{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/2365 - 2024/2038<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/2365 <br>KARAR NO\t: 2024/2038<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/437 E.  <br><br>İHTİYATİ TEDBİR <br>İSTEYEN DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t:<br>KARŞI TARAF<br><br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/10/2024 tarih ve 2024/437 E.  sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, \"...\" ibaresini kullanması nedeniyle davalı şirkete karşı marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve davalı şirketin ticaret unvanından \"...\" ibaresinin terkini talebiyle açtığı davada ayrıca, müvekkilinin \"...\" marka haklarını ihlal eder nitelikteki ürünlerin davalı şirketin adresinden toplatılmasına, davalı şirketin adresinde tespit edilecek olan ve ...’ın marka haklarını ihlal eden her türlü pankartın, afişin, broşürün ve sair eşyaların toplatılmasına, varsa tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde müvekkili Kurum adına mülkiyet hakkı tanınmasına, özellikle masrafları davalıya ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların üzerlerindeki varsa tüm \"...\" ibarelerini içerir kelime ve şekillerin silinmesine; mümkün olmaması halinde ise imhasına karar verilmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı talep etmiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  dosyada marka tecavüzü olduğuna kanaat uyandıran bilirkişi raporu olmadığından bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin kasıtlı ve açıkça kötü niyetli olarak, müvekkili kurumun tescilli ve tanınmış markası olan \"...\" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili ve iştiraklerinin ticari itibarından faydalanarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, mahkeme ara kararının müvekkilinin haklarını korumasız bıraktığını, davalının haksız kullanımını sürdürmesine olanak sağladığını, davalı kullanımlarının müvekkilinin ticari itibarı ve müşteri portföyüne ciddi zarar vereceğini ileri sürerek, yerel mahkeme ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiğinden söz edilemeyeceği, koşullarının oluşması halinde yargılamanın her aşamasında ihtiyati tedbir talep edilmesinin tabii olduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/12/2024 tarihinde  HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 07/01/2025\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br>                Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"239836d138395f1f","SID":"fb7ce44ccd241920"}}