{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1863 <br>KARAR NO:2024/2092<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/05/2021<br>NUMARASI:2018/161 Esas - 2021/315 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>KARAR: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.10.2016 tarihinde, müvekkilinin ... plakalı  aracı ile seyir halinde iken, yolun sağında yolcu indirip bindiren halk otobüsünün birden yola doğru manevra yapması nedeniyle müvekkilinin, plakası tespit edilemeyen Halk otobüsü'ne çarpmamak için direksiyonu sola kırması ve yoldan çıkması ile sonuçlanan trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, maluliyeti oluştuğunu ve uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını,olayla ilgili olarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/29107 numaralı soruşturma yürütüldüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL, geçici bakıcı gideri dolayısıyla 100,00-TL ve sigorta şirketine mecburi müracaat başvuru şartını tam olarak yerine getirebilmek için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan raporun ücreti için 1.200,00-TL olmak üzere toplamda 1.400,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiş; 16.03.2021tarihli dilekçesi ile talebini  geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için  toplam 77.179,01-TL ve geçici bakıcı gideri için  1.482,30-TL olarak artırmış, ayrıca dava dilekçesindeki Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp raporu için ödenen 1.200,00-TL'lik rapor ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilmesini ve tazminata avans faizi uygulanmasını istemiş ; 14.04.2021 tarihli dilekçesi ile ise  sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 80.844,54-TL olarak artırmıştır.Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kuruma başvurduğunu, ancak eksik evrakların müvekkili kuruma gönderilmediğini, bu nedenle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini  savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... Üniversitesinin 14/03/2018 tarihli   raporuna göre, \"...davacı ...'ın 30 Mart 2013 tarih 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik  ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında   16/10/2016 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özürlülük oranının % 31 olduğu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlamasından itibaren mağdurun tedavi süresinin ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 45 gün olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği; 10/02/2020 tarihli raporunda.. plaka numarası bilinmeyen halk otobüsünün kimliği bilinmeyen sürücüsünün hatalı sevk ve idaresinin birinci derecede ve takdiren %60 oranında etkili bulunduğu,  davacı sürücü ...'ın hatalı sevk ve idaresinin ikinci derecede ve takdiren %40 oranında etkili olduğu, dava dışı sürücü ...'ın etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığına...\"dair rapor tanzim edilmiş olmakla, alınan bu raporun denetime imkan sağladığı ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından, bu rapora itibar edildiği;  08/06/2020 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın 16/10/2016 tarihinde geçirdiği kazada yaralanması ile sonuçlanan olaydan dolayı taleplerine ilişkin olarak geçici ve sürekli iş göremez olunan dönem zararının 77.487,76-TL olduğu, bakıcı gideri zararının 1.482,30-TL, toplam maddi zararının 78.970,06-TL olduğunun hesaplandığı, yargılama devam ederken,zarar hesaplama yöntemi yönünden içtihatlarla değişikliğe gidilmiş olmakla, bu doğrultuda ek rapor alındığı ancak davacı vekili 16/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesinde, 77.179,01-TL  tazminat ve geçici iş göremezlik bedeli talep etmiş daha sonra talebini, 2.kez 3.665,53-TL artırarak 80.844,54-TL tazminat olarak ıslah ettiğini belirterek, ıslah dilekçesinin göz önünde bulundurularak talep edilen tazminat miktarının davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, davada ancak bir kez talebin belirlenebileceği, 2.kez talep arttırımın geçerli olmadığı anlaşılmakla, dava 16.03.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi kapsamında güvence hesabının meydana gelen kazada sorumluluğun bulunduğunun kabul edildiği, her ne kadar davacı tarafça sağlık raporu masrafı yönünden de talepte bulunulmuş ise de, güvence hesabının bu masraf kalemi yönünden sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla, bu talep yönünden red kararı verilmesi gerektiği'', gerekçesiyle, 1-Davanın KABULÜ ile 77.179,01-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.482,30-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 78,661,31-TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-1.200,00-TL sağlık raporu masraf talebinin reddine,  karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ve  davalı vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davacı vekili, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi gerekirken ilk verdikleri bedel artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, 1.200-TL tutarındaki maluliyet raporu ücreti taleplerinin reddinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili; eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin kanıtlanması gerektiğini, kusur tespitini kabul etmediklerini,  kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini,  davacının kazada %100 kusurlu olduğunu,  geçici iş göremezlik tazminatından ve geçici bakım giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, geçici bakım giderinin brüt asgari ücret üzerinden  hesaplanmasının hatalı olduğunu, ... tarafından yapılan bir ödeme var ise bunun tenzili gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafça sunulan tıbbi mütalaa niteliğindeki raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, ATK'dan maluliyet raporu alınmadan karar verildiğini, TRH  yaşam tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini,  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ve  bakım gideri istemine ilişkindir.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;davacı tarafça dava açılmadan önce davalı kuruma başvurulmuş olup dava şartının gerçeklemiş olmasına;  kaza tespit tutanağı, savcılık dosyası ve hastane evrakları (adli vaka-trafik kazası) nazara alındığında  somut olaya konu kazanın  sürücüsü ve plakası belirlenemeyen halk otobüsünün kavşak bağlantı yolu girişinde  ani şekilde sola yönelmesi üzerine davacının sevk ve idaresindeki araç ile ona çarpmamak için  sola manevra yaparak buradaki park halindeki bir araca çarpması şeklinde  meydana geldiğinin anlaşılmasına; 10/02/2020  tarihli İTÜ heyet kusur raporunun somut olayın özeliklerine ve kazanın meydana geliş biçimine uygun olmasına, iş bu raporun  29.08.2019 tarihli ATK kusur raporundaki kazanın bu şekilde meydana geldiğinin kabulü halinde kusur oranlarının tespitine ilişkin 2. Seçenek ile uyumlu olmasına, bu halde  dosya kapsamında kusur hususunda bir çelişkiden  bahsedilemeyecek olmasına; maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumu'ndan alınması hususunda bir mecburiyet bulunmamakta olup,  dosyada mübrez Hacettepe Üniversitesi TIP Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından hazırlanan  14/03/2018 tarihli   raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; dosya kapsamındaki 24.10.2017 tarihli ... cevabi yazısına göre emekli aylığı alan davacıya iş bu kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılmadığının belirtilmiş olmasına;   hükme esas alınan  08.06.2020  tarihli aktüer bilirkişi raporunun Dairemizin de kabul ettiği şekilde Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH yaşam tablosu kullanılarak hazırlanmış olmasına, geçici bakım gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı kazadan kaynaklanan bedensel zarar kapsamında olup, iş bu zararlardan davalının sorumlu olmasına; Yargıtay'ın dairemizce de kabul edilen yerleşik içtihatlarına göre bakım giderinin asgari ücretin brütü üzerinden hesaplanmasında bir hata bulunmamasına; kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri kullanımı belirsiz işaretli olup araçtan fırladığına ilişkin herhangi bir tespit de bulunmadığına göre yerel mahkemece tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik tespit edilememesine göre; davalı vekilinin tüm istinaf  itirazlarının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğinc esastan reddine karar verilmesi  gerekmiştir.2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde, dava dilekçesi içeriği göz önüne alındığında davanın kısmi dava olarak açıldığı, belirsiz alacak davası olarak açılmadığı anlaşılmakla, yerel mahkemece 16.03.2021tarihli dilekçe   ıslah dilekçesi olarak kabul edilerek( 14.04.2021 tarihli dilekçesi nazara alınmadan), bu dilekçe ile artırılan rakamlar  doğrultusunda  yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, tüm dosya kapsamından davacının zararına yol açan plakası ve sürücüsünün kimliği belirlenemeyen aracın halk otobüsü olduğu ( belediyeye ait otobüs değil) göz önüne alındığında, hükmedilen tazminata avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru değil ve bundan ayrı davacı tarafça karşılanan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp raporu için ödenen 900-TL'lik rapor ücretinin ( dosya kapsamında sunulan banka dekontuna göre kanıtlanabilen) yargılama gideri olarak kabulü ile yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde reddi de doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; yukarıda (1) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ancak bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1.b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılıp, yanılgılı hususlar düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm  kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak yukarıda (1) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, b/ İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 5.373,35-TL harçtan peşin olarak yatırıldığı anlaşılan  toplam 1.343,34‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.030,01-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,b/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerlerinde bırakılmasına, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davanın KABULÜ ile 77.179,01-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.482,30-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 78,661,31-TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b-)Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 5.373,35-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan  alınan toplam 316,50-TL  (35,90-TL, 268-Tl+12,60) harcın mahsubu ile bakiye 5.056,85-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,c-)Davacı tarafça  peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 316,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-)Davacı tarafından sarf edilen  900-TL H.Ü sağlık raporu ücreti ve 2.732,26-TL diğer giderler toplamı 3.632,26-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesined)-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. Maddesi gereğince hesap ve takdir olunan  30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3/ Gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e9a43b06eb916c2","SID":"4e791a5f6f430dfb"}}