{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2200 - 2024/1613<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2200 <br>KARAR NO\t: 2024/1613<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/691 Esas 2021/558 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/01/2025<br><br>\tİlk derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... vekili ile ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 02.03.2019 tarihinde davalılar ...’a ait ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla, davalı ... Sigorta AŞ’ne ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’nın  sevk ve idaresindeki ... plakalı yarı römork ve bağlı ... plakalı çekicinin karıştığı kazada ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacılardan ...’in eşi diğer davacıların annesi ...'ın vefat ettiğini, kaza tespit tutağında davalı sürücü ...’ın tali, ...’in asli, desteğin kusursuz, davalı belediyenin tali kusurlu olduğu, hazırlık aşamasında alınan bilirkişi raporunda ...’ın asli, ... ve ... Belediyesinin tali kusurlu, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/160 Esas sayılı dosyasında alınan 08.08.2019 tarihli ATK raporunda ...’in tali, ...’ın asli, desteğin alt düzeyde tali, davalı Belediyenin trafik işaretlemesi nedeniyle ikinci derece kusurunun bulunduğu tespit edilmiş ise de desteğin kusursuz olduğunu, davalı sigorta şirketine 30.09.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek davacı eş ... için 80.000 TL, her çocuk için ayrı ayrı 50.000'er TL olmak üzere toplam 230.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden 11.10.2019 temerrüt tarihinden temerrüt faiziyle, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 2918 Sayılı KTK’nın 88., TBK’nun 61 ve 163 maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 25.09.2018 - 25.09.2019 tarihleri arasında bedeni ve maddi ayırımı yapılmaksızın 1.000.000 TL limitle davalı şirkete ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup manevi tazminatın poliçe limitinin %25'i ile sınırlı olduğunu, davadan önce başvuru üzerine 65.000 TL teklif edilmesine rağmen davacılar tarafından kabul edilmediğini, kusur yönünden ATK’dan rapor alınmasını, poliçe genel şartlarına göre hükmedilecek manevi tazminatın maddi tazminatın %50’sini aşamayacağını, davacı eşin ZMMS poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı aldığını, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... vekili, zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, dava konusu talebin fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaza tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... Belediye Başkanlığı vekili, dava konusu yola ait imar planında 35 metre ve 20 metre genişliğinde olan bu yolların sadece yeni Kayı Caddesi 6.80 cm Recep Tayip Erdoğan Bulvarının ise 8.20 cm genişliğinde asfalt çalışması yapıldıktan sonra trafiğe açıldığını, bu kavşağın mevcut durumu itibarı ile kontrolsüz bir kavşak olduğunu, kaza mahallinde yer alan ancak kimin tarafından yerleştirildiği bilinmeyen 120 cm.yükseklikte ve 25 cm. genişliğinde \"Yol Ver\" levhasının dava dosyasında kusur olarak atfedilemeyeceğini, söz konusu levhanın Belediyenin sorumluluk sınırlarında uygulaması yapılan standart levhalardan farklı bir levha olduğunun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, bahse konu levhanın Belediyenin envanterinde bugüne kadar alınmış ve imalatı yapılan \"Yol Ver\" levhalarının standart ebat ve ölçüleri dışında bir imalat olduğunu, kaza sonrası, bahse konu levhanın bulunduğu alanda yapılan incelemede Başkanlığın envanterinde bulunan ve standart özelliklerdeki \"Yol Ver\" levhası ile mevcut levhanın farklı olduğunu Daire Başkanlığının bilgisi dışında monte edilmiş olan kusurlu levhanın görünümünü engelleyici tedbirler alınarak ilgili birimlere kaldırılması ve muhafaza edilmesi için gerekli yazıların yazıldığını,ikinci derece kusura konu levhanın kim ya da kimler tarafından kaza alanına konulduğunun ile ilgili kolluk kuvvetleri ve adli makamlar tarafından soruşturularak tespit edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... tebligata rağmen savunma yapmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>\tMahkemece, davanın trafik kazası neticesinde murisin ölümü nedeni ile manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/160 esas sayılı dosyasının incelendiği, davalı belediye çalışanına ilişkin tefrik kararının akıbetinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacılara kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin SGK yazı cevabı, mirasçılık belgesinin dosya arasına alındığı, kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan 18.02.2021 tarihli raporda davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün %50, davalı sigortacının sigortalısının %25, olay mahalli kavşakta trafik işaretlemesinden sorumlu kurum/kuruluşun %25 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, raporun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ceza dosyası ile benzer mahiyette olduğu değerlendirilerek mahkemece itibar edildiği, toplanan delillere göre; trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, mirasçıların eldeki davayı açtığı, davadan önce davalı sigorta tarafından maddi ve manevi tazminat ödemesi yapılmadığı, bir kısım davalılar murisin emniyet kemeri takmadığından bahisle müterafik kusur savunmasında bulunmuş ise de, cevap dilekçesinde bu hususun ileri sürülmediği, savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında davacının bu yönde muvafakatı olmadığı değerlendirilerek savunmaya itibar edilmediği, davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesinde manevi tazminata ilişkin kısıtlamalar bulunduğunu savunmuş ise de poliçede bu notun geçersiz kılındığına ilişkin hüküm bulunması karşısında bu savunmaya itibar edilmediği, her ne kadar davalı belediye levhaların kendilerince konulmaması nedeni ile kazanın oluşumunda kusursuz olduklarını savunmuş ise de, belediye yetkilisi hakkındaki soruşturmanın soruşturma izni verilmemesi üzerine takipsiz kaldığı ve kararın kesinleştiği, levhaların kim tarafından konulduğuna ilişkin başkaca cezai soruşturma bulunmadığı, levha ve tabela konulmasının yasal olarak belediyenin sorumluluğunda olduğu, aksini ispata elverişli delil de sunulmadığı değerlendirilmekle davalının savunmasına itibar edilmediği toplanan tüm deliller doğrultusunda, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacıların manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, davacıların kaybı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu ve dosya kapsamı dikkate alındığında takdiren ve müteselsil sorumluluk esası uyarınca davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... ... lehine 60.000,00 TL, diğer davacılar lehine 40.000,00’er TL manevi tazminatın davalı sigorta yönünden poliçe teminat limitinde sorumlu olmak kaydı ile ve 11.10.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden 02.03.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş karar karşı davalılar ... Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkeme kararının hukuki dayanaktan yoksun ve isabetsiz olduğunu, dava konusu alana ait imar planında 35 metre ve 20 metre genişliğinde olması gereken yolların, mevcutta, Yenikayı Caddesi'nin 6.80 metre, Recep Tayip Erdoğan Bulvarı ise 8.20m. genişliğinde asfalt çalışması yapıldıktan sonra trafiğe açıldığını, kavşak mevcut durumu itibari ile kontrolsüz bir kavşak olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/c maddesinde: \"Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; 1. Motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, 2. Motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, geçiş hakkı vermek zorundadırlar.\" ifadesi yer almakta olup bahse konu kavşağın da yukarıdaki kanun maddesinde tanımlanan biçimde bir kontrolsüz kavşak olması nedeni ile sürücülerin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/c maddesine uygun seyretmeleri gerektiğini, kaza mahallinde yer alan ancak kimin tarafından yerleştirildiği bilinmeyen 120 cm. yükseklikte ve 25 cm. genişliğinde \"Yol Ver\" levhasının, Belediyenin sorumluluk sınırlarında uygulaması yapılan standart levhalardan farklı bir levha olduğunun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini ve davaya ait bilirkişi raporunda: “Levhanın kim tarafından yerleştirildiği bilinmediğinden dolayı bu maddenin ihlali için kusur isnadı yapılacak taraf bulunmamaktadır.” ifadesinin yer aldığını, bununla birlikte; Ulaşım Dairesi Başkanlığı'nın 17.05.2019 gün ve 51540 sayılı yazısı ile, söz konusu standart dışı \"Yol Ver\" levhalarının kim ya da kimler tarafından monte edildiğinin araştırılması ve gerekli yasal işlemlerin başlatılması için konunun İdare Zabıta Dairesi Başkanlığı'na iletildiğini, Zabıta Dairesi Başkanlığı'nın 22.05.2019 gün ve 5647 sayılı yazısı ile, dava konusu trafik levhaları bulunduğu yerden sökülerek emanete alındığı ancak, bölgenin bağlı olduğu mahalle muhtarları ile yapılan görüşmelere rağmen belirtilen levhaların kimler tarafından dikildiği ile ilgili herhangi bir bilgiye rastlanmadığının ifade edildiğini bu bağlamda, bahse konu levhanın kim ya da kimler tarafından kaza öncesi ya da sonrası kaza alanına konulduğu ile ilgili olarak bundan sonraki soruşturma sürecinin kolluk kuvvetleri ve adli makamlar tarafından sürdürülmesi gerektiği hususları tespit edilmiş olup, istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın içinde yolcu olarak bulunan ...'ın vefat etmesi neticesinde, davacıların müteveffanın ölümünden dolayı oluşan manevi zararlarının davalılardan tazminini talep ettiğini, söz konusu taleplerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tazminat taleplerinde zarar ile zararı meydana getiren fiil arasında bir illiyet bağının varlığı esas alınmakta olup davacıların talebi de manevi tazminat talebi olması nedeniyle öncelikle davacıların var olduğunu iddia ettiği zararlarının tespiti ile söz konusu zararların, davaya konu kaza ve kazaya karışan tarafların fiilleri nedeni ile meydana geldiğinin ispat edilmesi gerektiğini, aksi halde zarar ile fiil arasında var olması gereken illiyet bağının eksikliği nedeni ile davacıların zararlarından dolayı davalı ...’ın sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, bu itibarla söz konusu bağın kurulamaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminatın taraflar için zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirinin, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tHMK’nın 355 maddesi gereğince davalılar ... Belediye Başkanlığı vekili ile ... vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan davacı eş ve çocuklar tarafından açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacılar vekili, 02.03.2019 tarihinde davalılar ...’a ait ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... Sigorta AŞ’ne ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı çekicinin karıştığı kazada ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacılardan ...’in eşi, diğer davacıların annesi ...'ın vefat ettiğini, desteğin kusursuz davalıların kusurlu olduğunu belirterek davacı eş ... için 80.000 TL, her çocuk için ayrı ayrı 50.000'er TL olmak üzere toplam 230.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; mahkemece desteğin kusursuz, davalı ...’ın %50, davalı sigortacının sigortalısının %25, olay mahalli kavşakta trafik işaretlemesinden sorumlu kurum/kuruluşun %25 kusurlu olduğu, eş ve annelerini kaybeden davacılar yönünden manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... ... lehine 60.000,00 TL, diğer davacılar lehine 40.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karara karşı davalı ... Belediye Başkanlığı kusura, davalı ... vekili kusura, manevi tazminat miktarına ve faiz başlangıcına yönelik yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\tDavalılar ... Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin kusura yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde; 02.03.2019 tarihli saati 09:29 olan kaza tespit tutanağında ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile Melih Gökçek Bulvarı istikametinden çıkıp Atatürk Bulvarı yönüne Recep Tayyip Erdoğan Bulvarını takiben Yeni Kayı Caddesi kavşağına geldiğinde  \"Yol Ver\"trafik işaret levhasına rağmen Yeni Kayı Caddesi kesişimi kavşağına geldiğinde kavşaktan kontrolsüz şekilde geçiş yaparak idaresindeki aracın ön kısımları ile, ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Yeni Kayı Caddesinden gelip Tayyip Erdoğan Bulvarı kavşağından geçiş yapmak isterken, kavşak içerisinde aracının sağ yan kısımlarına çarparak aracın savrularak yoldan çıktığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın yaralandığı, ... plakalı otomobil içerisinde ön koltukta yolcu konumunda olan ...'ın ise ölümü ile sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde; ... plakalı çekici sürücüsü ...'nın 2918 sayılı KTK.nun madde 57/a. maddesi gereğince kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.” (yol ver levhası) kural ihlali yapmış olmakla asli kusurlu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK.nun 52/a. “Sürücüler: Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak,zorundadırlar.” maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla tali kusurlu, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı üzerindeki \"yol ver\" levhasının standartlara uygun boyutta ve ebatlarda olmadığı ve yetersiz olması nedeniyle, 2918 sayılı KTK'nın madde 13. “Karayolu trafik güvenliği: Madde 13-Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür” maddesi gereği olay yeri yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum/kuruluşun kural ihlali olmakla tali kusurlu olduğu, olay mahallinin meskun mahal içi, 3,60 metre şerit ve 10,50 metre platform genişlikli, 2 şeritli bölünmüş yol ve dört yönlü kavşak olup cadde sınıfında, açık hava, zemin asfalt kaplama ve yüzeyi kuru, vakit gündüz, yatay güzergah düz ve düşey güzergah eğimsiz olan mahalde hız limitinin 50 km/h olduğu, otomobilin son konumunun çarpma noktasına 27 metre mesafede yolun sağında yol dışında olduğu, çekicinin son konumunun çarpma noktası ilerisinde yolun sağında olduğu, çizgi ile bölünmüş yolu takiben seyir halinde olan sürücülere yönelik standartlara uygun olmayan  \"Yol Ver\"levhası bulunduğu, çekiciye ait sağ lastiğe ait 7 metre ve sol lastiğe ait 9,10 metre fren izi bulunduğu, bu fren izlerine 4,30 metre mesafede çarpma noktası sonrasında başlayan ve tır arka lastiklerine kadar devam eden 27 metre fren izi bulunduğu, asfalt üzerinde otomobilin son konumuna doğru 7 metre ve 2,5 metre sürüklenme izine benzer izler bulunduğu  belirtilmiştir. <br>\tDava konusu kaza ile ilgili  hazırlık soruşturma dosyasında  alınan 11.03.2019 tarihli kusur raporunda ... plakalı çekicinin seyir halinde olduğu R. Tayyip Erdoğan Bulvarı üzerinde görünür şekilde yol ver trafik işaret levhasının mevcut olduğu ancak yüksekliği 1.2 metre, eni de 25 cm olmakla levhanın fark edilebilirliğinin standart levhalardan daha kısa mesafede olmakla zor olduğu,olay yeri yolun kontrolsüz bir kavşak olduğu ve standartlarından daha düşük boyutta olan yol ver trafik işaret levhasının kim tarafından R. Tayyip Erdoğan Bulvarına monte edildiğinin de bilinemediği bu bağlamda trafik işaret levhasının görünürlüğü belirsiz olmakla olay yerinin kontrolsüz kavşak olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu bağlamda; olay yeri kavşak üzerine yol ver trafik işaret levhasını yerleştiren kişi ya da kurumun 2918 sayılı KTK.nun 16. maddesi kural ihlali ile ikinci derecede kusurlu olduğu, ... plakalı çekici sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52. maddesinin 1-a fıkrasında belirtilen tali kusurlardan sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorundadırlar kuralını ihlal ederek ikinci derecede kusurlu,  ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57. maddesinin 1-a fıkrasında belirtilen asli kusurlardan kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar kuralını ihlal ederek birinci derecede kusurlu olduğu belirtilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26 .Ceza Dairesinin 13.09.2022 Tarih 2020/2745 Esas, 2022/1638 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine ilişkin Ankara Batı 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 Tarih 2019/160 Esas 2019/319 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 08.08.2019 tarihli raporda; sürücü ...'nın, idaresindeki çekici ile gündüz vakti, meskun mahaldeki yolu takiben seyredip, hız azaltarak uygun hızla yaklaşmadığı olay mahalli kavşağa, seyir hızıyla ve kontrolsüzce girerek, solundan gelen sürücü ...'ın kullandığı otomobile önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile tali kusurlu, sürücü ...'ın ise sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahaldeki çift yönlü yolu takiben azami hız limitin üzerinde seyrederek geldiği olay mahalli kavşağa, hız azaltmadan yaklaşmış, çizgilerle bölünmüş yolu takiben yaklaşan araca dikkat etmeden, kontrolsüzce çıktığı bu bölünmüş yoldan, sağından gelen sürücü ...’nın kullandığı çekicinin önüne geçmesi sonucu aracının sağ yan kesimlerinden çarpılmasıyla meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu, yolcu ...'ın, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde sürücü ...’ın kullandığı otomobilin ön yolcu koltuğunda emniyet kemerini takmadan yolculuk yaptığı esnada meydana gelen ve kendi ölümüyle sonuçlanan kazada alt düzeyde tali kusurlu olduğu belirlendiğinden sanık ...'ın üzerine yüklenen taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırılmasına, sanık ...'nın üzerine yüklenen taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan  cezalandırılmasına ve  hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,  dava konusu kaza nedeniyle davacı ... ... tarafından davalılar ... Sigorta AŞ ve ... Belediye Başkanlığı aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 Tarih 2019/771 Esas 2022/796 Karar sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 11.05.2021 tarihli raporda kontrolsüz ve kolları eşdeğer olarak değerlendirilen kavşakta sağdan gelen ... plakalı Çekiciye ilk geçiş hakkını vermeyen ve kavşağa da hızını azaltmayarak 70-80 km/h hızla dikkatsiz ve tedbirsizce girdiği anlaşılan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, 2918 sayılı KTK'nun yukarıda belirtilen 52/a ve 57/e-2 maddelerindeki kurallara da riayet etmeyerek olayın oluşumunda %75 oranında; ... plakalı araç sürücüsü ...'nın ise kontrolsüz kavşağa yaklaşırken solundan gelen ... plakalı otomobili açık olarak görme imkanına sahipken, etkili fren yapmayarak ve de olay yerine yaklaşırken hızını da kavşak içi koşullarına göre azaltmamakla aynı kanunun 52/a maddesindeki kurala da riayet etmeyerek fren tedbiri ile de önleyemediği kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01.02.2022 tarihli raporda tüm dosya kapsamı, taraf dilekçeleri, ceza mahkemesi kesinleşmiş gerekçeli kararı, davacı, tanık ve davalı ifadeleri, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve dosya içerisindeki tüm veriler bir bütün halinde incelendiğinde; müteveffa yolcu ...'ın emniyet kemeri takmamasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve değerlendirilmesinin takdiri Mahkemeye bırakılarak, emniyet kemeri takmamadan kaynaklanan müterafik kusur dikkate alınmadan kazanın oluşumundaki sürücülerin hatalı tutum ve davranışları gözetilerek mevcut bulgulara göre; sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki çekici ile gündüz vakti meskun mahalde çizgi ile bölünmüş yolda seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli dört yönlü kavşağa yaklaştığında hızını asgari düzeye düşürmesi, her ne kadar ilk geçiş hakkı kendisinde ise de diğer kavşak kollarındaki taşıt trafiğini kontrol altında tutacak şekilde seyrine daha dikkatli devam etmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, beyanında da belirttiği üzere mahal şartlarının üzerinde bir hızla girdiği kavşak müşterek alanında gördüğünü ve fren ve direksiyon tedbiri aldığını belirttiği sürücü ... idaresindeki otomobile çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda %25 oranında tali kusurlu,sürücü ...’ın, sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli dört yönlü kavşağa yaklaştığında hızını asgari düzeye düşürmesi, diğer kavşak kollarındaki taşıt trafiğine dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını sağ tarafındaki bölünmüş yol üzerinden kavşağa yaklaşmakta olan çekiciye vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, kendi beyanında da belirttiği üzere mahal şartlarının üzerinde bir hızla girdiği kavşak müşterek alanında sürücü ... idaresindeki çekicinin seyir istikametini kapattığı ve kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, meydana gelen olayda %75 oranında asli kusurlu, olayın oluş şekli, mahal şartları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sürücü ...'nın kaza tespit tutanağında ve diğer bilirkişi raporlarında da belirtilen standartlara uygun olmayan ve sürücüler için görünürlüğü yeterli olmayan \"Yol Ver\"levhasını görmediğini beyan ettiği, sürücü ...'nın çizgi ile bölünmüş yolu takiben kavşağa yaklaştığını ve ilk geçiş hakkına sahip olduğunu bildiği, sürücü ...'ın ise iki yönlü yoldan ilerlediği ve çizgi ile bölünmüş yola katıldığı ayrıca seyir yönü hitaplı yerleştirilmiş herhangi bir işaret levhası bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, ... Belediyesi'nin kendilerince yerleştirilmediğini belirttiği standartlara uygun olmayan \"Yol Ver\"levhasının bu kazanın meydana gelmesinde her hangi bir etkenliği bulunmadığı kanaatine varılarak dosya kapsamında olay mahalli kavşakta trafik işaretlemesinden sorumlu kurum/kuruluşa kusur izafe edilen raporlara iştirak edilmediği belirtilmiştir.<br>\t6098 sayılı TBK'nın 74.maddesi “ Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmünü içermektedir. Madde metninde de anlaşıldığı üzere ceza mahkemesinin beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı, ancak beraat kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa bu kararın hukuk hâkimini bağlayacağı, beraat kararı suçun sanık tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın hukuk hâkimini de bağlayacağı, bundan başka kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hâkimini bağlamayacağı hüküm altına alınmıştır (Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, s. 844). Ancak Hukuk hâkiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Başka bir deyişle maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 E., 2014/1091K).<br>Mahkemece alınan 18.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda; sürücü ...'ın %50, sürücü ...'nın %25, olay mahalli kavşakta trafik işaretlemesinden sorumlu kurum/kuruluşun %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve buna göre hüküm kurulmuş ise de aynı olaya ilişkin ceza mahkemesi dosyasında,  Ankara 2. Asliye Ticaret mahkemesinin 2019/771 E. Sayılı dosyasında bulunan kusur raporları arasında olayın meydana geliş şekli ve davalıların sorumlulukları yönünden farklılık bulunduğu anlaşılmakla bu farklılık ve çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\tBu hale göre mahkemece kaza tespit tutanağı, hazırlık ve Ankara Batı 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 Tarih 2019/160 Esas 2019/319 Karar sayılı dosyası, Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 Tarih 2019/771 Esas 2022/796 Karar sayılı sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporları ile mahkemece ATK’dan alınan 18.02.2021 tarihli kusur bilirkişi raporu arasında farklılığın açıklığa kavuşturulması ve mahkemece alınan 18.02.2021 tarihli kusur raporlarına davalılar vekilleri tarafından itiraz edildiği de gözetilerek Ankara Batı 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 Tarih 2019/160 Esas 2019/319 Karar sayılı dosyası, Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 Tarih 2019/ 771 Esas 2022/796 Karar sayılı dosyası, ... Belediye Başkanlığının dava konusu kazaya ilişkin 03.05.2019 tarihli müfettiş raporu, davalı belediyenin işaretlemelerden sorumlu elamanı ... hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin işlemin iptali için açılan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesinin 2019/586 Esas 2019/729 Karar sayılı dava dosyası ve ilgili belediyeden dava konusu kavşaktaki trafik levhaları işaretleme belgeleri getirtilerek davalıların itirazlarının da değerlendirilmesi amacıyla gerektiğinde İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi heyetinden tüm kusur raporlarının değerlendirildiği çelişkileri giderici ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davalılar ... Belediye Başkanlığı vekili ile ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ... Belediye Başkanlığı vekili ile ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>\t2-İstinaf talebinde bulanan davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t3-Davalı ...’ın adli yardım talebi kabul edildiğinden ve harç yatırmadığından iadesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına <br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Davalı ... Belediye Başkanlığı ve ... tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde yatırdıkları oranda kendilerine iadesine, <br>\t6-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br>                      * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"123aa426449f9c41","SID":"b8cf6e262d0778de"}}