{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1026 <br>KARAR NO: 2024/2085<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/10/2021<br>NUMARASI: 2020/678 Esas- 2021/682 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalının, müvekkili firmadan aldığı dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye ait, 02/05/2011-02/05/2012 döneminde geçerli olan ..., ... ve ... nolu sigorta poliçesi aldığını, bu bedelin ödemesi amacıyla 12.426-TL ... Çeki ve ... Bankası A.Ş. Garajlar Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 24/09/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL bedelli ve yine aynı bankaya ait, ... seri nolu, 24/10/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL bedelli banka çekini keşide ettiğini, dava dışı ... AŞ. ile müvekkili firmanın grup şirketleri olması sebebiyle davacı/borçlu çek tanzim ederken yanılgıya düşerek sehven, dava dışı ... A.Ş.'yi banka çeklerinin lehtarı olarak gösterdiğini ve hemen akabinde ...'nin tanzimi sırasında bu hususun kendisine hatırlatıldığını,  bu sebeple davacı tarafından dosyaya sunulan ...'nin incelenmesinde görüleceği üzere ...'nin lehtarının da ... Brokerliği olduğunu, davalının daha sonra, evvelce sehven hatalı olarak düzenlediği banka çeklerinde de gerekli düzeltmeyi kendisinin yaptığını, bu hususta dilekçeleri ekinde mübrez davalı vekili imzalı ihtarnamede \"...Ayrıca yine şirketinize ait sigorta brokerliği şirketi aracılığı ile ... Sigorta arasında çeşitli sigorta poliçeleri imzalandığını ve her iki sözleşmeden doğan ticari ilişki gereği ... Bankası A.Ş. Garajlar Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 24/09/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL'lik ile yine aynı banka ait ... seri nolu, 24/10/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL'lik çek keşide edilerek tarafınıza teslim edilmiştir.\" denilerek çek ödemelerinin müvekkili firmaya ve sigorta poliçe ödeme aracı olarak verildiğinin davalı tarafından da ikrar edildiğini, davalının, müvekkili firmadan almış olduğu sigorta poliçesi ödemesi olarak verdiği çeklerin karşılıksız çıkmasına rağmen Sigorta Şirketi ... Sigorta A.Ş.'den 55.000,00-TL'ye yakın \"makine kırılması\" ve \"yangın\" sebebiyle sigorta hasar ödemesi tahsil ettiğini, buna ilişkin olarak davalıya ait sigorta hesap ekstresi ve şirket yazışmalarının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, bu çeklerden ... A.Ş. Garajlar Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 24/09/2011 keşide tarihli, 21.506,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi sırasında borçlu şirket yetkilisi icra memurunun huzurunda borcu ve müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini, daha sonra ise İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2014/434 Karar nolu dosyası ile çek üzerindeki imzaya itiraz etmişse de bu itirazı, borcu kabul etmiş olduğundan reddedildiğini, daha sonra ise müvekkilinin bakiye alacağının tahsilinin imkansız hale gelmemesi için talep sürelerini geçirmemek adına davalının dava konusu ettiği 24/10/2011 tarihli çek icra takibine konu edildiğini ise de bu dosyadan herhangi bir cebri icra işlemi yapılmadığını, esasında davalının borcu kabul ettiğinden dolayı reddedilen davası ile  çekinde esasında davalı tarafın kabulünde olduğunu gösterdiğini, davalı tarafın muhtemelen kendisi tarafından yapılan usulsüz işlem ile haksız kazanç peşinde olduğunu, sonuç olarak huzurdaki davanın davalısının müvekkiline borçlu olup halihazırda bu borcun ödenmiş olmadığını, müvekkili tarafından takibe konu edilen çekin karşılıksız olmayıp bunun karşılığında müvekkilinin, davalıya sigorta poliçesi sattığını, buna rağmen davalı tarafın sigorta poliçe bedelinin ödemesini teminen verdiği çekleri ödemediğini, bu nedenlerle davalının müvekkiline borçlu olduğunu, bu bedelin tahsili için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği  görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketçe dava dışı ... A.Ş. lehine keşide edilen ... Bankası Bursa Garajlar Şubesi'ne ait, 24/09/2011 tarih, ... nolu, 21.506,00-TL bedelli ve 24/10/2011 tarih, ... nolu, 21.506,00-TL bedelli iki adet çekin davacı şirket tarafından bir şekilde elde edilip lehtar isminin değiştirilmek suretiyle tahrif edilip sahte imza atılmak suretiyle, 24/09/2011 vadeli çekin, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, 24/10/2011 vadeli çekin ise İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, her iki çekteki gerek lehtar olan dava dışı ... A.Ş. unvanının çizilerek, davacı ... Ltd. Şti. şeklinde düzeltilip bu düzeltmenin onanmasına ilişkin imzanın müvekkiline ait olmadığını, iş bu çekin herhangi bir mal, hizmet veya nakit para karşılığında davacıya verilmediğini, davacı ile herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını,  davacı tarafça bir şekilde elde edilip kendi nam ve hesabına lehtar ismi yazılıp sahte imza ile paraf edilmek suretiyle takibe konulduğunu, bu nedenlerle davacının ileri sürdüğü iddialara itibar edilmeyerek, davacının hukuki dayanaktan yoksun haksız davasının reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/10/2021 tarih ve 2020/678 Esas - 2021/682 Karar  sayılı kararında; \"....Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkememiz 2015/134 E. Sayılı dosyası,   sigorta poliçeleri, cari hesap ekstresi, faturalar, çek fotokopisi, ticari defter ve belgeler ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamına göre mahkememiz ve talimat  dosyasından alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, talimat mahkemesince alınan bilirkişi incelemesi ile, davalının usulüne uygun tutulmuş  ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen davaya konu sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim borcunun tespit edildiği,mahkememiz bilirkişi incelemesi ile davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarında, davalı adına,  davaya konu ... nolu  46.562-TL. prim bedelli yangın poliçesi, ... nolu prim 7.369-TL. bedelli makine kırılma poliçesi ve ... nolu 368-TL. bedelli prim işveren  mali sorumluluk  sigorta poliçesi düzenlendiği, bu poliçelerden kaynaklı olarak yapılan mahsuplaşmaya istinaden davacının davalıdan davaya konu 27.242,80-TL. alacaklı olduğunun tespit edildiği,   davalının davaya konu sigorta prim borçlarından kaynaklanan borç tutarının  ödendiğinin ispat edilemediği  anlaşıldığından, davacının davasının kabulü ile 27.242,80-TL.'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''Davacının davasının kabulü ile, 27.242,80-TL.’nin, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borcun doğduğu yıla ilişkin ticari defter kayıtlarının incelenmediğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacı ... tarafından ibraz edilen belgeler dikkate alınarak tek yanlı düzenlendiğini, sigorta şirketinin tutmuş olduğu kayıtların doğru olduğu varsayımı ile düzenlendiğini ve fakat borcun doğduğu yıla ait ticari defter kayıtlarının mevcut olmadığından incelenemediğini, sigorta sözleşmesinin davacı ... tarafından iptal edildiğini, Davaya konu sözleşmelerin henüz 3. ayında iken sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete gönderilen ve örneğinin dosyaya sunulan e mail ile iptal edildiğini, ancak, sözleşmenin iptal edilmesine rağmen sözleşme bedeline karşılık verilen çeklerin müvekkiline iade edilmediğini ve icra takibine konulduğunu, sigorta şirketi kendileri tarafından fesih edilen sigorta sözleşmesine dayalı olarak sözleşmenin tüm dönemini kapsayan cari hesap alacağını istediğini, izah ettikleri üzere sözleşmenin daha 3. ayında iken iptal edildiğini, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı şirket tarafından bir talepte bulunulacaksa bu sözleşmenin geçerli olduğu 3. aylık dönem için olması gerektiğini, ancak bu hususun bilirkişi tarafından tartışılıp değerlendirilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesi dileği ile istinaf kanun yoluna başvurmak zarureti hasıl olduğunu, İleri sürerek, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2021 tarih ve 2020/678 esas - 2021/682 karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava, ... Bankası Garajlar Şubesi nezdindeki hesabından ... San. Tic.A.Ş. tarafından keşide edilen ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan  24.09.2011 keşide tarihli, 21.506,00 TL bedelli, ... seri numaralı 24.10.2011 vadeli 21.506,00TL bedelli çekin lehtar ismi değiştirilmek ve sahte imza atılmak suretiyle kambiyo vasfını yitirmiş ve sahte bir belgeye dönüşen çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti talebiyle İİK. 72 Madde uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Karşı dava ise, ... Gıda San. Tic.A.Ş.'ye satışı gerçekleştirilen 02/05/2011 - 02/05/2012 döneminde geçerli olan ..., ... ve ... no'lu sigorta poliçelerinin bedeli için çek vermiş olsa da çeklerde yer alan parafın kendisine ait olmadığı iddiası ile menfi tespit davası ikame etmiş olduğundan bakiye alacak ve çekin iptali ihtimalinde cari hesaba dayalı alacağının tahsili amacıyla iş bu karşı davanın ikame edildiği belirtilerek 27.282,80 TL.'nin tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece 2015/134 Esas sayılı dosyasının 08/12/2020 tarihli ara kararı ile; HMK. 167 Maddesi geriğince, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için karşı davada davacı ... Brokerliği Ltd. Şti.'nin davacı/ karşı davada davalı ... San. Tic.A.Ş. Hakkında açmış olduğu alacak davasının iş bu davadan tefrik edilerek mahkemenin 2020/678 Esasına kaydına karar verildiği, tefrik edilen davanın mahkemenin 2020/678 Esasına kayıt edilerek yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur. Mahkemece tefrik edilen istinafa konu davada; Davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemenin 2015/134 Esas sayılı dosyası üzerinden asıl davanın yapılan yargılaması sonucu mahkemece 08/12/2020 Tarih ve 2015/134 Esas - 2020/830 Karar sayılı kararı ile; Dava konusu çek üzerindeki, lehtar değişikliğine ilişkin yazı ve buna ilişkin imzanın (parafın), davacı şirket yetkilisi... eli ürünü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, menfi tespit davasının reddine, karar verildiği, verilen kararın istinaf edildiği, dairemizce uyap sisteminden yapılan inceleme sonucu İstanbul BAM 44 HD.'nin 29/02/2024 Tarih ve 2021/203 Esas - 2024/397 Karar sayılı kararı ile; Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, davalı ... Gıda San. Tic.A.Ş.'ye satışı gerçekleştirilen 02/05/2011 - 02/05/2012 döneminde geçerli olan ..., ... ve ... no'lu sigorta poliçelerinin bedeli için  davalı taraf çek vermiş olsa da çeklerde yer alan parafın kendisine ait olmadığı iddiası ile menfi tespit davası ikame etmiş olduğundan bakiye alacak ve çekin iptali ihtimalinde cari hesaba dayalı alacağının tahsili amacıyla iş bu karşı davanın ikame edildiği belirtilerek 27.282,80 TL.'nin tahsilini talep ettiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda; Dava konusu ... numaralı sigorta poliçesinin 02.05.2011 tarihinden 02.05.2012 tarihine kadar geçerli olduğu ve 7.369,95 TL bedelinde prim tahakkuk ettiği, bu sigorta poliçesi 19.10.2011 tarihinde iptal edildiği, 3.946,75TL iade edilmesi gereken  prim hesaplandığı, dava konusu  ... numaralı  sigorta poliçesinin 02.05.2011 tarihinden 02.05.2012 tarihine kadar geçerli olduğu ve 367,50 TL bedelinde prim tahakkuk ettiği, bu sigorta poliçesi 19.10.2011 tarihinde iptal edildiği, 196,80TL iade edilmesi gereken  prim hesaplandığı,  dava konusu ... numaralı  sigorta poliçesinin 02.05.2011 tarihinden 02.05.2012 tarihine kadar geçerli olduğu ve 46.652,22 TL bedelinde prim tahakkuk ettiği, bu sigorta poliçesi 19.10.2011 tarihinde iptal edildiği, 24.983,15TL, iade edilmesi gereken  prim hesaplandığının  belirtiltildiği, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da davacı ticari defter ve kayıtlarına göre; Davalıya toplam 55.439,00TL sigorta primi tahakkuk edildiği, davalı tarafça 12.426,00TL bedelli, 210292 seri numaralı ... ile ödendiği, 43.013 TL bedel için davalı 24.09.2011 vade tarihli 21.506,00TL ve 24.10.2011 vade tarihli 21.506,00TL bedelli 2 adet çek ile  ödeme yaptığı, Davacının incelenen 2012 yılı defter ve kayıtlarında davalı müşteri hesabının 2011 yılından; 2012 yılına devir gelen açılış bakiyesinin 16.563,00 TL olduğu, yani davalının davacıdan 2011 yılında 16.563,00 TL alacaklı gözüktüğü, bu alacağın nelerden oluştuğunun tespiti yapılamadığı,bu alacaktan icra masrafları mahsuplaştırıldıktan sonra 31.12.2012 tarihi itibari ile davalı alacağının 15.269,20 TL kaldığı, bu rakamın 2013 yılına devir geldiği, 2013 yılında karşılıksız çek adı altında iki adet kaydın,21.506 TL ve 21.506 TL bu tutardan  mahsuplaştırıldıktan sonra davalının 27.242,80 TL borca geçtiği belirtilmiş ise de, davacı kayıtlarında gözüküp davalı kayıtlarında gözükmeyen ve davacının 2013 yılı defterlerinde karşılıksız çek iade olarak kayıtlarına aldığı çeklerin davalı tarafa iade edildiğine ilişkin delil olmadığı, davalı tarafın bu çeklerden kaynaklı davacı tarafa yönelik açtığı menfi tespit davasının ret edilip bu kararında kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, dava konusu edilen davacı tarafça  davalı ... Gıda San. Tic.A.Ş.'ye satışı gerçekleştirilen ... Sigorta A.Ş. 'nın düzenlediği 02/05/2011 - 02/05/2012 döneminde geçerli olan ..., ... ve ... no'lu sigorta poliçelerinin davalı tarafça dosyaya ibraz edilen mail de incelenip araştırılmak suretiyle iptal edilip edilmediği, bu sigorta poliçelerinden kaynaklı davalı tarafın davacıya ne kadarlık prim ödemesi gerektiği, davacı ticari defter kayıtlarına göre bu poliçe bedelleri davalı tarafından davacıya verilen çeklerle ödendiği, davacı tarafça 2 adet çekin karşılıksız iade kaydı ile davalıyı borçlandırdığı tespit edilmiş ise de, davacı ticari defter ve kayıtlarında gözüken ... Bankası Garajlar Şubesi'ne ait ...  seri numaralı 24.09.2011 vadeli 21.506,00 TL bedelli, ... seri numaralı 24.10.2011 vadeli 21.506,00TL bedelli bu çeklerin davacı tarafından davalıya iade edilip edilmediği araştırılıp sonucuna göre davacının cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti gerekirken eksik inceleme ile  tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 9 Asliye Ticaret mahkemesinin 26/10/2021 tarih ve 2020/678 Esas - 2021/682 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c39c0ab5a77dca1","SID":"b39d4e9a3300e464"}}