{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/3402 - 2025/9<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/3402 <br>KARAR NO\t: 2025/9<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/05/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ  - <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 2- ...  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 07/01/2025<br><br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 07/01/2025<br><br> ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/01/2017 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyir halinde iken önünde aynı istikamette seyreden ... plakalı aracı geçmek için karşıdan gelen araçların şeridine geçtiğini, aracın ön kısımları ile karşı istikametten gelen bisikletli sürücü ... ile çarpışıp, tekrar sağa manevra yaparak ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinde oluşan bedeni maluliyetle beraber müvekkilindeki yara ve dikiş izler oluşması, kaza sonrası topluma karışamama  gibi psikolojik rahatsızlıklarının oluştuğunu, insani ihtiyaçlarını başkalarının yardımı olmadan gerçekleştiremediğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, 118.673,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç ve davalı ... adına kayıtlı tüm araçlar ve tapu sicilinde kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, 7.000 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...'den kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi bakımından ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi bakımından ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davacı vekili 01/03/2022 tarihli dilekçesi ile; 7.000 TL olan geçici iş göremezlik tazminat taleplerini 12.636,50 TL 'ye, 10.000 TL olan maddi tazminat taleplerini 366.892,00 TL'ye (178.711,00 TL 'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, kalan 188.181,00 TL 'sinin ise davalı ...'den tahsilini) yükselttiklerini beyan etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 03/01/2018 tarihinde davacı tarafa 118.673,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkilinin borçtan ibra edilmiş olduğunu, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışında olduğunu, davacının bisiklet ile seyri sırasında gerekli koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, maddi tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne; 12.636,50 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden 24/01/2017 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 366.892,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sadece 178.711,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, diğer davalının tazminatın tamamından sorumlu olduğu anlaşıldığından, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden sorumlu olduğu 178.711,00 TL'ye 13/06/2017 tarihinden ... yönünden 366.892,00 TL 24/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne; 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/01/2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; davacının kalıcı maluliyeti nedeni ile işbu dava öncesinde ödeme yapıldığından ve müvekkili şirketin de söz konusu borçtan ibra edildiğinden öncelikle KTK 111.maddesi uyarınca ibranamenin iptal edilebilmesi için müvekkili kurumun ödemeyi yaptığı tarihin verileri esas alınarak inceleme yapılması ve yapılan ödemenin açıkça yetersiz olduğunun ortaya konması gerektiğini, %1,8 teknik faizli olarak ödeme yeterliliğinin denetlenmesi gerektiğini, kaskı da bulunmadığı belirtilen davacının kafa bölgesinden yaralandığı da gözetilerek %20'den az olmamak kaydıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı taleplerinin tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, SGK tarafından iş kazası değerlendirilmesi yapılarak davacıya daha sonra sorumlulardan rücu edilmek üzere ödeme yapılması ihtimali kuvvetli olduğundan müvekkili şirketin mükerrer ödeme yapmasına sebebiyet verilmemesi adına bu hususta da kapsamlı inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılan geçici ve kalıcı iş göremezlik ile manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Geçici iş göremezlik tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesinde:<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  (Aynı yönde  Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin 2019/6271  esas ve  2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı) <br>Müterafik kusur indirimi yapılmamasına yönelik istinafları yönünden yapılan incelemede:<br>Davalı sigorta şirketi vekili belirlenecek tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuşsa da, davacıdaki yaralanmanın kol, bel, boyun kırığından olduğunun tespit edildiği, yaralanmanın boyutu nazara alındığında kaskın takılı olmamasının sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmış olup, mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerindedir.<br>Hesap raporuna ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde:<br>Davalı sigorta şirketi vekili karara dayanak olan rapordaki hesaplamaların hatalı olduğunu savunmuştur.<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K. sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. <br>Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 19.01.2022 tarihli hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, 118.673,00 TL tazminatın 03.01.2018 tarihinde davacıya ödendiği, sigorta şirketinin ibra ettiğinin belirtildiği, bilirkişi raporunda ödeme tarihindeki veriler esas alınarak yapılan hesaplamada davalı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 12.636,50 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 366.892,00 TL olduğu, sigorta şirketi yönünden talep edilebilecek geçici iş göremezlik tazminatının 12.636,50 TL, sürekli iş gücü kaybı tazminatının ise 178.711,00 TL olarak hesaplandığı, yapılan ödeme ile hesaplanan gerçek zarar arasında fahiş fark bulunduğu, hesaplamada asgari ücretin esas alındığı,  ibranamenin 24.01.2017 tarihli olup 2 yıllık süre içinde 05.06.2018 tarihinde davanın açıldığı, yapılan ödemenin zararı karşılamadığı, bu nedenle davacının bakiye zararını talep edebileceği, raporun içtihatlara uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalı sigorta şirketinden alınması gereken 13.070,95\tTL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.875,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 10.195,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (12.636,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 178.711,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.07/01/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br> Başkan           Üye                      Üye                              Katip   <br><br><br><br><br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e86179347c9c61ea","SID":"3d15a1549cda3fe2"}}