{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/106 <br>KARAR NO: 2024/1871<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2021<br>NUMARASI: 2020/93 Esas - 2021/675 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; ...Ltd. Şti. müvekkili banka bünyesinde devren birleştirilen ... T.A.Ş.'nin devir öncesi kredili müşteresi olup imzaladığı GKS'ye istinaden kredi kullandığını, davalının sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığını, yine davalının söz konusu kredilerden kaynaklanan borçtan müteselsil kefil ...'ın mirasçısı olması sıfatı ile de sorumlu olduğunu, ...'ın veraset davasına ilişkin İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 10/01/2013 tarih, 2013/303 E. - 2013/4 K. sayılı veraset ilamının ibraz edildiğini, borçluların GKS'ler gereğince, üzerlerine düşen edimleri yerine getirmemelerinden dolayı tüm kredi hesaplarının kat edildiğini, bu doğrultuda fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla Beşiktaş ... Noterliği'nden keşide edilen 03/09/2009 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile Beyoğlu ... Noterliği'nden keşide edilen 20/12/1996 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçlular aleyhine Beyoğlu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından takip başlatılmış olup takip işlemlerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin sözleşmelerde imzasının bulunmadığını, davalı müvekkilinin annesi ...'ında herhangi bir kredi sözleşmesinde imzası bulunmadığını, ...'a atfedilen imzanın kardeşi ...'a ait olduğunu, işbu imzanın ...'a ait olduğu 7 adet sözleşme ile sabit olduğunu, ... isminin karşısındaki imzalar ile sadece bir sayfada kim tarafından yazıldığı belli olmayan... isminin karşısındaki imzanın aynı olduğunu ve imzanın ...'a değil ...'a ait olduğunu belirterek davanın reddine, müvekkili lehine kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece ilk olarak 29/12/2017 tarihli kararla davacıya davalının imzasının bulunduğu sözleşme aslını sunması için birden fazla kez müzekkere yazıldığı ve süre verildiği, ancak sözleşme aslının sunulamadığı, bu nedenle imza incelemesi yaptırılamadığı, davacıya davalının murisinin imzasının bulunduğu ve kabul edilmediği sözleşme dışında davalının imzasının bulunduğu başka bir sözleşmenin olup olmadığının sorulduğu ve bulunmadığının beyan edildiği, ibraz edilen sözleşmelerdeki ... ve ... adına atılan tüm imzaların gözle görülür şekilde aynı olduğu, sunulan diğer sözleşmelerdeki muris imzasının da murisin kardeşi ...'ın imzası ile aynı olması nedeniyle sözleşmede sehven ... isminin yazıldığının değerlendirildiği, davalının İst. ... İcra Dairesinin ... E sayılı takip dosyasındaki borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf üzerinde Dairemizin 26/01/2020 tarihli 2018/699 E. 2019/1667 K. sayılı kararıyla Umumi Kredi Taahhütnamesi başlıklı 540.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesinin aslının kesin süreye rağmen sunulmadığı, aslı sunulan genel kredi sözleşme asıllarında da davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, buna göre davacının davalının genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı hususu ispatlanamadığından mahkemece imza incelemesi yapılmaksızın davalı yönünen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dosyada mevcut sözleşme asıllarından; 2.500.000-TL bedelli Umumi Kredi Taahütnamesi başlıklı genel kredi sözleşmesinde davalının murisi ... adına müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, davalının murisin imzasına itiraz ettiği, imzanın murise ait olup olmadığı hususunun bilirkişi incelemesi sonucunda alınacak denetime elverişli rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece; alınan 27/05/2021 tarihli grafoloji bilirkişisi raporuna göre Genel Kredi Sözleşmesindeki imzanın ...'a ait olmadığının tespit edildiği, bu durumda davalının savunmasının doğrulandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece somut belgelerin gözardı edildiğini, 540.000-USD tutarlı GKS aslının 27/12/2001 tarihli ... kaynaklı Kıymetli Belgeler Listesi ile TMSF’ye teslim edildiğini, TMSF’ye teslim edilen genel kredi sözleşmesi asıllarının da düzenlenen kıymetli belgeler devir teslim tutanağı ile de TMSF tarafından ... Yönetim A.Ş. vekili Av. ...’na teslim edildiğini, şirketin sözleşme aslını bulamamasının sorumluluğunun müvekkiline yükletilmesinin kabul edilemeyeceğini, dosyada mübrez sözleşme suretinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davalının dava konusu borçtan kefil ve mirasçı sıfatı nedeniyle ayrı ayrı sorumluluğu bulunduğunu, davalının kefil sıfatıyla sorumlu olmadığı kabul edilse dahi bu durumun onu mirasçı olarak sorumluluktan kurtarmayacağını, ihtarname suretlerinin dosyada mübrez olup ihtarnamelerde davalı ... ve ...’ın kefil sıfatıyla yer aldığını, davaya ilişkin tek sözleşmenin 540.000-USD olan sözleşme olmayıp, diğer sözleşmelerin de dikkate alınması gerektiğini, 27/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini, mukayeseye alınan imzaların 13/05/1999, 23/12/2005, 06/05/1994, 18/02/2000, 06/05/1996 tarihli olduğunu, mukayesenin yakın tarihli imzalarla yapılması gerektiğini, yılları içerisinde yazı karakterlerinde değişiklikler olmasının mümkün olduğunu, teminat mektuplarının iade edilinceye kadar müvekkili bankanın komisyon talep hakkı bulunduğunu,  müvekkili bankanın yönetim kurulu kararında söz konusu oranın asgari oran olduğunu, 30-TL’nin de asgari tutar olduğunun açıkça yer aldığını,  davalının ve murisinin genel kredi sözleşmelerinde belirtilen adresine yapılan tebligatların geçerli olup, ihtarname tebliğ edilmemiş olsa dahi temerrüt halinin gerçekleştiğini, bilirkişi vasıtasıyla itirazların değerlendirilmesine yönelik taleplerin kabul edilmediğini, hatalı değerlendirmelerle hüküm tesis edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı ...Ltd. Şti.'nin asıl borçlusu olduğu genel kredi sözleşmesinde davalının ve murisinin  müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, davalının hem kefil hem de kefil ...'ın mirasçısı sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Uyuşmazlık davaya konu genel kredi sözleşmelerinin davalı ve murisi tarafından kefil olarak imzalanıp imzalanmadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 211. maddesinde imza inkarı halinde mahkemece yapılacak usuli işlemler düzenlenmiş ve uygulamaya elverişli (tatbike medar) belgeler sayılmıştır. İmzayı inkâr edenin atılış tarihi itibariyle inkar edilen imzası ile yakın tarihte atılmış, uygulamaya elverişli imzalarının temin edilmesi gerekir. Umumi Kredi  Taahhütnamesi Başlıklı 540.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesinin fotokopisinde davalının  müteselsil kefil olarak imzası mevcut ise de  davacı kendisine verilen kesin süreye rağmen genel kredi sözleşmesinin aslını dosyaya sunamamış, aslı ibraz edilen genel kredi sözleşme asıllarında da davacının kefil sıfatıyla imzası tespit edilememiştir. Dairemizin önceki kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafından davalının müteselsil kefil sıfatı ile genel kredi sözleşmesini imzaladığı hususu ispatlanamadığından mahkemece imza incelemesi yapılmaksızın davalının kendi kefilliği yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Muris ...'ın kefilliği ile ilgili ise Dairemizin 26/01/2020 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda yapılan imza incelemesi neticesinde sözleşmedeki imzanın davalının murisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından mukayeseye alınan imzaların imza incelemesine elverişli olmadığı ileri sürülmekte ise de mahkemece muris ...'ın imzasının bulunduğu belge asıllarının çeşitli kurum ve kuruluşlardan araştırıldığı, davalının imza aslını taşıyan belgelerin 1994, 1996, 1999, 2000 yıllarına ilişkin noter tasdikli belgeler olduğu, dolayısıyla bilirkişi incelemesinin yeterli sayıda ve farklı döneme ait evrak esas alınarak yapıldığı dikkate alındığında davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalının gerek kendi gerekse murisi ...'ın kefilliğinden kaynaklanan sorumluluğu ispatlanamadığından, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 150‬-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a2dcfdf5f064b36","SID":"bc065f74572d0945"}}