{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/18 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/4<br><br>DAVA\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 13/01/2025<br><br>Mahkememizin 04/11/2020 tarih, 2019/284 Esas, 2020/514 Karar sayılı kararının İstanbul BAM 8. H.D. 19/12/2024 tarih, 2021/1934 Esas, 2024/2096 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı ve Mahkememiz esasına kaydının yapılarak Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan dosya üzeri incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının adına kayıtlı olmuş olan ve eşi ...'nin, kendi yönetimindeki ... plakalı aracıyla seyrettiği sırada 30.12.2017 günü 14:10 sıralarında ... plakalı araçla çarpıştığı ve kaza yaptığını, kazadan sonra alkol raporu düzenlendiğini, kazanın davalı kasko sigortası şirketine ihbar edildiğini, davalı şirketin hasar dosyası açtığını, ekspertiz raporuyla hasarın 23.700,00-TL olduğunun tespit edildiğini, bu alacağın davalıdan talep edildiğini ancak davalı şirketin afaki ve soyut iddialarla davacının alacağını ödemediğini, davalı sigorta şirketince somut delil ve ve belgeye dayanmayan, soyut iddialar ile kazanın teminat kapsamında olmadığını ileri sürdüğü, davalı şirketin alkol iddiasında bulunduğunu, buna itibar edilemeyeceğini, polislerce alkol nedeniyle işlem yapılmadığını, ceza verilmediğini, davalının bahanesinin soyut olduğunu, alacağın tahsili için arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek şimdilik 23.700,00-TLnin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın... vadeli ve ... no.lu poliçeyle davalı şirkete kasko sigortalı olduğunu, hasarın sürücünün alkollü olması nedeniyle teminatı dışı olduğunu, kazanın 14.00 sıralarında meydana geldiğini, 36 dakika sonra yapılan alkol testinde 0,44 promil alkol tespit edildiğini, her saatte 0,15 promil düştüğünden kaza anında 0,51 promil alkol tespit edildiğini, bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığını, davacının haksız olduğunu ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; \"Davacıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, araç kullandığı sırada alkollü olduğu,Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5 hükmüne göre \"Aracın uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar\"ın teminat dışında bırakıldığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği,\" gerekçesiyle, davacının davasının reddine, karar verilmiştir. Verilen karar istinaf edilmiştir.<br>Mahkememizin 04/11/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının İstanbul BAM 8. H.D. 19/12/2024 tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararı ile; \"28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici  işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.<br>6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.<br>Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır.<br>Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.<br>Somut olayda, davacı gerçek kişi ve  davalıya kasko sigortalı araç  hususi otomobil olup; davalı  sigorta şirketi ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, davacının açtığı tazminat davasında Tüketici  Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu sebeple ihtilafa bakmakla görevli mahkeme de ticaret mahkemesi değildir.\" gerekçesiyle kaldırıldığı, davacı ve davalı arasındaki tüketici ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin 21/10/2022 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesinin 24/06/2021 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.Hukuk Dairesinin 01/07/2020 Tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı kararı) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;<br>1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, <br>2-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>3-Harç, vekâlet ücreti, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,<br>4-Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/01/2025<br><br>Katip <br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br> <br>Hakim <br>  ¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"823d3c6024f58a3a","SID":"a1e2079a061a46c6"}}