{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/494 Esas<br>KARAR NO\t:2024/896<br><br>DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ:20/08/2024<br>KARAR TARİHİ:25/12/2024<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... adresinde sözleşme olmaksızın dağıtım sistemine müdahelede edilmek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edilmiş olduğunu, bu kapsamda 29.02.2024 son ödeme tarihli, 168.886,61 TL bedelli fatura düzenlediklerini, ödenmeyen fatura nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edildiğini beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Dava; kaçak elektrik tüketimi iddiasına dayalı olarak tahakkuk ettirilen faturadan dolayı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir. <br>Eldeki davanın temeli haksız fiil iddiasına dayalı olup, dava mutlak ticari davalardan değildir. <br>Davanın nispi ticari dava niteliğinde kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıktan kaynaklı bir dava olmalıdır. <br>Bu açıklamalardan sonra eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısından davalının işletme hesabı esasına tabi 2. sınıf tacir statüsünde olduğu ve gelir miktarının 213 sayılı VUK'un 177. maddesinde belirtilen sınırları aşmadığı, hatta dava tarihi itibarıyla vergi kaydının dahi bulunmadığı, bu nedenle davalının tacir statüsünde olmadığı dikkate alınarak uyuşmazlığın genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;<br>1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>2-Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, <br>3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, <br>4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,  <br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2024<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"388ee3467abfb605","SID":"65f8fbe0cbe069d7"}}