{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1939 <br>KARAR NO:2024/1989<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/04/2024<br>NUMARASI:2020/398 Esas - 2024/340 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Yaralamalı Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/08/2019 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak  bulunduğu, davalı  davalı Sağlık Bakanlığı tarafından uzun süreli kira sözleşmesiyle kiralanan,  esasen Sağlık Bakanlığı kadrosunda ambulans şoförü olarak görevli olan davalı ...'un görevli  şoför olarak sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otomobilin, Van İli, Erciş İlçe sınırları içinde, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ...'un gezisi nedeniyle tahsis olunduğu halde seyri sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazasında  Bakan Yardımcısının araç içinde vefat ettiğini, müvekkili davacının ise  29 yaşında %44 oranında malul kaldığını; davacının serbest avukatlık yapan ve yüksek lisans mezunu olup doktora çalışmaları devam eden aynı zamanda ... isimli gazetede köşe yazarlığı yapan başarılı bir kişi olduğunu, Şubat 2020 tarihine kadar yatağa bağımlı kaldığını, kazanç kaybına uğradığını, bakıcı ve tedavi giderleri harcamak zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  100.000,00- TL maddi tazminatın ( HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacağın) tüm davalılardan; 250.000,00 TL  manevi tazminatın ise  kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;  maddi tazminat talebini 15.02.2023 tarihli dilekçesi ile  2.219.326,26 TL olarak artırmış, 16.01.2024  tarihli dilekçesi ile  5.895.481,15 TL  olarak ıslah etmiştir. Davalı Sağlık Bakanlığı vekili, kazaya karışan aracın ... isimli kişiden 12 ay süre ile sürücüsüz kiralandığını, aracın işleteni olduklarını ancak kaza anında aracın aşırı süratli olduğunu, sürücünün şahsi kusurunun söz konusu olduğunu, şahsi kusur olduğu takdirde idarenin sorumluluğunun sona ereceğini, kaldı ki araç sürücüsünün Sağlık Bakanlığı personeli olmadığını, hizmet kusuru nedeniyle  adli yargının görevli olmadığını, belirterek davanın  reddini savunmuştur.Diğer davalılar , cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''...11.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre kazada davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, 28.01.2022 tarihli ATK raporuna göre davacının kaza nedeniyle %24 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığı,  iyileşme süresinin ise  9 ay olduğunun tespit edildiği,  aktüer raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı yönünden %24 oranının nazara alındığı ancak, 03.01.2024 tarihli aktüer 2. ek raporunda geçici iş göremezlik yönünden seçenekli olarak 7 ve 9 aylık geçici iş göremezlik tazminat hesaplaması yapıldığı, her ne kadar  9 aylık hesaplama yönünden davacı davasını ıslah etse de  geçici iş gücü kaybı davacının kendisi tarafından 7 ay olarak talep edilidiğinden  taleple bağlılık ilkesi gereğince 7 aylık seçenek hesaba göre karar verildiği,  davacının güncel geçici ve sürekli iş gücü maluliyet bedelinin 5.636.721,72- TL olduğunun hesap edildiği; Doktor bilirkişiden alınan 08.02.2023 tarihli  rapora göre ise  davacının SGK tarafından karşılanmayan bakıcı ve tedavi giderleri yönünden belgeli tedavi gideri olarak  9.442,52 TL ile yol, pansuman, bakıcı ve kadri maruf olan tedavi gideri olarak 17.916,14 TL 'in eklenmesiyle toplam talep edebileceği maddi tazminatın 5.634.079,77 TL olduğunun tespit edildiği; maddi zarardan tüm davalıların müteselsil sorumlu oldukları ancak davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 390.000,00 TL ile sınırlı olduğu; Sigorta Şirketi davadan önce temerrüte düşürülmediği için ondan yapılacak tahsilatlarda dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan yapılacak tahsilatlarda ise kaza tarihinden itibaren faize hükmetmek gerektiği; Davacı tarafın araç sürücüsü ve işletenine karşı manevi tazminatta talep ettiği; manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağı, ancak davacının uğradığı elem ve acınında bir yerde hafifletilmesi gerektiği nazara alınarak ve davalının kusurunun yoğunluda değerlendirilerek; 150.000,00 TL manevi tazminatın olaya uygun düşeceği'', gerekçesiyle,-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE; 5.634.079,77 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, ancak davalı ... Sigorta Aş'nin bu bedelden poliçe limiti olan 390.000,00 TL'lik kısmı ile sorumlu tutulmasına) , tahsilatlar yapılırken davalı sigorta şirketinden dava tarihinden, diğer davalılardan ise olay tarihi olan 19/08/2019 tarihinden itibaren yasal faiz alınmasına, -150.000,00 TL'lik manevi tazminatın davalılar T.C Sağlık Bakanlığı ile ...'dan 19/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline,-Fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş;  davalı Sağlık Bakanlığı vekili ve davalı ... vekili   tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davalı Sağlık Bakanlığı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açıldığını, bu nedenle 2. kez ıslah edilemeyeceğini, her iki ıslah dilekçesi yönünden taleplerin zaman aşımına uğradığını, dava müvekkili kurum yönünden hizmet kusuruna dayandığında adli yargının görevli olmadığını, müvekkili yönünden tefrik kararı verilmesi gerektiğini,  müvekkili yönünden dava ticari  dava niteliğinde olmadığından zorunlu arabuluculuğun söz konusu olmadığını, arabuluculuk ücretinin büyük bir kısmının müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığını,  müvekkili kurum harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını, davalı sürücü aşırı hızla seyrederken iş bu kazayı yaptığından idare ile kaza olayı arasında illiyet bağının kesildiğini,  davacının emniyet kemeri takmadığı hususu net bir şekilde ortaya çıktığı halde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, SGK tarafından karışlanan masrafların tazminattan mahsubu gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin doğru olmadığını,  davacının kaza sonrası hiç çalışmayacakmış gibi davacı için 43 yıllık maddi zarar hesaplanması yapılmasının hatalı olduğunu, davacının geliri hususunda eksik inceleme yapıldığını, kazaya karışan aracın Sağlık Bakanlığı'n ait olmadığını ve sürücünün de müvekkili bakanlık personeli olmadığını, bu nedenle müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açıldığını, bu nedenle 2. Kez ıslah edilemeyeceğini, her iki ıslah dilekçesi yönünden taleplerin zaman aşımına uğradığını, müvekkili sevk ve idaresindeki araç ile  hızlı seyretmiş ise de öndeki eskort araçların hızı ve programın tamamlanması gerektiği bilgisi ve telkini üzerine  müvekkilinin hızlı araç kullandığını, yol kusuru hususunda araştırma yapılmadığını, davacının geliri hususunda eksik inceleme yapıldığını, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, ... tarafından karışlanan masrafların tazminattan mahsubu gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin de doğru olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile tedavi gideri istemine  ilişkindir.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dava trafik kazasından kaynaklandığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve  yargısal içtihatlara göre davada adli yargının görevli bulunmasına; somut olaya konu kaza, davacının ile vefat eden bakan yardımcısının da yolcu olarak bulunduğu, resmi program dolayısı ile konvoy olarak hareket eden araçlardan biri olan ... plakalı aracın ( makam aracının), Ağrı İl sağlık Müdürlüğü tarafından görevlendirilen sürücü ... sevk ve idaresindeki iken, yoldan çıkıp şarampole düşmesi şeklinde meydana gelmiş olmakla, iş bu tek taraflı trafik kazasının meydana gelmesinde aracın hızını yol, yük ve trafik durumuna göre ayarlamadığından haksız fiil sorumlusu olarak davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun  anlaşılmasına; kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından herhangi bir yol sorunu bulunmadığının belirgin olmasına; davalı kurum tarafından  aracın ihale ile kaza tarihini kapsar şekilde uzun süreli olarak kiralandığı anlaşılmakla, davalı kurumun işleten sıfatı ile  KTK 85. Maddesi gereğince tehlike sorumluluğu kapsamında davacının zararından sorumlu  bulunmasına; dava dilekçesi içerinden eldeki davanın HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirgin olduğundan davacının aynı davada 1 kez bedel artırımı ve 1 kez ıslah imkanı bulunuyor olmasına, belirsiz alacak davalarının ıslah zaman aşımına uğramayacak bulunmasına; kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takıp takmadığı hususu belirsiz işaretli olup,  kolluk aşamasında alınan görgü tanılarının ifadelerinden sürücünün araç içinde sıkıştığı, yolcular müteveffa bakan yardımcısı, davacı ve bir kişinin daha orada bulunanlarca araç dışına çıkarıldığı, davacının araç dışına fırladığına dair bir tespit de bulunmadığından yerel mahkemece bu hususta müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir yanılgı bulunmamasına; .... cevabi yazısı ile davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı bildirilmiş olup, somut olaya konu kaza iş kazası niteliğinde olmadığından davacıya rücuya tabi... ödemesinin de yapılmasının söz konusu olmamasına;  Vergi dairesi cevabi yazıları ve eki belgeler nazara alındığında davacının kaza tarihinde  serbest avukatlık ve danışmanlık yapmakta olduğu anlaşılmakla, kaza tarihine ait yıldaki vergi beyannamesine göre davacının aylık gelirinin asgari ücretin 2.07 katı olarak belirlenmesinde ve TRH bakiye yaşam tablosuna göre davacının kaza tarihindeki yaşına (29) göre belirlenen bakiye ömür süresince ve karar tarihine en yakın güncel asgari ücretlere göre hesaplama yapılan aktüer kök ve ek raporları doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik tespit edilememesine göre; davalı ... vekilinin tüm,   davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf  itirazlarının  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine  karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte  her ne kadar davacı tarafça TBK 76. madde kapsamında  ön ödeme talep edilmiş ise de  bildirilen ihtiyaç ve talebin diğer dayanaklarının TBK 76. madde kapsamında uygun bulunmaması nedeniyle bu talebin de reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesinde; Davalı Sağlık Bakanlığı yönünden eldeki davada zorunlu arabuluculuk değil ihtiyari arabuluculuk söz konusu olup, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00- TL arabuluculuk giderinden davalı Sağlık Bakanlığı sorumlu olmadığından, bu giderden Sağlık Bakanlığı dışındaki davalıların sorumlu tutulması gerekirken, davalı Sağlık Bakanlığı'nın da sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Bundan ayrı, davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olmakla, davalı bakanlık harçtan sorumlu tutulamayacağından yerel mahkemece davalı Sağlık Bakanlığı'nın harçtan sorumlu tutulması da isabetli olmamıştır.Hal böyle olunca, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf  itirazlarının  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine ve  davacı vekilinin TBK 76. Madde kapsamındaki ön ödeme talebinin yerinde bulunmadığından reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ancak belirlenen bu yanılgılar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HMK 353/1.b-2  maddesi gereğince kaldırılıp, yanılgılı hususlar düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulması gerektiği  sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1//Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf  itirazlarının  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE ve  davacı vekilinin TBK 76. Madde kapsamındaki ön ödeme talebinin yerinde bulunmadığından REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olup istinaf başvurusu sırasında harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; b/Davalı ... adli yardımdan yararlandığı anlaşılmakla, istinaf başvurusu sırasında harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerlerinde bırakılmasına, d/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE; b/5.634.079,77-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden, diğer davalılardan ise olay tarihi olan 19/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta AŞ' bu bedelden poliçe limiti olan 390.000,00-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c/150.000,00- TL manevi tazminatın 19/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar T.C Sağlık Bakanlığı ile ...'dan  müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ç/Fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, d/Alınması gereken 395.110,48-TL harçtan peşin olarak alınan ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 20.136,43- TL nin mahsubuyla bakiye  374.974,05-TL harcın ( davalı sigorta şirketi  sadece maddi tazminattan  poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğundan 23.091,83 -TL'sinden sorumlu olmak  kaydıyla ve davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf  olduğundan) davalı ... Sigorta AŞ ile  ...'dan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,  e/Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL BH, 1.195,43-TL peşin harç, 12.556-TL ve 6.385-TL  tamamlama  harcı toplamı  20.190,83-TL  harcın ( davalı sağlık Bakanlığı harçtan muaf olmakla, davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğundan 19.787,01-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ...'dan  müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f/Davacı tarafça sarf edilen  2.400,00-TL bilirkişi ücreti ile 1.070,00- TL Adli Tıp Rapor ücreti ve 1.085,25-TL posta gideri toplamı 4.555,25-TL yargılama giderinin davanın kabul -red oranına göre (0,94) hesaplanan 4.281,93-TL'sinin ( davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limit ile sınırlı sorumlu olduğundan 251,77-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, g/Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuğa ilişkin 1.360,00-TL ücretin, (dava kısmen kabul-kısmen red edildiğinden haklılık durumuna göre, davalı sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu ve davalı Sağlık Bakanlı'nın arabuluculuk ücretinden sorumlu olmadığı göz önüne alındığında) davalı sigorta şirketi 76,70-TL sinden sorumlu olmak kaydıyla davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ...'dan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, h/Maddi tazminat yönünden hesaplanan 358.681,6-TL nispi vekalet ücretinin ilk 60.500,00- TL sinin tüm davalılardan müteselsilen alınarak, kalan 298.181,60 TL sinin ise sadece davalılardan Sağlık Bakanlığı ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ı/Reddedilen maddi tazminat nedeniyle hesaplanan 11.401,38- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı T.C Sağlık Bakanlığına ve davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine i/Manevi tazminat yönünden  hesaplanan 24.000,00- TL nispi vekalet ücretinin davalılar Sağlık Bakanlığı ve ...'dan  müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, j/Reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  T.C Sağlık Bakanlığına ve davalı ... Sigorta A.Ş ye  verilmesine, 3/Gider avansından arda kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık  olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36b50bc6e408077e","SID":"f9a86d7d1fbaeaf9"}}