{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/1477 Esas 2024/1280  Karar <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/1477<br>KARAR NO\t\t: 2024/1280<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 15/09/2023<br><br>NUMARASI\t\t:  2022/298 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI<br>VEKİLİ\t:<br>ALEYHİNE TEDBİR <br>TALEP EDİLEN <br>DAVALI<br><br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>TALEP TARİHİ\t: 20/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t:  28/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  28/11/2024<br><br>\tİhtiyati tedbir talebinin  reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili 20/06/2023 dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin de şirket müdürü olduğu ... İnşaat Tic. Ltd. Şirketinin müdürler kurulu başkanı olduğunu, 2013 yılından bu yana şirketin olağan genel kurul toplantılarını yapmadığı gibi şirkete gönderilen ve şirketin kazandığı paraları da uhdesine geçirmek suretiyle görevini kötüye kullandığını, Şirket ortağı olan müvekkillerine  bilgi dahi verilmediğini, müvekkilinin şirket müdürü olmasına rağmen davalının müdürler kurulu başkanı olması nedeniyle şirketin hiçbir belge ve evrakına ulaşamadığını, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/129 Esas - 2023/399 Karar numaralı dosyada da davalının 2013'ten beri olağan genel kurul toplantısı yapmadığı, müvekkillerin olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması talebini yanıtsız ve karşılıksız bıraktığının tespit edildiğini ve olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabilmesi TTK 412. maddesi uyarınca kayyım atandığını  iddia ederek dava dosyası sonuçlanıncaya kadar davalı müdürler kurulu başkanı olan müşterek müdürü tedbiren anılan şirketteki yönetim ve temsil yetkisinin dava sonuçlanıncaya kadar kaldırılmasına, aksi takdirde sınırlandırılmasına, tek yetkili şirket müdürünün şirket müşterek müdürü müvekkili ... olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  davalı şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkisinin tedbiren ve geçici olarak kaldırılması talebinin 05/05/2022 tarihli ara karar ile  reddine  karar verildiği, söz konusu karardaki gerekçeye  ve mevcut dosya kapsamına göre aynı hususta yeniden ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesini ve tedbir kararı verilmesini gerektirir nitelikte dosya kapsamında değişen olgular ve  durumun bulunmadığı anlaşılmakla; değinilen ara karardaki gerekçe de gözetilerek davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalı ...'nin bahsi geçen yetkilerini açıkça kötü niyetli olarak kullandığını ve şirketi borçlandırma yasağına aykırı eylemlerde bulunduğunu, eklerde sunulan banka dökümlerine bakıldığında ...'nin dava dışı Şirket adına birçok kez kredi çektiği ve çekilen krediler sonucunda Şirket hesabına gelen paraları şahsi hesabına gönderdiği veya elden teslim aldığının açıkça görüldüğünü, işbu husus neticesinde davalının hem şirketi bankalara karşı borçlandırdığını hem de bu paraları ilgili şirket için değil şahsi olarak kullanmak amacıyla şahsi hesaplarına gönderdiğini, ilgili eklerde işaretlenmiş olan işlemler sadece örnek vermek amacıyla olup mahkemece bankadan celp edilecek hesap dökümlerinin incelenmesi halinde süreklilik arz edecek şekilde birçok kez davalının benzer işlemler yaptığının görüleceğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 630. Maddesi ve ilgili diğer maddeleri değerlendirildiğinde işbu durumların açıkça davalının Şirket müdürlüğünden azledilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu, ayrıca her ne kadar davalı bu işlemleri birçok kez gerçekleştirmiş olsa da müdürlükten azledilmemesi halinde şirketi daha fazla zarara uğratacağını, bu nedenle dava süresince tedbiren müdürlük yetkilerinin durdurulması gerektiğini, ayrıca müvekkilleri ile davalı ve babası ... ... arasında şirket yönetiminde yukarıda bahsi geçen işlemlere benzer yapılan uygulamalar dolayısıyla  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan 2020/512 esas numaralı dosya ile de müvekkillerinin ilgili şirketin feshini istediğini, işbu bahsi geçen dosyada da şirket hesapları ve faaliyetler ile ilgili yapılan incelemeler neticesinde ortaya çıkan bilirkişi raporunda şirket yönetimi ile alakalı olarak birçok uygunsuzluk tespit edildiğini, mahkemenizce ilgili dosyanın celbi ile bahsi geçen dosyadaki bilirkişi raporu incelendiğinde davalı ...'nin Müdürler Kurulu Başkanı olarak yerine getirilmesi gereken sorumluluklarını da yerine getirmediğinin açıkça görüleceğini,  davalının Şirket adına kullandığı kredileri kendi hesabına aktarıp çeşitli hesap hareketlerinin olması, şirketin faaliyete geçememesine kendi ağır kusurlu davranışlarının yol açtığı gözetildiğinde Türk Ticaret Kanunu'nun 235.maddesi uyarınca davalının müdürlük görevlerinin tedbiren ortadan kaldırılması gerektiğini, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/129 Esas 2023/399 Karar sayılı dosyasında da davalının 2013 yılından beri olağan genel kurul toplantısı yapmadığı, müvekkillerinin olağanüstü genel kurul yapılması taleplerini yanıtsız bıraktığı tespit edilmiş olup, olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması için TTK'nun 412.maddesi uyarınca kayyım atandığını, davalının şirket muhasebe kayıtları ile oynadığı ve muhasebe hilesine başvurarak müvekkili tarafından şirkete gönderilen paraların kendisi göndermiş gibi kayıt düzelttiğini, şirket hesabındaki paraların tamamının kendi hesabına aktardığını, müvekkilinin belge ve kayıtlara erişimin engellediğini ve bir çok usulsüz işlem yaptığının Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/656 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini,  sonuç olarak hem celbini talep ettikleri dosyalar hem de dava dışı şirket ile davalının hesapları incelendiğinde şirketin maddi varlıklarından şahsına menfaatler sağladığı, Müdürler Kurulu başkanı olarak zorunlu işlemlerden olan genel kurul toplama, kar payı dağıtımı gibi işlemlerin yapılmadığı sabit olduğundan telafi etmesi güç zararların önüne geçmek amacıyla davalının müdürlük görevinin tedbiren ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu  ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.  verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda, dava dışı limited şirketin üç müdüründen biri ve müdürler kurulu başkanı olan davalının azli istemiyle açılan dava kapsamında şirket müdürünün, şirketi yönetim ve temsil haklarının kaldırılması hususunda  ihtiyati tedbir kararı  verilmesi talebiyle ilgili olarak özellikle ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilince dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belgelere göre  (bkz. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 24/09/2019 tarihli 2018/4319 esas 2019/5759 Karar) bu aşamada HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir isteminde yaklaşık ispat ölçütünün oluşmadığı, şirkette organ boşluğu bulunmadığı, ayrıca HMK'nın 357. Maddesi gereği istinaf aşamasında yeni delil sunulmasının yasak olduğu, anılan delillerin ilk derece mahkemesince değerlendirilebileceği gözetildiğinde istinaf başvuru kanun  dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcı mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/11/2024<br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br>...              ...                ...       ...<br><br><br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d6c219d52771887","SID":"0d920ddf06eb3a65"}}