{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1479 <br>KARAR NO: 2024/1882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2021<br>NUMARASI: 2019/214  E. -  2021/535  K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı banka nezdinde kullanılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere üçüncü kişi adına kayıtlı ... Ada ... Parselde kayıtlı .... Kat ..., ... ve ... ile ... Kat ... ve ... numaralı bağımsız bölümler üzerinde davalı banka lehine 24.02.2014 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı teminat ipotekleri tesis edildiğini, müvekkili şirketin 2017 yılı Şubat ayı itibariyle davalı bankaya herhangi bir borcu kalmadığından, ipoteklerin fekkini talep ettiğini ancak banka tarafından ipoteğin terkini için gerekli girişim yapılmadığından bu kere Beyoğlu ...Noterliğinin 26.06.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihtarın tebliğinden itibaren belirtilen bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin terkin edilmesi için 7 günlük süre verildiğini, söz konusu ihtarnamenin 03.07.2018 tarihinde davalı bankaya tebliğ edilmiş olmasına rağmen herhangi bir cevap alınamadığını iddia ederek, müvekkili şirketin davalı bankaya borcunun bulunmadığının tespiti ile  İstanbul ili, Büyükçekmece İlçesi, .... Ada ... Parselde kayıtlı ... Kat .., ... ve ... ile ...Kat ... ve ... nolu bağımsız bölümler üzerinde davalı banka lehine tesis edilen teminat ipoteklerinin fekkine ve tapu kaydından terkin edilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  Davacının dava konusu gayrimenkullerin maliki olmadığını, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle aktif husumet itirazlarının olduğunu, davacının tacir olup, tüzel kişiliğe haiz bir şirket olduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, müvekkili bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, müvekkili bankanın davacı firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil ettiğini, davacı ile müvekkili banka arasında imza edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi'nin sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, davacının imzalamış olduğu sözleşme hükümleri ve mevzuat gereğince ipotek fek ücretini ödemek zorunda olduğunu, ipotek fek ücretini ödemeden kendisine ipotek fek evrakı verilmediğini, dava açmasının haksız ve hukuksuz olduğunu savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Taraflar arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 3. kişi adına kayıtlı olan ve davaya konu Büyükçekmece .... Ada .. Parselde kayıtlı ... Kat ..., ... ve ... ile ... Kat ... ve ... numaralı bağımsız bölümler üzerinde davalı banka lehine 24.02.2014 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı teminat ipotekleri tesis edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler nedeniyle dava tarihi itibariyle davacının davalı bankaya borcunun bulunup bulunmadığı ve  davacının kullandığı kredilerin temini amacıyla dava dışı üçüncü kişilerin taşınmazları üzerinde tesis edilen ipoteğin fekki koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizin 2018/798 Esas sayılı dosyasının 15/04/2019 tarihli celsesinin ara kararı ile davacının menfi tespit talebi yönünden açtığı davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, ipoteğin fekki talebi yönünden yargılamanın devamına karar verilmiş, tefrik edilen dosya Mahkememizin 2019/214 Esas sayılı sırasına kaydedilmiştir. Bununla birlikte Mahkememizce teknik açıdan yeterli, denetime açık, bilimsel verilere dayalı görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davalı bankanın davacı şirketten herhangi bir borcunun bulunduğunu belgeleyememiş olmasına karşın, ipotekleri fek etmemiş olduğu, davalı banka her ne kadar Genel Kredi Sözleşmesi ve bazı yasaların ilgili maddeleri gereğince ücret/masraf ödemeleri ile ipoteklerin fek edilebileceğini beyanında bulunmakta ise de 25.12.2018 tarihli fek yazılarının yazılmamasına sebep gösterdikleri masraf tahsilatının fek yazısının yazıldığı 25.12.2018 tarihinde veya öncesinde bir ipotek fek bedeli olarak davacı firma tarafından bir masraf ödenmiş olduğuna (Yani başka bir deyimle banka tarafından ipotek fek bedeli tahsilatı sonrası ipotek fek yazılarının yazılmış olduğuna) ilişkin herhangi belge ve kayıtlarun sunulamamış olduğu, davacı şirketin borçları için teminat altına alınmış ipoteklerin, dava tarihi itibariyle davacının herhangi bir borcunun bulunmamasına karşın, dava tarihinden önce fek edilmemiş olması, bu durumun celbedilen tapu kayıtlar ile de sabit olduğu, keza davalı vekiline Mahkememizin 19/11/2020 ve 25/03/2021 tarihli duruşmalarının (2) numaralı ara kararları ile ''...davaya konu taşınmazlar üzerindeki ipotek fekkinin kaldırılması talepli 25/12/2018 tarihli yazıları davacının borcu kalmadığı mı yoksa başka bir sebepten dolayı yazılıp yazılmadığının Mahkememize bildirmesi için ve belirtilen evrakları sunması için kendisine son kez 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin kendisine ihtarına'' dair karar verildiği ve davalı vekilinin verilen kesin süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunmadığının görüldüğü, dolayısıyla davalı tarafın davacının borçlu olduğu ve ipoteklerin fek koşullarının oluşmadığını ispat edemediği ve taraf vekillerinin 08/07/2021 tarihli duruşmadaki beyanları nazara alınarak Mahkememizce dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve HMK 331. Maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilerek hükmedileceği belirtilmiştir. Bu nedenle yargılama giderlerinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerekir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, celbedilen tapu kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı bankanın 25.12.2018 tarihli fek yazılarının yazılmamasına sebep gösterdikleri masraf tahsilatının fek yazısının yazıldığı 25.12.2018 tarihinde veya öncesinde bir ipotek fek bedeli olarak davacı firma tarafından bir masraf ödenmiş olduğuna ilişkin herhangi belge ve kayıtlarun sunulamamış olduğu, davacı şirketin borçları için teminat altına alınmış ipoteklerin, dava tarihi itibariyle davacının herhangi bir borcunun bulunmamasına karşın, dava tarihinden önce fek edilmemiş olması nedeniyle davacı taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir etmek gerekmiştir... \" gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın yalnızca yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılması gerektiğini, yargılama esnasında davacı taraf iddialarına karşılık müvekkili bankanın dava açılmasından sonra fek etmesi ile ilgili bankaya kesinlikle bir kusur atfedilemeyeceği hususunda dilekçelerinde açıklamalarda bulunulmasına rağmen dikkate alınmadığını, hukuka ve hakkaniyete aykırı hüküm tesis edildiğini, kararın kabulünün mümkün olmadığını, kararın raporun kopyası niteliğinde olduğunu, müvekkili banka yönünden haklılık hususlarının irdelenmediğini, müvekkili bankanın dava açılmasında kusurunun bulunmadığını, bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisinin bulunduğunu, davacının bu hususa istinaden gerekli ödemeleri yapmaması nedeniyle kredi dosyasının kapanmadığını ve bu nedenle teminat olarak gösterilen taşınmaz üzerindeki  ipoteğin fek edilmediğini, ipoteğin fekki için bankanın aradaki sözleşme gereğince fek masrafının ödenmesinin gerektiğini iddia ederek, kararın yalnızca yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, banka kredisi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile taşınmazlar üzerindeki ipoteğin fekki ve terkini istemlerine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yargılama giderleri bakımından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, genel kredi sözleşmesi ile  taşınmazı bağımsız bölümleri üzerine ipoteklerin tesis edildiği, davacı şirket tarafından 26.06.2018  tarihinde Beyoğlu 19.noterliğinde düzenlenen ihtarname ile davalı bankanın ipotekleri nedeniyle bankaya 2017 yılı Şubat ayı itibariyle herhangi bir borcunun kalmadığını belirterek ipoteklerinin fekkini talep ettiği ihtarnameye  cevap verilmemesi üzerine davacı tarafça iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br>Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte bilirkişi inceleemesi gerçekleştirilmiştir.  25.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak, davacı firmanın 26.06.2018 ihtar  tarihinde ve 16.08.2018 dava tarihinde herhangi bir borcunun bulunduğunun belgelenemediği, buna rağmen ipoteklerin fek edilmemiş olduğu, davalı bankanın savunmasında genel kredi sözleşmesi ve bazı yasal mevzuat gereğince ücret/masraf ödemeleri ile ipoteklerin fek edilebileceği beyanında bulunulmuş ise de 25.12.2018 tarihli fek yazılarının yazılmamasına sebep gösterdikleri masraf tahsilatının fek yazısının yazıldığı 25.12.2018 tarihinde veya öncesinde bir ipotek fek bedeli olarak davacı firma tarafından masraf ödenmiş olduğuna ilişkin herhangi bir belge ve kaydın sunulamamış olduğu, davacının borçları için teminat altına alınmış ipoteklerin dava tarihinde herhangi bir borcun bulunmamasına karşı daha sonra 25.12.2018 tarihinde fek edilmiş olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili davanın konusuz kaldığını bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri  ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Davalı vekili ise davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini belirterek ,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesini talep etmiştir.  Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, dava tarihi itibariyle davacının herhangi bir borcunun bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında kredi sözleşmesi kapsamında banka lehine oluşturulan ipotek kayıtlarının davacı şirketin dava tarihinden önce ve dava tarihi itibariyle borcunun olmamasına rağmen davalı banka tarafından fek edilmediği konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. İpoteklerin fekki yargılama aşamasında gerçekleşmiştir. Davalı vekili tarafından kredilerden dolayı bir kısım masrafların banka tarafından alınması gerektiği bu nedenle ipoteklerin fek edilmediği iddia edilmiş ise de bu masraflara yönelik savunması ispat edilememiştir. Bilirkişi raporunda bu hususa ayrıntılı şekilde yer verilerek davacının borcunun bulunmadığı, davalı tarafın herhangi bir belge ve kayıt sunamadığı belirtilmiştir. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa  dava konusuz kalır. HMK’nın ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331/1 maddesiyle “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.'' hükmü düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda mahkemece davanın açılma tarihi itibariyle davacının herhangi bir borcunun olmadığı, yargılama  içerisinde ipoteklerin banka tarafından fek edilmesi ile davanın konusuz kaldığı dikkate alınarak, yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfa5e07e6d141c58","SID":"eb17e748b6442133"}}