{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1042 Esas  - 2024/1241 Karar<br> T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1042 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1241<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2022<br>NUMARASI\t\t:  2021/732 Esas  2022/280 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI \t:<br><br>DAVA\t: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki cari hesap veya ticari kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağa  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı bankadan iş hayatının gerektirdiği nedenlerden dolayı bir çok kez ticari kredi için sözleşme imzalayıp kredi kullandığını, 31/12/2015-29/09/2017 tarihleri arasında davacının bilgisi dışında hesabından toplamda 21.000,00 TL değerinde anılan başlıklar altında haksız olarak para tahsis edildiğini, 30/03/2018-30/09/2020 tarihleri arasında da yine davacıya ait hesaptan aynı başlıklar altında toplam 27.904,63 TL değerinde paranın haksız olarak banka bünyesine geçirildiğini, davalı bankanın toplamda 48.904,63 TL'yi davacının bilgisi dışında \"ticari kredi tahsis komisyonu ve kredi tahsis ve istihbarat ücreti\" adı altında hesabına geçirdiğini, davalının masraflar hakkında davacıyı herhangi bir şekilde bilgilendirmemesi nedeniyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek davacıdan haksız ve mesnetsiz olarak dönem dönem yüksek meblağlar halinde \"ticari kredi tahsis komisyonu ve kredi tahsis ve istihbarat ücreti\" adı altında kesilen masraflar toplamı 48.904,63 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili 10/01/2022 tarihli süresinde olmayan cevap dilekçesinde; davacı davalı banka ile sözleşme yapmak zorunda olmayıp, pek çok başka seçenek olmasına rağmen sözleşme serbestisi kapsamında davalı banka ile sözleşme imzalayıp kredi kullandığını, davaya konu tüm tutarlar davacı ile davalı banka arasında imzalanan akdi ilişkiye ve hukuka uygun şekilde tahsil edildiğini, ön bilgilendirme formunun davacı tarafından okunduğunu ve imzalandığını, dolayısıyla ön bilgilendirme formunda yazılı hususların davacı tarafından kabul edildiğini, davacı ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesinin ahde vefa şartlarına, sözleşme prensiplerine uygun olarak tanzim edildiğini, davacının davalı banka ile sözleşme imzalayıp masraf ve komisyonlara ilişkin hiçbir şekilde ihtirazi kayıt öne sürmeden kredi kullandığını, krediden faydalandıktan sonra ödediği masraflara itiraz ettiğini, bu hususun davacının kötüniyetli olduğunu açıkça gösterdiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davalı bankanın Bankacılık Kanunu 144. maddesi ve Merkez Bankası'nın 2006/1 Sayılı Tebliği'nin 4.maddesi uyarınca, sözleşmede yazılı miktarda komisyon ve masraf alabileceğinin kabul edildiği, sözleşmede hüküm bulunmaması halinde ise diğer bankalardan emsal kredi için talep edilen ortalama masraf ve komisyon oranları belirlenerek davacıdan tahsil etmiş olduğu miktarın hakkaniyet ve nefaset kurallarına uygun olup olmadığı denetlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği, bu doğrultuda Yargıtay kararında belirtilen ilkeler çerçevesinde düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmeyen ve emsal banka uygulamalarına göre haksız olarak davalıdan 35.318,10 TL kesinti yapıldığının tespit edildiğinden bahisle davacının davasının kısmen kabulü ile, 35.318,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı bankadan kullandıkları kredi nedeniyle alınan ticari kredi tahsis komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti adı altında haksız kesintiler yapıldığı gerekçesiyle açılan alacak davasının  Mahkeme tarafından  16/02/2022 tarihli bilirkişi raporu  hükme esas alınarak  davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın  usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik bilgiler doğrultusunda hazırlandığını, denetime elverişli olmadığını, eksik ve hatalı olduğunu, davaya konu tüm tutarların davacı ile davalı banka arasında imzalanan akdi ilişkiye ve hukuka uygun şekilde tahsil edildiğini, yine taraflar arasında akdedilmiş Genel Kredi ve Teminat  Sözleşmesi ekinde ticari kredi hizmet komisyon ve masraflar oranları ve miktarları ile ilgili olarak davacı tarafın bilgilendirildiğini,  mevzuat gereği, bankaların masrafları belirleme hakkı olduğunu, müşterinin ise bankalar arasında tercih yapma hakkının mevcut olduğunu, bankaların verdikleri hizmetler karşılığında müşterilerden faiz dışında aldıkları ücretin, komisyonun ve masrafların nitelik ve azami sınırlarını serbestçe belirlediğini,  davalı bankaca da bu çerçevede, sektördeki tüm diğer Bankalar gibi müşterilere verilen hizmetler karşılığında operasyon maliyetleri ve piyasa koşulları da dikkate alınarak fiyatlama yapıldığını, kredi sözleşmelerinin iltihaki sözleşme olmadığını, çok sayıda banka bulunduğuna göre de davacı kendi yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla dilediği bankadan kredi kartı kullanma imkânına da sahip olduğunu, bu durumda davacı ile davalı banka arasındaki sözleşmenin iltihakı bir sözleşme olmadığının kabulünün gerektiğini,  sözleşme şartlarının haksız şart niteliğinde olmadığını bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Bankası A.Ş.  toplamda 48.904,63 TL değerindeki parayı müvekkil davacının bilgisi dışında \"Ticari kredi tahsis komisyonu ve Kredi tahsis ve istihbarat ücreti\" adı altında haksız ve mesnetsiz olarak bankanın hesabına geçirdiğini, çok sayıda yapılacak sözleşmelerde kullanılmak üzere önceden hazırlanan bu sözleşmelerin 6098 sayılı TBK m.20 ile m.25 arasında düzenlenen genel işlem koşullarına tabi tutulduğunu, davalı yanın  masraflar hakkında davacıyı herhangi bir şekilde bilgilendirmediğini, davacının  masraflara ilişkin bu kesintileri, hesaplarında eksik çıkması sebebiyle ancak hesaplarını kontrol ettiğinde fark ettiğini, bu nedenlerle davacıdan haksız ve mesnetsiz olarak dönem dönem yüksek meblağlar halinde; \"Ticari kredi tahsis komisyonu ve Kredi tahsis ve istihbarat ücreti\" adı altında kesilerek banka bünyesine geçirilen masrafların tümünün  davacıya iadesine karar verilmesi gerektiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kredi komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tMahkemece, T.C.Merkez Bankası ,  ...'ya  ayrı ayrı müzekkere yazılarak; ticari kredi kullandırma nedeniyle alınan ticari kredi tahsis komisyonu ve kredi tahsis ve istihbarat ücretinin ne kadar olduğu araştırılarak net rakamın Mahkemeye bildirilmesinin istenildiği, yazılan müzekkerede tarih aralığı belirtilmediğinden, bankalarca verilen cevabi yazıların eksik olması nedeni ile bu kez bilirkişi tarafından Mahkemenin belirlediği bankalara  yazı yazılmak suretiyle,  ticari müşterilerinden 2015-2016- 2017- 2018- 2019 yıllarında,  \"ticari kredi tahsis komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti\" adı altında alınan komisyonların ve masrafların belirtilen yıllar itibariyle oran ve miktarlarına ilişkin bilgi verilmesinin talep edildiği , Bankalar tarafından verilen cevabi yazıların  bilirkişice dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.<br>\tDosya içerisinde yer alan genel kredi sözleşmeleri incelendiğinde; davacı ile davalı banka  arasında 22/11/2012 tarihli, 5.000.000,00 TL , 16/12/2014 tarihli 5.000.000,00 TL  ve  10/04/2015 tarihli, 10.000.000,00 TL limitli  genel kredi sözleşmelerine istinaden davacı ... San.Tic.AŞ. firmasına 2015 yılında 8.576.000,00 TL, 2016 yılında 7.465.000,00 TL,  2017 yılında 5.520.444,41 TL,  2018 yılında 5.805.492,46 TL,  2019 yılında 7.880.625,26 TL ve 2020 yılında 2.155.820,00 TL krediler tahsis edildiği, davalı bankaca iş bu kredi tahsisleri nedeniyle, davacı şirketten  31/12/2015- 30/09/2020 tarihleri arasında toplam  48.904,63 TL \" Kredi Tahsis Ve İstihbarat Ücreti / Komisyonu\" adı altında ücret / komisyon tahsil edildiği, genel kredi sözleşmeleri uyarınca alınacak  ''komisyon, ücret, vergi, fon ve masraflara '' ilişkin hükümlerin  taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin (6.) maddesinde düzenlendiği  görülmüştür.<br>\tMahkemece görevlendirilen bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı banka tarafından 31/12/2015- 30/09/2020 döneminde  davacı şirketten  toplamda 48.904,63 TL (BSMV Dahil) \" Kredi Tahsis Ve İstihbarat Ücreti / Komisyonu\" adı altında ücret / Komisyon tahsil edildiği, davalı bankanın dava dosyasına sunduğu ve davalın imzası bulunan sözleşme eki niteliğindeki \"Ticari Kredi Komisyonları\" listesi içeriğinde  davacı bankanın Kredi Tahsis ve İstihbarat Ücreti adı altında \"Ticari Segment Müşteriler için Limit Üzerinden Devresel\" Minimum 250,00-TL ,Maksimum %2,5 oranında ücret tahsil edeceğinin  açıkça belirtildiği, davalı bankanın; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi eki niteliğindeki \"Ticari Kredi Komisyonları\" listesine göre (Max %2,5) davacıdan tahsil ettiği komisyon tutarlarında hata bulunmadığı,  Mahkemenin  seçtiği 6 bankaya yazdığı  23/12/2021 tarih ve 2021-732 sayılı yazı ile  \"Ticari kredi kullandırma nedeniyle alınan \"ticari kredi tahsis komisyonu\" ve \"kredi tahsis ve istihbarat ücretinin\" ne kadar olduğunun araştırılarak net rakamın mahkemeye bildirilmesinin  talep edildiği,  müzekkereye cevap veren 6 bankadan oran ve miktar bildiren 5 banka ortalamasının 2015 yılı için BSMV dahil 1.354,50 TL ; 2016 yılı için BSMV dahil 1.512,00 TL ; 2017 yılı için BSMV dahil 1.260,00 TL; 2018 yılı için BSMV dahil 1.575,00 TL ; 2019 yılı için 2.226,00 TL ve 2020 dönemi için %0,25 toplamda 2015-2020 dönemi için 13.586,53 TL ( BSMV Dahil ) olduğunun  tespit edildiği, hukuki takdir mahkemeye ait olmak üzere ;  taraflar arasında imzalanan 22/11/2012-16/12/2014 ve 10/04/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi maddeleri ve dava dosyasına sunulan  29/06/2012 güncelleme tarihli \" Ticari  Müşteriler için Uygulanacak Masraf ve Komisyonlar\" listesinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeler döneminde yürürlükte olan 6098 sayılı kanun madde 20/1 hükmünce Genel İşlem Koşulu niteliğinde olduğu,  TBK 20/3 uyarınca  bir sözleşmede, bütün hükümlerin tartışılarak sözleşmeye konulduğuna ilişkin kayıt konulması,  onları tek başına genel işlem koşulu olmaktan çıkartmayacağı bu sebeple davalı vekilinin davacıdan sözleşme hükümlerine uygun miktarlarda komisyon tahsil edildiği yönündeki iddiasında haksız olduğu kanaatine varıldığı , yine hukuki takdir mahkemeye ait olmak üzere mahkemenin seçtiği 6 bankadan müzekkereye oran/ rakam bildiren 5 bankanın 2015-2020 yılları arasında müşterilerden tahsil edecekleri \"Kredi Tahsis Ve İstihbarat Ücreti / Komisyonu\" ortalamasının BSMV Dahil 13.586,53 TL olması ve davalı bankanın davacıdan aynı dönemde \" Kredi Tahsis Ve İstihbarat Ücreti / Komisyonu\" adı altında 48.904,63 TL masraf tahsil etmiş olması sebebiyle , örnek Yargıtay kararları ışığında davalı bankanın davacı ... San.Tic.AŞ. firmasından BSMV dahil 35.318,10 TL ( 48.904,63-TL - 13.586,53-TL) fazla tahsilat yaptığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.<br><br>\tTüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça  genel kredi sözleşmeleri  kapsamında davalı bankanın kendisinden haksız olarak kredi komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti tahsil ettiğini bildirerek , yapılan kesintilerin iadesinin talep edildiği,  davalı tarafça ise , davacının tacir olup  , ticari kredi komisyonlarına uygun olarak tahsilat yapıldığının  savunulduğu,   taraflar arasında imzalanan Sözleşme Öncesi Bilgi Formunun 4. maddesinde \",...komisyon ücreti, vergi, fon ve masraflar sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenmiş olup, madde menfaatimize aykırı olup düzenlemeler içermektedir.\"  hükmünün yer aldığı ,  yine  davacı şirket  ve müteselsil kefillerin,  sözleşme öncesi bilgi formlarının 2. sayfasında bulunan ; \"iki sayfa ve on maddeden oluşan işbu ön bilgi formunun bir nüshasını ve ekindeki sözleşmeyi incelemek ve menfaatinize aykırı olabilecek maddeleri öğrenmek amacıyla... tarihinde bankadan teslim aldım.\" yazısını tarih atarak imzaladığı,  yine dava dosyasına eklenen sözleşme eki niteliğindeki ticari komisyonlarına ilişkin , \"imzalamış olduğumuz... tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında kullanmış olduğum ve olacağım tüm kredilerle ilgili olarak yukarıda belirtilen listedeki komisyon tutarlarını ana sözleşme hükümlerine tabi olarak ödemeyeceğimi gayri kabili rücu suretle kabul ve beyan ederim.\" matbu yazısının altının tarih atılıp imzalandığı  hususlarında dosyamız kapsamında uyuşmazlık bulunmadığı , dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın ,  davalının davacıdan kredi komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti tahsil edip edemeyeceği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin masraf ve komisyonlara ilişkin hükmünün sözleşmelerin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 20 vd maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulu olup olmadığı , genel işlem koşulu kabul edilememesi halinde davalı bankaca komisyon ve ücret   tahsil edebilecek ise hangi oran üzerinden tahsil edebileceği, davacıdan fazla kredi komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti tahsil edilip edilmediği , edilmiş ise  davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının belirlenmesi  hususlarında toplandığı görülmüştür.<br>\tBu bağlamda somut olay ve davacı vekilinin 6098 sayılı TBK'nun 20 vd maddelerinde düzenlenen genel işlem koşuluna aykırlık nedeni ile davacıdan ücret ve masraf adı altında hiç bir masraf alınamayacağına  yönelik istinaf  itirazları değerlendirildiğinde ;  davacı ile davalı banka  arasında akdedilen 22/11/2012  , 16/12/2014, 10/04/2015 tarihli   genel kredi sözleşmelerine istinaden , davacıya tahsis edilen krediler nedeniyle ,  davalı bankaca  davacı şirketten  31/12/2015- 30/09/2020 tarihleri arasında toplam  48.904,63 TL \" Kredi Tahsis ve İstihbarat Ücreti / Komisyonu\" adı altında ücret / komisyon tahsil edildiği, genel kredi sözleşmeleri uyarınca alınacak  ''komisyon, ücret, vergi , fon ve masraflara ''  ilişkin hükümlerin  taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin (6.) maddesinde düzenlendiği ,  davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verildiği , davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiğinin belirtildiği ,bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haiz olduğu, sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı, bu durumda  belirtilen sözleşme hükmünün taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğunun kabulü gerekeceği, somut olayda  6098 sayılı TBK'nun 20 vd maddelerinde düzenlenen hükümlerinin uygulama alanı bulmayacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarih,   2020/6689 E,  2021/5231 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu  anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tDavalı vekilinin bilirkişi raporunun bilirkişi raporunun eksik bilgiler doğrultusunda hazırlandığı,  denetime elverişli olmadığı, alınan ücretlerin taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğuna yönelik istinaf itirazları incelendiğinde; bilirkişi tarafından 31/12/2015- 30/09/2020 tarihleri arasında mahkemece seçilen bankaların müşterilerinden almış oldukları ticari kredi tahsis komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücretlerine ilişkin bilgi ve belgelerin bankalardan temin edilmesi suretiyle bilirkişi raporuna eklendiği, bilirkişi raporunun 6100 sayılı HMK'nun 280 maddesi uyarınca taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu durumda davalı bankanın bilirkişice temin edilmiş evrakları görmediğini, eksik belge ile rapor temin edildiğini iddia etmesinin dosya kapsamına uygun olmadığı, yine davacı tarafın imzasının yer aldığı, sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan belgede  bankanın alması gereken masraf miktarının  ne kadar olacağının  açıkça  yazılı olmadığı dikkate alındığında,  Yargıtay uygulamasına uygun olarak, diğer bankalardan emsal kredi için talep edilen ortalama masraf ve komisyon oranları belirlenerek, davalı bankanın davacıdan tahsil etmiş olduğu miktarın, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun olup olmadığı denetlenerek,  hazırlanan bilirkişi raporunun yapılan hesap yönünden  dosya kapsamına uygun ve denetlemeye elverişli bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br><br><br><br><br><br><br><br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Davalıdan alınması gerekli olan 2.412,57 TL harçtan peşin alınan 603,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.809,43 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024<br><br>Başkan-              Üye -                       Üye -       Zabıt Katibi -<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a9a9284439de166","SID":"2b7c1e005ff4388c"}}