{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2055 - 2024/1610<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2055 <br>KARAR NO\t: 2024/1610<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2014/1146 Esas 2022/431 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/01/2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 17.07.2012 tarihinde davalılardan ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı dava dışı ...’nin  sevk ve idaresindeki  ... plakalı araçla  seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybedip şarampole yuvarlanması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, bacağındaki kırık nedeniyle sakat kaldığını, trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nin tamamen kusurlu olduğu tespit edilmişse de aynı kaza ile ilgili Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davada alınan 04.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda 17.07.2012 tarihli kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen plakasız aracın faili meçhul sürücüsünün kazanın oluşumunda %70 oranında, ...'nin %30 oranında kusurlu olduğu şeklinde tespitlerde bulunduğunu, kaza nedeniyle Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/690 Hazırlık dosyasındaki soruşturmanın devam ettiğini belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 TL daimi maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (poliçe limitleri dahilinde) tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.04.2022 tarihli ve 15.06.2022 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta (eski ünvanı ... Sigorta) AŞ tarafından 06.12.2021 tarihli ibraname sulh feragat protokolü ile davacıya fer’ileriyle birlikte 08.12.2021 tarihinde 274.632,66 TL ödenmiş olduğundan davalı ... Sigorta yönünden davadan feragat ettiklerini belirtmiş, 20.04.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini davalı ... yönünden 225.000 TL’ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ(eski ünvanı ... Sigorta AŞ) vekili, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın 21.01.2012 - 21.01.2013 tarihleri arasında 225.000 TL limitle davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, 09.12.2021 tarihli dilekçesi ile davacının zararının yargılama sırasında ödendiğini feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili; İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, hazırlık dosyasında davacının yolcu olarak bulunduğu araç dışında kazaya karışan plakası belirlenemeyen bir araç olmadığı belirlendiğinden davanın reddini; aksi halde kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitinin 225.000 TL ile sınırlı olduğunu, hazırlık dosyası istenerek maluliyet ve kusur yönünden Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, tedavi giderlerinden ve geçici işgöremezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu, davalının temerrüde düşürülmediğinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>\tMahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle sürekli iş gücü kaybı  zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarına göre; 17.07.2012 tarihinde, dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın şarampole yuvarlanması sonucu meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı,  ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğu, plakası belirlenemeyen aracın kazanın meydana gelmesine neden olduğunun iddia edildiği, mahkemece kusur tespiti için alınan kusur raporları ve Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/442 Esas sayılı dosyası hakkında Ankara BAM 22. Hukuk dairesinin 2018/781 Esas - 2020/1328 Karar sayılı kararı ile kazanın meydana gelmesinde %30 davalı sigorta şirketi sigortalısının, %70 kimliği tespit edilemeyen aracın kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, maluliyet tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan 23.09.2021 tarihli rapor ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen rapora göre davacının kaza sonrasında vücut genel çalışma gücünden %18,2 oranında kaybettiği ve altı ay süre ile geçici iş göremezliği bulunduğu hususlarının tespit edildiği, aktüer raporu ile davacının 570.468,47 TL kalıcı iş göremezlik zararı belirlendiği, davalı sigorta şirketi sigortalısının bu zararın 171.140,54 TL'sinden, davalı ... ise 225.000,00 TL bakiye zarardan sorumlu olduğu, davacının davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat etmiş olduğu belirtilerek davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kimliği tespit edilemeyen aracın kusuruna isabet eden 225.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; genel şartlar gereği vergilendirilmiş gelir olmaması halinde gelir hesabının asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, davacı mesleğini ve aldığı ücreti resmi belge ile ispat edemediğinden gelirin \"asgari ücret\" üzerinden hesaplanması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yargılama konusu trafik kazası 2012 yılında gerçekleşmiş olmasına rağmen davacı tarafından dosyaya sunulan maaş bordroları 2015 yılına ait olduğu belirtilmiş olup asgari ücretin 2,41 katı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın kaza tarihindeki gelirini bordro ve SGK kayıtları ile ispat edemediğini, kaza tarihi itibariyle PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğini, aksi halde yaşam tablosu olarak TRH 2010 tablosunun ve teknik faizin dikkate alınması gerektiğini,  davacının dosya kapsamındaki bulunan 23.09.2021 tarihli rapor kapsamında Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından yapılan muayenesinde emniyet kemerinin takılı olmadığı belirtilmiş olup bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken bu yönde indirim yapılmamasının yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporda maluliyet oranının hatalı tespit edildiğini, bahse konu maluliyet raporu için medikal değerlendirme alınmış olup dosyaya sunulduğunu, maluliyet değerlendirmeleri arasında çelişki giderilmeden hüküm verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davanın ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtilmiş ise de davanın açıkça HMK 107. maddesi gereği açıldığının belirtilmemiş olması nedeniyle davanın kısmi dava olduğunu, yargılama konu trafik kazası 17.07.2012 tarihinde meydana gelmiş olup davacı tarafın talebini 20.04.2022 tarihinde ıslah ettiğini bu duruma göre zamanaşımı süresinin dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat yönünden dava tarihi itibariyle kesilerek, bakiye alacak miktarı yönünden işlemeye devam edeceğini, davacının ıslah dilekçe tarihi dikkate alındığında konu Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin ve 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin geçtiğini, ıslah edilen miktarın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavalı ... vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, 17.07.2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiş ;yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalının %30 kusuru oranında ödeme yapılması nedeniyle davalı sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat ettiğini belirtmiş; mahkemece davacının kusursuz, içinde bulunduğu araç sürüsünün %30 ;plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen araç sürüsünün %70 oranında kusurlu olması, davacının %18,2 maluliyeti nedeniyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalı ... Sigorta AŞ (eski ünvan ... Sigorta AŞ) yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden 225.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... tahsili ile davacıya ödenmesine dair verilen karara karşı davalı ... vekili davacının gelirine, hesaplamada kullanılan yaşam tablosuna ve hesaplama yöntemine, maluliyet oranına, müterafik kusura, ıslah yönünden zamanaşımına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\t1-Mahkemece yargılama aşamasında davacının maluliyetinin belirlenmesi için Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmasına karar verilmiş, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 23.09.2021 tarihli raporlarında “ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi 08/06/2015 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda; depresyon ve post travmatik stres bozukluğu tanılarının konulduğu; Ordu Devlet Hastanesi 17/07/2012 tarihli epikriz raporunda; aitk sonucu başvurduğu, femur açık diafiz kırığı tanısı konulduğu, opere edildiği; Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 28/11/2013 tarihli Lumbal Spinal MR Raporunda: vertebra korpus yüksekliklerinin doğal olduğu, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 03.11.2015 tarih ve 72446162/641.03.01/2251 sayılı raporda; ...'nin 02.04.2015 tarihinde Anabilim Dalında muayene edildiği, muayenesinde; 2012'de Ordu'da aitk ( arka sıra orta koltukta oturuyorken, emniyet kemeri yokmuş, şarampole yuvarlanmışlar) geçirdiğini, kazada sağ femur açık kırığı, kalıcı platin takılı, sol el 1.parmak kırığı, atele alındığını, L4 vertebra kırığı, hemşire olarak görev yaptığını nöbet tutamadığını, kazadan sonra disk hernisi olduğunu, 1 yıldır anti-depresan ilaç kullandığını, Dışkapı EA Hastanesi Psikiyatri bölümüne kontrole gittiğini, muayeneye otomobille geldiğini arka koltukta oturduğunu, işe yürüyerek gittiğini, uyku ve iştahının normal olduğunu, kaza ile ilgili seyrek olarak kabus gördüğünü, kaza yerinden geçmediğini, irritabilitesinin olmadığını belirttiği, yapılan muayenesinde: sağ el dominant, yürüyüşü normal, çömelebiliyor, kalça romları doğal, sağ uylukta 11 cm, 7 em, 6 cm ve 4 cm skar,el I.parmak romları normal, kısalık yok, unlar sinir muayenesi normal, yaşına uygun giyimli, işbirlikçi tutumda olduğu, hafif derecede post travmatik stres bozukluğu bulguları olduğu tespit edildiği, maluliyetinin hesaplanmasında Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık İşlemleri Tüzüğü esas alındığı, şahsın olay anındaki yaşı:24, MGN:23, post travmatik stress bozukluğu (arızası ölçüsünde 1/3 düzeyinde bulguları olan ve gerekli orantılama yapılarak) için A cetveli I. Liste ASN:16-A-a AAÖ: 45, SİGS:İ olarak alındığında vücut genel çalışma gücünden kayıp oranı: % 18,2  olarak hesaplandığı, şahsın maluliyetinin hesaplanmasında olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında şahsın olay anındaki yaşı:24, MGN:23, post travmatik stres bozukluğu (arızası ölçüsünde 1/3 düzeyinde bulguları olan ve gerekli orantılama yapılarak) için; A cetveli 1. Liste ASN:16-A-a AAÖ: 45, SİGS:D olarak alındığında vücut genel çalışma gücünden kayıp oranı: %18,2 olarak hesaplandığı, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı\" bildirilmiştir. <br>\tTrafik kazasına maruz kalan kişilerin kaza nedeniyle psikolojik olarak etkilenecekleri kabul edilmekle birlikte, bu etkilenmenin maluliyete sebep olacak yoğunlukta olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerekir. Davacının dava konusu 17.07.2012 tarihinde meydana gelen  kazada yaralaması nedeniyle Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.11.2015 tarihli raporda ( Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık İşlemleri Tüzüğü esas alınarak düzenlenen rapor),davacının yapılan 02.04.2015 tarihli muayenesinde 1 yıldır antideprasan kullandığını, Dışkapı EA Hastanesi Psikiyatri bölümüne kontrole gittiğini ifade ettiği, aynı üniversite tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli raporda davacı muayene edilmeden sadece evraklar üzerinden düzenlenen raporda şahsın maluliyetinin hesaplanmasında olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında şahsın olay anındaki yaşı:24, MGN:23, post travmatik stres bozukluğu (arızası ölçüsünde 1/3 düzeyinde bulguları olan ve gerekli orantılama yapılarak) için; A cetveli 1. Liste ASN:16-A-a AAÖ: 45, SİGS:D olarak alındığında vücut genel çalışma gücünden kayıp oranı: %18,2  olarak hesaplandığı anlaşılmış olmasına göre hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile bağlantılı olup olmadığı, tedavisinin sona erip ermediği ve bu durumun ömür bıyu kalıcı hale gelip gelmediği ve hemşire olan davacının çalışmasına engel teşkil edip etmediği, değerlendirilmediğinden rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. <br>\tMahkemece; davacının kazada yaralanması nedeniyle alınan raporlarda travma sonrası stres bozukluğu bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre  öncelikle davacının travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evraklarının getirilmesi,  davacının 2012  tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle 2015 tarihinde psikiyatri servisine başvurduğunu belirtmiş olmasına göre  travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.<br>\t2-Dosya kapsamına göre davacının sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması için alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının 2012 olay tarihinde  hemşire olarak çalıştığı ve 2015 yılı Mart ayı maaş bordrosundaki geliri asgari ücrete oranlanarak hesaplama yapılmış ise de davacının olay tarihinde hemşire olarak çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan tüm maaş bordrolarının çalıştığı kurumdan getirilmesi ve kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra davalı tarafca istinafa başvurulduğu da gözetilerek hükme esas alınan rapor tarihi verilerine göre  sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde asgari ücrete oranlama yapılmak suretiyle belirlenen tazminatın kabul edilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına<br>\t2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Ankara 6. İcra Dairesinin 2022/12300 sayılı dosyasına yatırılan 500.000,00 TL  teminatın yatıran tarafa iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>                       * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f66a9ed89c4e36a","SID":"d0f61c989c33c470"}}