{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/282 - Karar No:2024/1028<br>                       <br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2024/282 <br>KARAR NO\t: 2024/1028<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/11/2022<br>NUMARASI\t: 2021/87 E-2022/859 K<br><br>DAVACI\t: TASFİYE HALİNDE ... MÜHENDİSLİK                 <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.12.2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali  istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde  davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya  gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 944.000,00TL bedelli  fatura alacağının tahsili için davalı hakkında  İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğü’nün 2020/10449 sayılı dosyasında başlatılan takipte davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini, davalının  itirazlarının yerinde olmadığını, takibe konu irsaliyeli faturalara davalının bir itirazı olmadığı gibi faturaların tamamının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının faize, faiz oranına itirazı bakımından ise takip öncesi faiz açısından bir taleplerinin bulunmadığını, takip sonrası ise ticari avans faiz talebinin yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 5. İcra müdürlüğünün 2020/10449 sayılı dosyasına vaki itirazın 944.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzeri icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili: 6100 Sayılı HMK’nun 17.maddesindeki yetki kuralının kesin yetki kuralı olup, buna göre Ankara mahkemeleri kesin yetkili olduğundan yetkisiz icra dairesinde takibin başlatıldığını, yetki itirazında haklı olduklarını, faturaya konu malların teslim edildiğinin ispat yükü davacıda olup, davacının ispata yarar herhangi bir belgeyi dosyaya ibraz edemediğini, ayrıca diğer itirazları baki kalmak kaydıyla fatura bedelinin çekle ödendiğini, davacıya çekin keşide edildiğini, davacının da bu çeki 3.kişiye ciro ederek ciro yoluyla çeki elinde bulunduran son hamil tarafından çekin bankadan tahsil edildiğini, ödeme yapılmış olmasına rağmen davacının edimlerini ifa etmediğini, müvekkilinin borcu olmadığı gibi aksine davacının müvekkiline borcu bulunduğunu, bu nedenle yapılan takibin kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddine, en az %20 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın, eser  sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura konusu alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vâki haksız itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, irsaliyeli faturanın incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete muhatap olarak tanzim edildiği, çelik konstrüksiyon imalatı nedeni ile 800.000,00 TL hakediş bedeli alacağına ilişkin olup KDV dahil toplam 944.000,00 TL bedelli fatura olduğunun anlaşıldığı, dava konusu İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğü’nün 2020/10449 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; anılan faturaya dayalı olarak davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip borçlusunun yetki itirazı yerinde görülmekle; takip dosyasının Ankara 14.İcra Müdürlüğü’nün 2020/7953 sayılı takip dosyası olarak derdest olduğu, takibe vâki borçlu itirazı üzerine yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu davanın açıldığı, taraf delilleri toplandıktan sonra davacı şirketin ticari defterleri yönünden alınan 10/01/2022 tarihli SMMM bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin 2019 yılına ilişkin  ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuna uygun olarak yaptırıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete 19/07/2019 tarih ve A- 251627 seri numaralı faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturanın davalı tarafından çek, nakit ya da banka kanalı ile ödeme yapıldığına dair herhangi bir kaydın mevcut olmadığı, davacının kayıtlarına göre davacının davalıdan 2019 yılı sonu itibariyle 944.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin ticari defterleri yönünden alınan SMMM bilirkişi raporunda ise; davalı şirketin e-defter mükellefi olup 2020 yılı e-defter beratlarının VUK Genel Tebliğlerinde belirlenen süre içerisinde GİB sistemine yüklendiği, dava konusu takibe dayanak faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun sunulan muavin defter kayıtlarından tespit edilebildiği, dosyaya örneği kazandırılan davalı şirket tarafından davacı şirkete keşide edilen ... Şubesine ait 0000000085120192 nolu hesaba bağlı, 0322111 seri nolu, 02/03/2020 tarihli ve 944.000,00 TL bedelli çekin 04/03/2020 tarihinde ...’a  ödendiğinin bankaca belirtilmesine rağmen ödeme yapılan kişinin davalı şirketi temsile yetkili olduğuna ilişkin dosya kapsamında belgenin mevcut olmadığı, davacıya verilen çekin davalı şirketin davacı şirketten aldığı malzeme bedelinin ödenmesi amacıyla verildiğinin kabulü halinde çekin ciro ve teslimi yoluyla ödemenin yapıldığının kabulü gerektiğinin mütalaa olunduğu, bilirkişi raporlarının taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekilinin sunduğu itiraz dilekçesinde davalının dava konusu fatura bedelinin ödendiğine ilişkin savunmasına dayanak çek üzerindeki ciroda yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürdüğü, bu nedenle mahkemece davacının imza inkarı çerçevesinde muteriz davacı şirketin yetkili temsilcisi ...’ın imza asılları celp edilerek  alınan grafolog bilirkişi raporunda ise; bahse konu çek altındaki imzanın muteriz davacı şirketin yetkili temsilcisinin eli ürünü olmadığının saptandığı, grafolog bilirkişi raporuna davalı tarafından itiraz edilerek yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de; imza incelemesinde değerlendirilen davacı şirketin yetkili temsilcisinin 11/02/2022 tarihli imza aslının çekin keşide tarihinden önce ve bu tarihe yakın tarihli olup alınan imza örnekleri ile birlikte kanaat verici nitelikte rapor tanzimine esas alındığı gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, bu bağlamda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın ticari ilişki kapsamında tanzim edilen fatura konusu alacağa dayalı icra takibine vâki itirazın iptali istemi olduğu, takibe ve davaya konu faturanın taraf şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiği, faturanın davacıya iade veya fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edildiği yönünde dosyaya bir iddia ve delilin sunulmadığı bu durumda yerleşik içtihatlar  gereğince fatura konusu mal veya hizmetin davacı tarafından davalı şirkete verildiğinin karine olarak kabulü gerektiği, aksi yöndeki olguları iddia eden davalının ise; usulüne uygun deliller sunarak bu hususu kanıtlamakla yükümlü hale geldiği, bu nedenle ispat yükü kendisine düşen davalı tarafın keşide ettiği ve yukarıda değinilen çek ile  fatura bedelini ödediğini ileri sürmesine rağmen sunulan grafolog bilirkişi raporu ile söz konusu çekin bedelini tahsil ettiği ileri sürülen davacı şirket yetkilisi ...’a atfen atılan çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığının ve sahte olarak atıldığının sabit olduğu, bu durumda davalının ödeme savunmasını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle HMK 26.m.gereğince talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne, likit alacak nedeni ile İİK 67.m. gereğince % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacının dava konusu icra takibinde kötüniyeti sabit olmadığından, davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının dava konusu Ankara 14. İcra Müdürlüğü’nün 2020/7953  sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının (taleple bağlı kalınarak asıl alacak yönünden) iptaline, takibin 944.000,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, İİK 67.md. gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20’si oranında 188.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yapılan usul işlemlerinin hiçbirisinin kanunlara uygun olmadığını,  7730337294 vergi nolu  ... Mühendislik Mimarlık Metal İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketince   (... A.Ş ) İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2020/ 10449 sayılı dosyasında müvekkili  şirket  aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan takipte alacaklı olarak görünen ... A.Ş gösterilerek yasal süresi içerisinde müvekkili şirket tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini, yetki itirazını alacaklının kabul ederek dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini istediğini, icra müdürlüğünün dosyayı yetkisizlikle kapattığını  ve yetkisizlikle kapatılan dosyanın Ankara 14. İcra Müdürlüğü 2020/7953 numarasını alarak devam ettiğini,  alacaklı olan ... A.Ş  vekili Av. ... tarafından asıl alacaklının ... vergi nolu ... Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi  (... Mühendislik Ltd. Şti.) nin olduğunun beyan edildiğini, ancak İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün dosyayı yetkisizlikle kapatıldığını belirterek talebi reddettiğini, alacaklı vekili tarafından talep reddedilmesine rağmen her nasılsa ... Mühendislik Ltd. Şti.'yi Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2020/7953 sayılı dosyasına alacaklı olarak eklettiğini, bu işleme ilişkin  herhangi bir talep olmadığı gibi  talebi kabul eden tensip zaptının da bulunmadığını, talep tarihi itibari ile alacaklı görünen ... A.Ş adına  Av. ...' ın vekaletnamesi olmasına rağmen asıl alacaklı olduğunu iddia ettiği ... Mühendislik Ltd. Şti. adına herhangi bir vekaletnamesi bulunmadığını, ayrıca bu talebi gönderirken ... Mühendislik Ltd. Şti. adına vekaletname dahi sunmadığını, Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2020/7953 sayılı dosyasında alacaklı görünen ... A.Ş olmasına rağmen  ... Mühendislik Ltd. Şti. adına ödeme emri düzenlendiğini, bu düzenlemenin mahkemeyi yanılttığını ve sanki alacaklı ... Mühendislik Ltd. Şti.gibi değerlendirilmesine yol açtığını, ancak gerek takip talebi gerekse de borca itiraz evrakında görüleceği üzere icra takibinin ... A.Ş adına açıldığını, davacı şirket tarafından icra müdürlüğünde 04.09.2020 tarihinde ödeme emri düzenlettirdiğini ve ... A.Ş adına düzenlendiğini, bu ödeme emrini düzenleyen icra müdür yardımcısının 116623 sicil numaralı olduğunu, davacı vekilinin istediği düzenlemeyi yaptıramayınca başka yollar denediğini, bu kez de yine bir talep veya tensip bulunmadan 15.09.2020 tarihinde ödeme emrini ... Mühendislik Ltd. Şti. adına düzenlettirdiğini, ancak bu ödeme emrini düzenleyenin icra müdür yardımcısının 96153 sicil numaralı olduğunu, her iki ödeme emrinin farklı müdür yardımcıları tarafından düzenlenmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki iki ödeme emri arasında 11 gün olduğunu, icra dairesinde müdür yardımcılarının dosyaları paylaştıklarını ve diğer bir müdür yardımcısının dosyasında karar almadıklarını, ancak buna rağmen böyle bir işlem yapıldığını, e-imzalı ödeme emirlerinde dosya numaraları aynı olmasına rağmen alacaklı şirketin farklı olduğunu, yapılan itiraz üzerine ... A.Ş’nin  arabuluculuğa başvurduğunu ve anlaşmama olarak tutanak tutturduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak davacının arabuluculuk görüşmesi bulunmadığını, kaldı ki davacı şirketin icra takibinde alacaklı dahi olmadığını, bunun ardından ise ... Mühendislik Ltd. Şti. adına itirazın iptali davası açıldığını, davanın kabulü ile takibin devamına karar verildiğini, itirazın iptali davasında davacı ... Mühendislik Ltd. Şti.  adına  olmasına rağmen icra takibinde alacaklı görünen  ... A.Ş   dosyası olmasına rağmen her nasıl ise bu kararın verildiğini, tüm bunların yanında ... Mühendislik Ltd. Şti.’nin 15.09.2021 tarihinde genel kurul kararı ile ticaret sicilinden terkin edildiğini, terkin edilerek taraf ehliyetini ve taraf sıfatını kaybeden davacı adına karar verilmesinin mümkün olmadığını, bu durumda icra takibindeki alacaklı  ... A.Ş olduğu için açılan itirazın iptali davasında ... Mühendislik Ltd. Şti.’nin belirtilen icra dosyasında alacaklı olmaması nedeni ile, yine TTK’nun  5/A maddesi gereğince dava açan ... Mühendislik Ltd. Şti.'nin usulüne uygun bir arabuluculuk faaliyeti olmaması nedeni ile ve de ... Mühendislik Ltd. Şti.’nin ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeni ile taraf ehliyetinin ve sıfatının bulunmaması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, bunun yanında işin esasına girildiğinde dahi birçok yanlış bulunduğunu, müvekkili tarafından işin yapılmadığı itirazında bulunulduğunu, davacı şirketin anlaşılan işi yapmadığı ve bu işi yerine getirmediği belirtilmesine rağmen bu hususta herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, işin yapıldığının ispatının davacı tarafta olması nedeni ile davacının ticari defterleri incelenerek işin yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, iş yapılmadığı için aynı zamanda işin yapıldığına ilişkin evrakın müvekkili şirkette değil de davacı şirkette bulunması gerekeceğinden müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesinin herhangi bir değerinin olmadığını, müvekkili şirketin faturaları kayıtlara işlemesinin borcun doğumu için yeterli olmadığını, bunun sadece fiyatı üzerinden anlaşma yapıldığının kabulü anlamına geldiğini, işin de yapıldığı anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin ödeme yapmış olduğunu iddia etmesi işin yapıldığı hususunu ispata uygun olmadığını, çünkü ticari hayatta iş yapılmadan peşin ödeme yapılmasının mümkün olduğunu, davacının işin yapıldığını ancak yazılı delil ile ispat edebileceğini, buna rağmen bu hususların hiçbirisinin dikkate alınmadığını, müvekkili şirket tarafından işin yapılmadığı ancak buna rağmen ödeme yapıldığının belirtildiğini, davacının ise cirodaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde itiraz ettiğini, davacı şirket adına ciro edilen çekte davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin toplanmadığını, yapılan bilirkişi incelemesinin sadece alınan imza örnekleri değerlendirilerek yapıldığını ve yapılan inceleme tek bir bilirkişi tarafından yapılmış olup yapılan itirazların değerlendirilmediğini, davanın mahiyeti ve miktarı nazara alındığında heyet ile yapılması gerekmekte iken tek bir bilirkişinin imza incelemesi ile karar verildiğini, davacı şirket yetkilisinin İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/66 talimat dosyası ile 01.09.2022 tarihinde  imza örneklerinin alındığını, davacı şirket yetkilisinin  vasfı alınan imza örneklerinin jet hızı ile 03.10.2022 tarihinde tek bir bilirkişi tarafından rapor sunulması sureti ile karara çıkarıldığını, davacı şirketin yetkilisi olduğu iddiası ile 01.09.2022 tarihinde imza örneği veren ...’ın bu tarihte şirket yetkilisi olmadığını, hatta ortada şirketin bile olmadığını, çünkü 15.09.2021 tarihinde ...’ın kararı ile terkin edildiğini, ancak ...’ın bu durumu bilmesine rağmen davayı devam ettirdiğini, davacı vekilinin ... Mühendislik Ltd. Şti. vekaletnamesinin 2021 yılı 8.ayına ait olduğunu, ancak icra takibinin 02.07.2020 tarihli olup, bu tarihte davacı vekilinin icra takibi yapmak için vekaletnamesinin dahi bulunmadığını, buna rağmen dava dilekçesinde icra takibini ... Mühendislik Ltd. Şti. adına yapmış gibi gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacı vekilinin olmayan vekaletnamesi ile icra müdürlüğünde takip açması veya  asıl alacaklının ... mühendislik Ltd.Şti. olduğunu belirtmesini izah etmenin mümkün olmadığını, çünkü bunu belirtebilecek kişinin yine ... …Ltd.Şti.olduğunu  ve bu beyanın verildiği tarihte avukatın bu şirket adına vekaletnamesi bulunmadığını, keşide edilen çekin düzenleme tarihinin 02.03.2020 olduğu dikkate alındığında davacı şirket yetkilisinin bu tarihten önce atmış olduğu imzalar ile birlikte  imza örneklerinin toplanması ile ATK’ ya gönderilmesi gerekirken bunların hiçbirisinin yapılmadığını, yapılan usulsüzlükler dikkate alındığında davacı şirket yetkilisi olan ... yerine 3. bir kişi tarafından dahi talimat mahkemesinde imza örneklerinin verilmesinin söz konusu olabileceğini, davacı şirketlerin isimlerinin benzer olması nedeni ile bazı hususların gözden kaçabileceğini, ancak davacı vekili tarafından verilen beyanların ve işlemlerin mahiyeti dikkate alındığında dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçuna konu olduğu kanaatinin hasıl olduğunu,  bu sebeple Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını,  kaldı ki davacının verilen karar sonrasında haciz işlemi yaptığını, verilen karar ile icra takibinin tarafları uyuşmadığı gibi 13.12.2022 tarihi itibari ile ... Mühendislik Ltd.Şti.  adına icra dosyasına usulüne uygun sunulmuş bir vekaletname bulunmadığını, buna rağmen haciz işlemi yapıldığını  ve alacaklı olduğu iddia edilen şirket terkin edilmiş olmasına rağmen haciz yapıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece  davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.\t<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle  dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, davaya dayanak İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2020/10449 sayılı dosyasında alacaklı .....A.Ş gösterilmiş ve dayanak arabuluculuk tutanağında taraf .....A.Ş ise de takibe dayanak yapılan 19.07.2019 tarihli 944.000,00 TL bedelli faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaya ilişkin taraflarca BS/BA formlarının düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla ve faturada alacaklı davacı ... Mühendislik... Ltd.Şti. tarafından maddi hataya dayalı olduğu iddiası ile icra dairesine düzeltme talebinde bulunulduğu görülmekle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/12E-1190E, 2016/964 K sayılı  12.10.2016 tarihli emsal kararında da belirtildiği üzere maddi hataya ilişkin bu husus düzeltilmiş olmakla mahkemesince takip alacaklısı ve davacının ... Mühendislik...Ltd.Şti. olarak kabul edildiğinin ve ... Mühendislik...Ltd.Şti ile davalı arasında dava tarihinden önce 19.10.2020 tarihinde arabuluculuk tutanağının düzenlendiğinin anlaşılmasına, yine takip tarihi itibariyle vekaletname eksikliği sonradan giderilebilecek nitelikte olup, davacı ... Mühendislik...Ltd.Şti. adına vekaletname sunulduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki hususların dışında kalan sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. <br>\tDavaya dayanak 19/07/2019 tarihli KDV dahil 944.000,00 TL bedelli  fatura taraf defterlerinde kayıtlı olup, BA/BS formlarıyla vergi dairesine bildirilmiş olduğu görülmekle, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere faturaya konu mal ve hizmetin teslim edildiğinin kabulü gerekli olup (Yargıtay 6.HD. 2022/1114E-2023/1659 K., 04.05.2023), uyuşmazlığın bedelin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı kabul edilmiştir. <br>\tBu kapsamda davalı tarafça işin karşılığı bedele yönelik 02.03.2020 keşide tarihli çekin davacıya verildiği, davacının cirosuyla da dava dışı ...'a ödendiği iddia edilmiş, mahkemesince yapılan yargılamada söz konusu çek bedelinin dava dışı ...'a ödendiği anlaşılmış ise de davacı taraf söz konusu çekin arkasındaki cironun ve imzanın kendisine ait olmadığı yönünde itiraz etmiştir. <br>\tMahkemesince ciro ve imzaya itiraz üzerine grafoloji uzmanı tek bilirkişiden rapor alınarak ciro ve imzanın davacı tarafa ait olmadığından yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, incelemeye konu dayanak belgelerin çekin keşide ve ödeme tarihlerinden sonraki tarihli belgeler olduğu ve davalı tarafça bu incelemeye itiraz edildiği görülmüştür. <br>\tYargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere (Yargıtay HGK 2022/12-332E-2023/358 K, 26.04.2023) önceki tarihleri içerir davacı şirket yetkilisine ait imza örneklerinin temini ile ve davalı itirazlarını dikkate alır şekilde Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak ve bu raporla oluşacak sonuca göre davalı tarafça açıkça yemin deliline de dayanılmış olması nedeniyle faturadaki bedelin ödendiği hususunda yemin teklif etme hakkı olduğu da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin reddine karar  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>   \t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin  09.11.2022 gün ve  2021/87 E., 2022/859 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Davalı tarafça yatırılan 16.121,16 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Davalı tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 19.12.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br>         Başkan  ...                   Üye ...\t             Üye ...               Katip ...\t<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"508c2bea376a3ff3","SID":"f34fee97c9603fde"}}