{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/2231 <br>KARAR NO\t: 2024/2028<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                        K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/21 E.  -  2022/126 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/02/2022 tarih ve 2018/21 E. - 2022/126 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin almış olduğu ihalelere ait boruları müvekkili şirketten temin ettiğini, taraflar arasında DSİ 25. Bölge Müdürlüğünün resmi taşeronu sıfatı olarak yüklendiği işe ait 15/06/2016 tarihli sözleşme düzenlendiğini, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında taahhüt edilen ürünlerin davalıya teslim edildiğini ve bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, daha sonra bu sözleşmeye ek olarak 03/09/2016 tarihinde ilk sözleşme şartlarından ve bu sözleşmeye bağlı olarak satın alım sözleşmesi ile Çanakkale Biga Taşoluk Sulaması projesi kapsamında belirtilen boru alımı ve nakliye bedeli için  anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından bir kısım ürünlerin teslim edilebildiğini, bir kısım ürünlerin ise üretiminin gerçekleştirilemediğini, davalı tarafından 08/12/2016 tarihinde sözleşmenin tek taraflı fesih edildiğini ve müvekkili şirket aleyhine 23/12/2016 tarihinde Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde alacak davası açıldığını, bu dava ile kısmen teslimi gerçekleştirilemeyen ürünler kapsamında müvekkili şirkete verilen çek ve teminat mektuplarının kendilerine iadesini talep ettiklerini, yargılama devam ederken müvekkili şirket tarafından 03/09/2016 tarihli zeyilnameden kaynaklanan tüm borcun eksiksiz teslim edildiğini, daha sonra davalı şirket ile 16/01/2017 tarihli satın alım ve nakliye için sözleşme yapıldığını, bu sözleşmenin de taraflar arasında akdedilen 15.06.2016 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunu, toplamda KDV dahil 1.028.370 USD tutarında ürün satışı yapıldığını, karşılığında davalı borçlunun müvekkili şirkete 925.433 USD tutarında çek verdiğini, 102.937 USD tutar için ödeme yapmadığını, taraflar arasında geçmişte yaşanan sıkıntıların bir nebze telafisi amacıyla, müvekkili tarafından 10.02.2017 tarihli 560.433 USD bedelli senet, 10.04.2017 vadeli 365.000 USD bedelli bedeli teminat senetlerin davalı tarafa verildiğini, sözleşmede öngörülen teslim süresinde gecikme yaşanması nedeniyle 10.04.2017 vadeli senedin 15.05.2017 vadeli 365.000 USD bedelli senet ile değiştirildiğini, davalı şirketin Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davanın konusuz kaldığını beyan ettiğini, müvekkili şirketin, taraflar arasındaki devam eden sözleşme gereğince tüm edimlerini eksiksiz ifa ettiğini ancak davalı şirketin 102.937 USD tutarındaki cari hesap borcunu ve bu sözleşme kapsamında yapılan 76.783,44 TL tutarındaki toplam nakliye bedelini ödemekten imtina ettiğini, bu bedelin ödenmesi hususunda davalıya 27/10/2017 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, ayrıca 365.000,00 TL tutarlı teminat senedinin iadesinin istendiğini, bahse konu ihtarın davalıya 03/11/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafça borcun ödenmediğini, senedin iade edilmediğini, müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili için Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2017/20849 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 15/05/2017 tarihli 365.000,00 USD tutarlı teminat senedinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili şirketin DSİ 25. Bölge Müdürlüğünün resmi alt yüklenicisi olarak Çanakkale Biga projesinde kullanacağı boruların temini için davacı şirket ile 15/06/2016 tarihli satın alım sözleşmesi ve 03/09/2016 tarihli ek zeyilname imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşme gereği ödeme yükümlülüğü bulunan çek asıllarını ve banka teminat mektuplarını davacı şirkete teslim edildiğini, ekli zeyilname kapsamındaki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeyerek malzemeleri teslim etmediğini,  30/11/2016 ve 07/12/2016 tarihli ihtamameler ile yükümlülüklerini 5 takvim günü içinde yerine getirilmesinin ve sözleşmede belirtilen cezai şartın ödenmesinin talep edildiğini, davacı şirketin bu ihtara da kayıtsız kalması nedeniyle 08/12/2016 tarihinde sözleşmenin tek taraflı fesih edilerek davacı şirkete teslim edilen çek asılları ile teminat mektuplarının 3 gün içinde tesliminin ihtar edildiğini, tüm ihtarların karşılıksız kaldığından sözleşme ekinde davacı şirkete teslim edilen çek ve teminat mektupları hakkında ödeme yasağı mahiyetinde tedbir konulmasına karar verilmesi talebi ile müvekkil şirket tarafından Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2016/982 esas sayılı dosya üzerinden dava açıldığını, eskiden beri süregelen ticari ilişki sonucu iyi niyet ile 16/01/2017 tarihli sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi 15/06/2016 tarihli ve eki 03/09/2016 tarihli zeyilnamenin devamı niteliğinde olmadığını, bu sözleşmenin yeni bir satın alım sözleşmesi olduğunu söz konusu bu sözleşmeye davacı şirketi mağdur etmemek adına 15.965 metre malzemenin belirtilen sürelerde teslim edilmesi halinde taraflar karşılıklı olarak davadan feragat edecekleri ibaresinin eklendiğini, bu maddeye istinaden müvekkil şirketin ve davacı tarafın Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/982 esas sayılı dosyasından feragat ettiklerini, davacı şirketin revize edilen sözleşmede belirtilen sürelerde de teslimini zamanında yerine getirmediğini, yapılan ihtamameler sonucunda 25/10/2017 tarihli yazı ile taraflar arasındaki 16/01/2017 tarihli sözleşmenin gecikme cezası yaptırım tutarı fatura edilerek cari hesaba borç olarak kayıt edildiğini, müvekkili şirketin cari hesaplarında herhangi bir borç alacak kaydının bulunmadığını, DSİ tarafından işin kabulü yapılmadığından 15/05/2017 tarihli 365.000,00 USD tutarlı senedin müvekkil şirket uhdesinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında düzenlenen 15/06/2016 tarihli sözleşme kapsamında bir kısım ürünlerin tesliminin gerçekleşmemesi sebebiyle davalının 08/12/2016 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı feshettiği,müvekkilinin davacı aleyhine 23/12/2016 tarihinde Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile 15/06/2016 tarihli sözleşme kapsamında verilen çek ve teminat mektuplarının iadesini talep ettiği, dava devam ederken taraflar arasında 16/01/2017 tarihli satın alım sözleşmesi düzenlendiği, sonrasında açılan davanın feragatla sonuçlandığı, 16/01/2017 tarihli satın alım sözleşmesinin 6.6. maddesinde; \"Satıcı-imalatçının malzemelerin teslim taahhüt tarihine göre mal teslim tarihini 7 takvim günü geciktirmesi halinde satıcı-imalatçı, alıcıya söz konusu sipariş partisinin yalnızca geciktirilen kısmına ait toplam bedeli üzerinden günlük %5 oranında cezai şart ödemeyi kabul eder.\" hükümlerinin yer aldığı, 16/01/2017 tarihli satın alım sözleşmesinin önceki sözleşmenin devamı niteliğinde olmadığı, yeni bir sözleşme olduğu; yargılama aşamasında davalı vekilinin 30/01/2019 tarihli dilekçesi ekinde dava konusu 06/04/2017 tanzim 15/05/2017 vade tarihli  365.000,00 USD bedelli teminat senedinin 06/06/2018 tarihli tutanakla davacı vekiline iade edildiğinin bildirildiği; dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacının satmış olduğu malzemelerden dolayı  102.936,80 USD tutarında alacaklı olduğu ancak 16.01.2017 tarihli sözleşme ile 80 gün teslim süresi kararlaştırılan Ek 2. sipariş tablosunda yer verilen ürünlerin geç tesliminden dolayı davalı tarafın 25/10/2017 tarihli, 104.863,27 USD (391.234,37 TL) tutarında e-fatura düzenlediği, davacının bu faturayı ticari defterlerine işlemesi ve bu faturaya davacı tarafından TTK'nın 18. maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz ettiğine ilişkin belge sunulmadığından gecikmenin ve kesilen gecikme cezası faturasının davacı tarafın kabulünde olduğu, bu durumda satılan malzemelerden dolayı davacının malzeme bedeli alacağının bulunmadığı, ancak 16/01/2017 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafın 77.526,00 TL tutarında nakliye hizmetinden kaynaklı alacaklı olduğu, bu kaleme ilişkin takipte daha az tutarın talep edildiği gerekçesiyle,  anlaşıldığından itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2017/20849 sayılı takip dosyasında davalı tarafın 76.782,69 TL asıl alacak tutarına itirazının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit nitelikte olduğundan kabul edilen tutar üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat isteminin reddine, yargılama aşamasında iade edilmesi nedeniyle konusuz kaldığı gerekçesiyle, itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2017/20849 sayılı takip dosyasında davalı tarafın 76.782,69 TL asıl alacak tutarına göre itirazın iptali ile 76.782,69 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranını geçmeyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 76.782,69 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 15.356,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, teminat senedi iadesine ilişkin dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ile 16.01.2017 tarihinde öncekinden bağımsız yeni bir sözleşme akdedildiğini, davacının eski sözleşmeye dayanarak nakliye bedeli talebinde bulunamayacağını, söz konusu sözleşmenin eski sözleşmenin devamı niteliğinde olmadığını, fesihle son bulan bir sözleşmeye bağlı olarak alacak hesabı yapıldığını, USD hesaplarına göre müvekkilinin 1.926,46 USD alacaklı olduğunu, teminat senedine ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarihte teminat senedinin iadesi koşullarının oluşmadığını, davacının aldıkları projede gecikmeye sebebiyet verdiğini, icra intar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın iptali ile teminat senedi iadesi istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafından davacıya düzenlenen gecikme cezası faturası tutarı mahsup edildiğinde davacının davalı taraftan ürün bedeline ilişkin alacağı bulunmamakta ise de, davalı şirkete ait ticari defterlere göre, davacı tarafından davalı şirkete 3 adet toplamda 77.526,00 TL tutarında nakliye faturası düzenlediği, ancak, davalı kayıtlarında bu nakliyelere ait yapılan bir ödemenin bulunmadığı, öte yandan, davalı tarafından davacıdan satın alınan boruların geç teslimi nedeniyle DSİ tarafından  herhangi bir cezai işlem ve/veya geçici teslim ve/veya kesin hak ediş kesintisi yapıldığının ve davalının bu şekilde zarara uğradığının ispat edilmediği, konusuz kalan teminat mektubunun iadesi talebi yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT'lye göre hükmedilen vekalet ücretinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.245,02 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.391,95 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.853,07 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/01/2025\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54b6995861c2e3db","SID":"17be2b9c66ba9a13"}}