{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2022/989 <br>KARAR NO:2024/1342<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/12/2020<br>NUMARASI:2017/855 Esas, 2020/670 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ:18/12/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava, davalı tarafça davacı şirket aleyhine başlatılan ... sayılı dosyasında asıl alacak miktarı olarak gösterilen 139.627,37 TL'nin gerçeği yansıtmadığı, davalıya yapılan ödemeler düşüldüğünde kalan borç miktarının 78.007,47 TL olduğu, söz konusu icra dosyasından şirket merkez şubesine  05/10/2017 tarihinde hacze gelindiğinde davalıya 80.000,00 TL ödeme gönderildiği, buna göre davalının bakiye bir alacağının kalmadığı, buna rağmen davalı tarafça icra dosyası kapak hesabından geri kalan 94.600,00 TL için davacı şirket yetkilisi ...'den cebri icra tehdidi altında 05/11/2017 tarihli 47.300,00'er TL bedelli 2 adet senet alındığı iddiasıyla, bu senetlerin bedelsiz olması nedeniyle iptali ve bu senetlerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.Karşı dava, asıl davada bahsi geçen ... sayılı icra takibinin istem gibi devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.Birleşen dava, asıl davaya konu senetlerle ilgili olarak, bu senetleri kefil olarak imzalayan ... tarafından, asıl davadaki iddialar doğrultusunda, bu senetlerin bedelsiz olması nedeniyle iptali ve bu senetlerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.Mahkemece, yapılan defter incelemesine göre davacının davalı tarafa borçlu olmadığı, davacı tarafın iddialarına göre, senetlerin tanzim edildiği gün davacı şirket mahaline hacze gidildiği, davacı tarafça hacizde ödeme yapıldığı ve akabinde ayrıca ... tarafından senet imzalandığı ve aynı gün ...'nin şirket yetkilisi kızının nişanının bulunduğu ve haciz durumunu kızının özel gününde kızına gereği gibi aktaramadığı ve bir müzayaka haline düştüğü ve o günü olaysız kapatmak adına ...'nin senet imzalamayı kabul ettiği ve bu durumda irade sakatlığı oluştuğu, son duruma göre, davacının davalıya borcun kaynağını 2 senet oluşturmakla, bu borcun kaynağının tespit edilemediği ve her iki tarafın defterlerine ve sunulan belgelere göre davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar davalı taraf, defterlere işlenen faturaların dışında haricen iş yapıldığı ve borcun kaynağının yapılan bu haricen işler olduğunu beyan etmekte ise de, yapılan işlere dair herhangi bir belge ve fatura sunulmadığı, faturasız yapılan işlerin basiretli tacir ilkesi ile bağdaşmayacağı ve bakiye hizmet ifasına yönelik herhangi bir veri olmadığı gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulüne, A-) 05/12/2017  ödeme günlü, 47.300,00-TL tutarlı,  borçlusunun ... Ltd. Şti, kefili ... olan, alacaklısı ise  ... olan, 05/10/2017 düzenleme tarihli bono, B-) 05/11/2017 ödeme günlü, 47.300,00TL tutarlı,  borçlusunun .... Şti,  kefili ... olan,  alacaklısı ise  ... olan, 05/10/2017 düzenleme tarihli bonoların iptaline, Teminatın, kararın kesinleşmesi ile iadesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı-birleşen davalı (ve asıl davada karşı davacı) vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Yukarıda açıklandığı, davacı-birleşen davacı vekilince son celse \"birleşen davanın da her iki bonoya ilişkin olduğu\" belirtildiği ve Mahkemece de böyle kabul edilerek hüküm kurulduğu üzere, asıl ve birleşen davalara konu dava değerleri (menfi tespite konu 2 adet senet bedeli toplamı) aynı olup, asıl ve birleşen davalarda 94.600,00 TL olan dava değerleri üzerinden ayrı ayrı 1.615,53 TL peşin nispi harç yatırılması gerekmektedir. Asıl dava için bu peşin harç yatırılmış olmakla birlikte, birleşen davada sadece 1 adet bono bedeli olan 47.300,00 TL üzerinden 807,77 TL peşin nispi harç yatırılmış olup, buna göre birleşen dava için 807,77 TL daha peşin nispi harç yatırılması gerekmektedir.Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. Harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı anılan maddelerde düzenlenmiştir. Dava açılırken harcın eksik ödenmesi halinde eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı, Harçlar Kanunu 30. maddede açıklanmıştır. Buna göre, harcın eksik ödendiğinin anlaşılması halinde eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa  uygun bir mehil  verilir. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir.Buna göre, Mahkemece, birleşen davacıya dava değeri üzerinden yatırılması gereken peşin nispi harçtan eksik kalan 807,77 TL harcın tamamlattırılması, aksi halde davaya sadece harcı yatırılan 1 adet bono bedeli olan 47.300,00 TL üzerinden  devam edilip, fazlaya ilişkin 1 adet bono bedeli olan 47.300,00 TL bakımından dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, eksik peşin nispi harç birleşen davacıya usulüne uygun ihtarda bulunularak tamamlattırılmadan yargılamanın devam ettirilmesi ve neticelendirilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine göre, hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi ve hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Mahkemenin gerekçeli kararında da özeti yapıldığı üzere, davalı-karşı davacı vekilince asıl davaya karşı sunulan cevap dilekçesiyle aynı zamanda karşı dava da açılmış, karşı dava için dava değeri olarak 61.619,90 TL gösterilmiş ve icra dosyasına yatan harç derkenarı ile bakiye 303,30-TL peşin harç yatırılmış olmasına rağmen, Mahkemece verilen kararda sadece asıl ve birleşen davaların kabulüne dair ortak hükümler kurulmuş olup, karşı davaya ilişkin olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı gibi, taraflarca bu hususta istinaf yoluna da gidilmemiştir. Mahkemece HMK'nın 297. Maddesi gereğince, asıl ve birleşen davalar için fer'iler de dahil olmak üzere ayrı ayrı hükümler kurulması gerekirken, asıl ve birleşen davaların esası ve fer'ileri için infazda tereddüte mahal verecek şekilde ortak hükümler kurması da hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, bu aşamada sair istinaf itirazları incelenmeksizin birleşen davalı-birleşen davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, kaldırma sebeplerine göre ve birleşen davayla bağlantılı olduğu için asıl davaya ilişkin hükmün istinaf incelemesi bu aşamada yapılmamıştır.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/12/2020 tarih, 2017/855 Esas, 2020/670 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83930b99081ce94f","SID":"a23b5261f02dd9e9"}}