{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/872 Esas<br>KARAR NO:2025/50<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/03/2023<br>NUMARASI:2021/825 Esas, 2023/205 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/01/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını,  müvekkilim dosyada alacaklı olan şahsı tanımadığı gibi kendisine herhangi bir sebepten kaynaklı borcu bulunmadığını, müvekkilinin takibe konu senede borçlu veya kefil veyahut ciranta sıfatıyla hiç bir imza atmadığını ileri sürerek, müvekkilinin  borçlu olmadığının tespitine, icra doyasına cebri icra baskısı altında ödenen paraların istirdadına ve davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi arabuluculuk yoluna başvurulmamış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, müvekkilinin alacağı senetten kaynaklı olduğunu,  senet ciro yoluyla müvekkiline geçtiğinden  müvekkilinin kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, imza inkarının bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacağını savunarak, davanın usulden ve esastan  reddini, davacının tazminata mahkum edilmesini, istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olması nedeniyle arabuluculuk dava şartına tabi olmadığından işin esasının incelenmesine geçildiği, alınan bilirkişi raporunda davaya konu senetteki keşideci imzasının davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, keşideci imzasının davacıya ait olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının ... sayılı takip dosyası dayanağı 06/04/2016 düzenleme, 06/06/2016 vade tarihli, 21.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, davacının yaptığı toplam 1.487-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile istirdatına; davalının başlattığı takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığından, davacının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; takip konusu senedin tanzim tarihinin 06/04/2016 tarihli,  karşılaştırma belgelerin tarihlerinin ise 2014, 2019,2021 tarihleri olduğunu, davacı tarafın delil listesinde maaş bordrolarının ve pasaport üzerindeki imzaların da celbini talep etmesine rağmen bu belgeler celp edilmeden dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda, yaptıkları haklı itirazlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, senedin protesto edilip ihbarın davacıya tebliğ edildiğini, davacının icra mahkemesinde açtığı davayı takip etmediğini, seneler sonra imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünü, davacının imzasını taklit ettiğini ileri sürdüğü diğer borçlu ile ilgili sahtecilik iddiasıyla suç duyurunda bulunmadığını, davacının iddialarında samimi olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE:Dava,  menfi tespit  talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.HMK’nın 211/1-a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise HMK’nın 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Aynı Kanun’un 211/b maddesine göre bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirilir. Bilirkişi o mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla inceleme yapar.Takibe dayanak senedin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.HMK’nın 211.maddesinde yer alan ve imza incelemesi konusunda getirilen bu sıraya uyulması zorunlu olup, imzayı inkâr eden tarafın isticvap edilmesine karar verilmesine rağmen isticvap davetine uymaması,  imzanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğurur ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek kalmayacaktır. İnkâr edilen imza ile karşılaştırılan imzanın birbirine benzemediğinin ilk bakışta tespit edilebildiği hâllerde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur. Bilirkişi inceleme sonucunda senette borçluya atfen atılı bulunan imzanın borçluya ait olup olmadığına ilişkin bir kanaate ulaşılır ve mahkemece bilirkişi raporu yeterli görülür ise bu rapora göre, yeterli görülmez ise ek rapor alarak veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırarak sonucuna göre karar verilir.Somut olayda davacı asil 15/03/2022 tarihli yargılamanın ön inceleme duruşmasına katılmasına rağmen, mahkemece davacı asilin isticvabı yapılmamış, imza örnekleri alınmamış, davacı asil duruşmada olmasına rağmen aynı duruşmada verilen 1 no'lu ara karar ile davacı asilin imza örneklerinin alınmasına karar verilmiştir. Yargılamanın 2.celsesi olan  07/06/2022 tarihli duruşmada davacı asilinin imza örneklerinin alındığı zapta geçilmiş, davacının imza örneklerinin ne şekilde alındığı, imza örnekleri alınırken HMK’nın 211.maddesi uyarınca davacının isticvabının yapılıp yapılmadığı anlaşılamamıştır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesince  HMK’nın 211.maddesindeki açık düzenlemeye rağmen sahtelik incelemesi yapılmamıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun; davacının  yargılama sırasında alındığı belirtilen imzalarının dışında  sadece üç adet mukayese imzanın incelenmesi ile hazırlandığı, davaya konu senedin düzenleme tarihinin 06/04/2016 olduğu, mukayese imzaların tarihlerinin ise 15/04/2014, 21/03/2019 ve 02/04/2021 olduğu, senedin düzenleme tarihinden önceki  tek imzanın 15/04/2014 tarihli olduğu, diğer iki imzanın bulunduğu mukayese belgelerdeki imzaların, senedin düzenleme tarihinden sonra atıldığı,  02/04/2021 tarihli mukayese imzayı içeren belgenin de fotokopiden ibaret olduğu, fotokopi üzerinden imza incelemesinin yapılmasının usule aykırı olduğu, imza incelemesinin senedin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlandığı, dolayısıyla sahtecilik incelemesinin usulüne uygun yapılmadığı gibi, alınan bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, mukayese imzaların yetersiz olmasına rağmen, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiği görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümü için mahkemece, sahtelik incelemesinin HMK'nın 211.maddesine göre yapılarak, davacı asilin duruşmada isticvabı yapılarak, davacının imza örneklerinin duruşmada hakimin ve tarafların huzurunda alınması, hakimin davayı aydınlatma görevi çerçevesinde resmi kurumlardan, davaya konu bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın, davacının imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, aynı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, davalı vekilinin sair istinaf itirazları ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 2-İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  07/03/2023 gün ve 2021/825 Esas, 2023/205 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 92,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 584,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59bcf37d154dee4d","SID":"8c14aaaacf90bf07"}}