{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1095 <br>KARAR NO:2025/68<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/11/2022<br>NUMARASI:2017/931 Esas -  2022/710 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı ... Aş boru hatlarının ticari paket sigortası ile sigorta teminatı altına alındığını, 03/11/2016 tarihinde davalıların çalışması anında sigortalı ... doğalgaz hattında hasar meydana geldiğini, davacı tarafından sigortalısı ...'a 03/11/2016 tarihinde 6.731,81 USD ödendiğini, yapılan ödemenin davalılardan tahsili için davalılar aleyhine .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine karşı davalıların itirazları sonucu başlatılan icra takibinin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu beyan ederek ... sayılı dosyasıyla 6.731,81 USD asıl alacak ile olay tarihi 03/11/2016 itibariyle 148,39 USD işlenmiş faizin toplamı 6.880,20 USD alacağın tahsili için 15/06/2017 tarihinde başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep  etmiştir.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın 03/11/2016 tarihinde... tarafından yapılan çalışma sırasında ...'a zarar verildiğinden bahsedildiğini, ancak davaya konu hasar oluşmasında müvekkili idaresinden kaynaklı herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, 02/11/2016 tarihinde arıza noktasında gözlemlenen ve zemine su çıkışı sebebiyle acil müdahale edilmesi gereken isale hattı arızasırır müvekkili idare tarafından ... İnş...Şti ve ... İnş. ... San....Şti iş ortaklığına verildiğini, kazı öncesinde ... aranarak doğalgaz alt yapısı hakkında bilgi istendiğini, arıza noktasına gelen ... ekibinden şifahi olarak alınan bilgi neticesinde ... hattına paralel olarak döşenmiş bir... doğalgaz hattının bulunduğunun öğrenildiğini, bu bilgi göz önüne alınarak yapılan kazı esnasında, İgdaş ekipleri tarafından konum bilgisi verilmediğini, isale hattına dik konumda bulunan ucu körleşmiş ve servis dışı bırakılmış bir doğalgaz servis hattına hasar verildiğinin tespit edildiğini, kusurlu olan tarafın servis dışı kalmış hatla ilgili gerekli bilgiyi vermeyen veya eksik bilgi veren İgdaş yetkilileri olduğunu zararın meydana gelmesine sebep olanların zararı tazmini talep edemeyeceklerini, müvekkili idarenin ve diğer davalı firmanın kazı çalışmasına başlamadan önce üzerine düşün sorumluluklarını yerine getirdiklerini, ancak ... yetkililerinin olay mahallinde eksik bilgilendirmede bulunduklarını, davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğundan sigortalısının hukuken haklı olmayan hiçbir talebini idareden talep ve dava edemeyeceğini, TTK 1301 maddesine göre ancak müvekkili idaresinin kusurlu ve sorumlu olması ile meydana gelen zararlara idare arasında uygun illiyet bağının kurulması halinde mümkün olabileceğini, zararın idari eylem ve işlemlerinden değil de zarar görenin veya bir başkasının eylemlerinden doğması halinde, zararla idari eylem arısındaki illiyet bağının kesileceğini, dava konusu zararın meydana gelmesinde sigortalının kusurlu olduğunun açık olduğunu, benzer konularda idare aleyhine açılan davaların rediddine karar verildiğini(İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 1998/478 Esas, 2000/34 Karar ve İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nin 2000/805 Esas, 2001/1729 Karar sayılı dosyaları), kabul anlamına gelmemekle birlikte meydana gelen zararın gerçek muhatabının İski olmadığını, müvekkili idare ile ... İnş....Şti ve ... İnş. ....Şti iş ortaklığı arasında yapılan sözleşmede yapım işleri genel şartnamesinin 12/3 maddesinde belirtilen \"Projelerin zemine uygulanması sırasında meydana gelen hataların sorumluluğu ve hataların sebep olduğu zararlar ve giderlerin yükleniciye ait olduğunu, bunun sonucu olarak meydana gelen hatalı işin bedeli de yükleniciye ödenmez\" hususu gereği oluşabilecek her türlü maddi ve manevi zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu, ihale edilen işlerde iş sahibi durumundaki idarenin yapılan işleri, müteahhit firmalara, istisna akdi çerçevesinde anahtar teslimi şeklinde yaptırıldığını, İski ile yüklenici firmanın sorumlu olacağının hüküm altına alındığını, bu sebeple müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde sigortalının müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, istenilen tazminatın fahiş olduğunu, oluştuğu iddia edilen zarar belenini piyasa rayiçlerine uygun olmadığını, davacı tarafın hükmedilmesini talep ettiği tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu, ancak dava tarihi itibariyle talep edilebileceğini, ve haksız fiilden kaynaklı olması sebebiyle faizin yasal faiz olabileceğini, bumunla beraber icra inkar tazminatını kabul etmediklerini, zir alçağın haksız fiilden kaynaklı olduğunu likit olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... İnş. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin davacı takip alacaklısı olarak görülen sigorta şirketine hiçbir borcu olmadığını, borca dayanak gösterilen 03/11/2016 tarihli İgdaş hasar tespit tutanağında servis hattına hasar verildiğinin iddia olunduğunu, yine hasara sebep olan kişinin de ... olarak tutanak altına alındığını, bu tutanak dikkate alındığında müvekkili şirketin hiçbir kusurlu eylem ve hareketinin olmadığının anlaşılacağını, davacının 6.731,81 USD hasar tazminatını ödediği iddiasının müvekkili şirkete yönlendirilemeyeceğini, haksız kazanç sağlanması amacını taşıyarak kötü niyetle yapılan bu davranışta husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini, davacıya %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"... Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı tarafından ticari paket sigorta poliçesi bulunan dava dışı şirkete ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla davalılar aleyhine icra takibi yapıldığı ve takibe davalılar tarafından itiraz edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda olay mahalinde su kaçağı olduğu ihbarı üzerine 29.03.2016-28.03.2018 tarihleri arasındaki süre için ... İnş. Ltd. Şti. İle ...  İnş. Ltd. Şti. İş ortaklığı ile anlaşma yapıldığı ve dava konusu 02.11.2016 tarihinde meydana gelen su kaçağının yüklenicilere ihbar edildiği, ancak 03.11.2016 tarihinde İstanbul, Kağıthane,... numaralı bina önünde ,... kazısı anında servis hattına zarar verildiği, gaz çıkışı olduğu, ...-... numaralı vanaların kapatıldığı dair hasar tespit tutanağı düzenlendiği ve bu tutanağa davalı ... İnş. Ltd. Şti adına ... ve ...'ın 2 yetkilisi tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. ...'dan gelen yazı cevabında ...'ın olayın meydana geldiği 03.11.2016 tarihinde davalı ... İnş. Ltd. Şti.'de çalıştığı ve kazı yapan iş makinası operatörünün yeterince dikkatli tedbirli olmayarak  ... gaz hattına zarar verdiği için hasarın oluşmasında %100 kusurlu olduğu ve hasar bedeli yönünden ...'ın zararının  113,84 USD olabileceği bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup mahkememizce hükme esas alınmış olup, davacının sigortalısı ...'a ait servis hattına zarar verildiğinden bahisle hasar bedeli halefiyet gereği davalılardan  talep edilmiş ise de davalı ...'nin zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığı anlaşılmakla davanın ... yönünden reddine, diğer  davalı ... İnşaat .... Şti.\"nin  ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 113,16 USD asıl alacak  ve 0,68 USD işlemiş faiz omak üzere toplam 113,84 USD  üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen devamına, fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, karar verilerek, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatının ve kötü niyetli takip başlatıldığı ispat edilemediğinden; Davanın ... Genel Müdürlüğü yönünden REDDİNE, Davalı.... Şti.\"nin  ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 113,16 USD asıl alacak  ve 0,68 USD işlemiş faiz omak üzere toplam 113,84 USD  üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen devamına, Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, Reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminat talebinin reddine, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mezkur hasarın davalılar tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun, delilleri ve davalıların beyanları ışığında sabit olduğunu,gaz açma kapama bedelinin, dava konusu yangın sigorta poliçesinin kapsamında olduğu, dolayısıyla davalıların bu bedelden de sorumlu tutulması gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Somut olayda; Zararın belirlenmesinde  uzman bilirkişi değerlendirmesinin gerektiği, alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 26/3/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, gaz açma kapama bedelinin niteliği gereği  dava dışı ... ve aboneleri arasındaki sözleşme kapsamında olduğu ve  davalıdan talep edilmeyeceği, uzman heyet raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın  hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf isteminin reddi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin esas no:2022/16407 - karar no:2023/12826  sayılı emsal ilamı) TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince  zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/1598 E - 2019/5590 K sayılı ilamı ve aynı mahiyette bir çok ilamında belirtildiği üzere; adam çalıştıranın sorumluluğu olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 66. maddesinde; ''Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde  düzenlenmiştir. Buna göre; Adam çalıştıran ile zarar veren kimse arasında bir çalıştırma ilişkisi bulunması halinde TBK'nun 66.maddesi gereğince sorumluluk söz konusu olacaktır.Bilindiği gibi adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu değil, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmiştir.Yerel mahkeme dosyasında mevcut ...Teslim Tutanağında 29.03.2016- 28.03.2018 tarihleri arasındaki süre için ... İnşaat Ltd. Şti. * ... Şti. İş Ortaklığı ile anlaşma yapıldığı ve 02.11.2016 tarihinde meydana gelen dava konusu su kaçağının yüklenicilere yaptırıldığı, buna göre davalılar arasında, TBK'nın 66. maddesi anlamında adam çalıştıran ilişkisi olduğu, adam çalışanın sorumluluğunu düzenleyen TBK madde 66 düzenlemesinin lafzından da anlaşılacağı üzere çalışan kendisine verilen işin yürütülmesi sırasında, 3.kişilere verdiği zararlardan, istihdam eden kusursuz olarak sorumlu olduğu, her ne kadar davalılar arasında akdedilen sözleşmede sorumluluk yüklenici üzerinde bırakılmış ise de söz konusu düzenleme sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki yönünden önemli olup sözleşmenin tarafı olmayan davacı yönünden bağlayıcı olmadığı ve dava konusu olayda her iki  davalı yönünden de tazminat şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerindedir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin esas no:  2016/564 - karar no:2016/3878  sayılı emsal ilamı) Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Davalılar .... Şti ile davalı  İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 113,16 USD asıl alacak  ve 0,68 USD işlemiş faiz omak üzere toplam 113,84 USD  üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen devamına, fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminat talebinin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/931 Esas  2022/710  Karar sayılı 02/11/2022 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda;2- Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının  KABULÜ İLE, davalılar ... Şti ile davalı  İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 113,16 USD asıl alacak  ve 0,68 USD işlemiş faiz omak üzere toplam 113,84 USD  üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen devamına, fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminat talebinin reddine, 3- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin yatırılan 295,43 TL'nin mahsubuyla bakiye 319,97 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3/b-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 295,43 TL peşin harç,  4,60 TL vekalet harcı,  4.400,00 TL bilirkişi ücreti ile  müzekkere, posta ve tebligat gideri 323,60 TL olmak üzere toplam 5.055,03‬ TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 83,48 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 3/c-Davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü  tarafça yapılan 25,20 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 24,82 TL sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 3/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1)-(2) maddesine göre kabul edilen dava yönünden 402,99 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,3/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1)-(2) maddesine göre reddedilen dava yönünden 23.997,01‬ TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 4- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;  4/a-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 193,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 413,70 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1839e2404defd62","SID":"36096d7252f17110"}}