{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1425 <br>KARAR NO: 2024/1945<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/04/2024<br>NUMARASI: 2024/44 Esas - 2024/312 Karar<br>DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu Nedeniyle)<br>Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin mermer ocağı işletmeciliği yaptığını, ... erişim numaralı maden ruhsatı için yapılan ihaleye eşi ...'nın temsilcisi olduğu ... Tic. Ltd. Şti. adına katılarak; ruhsatı almaya hak kazandığını, davalılar ... ve ...'ün mermer ocak işletmesi işi ile iştigal ettiğini,... AŞ ve ... San ve Dış Tic AŞ şirketlerinin yetkilileri olup ocağın  devri için görüştüklerini ,müvekkilinin ocağın devrine karşılık 3.000.000-USD istediğini ancak davalılarca; bu devir bedeli nakden ödenmek istenmediğini, bunun üzerine taraflarca;mermer ocağının yeni kurulacak bir şirket bünyesinde çalıştırılması; maden ruhsatının yeni kurulacak şirkete devredilmesi; buna mukabil tüm maliyete davalıların katlanması kararlaştırıldığını,  tüm masraflara ilk etapta davalıla.rın katlanacak olması ve ocak kâra geçtikten sonra bu masrafların müvekkilinin kâr payından peyderpey mahsup edilecek olmasının müvekkiline cazip geldiğini, bu konuda taraflar arasında protokol imzalandığını ;müvekkili ve şahıs davalılar tarafından  ... AŞ kurularak,  .. erişim numaralı maden ruhsatının bu yeni kurulan şirkete devredildiğini, yeni kurulan ... şirketinin hisse yapısı ön sözleşmeye uygun olarak eşit paylı kurulduğunu, davalılarca evrakta sahtecilik ve temsil yetkisinin aşılması suretiyle şirket adına iş ve işlemler gerçekleştirildiğini, şirketin pasifini arttırma ve aktifini olduğundan az gösterme amacı mevcut olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin haksız fiil niteliğindeki eylemleri sebebiyle müvekkillerinin zarara uğramasına sebep olduklarını, ayrıca haksız rekabet yasağına aykırı davranıldığını belirterek davanın kabulüne, TTK 549 - 560 maddeleri uyarınca müvekkilinin uğradığı zarar tespit edilinceye kadar belirsiz alacak olarak şimdilik 200.000-TL'nin ticari faiz işletilerek davalılardan  müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili; işbu davanın aktif dava ehliyeti ,pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın esasına ilişkin olarak, davacının iddia ettiği gibi uğranılan zarar arasında müvekkillerinin bir bağı olmadığını,dolaylı zararların olduğu dönemde, kendisinin de yönetim kurulu üyesi olduğunu, tüm şirket faaliyetleri kendisinin muvafakatiyle gerçekleştirildiğini,müvekkilinin davalıların ortağı oldukları diğer davalı ... şirketi ile davacının ortağı olduğu ...AŞ arasında imzalanan kira sözleşmesinde davacının imzası olduğunu, YK Üyesi olduğu döneme ilişkin sorumluluk davası açamayacağından, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, yine davacı iddialarının kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının iddia ettiği gibi davalılar ... ve... ile diğer davalılar müvekkilleri şirketler arasında \" müteselsillik\" durumu olmadığını ve birbirlerinin eylemlerinden aynı davada haksız fiil sorumluluğundan yargılanamayacağını, yapılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirketlerle, diğer davalılar arasında hukuka aykırı hiçbir eylem olmadığı gibi örtülü sermaye transfer, evrakta sahtekarlık veyahut \"gizli kapaklı\" bir haksız fiil eylemi bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının ruhsat bedelini tahsil edemediğine dair beyanı yönünden öncelikle ruhsatın dava dışı ... Kuyumculuk şirketine (davacının eşinin hisseder olduğunu beyan ettiği Bilecik Sicil Müdürlüğünün ... sicil nolu şirketi) ait iken,  dava dışı ... A.Ş'ye devredilmesi karşısında, ruhsat bedeli davacının doğrudan zararı olmadığı, ... şirketinin asılsız faturalarla diğer şirketlere borçlandırılmasının da şirketin doğrudan zararı olduğu, ortakların dolaylı zararı niteliğinde olduğu, ... şirketine ait mermer blokların düşük bedelle satılması, tahsilatların elden yapılması iddiası yönünden de aynı hususun geçerli olduğunu,davacının bir diğer iddiasının sermaye koyma tehlikesi ile karşı karşıya bırakılarak doğrudan zarara uğradığı, şirket sermayesinin artırılmasına ve davacının yönetimden çıkarılmasına dair  alınan genel kurul kararlarına ilişkin, davacının İstanbul Anadolu 11. ATM'nin 2024/220 ve 215 Esas sayılı dosyalarda genel kurul kararlarının iptali davası açtığı, davacının somut olarak, davalıların sebebiyet verdiği eylemler sebebiyle fazladan şirkete sermaye koyması henüz söz konusu olmadığı, ortaklar arasında güven problemi olduğu, davalıların ruhsat bedelini ödemeyi geciktirmek için şirketi borçlandırdıkları iddiasını doğrudan zarar olarak kabul etmenin mümkün olmadığı, davalı şirketler yönünden, yöneticinin sorumluluğu hükümlerinin işletilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketlerin davacı ortak ile ticari, hukuki hiçbir bağı olmadığı, davalı şirketler ile ... şirketi arasında ticari ilişki olmadığı, bu ticari ilişkide davalıların ... şirketine verdiği zararlar için, ... şirketinin dava açma hak ve yetkisine sahip olduğu, davacının doğrudan bu şirketlere dava açıp kendisine ödeme yapılmasını talep etme hakkı olmadığından aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; pay sahiplerinin doğrudan zararının, özellikle pay sahipliği haklarının ihlal edilmesi sonucunu doğabileceğini, zira pay sahipliğinden doğan hakların, doğrudan pay sahibini korumakta olduğunu, davalıların eylemleri müvekkil şirket ortağını doğrudan zarara uğrattığını, evrakta sahtecilik suretiyle müvekkil zararına iş ve işlemlerde bulunmaları, şirket esas sözleşmesinin temsil ve yetkiye dair açık düzenlemesine aykırı davranarak temsil yetkisinin aşılması suretiyle müvekkil zararına işlemlerde bulunmaları, süreli makine kira sözleşmesine ve kira süresinin bitmesine rağmen; müvekkilin imzası ve rızası olmaksızın organik bağlarının bulunduğu şirketlerden fahiş kira bedelleri ile makine çalıştırarak kira faturalarını ... şirketinden tahsil etmeleri, sadakat ve rekabet etmeme yasağını ihlal ederek mücavir sahaları devralmaları ve ... mermer ocağında üretilen mermerleri organik bağı bulunan davalı şirketler üzerinden satıp sevk etmelerinin bu zararın açık ispatı olduğunu tüm bunların yanında, 26/12/2023 tarihinde yine müvekkilin haberi ve bilgisi olmaksızın yapılan genel kurulda esas sermaye 500.000-TL’den 7.500.000-TL’ye arttırılarak müvekkilin % 33,50 olan hissesi % 6,66 seviyesine düşürüldüğünü, şirketi usulsüz olarak borçlandırdığını ve bilerek ve isteyerek şirketi “borca batık” hale getirildiğini, davalılarca evrakta sahtecilik ve temsil yetkisini aşmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile bir taraftan ... şirketinin kazancı düşük fatura kesmek suretiyle az gösterildiğini, diğer taraftan kazancı  ve kârı müştekilerin organik bağ içerisinde olduğu ... Madencilik ve ... Madencilik şirketlerine aktarıldığını, bu surette; ... şirketi mermer ocağı işletmesinin kâra geçemediğini; müvekkilinin kâr payından mahrum kalmanın yanı sıra davalılara ve organik bağ içerisinde bulundukları şirketlere borçlandığını, uhdesinde bulunan mermer madeni ruhsatını protokol başlıklı ön anonim şirket sözleşmesine ve ... şirketinin temsile ilişkin esas sözleşme düzenlemesine güvenle şirkete devreden müvekkil; fiktif olarak şişirilmiş masraflara   katlanmak zorunda bırakıldığını, ocak işletmesi kâra geçinceye kadar masraflara katlanmayacağına ikna edilen müvekkil; şişirilmiş masrafları sermaye artışı suretiyle  ödemek mecburiyetinde bırakıldığını, aksi takdirde hissesinin  düşürülmesi riski ile karşı karşıya bırakıldığını, yanı sıra; şirketin temsiline dair yetkileri elinden alınmak istendiğini, bu kapsamda müvekkilinin iddiaları doğrudan zarara sebebiyet vereceğini, işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacı şirket ortağı tarafından davalılar limited şirket müdürü ve ortaklarının sorumluluğu kapsamında oluştuğu ileri sürülen şirket zararının davalılardan  tazminine yönelik maddi tazminat  istemine ilişkindir. TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur.  Şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır. Şirket yöneticilerinin kötü yönetimi nedeniyle  zarara uğratılması iddiaları şirketin doğrudan zararı niteliğinde olduğundan şirket ortaklarının veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkündür. Davacılar tarafından ileri sürülen tüm zarar iddiaları şirketin gerçek kişi davalı şirket  yöneticilerinin kendi şirketleri olanan davalı şirketler aracılığıyla yüksek bedelli makine kiralamaları ,satışlar yapılarak zarara uğratıldığı, usulsüz işlemler yapıldığı iddiasına dayalı olduğu,devir edilen  mermer ocağı ruhsatının  davadışı  İntu şirketine ait olduğu ,ruhsatın davacı ve gerçek kişi davalıların ortağı bulunduğu ... şirketine devir edildiği anlaşıldığı, davalı şirketler aracılığıyla usulsüz işlemlerin yapıldığının ileri sürüldüğü ;sermaye artırımı kararı için açılan iptal davasının ise halen devam ettiği anlaşılmakla davanın  husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ; davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 238-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d16b9122c67de9b6","SID":"7796bcc2b6d20cfc"}}