin olup davalının sorumluluğunda olduğu kabul edilen bakiye 10.650,22-TL'ye ilişkin davalı itirazının da haksız olduğu anlaşıldığından, 27.203,77-TL cari hesap alacağı ile birlikte toplam 37.853,99 TL yönünden davanın kısmen kabulü gerektiğinden, davalının itirazın kısmen iptaline, takibin 37.853,99-TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine, alacağın %20'si oranındaki 7.570,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; 4.935,60-TL fatura alacağının konusunu oluşturan şapka, kep, kıyafet gibi malların davalıya satıldığını, ariyet verilmediğini, bilirkişi ek raporunda da bu ürünlerin ariyet malzemesi olmadığının ifade edildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, müvekkilinin bu alacağını dilerse sözleşme döneminde, dilerse sözleşme sona erdikten sonra da faturalandırarak talep etme hakkı bulunduğunu, davalının, kendisine ariyeten verilen malların hem söküm hem de nakliye bedeline katlanmak zorunda olduğunu, mahkemece 3.606,56-TL’lik nakliye bedeli faturası alacağı reddedilmişse de, ariyet sözleşmesi uyarınca davalının kendisine ariyeten verilen malların söküm bedeli ve nakliye masrafına katlanmak zorunda olduğunu, ariyet sözleşmesinin 1.f maddesi ile ödünç verilen ekipmanları davalının 15 gün içinde iade etme yükümlülüğüne uymaması nedeni ile müvekkilinin ariyet malları kendisinin almak zorunda kaldığını, aynı sözleşmenin 1.g maddesi uyarınca davalı bayinin malzeme ve teçhizatın ...’e iadesine kadar bunlarla ilgili olarak lüzumlu tedbirleri almakla ve yürürlükteki kurallara uymakla yükümlü olduğu gibi, malzeme ve teçhizatla ilgili olarak doğacak yükümlülüğün kendisine ait olacağını kabul ve taahhüt ettiğini, aynı taahhüdün bayilik sözleşmesinin 22. maddesi ile de verildiğini, davalı hem nakliyeden hem de sökümden sorumlu olduğunu sözleşme ile kabul ettiğini, iade yükümlülüğünün bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tek başına söküm yapılmasının iade edildiği anlamına gelmediğini, iade yükümlülüğünün eşyanın malikine teslimine kadar devam ettiğini, malın sökümü ve nakliyesinin bir bütün olduğunu, yüklenici firmanın malları davalının istasyonundan kamyona yüklemesinin, malların müvekkiline iade edildiği anlamına gelmediğini, bu nedenle davalı bayinin sözleşme hükümlerine göre malların hem söküm hem de nakliyesine katlanmak zorunda olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; black kart ve taraftar kart alacağına ilişkin olarak mahkemece  kök rapordaki söz konu tutarın müvekkili tarafından ödendiği hususuna dair yapılan tespitin göz ardı edildiğini, davacının dava dilekçesinde açıkça icra takibine konu ettiği alacaklardan 25.238,31-TL'sinin black kart ve taraftar karta ilişkin olduğunu beyan ve kabul ettiğini, ancak mahkemece talebi aşacak şekilde fazla alacağa hükmedildiğini, davacının 25.238,31-TL'ye ilişkin faturalarının davacı tarafça süresinde dosyaya sunulmadığına ilişkin itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, bahse konu faturalar toplamının da belirtilenin aksine 24.073,06-TL olup, taraflar arasındaki sözleşme sona erdikten sonra düzenlendiğini, bahse konu hizmetleri hiç almayan müvekkilinin sözleşme sonrasında ilgili hizmetleri aldığının kabulünün hatalı olduğunu, mahkemece müvekkilinin sorumlu tutulduğu akaryakıt virmanına ilişkin 1.965,46-TL bakımından, davacının işbu davada akaryakıt satışından kaynaklı bir bakiye alacak talebi bulunmadığını ve bu hususta herhangi bir fatura sunulamadığını, davacı ile imzalanan bayilik sözleşmesinde taşıt tanıma sistemine ait düzenleme bulunmadığını, bu konuda ayrıca bir sözleşme de imzalanmadığını, dolayısıyla taşıt tanıma sistemine dahil olmayan, bunun için ayrıca bir sözleşme de imzalamayan müvekkilinin black kart ve taraftar kart hizmetlerini kullandığının kabulü ile davacının talep ettiği bedelden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bilirkişi raporlarında, davacının müvekkilinden black kart ve taraftar kart kullanımından kaynaklanan herhangi bir alacağı bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin borçlu olmamasının sebebi olarak, davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturanın cari hesap üzerinden kendisine ödendiği, dolayısıyla black kart ve taraftar kart sisteminin müvekkilinin akaryakıt istasyonunda uygulandığının belirtildiğini, bu tespite yönelik itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, raporlarda bahsi geçen faturaların, müvekkili şirket tarafından yapılan toplu ödeme içerisinde sehven ödendiğini, ayrıca HMK'nın 193/2. maddesi gereği taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmelerinin geçersiz olduğu hususunun göz ardı edildiğini, müvekkili şirketin 17.09.2015 tarihi itibariyle davacıdan 672,58-TL alacaklı olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, davacının ekipman söküm ve nakliye bedeli talebine ilişkin olarak, ariyet sözleşmesi eki dosyaya sunulmadığından, nelerin müvekkiline ariyet olarak teslim edildiği hususunun tespit edilmediğini, davacının talebine dayanak olarak sunduğu 4 adet faturanın müvekkilinin defter ve kayıtlarında yer almadığını, ayrıca davacının ekipman söküm ve nakliye işini yüklenici firmaya yaptırdığına dair delil sunamadığını, sonradan sunulan bu faturaların iddianın genişletilmesi kapsamında olduğunu ve buna ilişkin itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını,davacı tarafından getirilerek kurulumu yapılan ariyet malzemelerinin kurulumunun yapıldığı zamanda olduğu gibi, sözleşmenin sona erdiği tarihte sökülerek geri alınmasının da davacının yükümlülüğünde olduğunu, kaldı ki 5015 sayılı kanun, bu kanuna dayalı olarak çıkarılan lisans yönetmeliği ile 26.09.2019 tarihli EPDK kararı gereği bu masrafların bayiye yansıtılamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalı aleyhine bayilik sözleşmesinin sona ermesi sonrasında düzenlenen faturalardan kaynaklanan 50.319,65-TL cari hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan takipte davalının borca itirazı üzerine işbu dava açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 10.650,22-TL ekipman söküm bedeli, 1.965,46-TL akaryakıt virman ve 25.238,31-TL black kart ve taraftar kart bedelinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, toplam 37.853,99-TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında 18.09.2010 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi, protokol ile ariyet sözleşmesi imzalanmış olup, bayilik ilişkisinin 5 yılın bitimiyle birlikte sona erdiği tarafların kabulündedir. Taraflarca imzalanan ariyet sözleşmesinin 1.f maddesinde, sözleşmenin feshi ihbarının tebliğinden itibaren 15 gün içinde ariyet alanın malzeme ve teçhizatı iyi halde iade etmek zorunda olduğu, aksi halde ariyet verenin malzeme ve teçhizatı kaldırma hakkı bulunduğu, 1.g maddesinde, ariyet alanın malzeme ve teçhizatın tesisinden, kullanılmasından ve sökülmesinden sorumlu olduğu, 2. maddesinde, ariyet alanın malzeme ve teçhizatı süresinde iade etmemesi halinde ariyet verenin bu malzemenin kullanılamamasından doğacak zararına, kar kaybına ve malzemenin iadesini temin için ariyet verenin sarf edeceği tutara karşılık bayinin her gün için 100-USD tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir.Bayilik sözleşmesinin 10.2 maddesinde, bayinin ...'in kartlı ödeme sistemi, taşıt tanıma sistemi, araç tanıma sistemi gibi sistemlerini uygulamayı, bu sistemlerin koşullarına uymayı ve müşteri sadakat programına katılım yükümlülüğünü yerine getirmeyi kabul ve taahhüt ettiği, 22. maddesinde ise sözleşmenin sona ermesi halinde bayinin her türlü malzeme ve teçhizatı başkaca ihtara gerek kalmaksızın derhal ve iyi halde davacıya teslim edeceği düzenlenmiştir. Davalı bayi tarafından keşide edilen 01.09.2015 tarihli ihtarnamede, sözleşmenin yenilenmeyeceği, malzeme ve tesisat bedellerinin varılacak mutabakatla fatura karşılığında davacıya ödeneceği bildirilmiş ise de ariyet olarak verilen malzemelerin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle, davacının görevlendirdiği firma tarafından söküm ve nakliyesinin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; 17.09.2015 tarihinden sonra davalının akaryakıt alımı olmadığı, ihtilafa konu faturalar öncesinde 30.09.2015 tarihi itibariyle davacının davalıdan 902,04-TL alacaklı olduğu, davacının istasyonundan black kart ve taraftar kart uygulamasından yararlanan araçların yaptığı akaryakıt alımlarına ilişkin olarak davacı tarafından davalı adına düzenlenen komisyon ve hizmet bedeli faturalarının davalı şirket kayıtlarında da yer aldığı tespit edilmekle, bu sistemin istasyonda kullanıldığı kanaatinin oluştuğu, davacının ticari defterlerine göre 50.319,65-TL alacağın 18.180,27-TL'lik kısmının ariyet söküm ve nakliye bedeline ilişkin olduğu, bu tutarın 10.650,22-TL'lik kısmı söküm bedeline ilişkin olup davalının sorulu olduğu, 7.530,05-TL tutarındaki teçhizatın nakliye bedelinden ise davacının sorumlu olduğu, davacının ekipman söküm ve nakliyesine ilişkin faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından düzenlenen 26.08.2016 tarihli 4.935,60-TL tutarlı fatura şapka, kep ve kıyafet bedeline ilişkin olup bunların ariyet listesinde yer almadığı, davacı şirket logosunu taşıyan reklam amaçlı tüketime matuf ve davalının defterlerinde yer almayan söz konusu fatura bedelinin istenemeyeceği, davacının black kart ve taraftar kart faturaları toplamı 25.238,31-TL ve akaryakıt virman açıklamalı 1.965,46-TL'nin davalı tarafça cari hesap borcu olarak davacıya ödenen 688.369,86-TL içinde davacıya ödendiği belirtilmiştir. Davalı vekilince 30.03.2021 tarihli dilekçe ile, müvekkili kayıtlarında yer alan 3, 4 ve 5 Kasım 2015 tarihli toplam 688.369,86-TL tutarlı ödemenin müvekkilinin muhasebecisi tarafından sehven işlendiği bildirilmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen 11.08.2015 tarihli e-posta eki cari hesap ekstresine göre 10.08.2015 tarihi itibariyle davalı davacıdan 130.538,21-TL alacaklı durumdadır. Ancak bu tarihten 30.09.2015 tarihine kadar olan dönemde düzenlenen ve davalının defterlerinde kayıtlı davacı faturaları ile davalının ödemeleri sonucunda bu tarih itibariyle davacı 902,04-TL alacaklı durumda olsa da devreden bu tutar davacı tarafça takip ve dava konusu edilmemiştir. Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi doğrultusunda akaryakıt istasyonu için kullanılan bir kısım malzemeler ariyet olarak davalıya teslim edilmiştir. Taraflar arasındaki gerek bayilik gerekse ariyet sözleşmesi ile ariyet malzemenin, sözleşmenin sona ermesi ile davalı bayi tarafından derhal teslimi konusunda  anlaşmaya varılmıştır. Davalı bayinin sözleşme şartlarına aykırı olarak sözleşme bitiminde ariyet malzemeleri davacıya teslim etmemesi nedeniyle davacı bu malzemelerin söküm ve nakliyesi için masraf yapmak zorunda kalmıştır. Davacı tarafça söküm ve nakliye masrafları, dava dışı firmalarca düzenlenen tutanaklar ile söküm ve nakliye faturaları ile belgelenmiştir. Davalının sözleşmede öngörülen teslim mükellefiyeti, ariyet sözleşmesinde de açıkça düzenlendiği üzere söküm masraflarını ve aynı zamanda davacının adresine teslimi için gerekli nakliye masraflarını da kapsamaktadır. Bu nedenle davalı toplam 18.180,27-TL ariyet söküm ve nakliye bedelinin tümünden sorumludur. Taraflar arasında kartlı ödeme sistemlerine ilişkin ayrı bir sözleşme düzenlenmemiş olsa da, bayilik sözleşmesinin 10.2 maddesinde, bayinin ...'in kartlı ödeme sistemi, taşıt tanıma sistemi, araç tanıma sistemi gibi sistemlerini uygulamayı, bu sistemlerin koşullarına uymayı ve müşteri sadakat programına katılım yükümlülüğünü yerine getirmeyi kabul ve taahhüt etmiştir.Takip konusu davacı alacağının 25.238,31-TL'lik kısmı black kart ve taraftar kart faturalarına dayalıdır. Bilirkişi raporunda, davacının istasyonundan black kart ve taraftar kart uygulamasından yararlanan araçların yaptığı akaryakıt alımlarına ilişkin olarak davacı tarafından davalı adına düzenlenen komisyon ve hizmet bedeli faturalarının davalı şirket kayıtlarında da yer aldığı tespit edilmiştir. Bu durumda davalının istasyonunda söz konusu kartlı sistemlerin kullanıldığı ve daha önce düzenlenen davacı faturalarının da ihtilafsız ödendiği belirlenmekle, bayilik sözleşmesinin 10.2 maddesi doğrultusunda davalının bu kısım alacaktan da sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur. Davacının takip konusu ettiği akaryakıt virman açıklamalı 1.965,46-TL'nin dayanağı bulunmamakta olup, davalıdan talep edilemez.Davacı tarafından düzenlenen 26.08.2016 tarihli 4.935,60-TL tutarlı fatura şapka, kep ve kıyafet bedeli açıklamalı fatura dayanağının ise davacı şirket logosunu taşıyan reklam amaçlı tüketime matuf ürünler olduğu, faturanın sözleşmenin sona ermesinden sonra düzenlendiği ve davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi satıma konu edilerek teslim edildiği hususunda delil sunulmamıştır.Bu halde davanın ariyet söküm ve nakliye masrafları ile kartlı ödeme sistemlerinden kaynaklanan toplam 43.418,58-TL alacak üzerinden kısmen kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle eksik alacağa hükmedilmesi yerinde  bulunmamıştır. Mahkemece reddedilen kısım bakımından davalının kötü niyet tazminatı istemine ilişkin bir hüküm kurulmamışsa da, bu husus davalı tarafça istinaf konusu edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, mahkemece nakliye masrafı nedeniyle  eksik alacağa hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek  \"davanın kısmen kabulüne,fazla istemin reddine \" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 Tarih 2019/502 Esas 2021/700 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 43.418,58-TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacağa davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla talebin reddine, %20 oranda hesaplanan 8.683,71-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 2.965,92-TL karar harcından peşin yatırılan 607,74-TL harcın mahsubu ile kalan 2.358,18‬‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 652,14‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.450-TL bilirkişi ücreti ve 93,20-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.543,2‬0-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.047-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.135-TL'sinin davalıdan, 185‬-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı vekili için takdir olunan 6.901,07-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,\" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Alınması gereken 2.585,80-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 646,45‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.939,35-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 5,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da23c0a4a02fc27c","SID":"7e9e051ba3994793"}}