{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1757 <br>KARAR NO: 2024/1893<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10.10.2024 tarihli, ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair Ek Karar<br>NUMARASI: 2024/391  D.İş. -  2024/415  K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; ... / Arnavutköy Şubesine ait, ... seri nolu, 27.08.2024 keşide tarihli, 7.000.000,00 TL bedelli çek yönünden,  alacak ödeme günü geçmiş olmasına rağmen ödenmediğini, alacağın rehinle de temin edilmediğini iddia ederek,7.000.000,00-TL alacak yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 29.08.2024  tarihli Değişik İş kararıyla; \"...Alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği ve böylece ihtiyati haciz koşullarının  oluştuğu anlaşılmakla, alacaklının 7.000.000,00-TL Alacak yönünden alacağın % 15'ine tekabül  eden 1.050.000,00-TL Teminat karşılığında, İİK'nın 257. vd maddeleri gereğince karşı tarafın/borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının kararda yazılı alacak miktarına yetecek kadar kısmının, İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine ...\" gerekçesiyle, 7.000.000,00-TL alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül  eden 1.050.000,00-TL Teminat karşılığında İİK'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine, 1.050.000,00-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz  teminat mektubu ibraz edildiğinde kararın  İstanbul nöbetçi İcra müdürlüğünce infazına, İİK'nın 261/1. maddesi gereğince işbu kararın verildiği tarihten itibaren (10) gün içinde yargı çevremiz icra dairesinde infazı istenilmediği takdirde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına, İİK'nın 259/1.maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul olduğuna, karar vermiştir. İtiraz eden vekili dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini, müvekkilinin gerçek dışı olan 7.000.000,00 TL çek borcuna karşılık tüm menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, ihtiyati haciz şartları oluşmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, çek kanununda 31.01.2012 tarihinde 6273 sayılı kanunla değişiklik yapıldığını ve bu tarihten sonra basılı çeklerde ‘çekin basıldığı tarih’ unsuru zorunlu kılındığını, takibe konu çekin incelendiğinde çekin basım tarihinin olmadığını dolayısıyla bu çekin 2012 tarihinden önceki bir tarihte basıldığını, hiç kimsenin 12 yıl sonra vadeli 7.000.000 TL bedelli bir çeki keşide etmeyeceği gibi, hiçbir lehdarın da 12 yıl sonra vadeli bir çeki kabul etmeyeceğinin izahtan vareste olduğunu,\" İcra ve İflâs Kanunu’nun 258. maddesinin ikinci fıkrasındaki “Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir” hükmünün, kambiyo alacaklarına yönelik ihtiyati hacizlerde daha özenle değerlendirilmesi gerektiğini, kambiyo senetlerine dayalı ihtiyati hacizlerde, borçlunun ileri sürebileceği bir def’i varsa ve senetten bu anlaşılabiliyorsa karşı tarafın mutlaka dinlenmesi gerektiğini, somut olayda yukarıda izah edildiği üzere kambiyo senedinde  mahkeme tarafından ufak bir inceleme yapılması halinde çekin 2012 yılından önceki bir tarihte basıldığının fark edileceğini,  15-20 sene evvel müvekkilinin aktif iş yaptığı zamanlarda ara ara yanında bulunan talep edenin bu çeki müvekkilinden habersiz bir şekilde ele geçirdiğini, taklit imza atmak suretiyle tanzim ederek müvekkilini maddi açıdan zor durumda bırakmak amacıyla takibe konu ettiğini, davaya konu olan çekin bilgisi ve rızası olmaksızın  ele geçirildiğini,  müvekkilinin imzasının taklit edilmek suretiyle düzenlendiğini, çek bedeli ve vade tarihi konulmak suretiyle muhatabın bankaya ibraz ettiğini, çekin bankaya ibraz edildiğinde banka tarafından olağan dışı bir durum olması sebebiyle müvekkili ile iletişime geçildiğini, müvekkilinin bu şekilde çekten haberdar olduğunu,müvekkilin yaklaşık 20 yıldır aktif iş yapmadığını, çek hesabında 20 yıldır hareket bulunmadığını, çekteki imza ile müvekkilinin bankaya ibraz ettiği imza sirkülerindeki imzanın  normal gözle dahi bakıldığında benzerlik göstermediğini, banka yetkilisi tarafından bu durumun çekin arkasına ''Çekteki imza ile keşideci imzası tutmadığından işleme alınamamıştır.'şerhi düşülmek suretiyle karşılıksızdır işlemi dahi yapılmadığını, haksız haciz ve muhafazadan dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenle alacaklıya karşı açacakları tazminat davasına teminat olması ve İstanbul ... İcra Dosyası ... E. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itiraz edeceklerinden dolayı bu konuya ilişkin (imzaya itirazın) davaların sonuçlanıncaya kadar alacaklınınn  mahkeme nezdindeki teminatın üzerine tedbir konularak teminatın alacaklıya iade edilmemesine karar verilmesi gerektiğini, İcra Hukuk Mahkemesine takibin taliki ve iptali davasının da ikame edildiğini, İİK ilgili maddesi ışığında ihtiyati haczin dayanağı olduğu iddia edilen kambiyo senedine  borçlunun yerleşim yeri bulunduğundan, hileli işlemde bulunmadığından ve bulunması da beklenmeyeceğinden şartları oluşmayan ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini belirterek; itirazlarının kabulü ile  ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve alacaklıya karşı tazminat ve diğer hukuki yollara başvuracak olmaları nedeniyle itiraz ve davaların sonuçlanıncaya kadar  teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz kararına  itirazı değerlendirdiği 10.10.2024  tarihli ek kararıyla; \"...İİK'nın 265. maddesinde , \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz\" hükmü yer almakta olup, İhtiyati hacze itiraz sebepleri sayılmıştır. İhtiyati hacze itiraz eden müterriz vekilinin, iddia ve talepleri incelendiğinde; borçlu müterizin mahkememizin verdiği ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın İİK 265. Maddesi gereğince değerlendirilmesinden; Borca konu kambiyo senedinin üzerine banka tarafından karşılıksız şerhi veya hesapta bulunan miktara yönelik bir ibare yazılmadığı, bankanın hesapta bir para bulunmasına rağmen imzaların uyuşmadığından bahisle ödeme yapıp yapmadığının bilinemediği, bu sebeple davalı borçlu yönünden temerrüt koşullarının oluşmadığı, ceza ve icra hukuk mahkemesi dosyaları da dikkate alınarak alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, çekin üzerinde basım yılının bulunmayışının itiraz edenin iddialarını kuvvetlendirdiği anlaşılmakla itiraz edenin, ihtiyati haczin sebebine yönelik itirazlarının kabulü ile mahkememizin 29.08.2024 günlü ve ... sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle borca konu kambiyo senedinin üzerine banka tarafından karşılıksız şerhi veya hesapta bulunan miktara yönelik bir ibare yazılmadığı, davalı borçlu yönünden temerrüt koşullarının oluşmadığı, ceza ve icra hukuk mahkemesi dosyaları da dikkate alınarak alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, ihtiyati haciz sebebine yönelik itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından çek yönünden alacağın ödeme gününün geçmiş olmasına rağmen ödenmediği ve rehinle temin edilmemesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ihtiyati haciz kararına karşı teminat mektubu sunulduğunu, icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğünü, borçlunun icra hukuk mahkemesine yapmış olduğu itirazına karşılık mahkemece takibin devamına karar verildiğini, kararın yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, İİK 265.maddesi gereğince itiraz sebepleri belirtilmiş olmasına rağmen mahkemenin borcun kaynağını, banka işlemlerini, adli vakaları değerlendirmesinin uygun düşmediğini, bankanın borçlu ile uzun yıllardır birlikte çalıştığı bir  banka olduğunu, çekin ibraz işlemi sırasında borçlu ile iletişime geçtiğini, borçlunun talebi doğrultusunda ilgili ibarenin düşüldüğünü, bankanın çek ibraz işlemine karşılık çekteki imza ile keşideci imzası tutmadığı, işlemi alınmadığı ibaresinin danışıklı işlem olduğunu, çekteki imza ile borçlu imzasının örtüştüğünü, borçlunun itirazının icra hukuk mahkemesinde sonuç doğurmadığını ve itirazın reddine karar verildiğini iddia ederek, ek kararın kaldırılmasını, teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen ek kararın istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili  tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep eden tarafça, karşı tarafın ... Arnavut Şubesindeki çek hesabından 27.08.2024 keşide tarihli 7.000.000,00 TL bedelli emrine yazılı çekin 28.08.2024 tarihinde muhatap  bankaya ibrazı ve banka tarafından, çekteki imza ile keşideci imzası tutmadığı gerekçesiyle işleme almaması  üzerine İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. İİK'nın 265. maddesi uyarınca bu karara karşı borçlu vekilinin itirazı üzerine, itirazın kabulüne dair istinaf konusu ek karar verilmiş ve ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise  iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen çeke dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı konusunda mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. Borçlunun ileri sürdüğü imza inkarı ve  Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet dilekçesiyle ilgili itirazları ise esas hakkında açılacak bir menfi tespit davası içinde değerlendirilmesi gereken hususlardır. Muhatap banka tarafından, kendisine ibraz edilen çek bedeli ödenmemiştir. Bu durumda ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat mevcut kabul edilmelidir. İtiraz edenin itiraz nedenleri İİK 265. maddesinde yer verilen itiraz nedenlerinden olmadığından, mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair verilen ek karar, usule ve yasal düzenlemeye aykırı olmuş, bu nedenle alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verdiği10.10.2024 tarihli ek kararın kaldırılarak itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verdiği  10.10.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Borçlu vekilinin ihtiyati hacze yönelik itirazlarının İİK'nın 265. maddesi uyarınca reddine; Dairemizin ret kararıyla birlikte ilk derece mahkemesinin 29.08.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı borçlu yönünden avdet ettiğinden, yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesine yer olmadığına, 2-Alacaklı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 427,60 TL istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince alacaklıya iadesine, 3-Alacaklı tarafından istinaf aşamasında sarfedilen 1.169,40 TL başvuru harcı giderinin ve 258,00 TL posta gideri toplamı olan 1.427,40 TL'nin, ileride başlatılacak esasa ilişkin takip veya açılacak dava sonucuna  bağlı olmak üzere, borçluya tahmiline, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 9.500,00 TL vekalet ücretinin, ileride başlatılacak esasa ilişkin takip veya açılacak dava sonucuna bağlı olmak üzere, borçluya tahmiline, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesince  taraf vekillerine tebliğine dair;  HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8666be024444eb43","SID":"aed7b3b92951a69d"}}