{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2024/388 <br>KARAR NO:2024/2311<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:21/12/2023<br>NUMARASI:2023/622 Esas - 2023/1059 Karar<br>DAVA:Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:30/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/02/2021 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç seyir halinde iken sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile trafik kazası meydana geldiğini, davalarının belirsiz alacak davası  olarak kabulü ile maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 500 TL sürekli iş göremezlik 250 TL geçici iş göremezlik, 250 TL tedavi gideri tazminatı  olmak üzere şimdilik toplam 1000 TL'nin  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla izahına çalışılan nedenlerle, öncelikle davanın, dava öncesi davaya konu talepler yönünden ihtiyari arabuluculuk ile anlaşma sağlanarak ödeme yapıldığından,  dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aksi taktirde esasa ilişkin cevapları uyarınca davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçe göstermiş olduğu 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun “Tarafların Anlaşması” başlıklı 18/5. maddesine göre; (Ek 12/10/2017-7036/24 Md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz hükmü sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, daha önce yapılan ihtiyari arabuluculuk son tutanağında kusur dağılımına ve maluliyet durumuna ilişkin bir bilgiye yer verilmediğini, ihtiyari arabuluculuk sonrası müvekkille ilgili kusur durumu dağılımında bir değişiklik olmuş mu olmamış mı bu durumun araştırılmadığını ayrıca müvekkilinin maluliyet oranında bir artış var mı bu hususun da göz ardı edilerek doğrudan karara bağlandığını, sigorta şirketinden maluliyet oranı ve kusur durumu sorularak söz konusu anlaşmaya ilişkin yeni gelişen bir durum var mı araştırılması gerekirken doğrudan reddine karar verildiğini, eğer artan maluliyet söz konusu ise ihtiyari arabuluculuğun hükümsüz kaldığını, her ne kadar bu durum Sigorta Tahkim Komisyonunun sınırlarını aşsa da  hukuk mahkemeleri tarafından inceleme yapılmasına engel teşkil edecek nitelikte bir karar olmadığını, kesin hüküm sayılmaması gerektiğini, dosyanın arabuluculuk aşamasında anlaşılma gerekçesiyle davanın arabuluculuk aşamasında anlaşılması nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen bu kararın müvekkilini hak kaybına uğrattığını, Mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava,yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesinin 5. fıkrasındaki yeni düzenlemeye göre, “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” 7036 sayılı Kanunla eklenen bu düzenleme, Kanun’un gerekçesine göre, “dava açma yasağı” olarak nitelendirilmektedir. ... (İhtiyari Arabuluculuk) dosya numaralı arabuluculuk tutanağının incelenmesinde; tarafların ... ile ... A.Ş olduğu, arabuluculuk başlama tarihinin 04/01/2022 olduğu, anlaşma belgesi düzenleme tarihinin 05/01/2022 olduğu, 25/02/2021 tarihinde sigortalı ... plakalı araç seyir halinde iken  sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ...'ın sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri, tedavi, ulaşım gideri tazminatları ve ferileri üzerinden 20.900,00 TL  ve vekalet ücreti olarak toplam 26.000,00 TL olarak anlaştıkları, ödeme ile tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, başkaca hak ve alacağının kalmadığı, ibra ettiğini, ödeme ile ek maddi tazminat talebinde bulunulmayacağının kabul ve taahhüt edildiği, arabuluculuk sonucunun anlaşma ile sonuçlandığı, taraf vekilleri ve ara bulucu tarafından e-imza ile imzalandığı anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 05/01/2022 tarihli  ihtiyari arabuluculuk yolu ile uyuşmazlık çözüme kavuşmuş olmasına ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/5. maddesinde arabuluculuk sonucu anlaşmaya varılması halinde dava açılamayacağının düzenlenmiş olmasına göre mahkemece bu doğrultuda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.(Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin   2022/12011 E. ve   2024/704 K. sayılı kararı). Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3472966c3e1b28b","SID":"334710316ed0118e"}}