{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ADANA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1972 - 2024/1860<br><br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1972 <br>KARAR NO\t: 2024/1860<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/09/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ... ULUSLARARASI LİMAN İŞLETMECİLİĞİ ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... LOJİSTİK VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA TÜRÜ                   \t: Tazminat<br>İstinaf Yoluna Başvuran(lar)<br>DAVACI\t: ... ULUSLARARASI LİMAN İŞLETMECİLİĞİ ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av. <br>TALEP KONUSU\t: Mahkeme Kararının Kaldırılması<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 27/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/12/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :<br>11 Mayıs 2007 tarihine kadar ... tarafından işletilen ... Limanı'nın işletme hakkı imtiyazı, Özelleştirme İdaresi tarafından açılan ihaleyi kazanan ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş.’ye 11.05.2007 tarihinde 36 yıl süreyle verilmiştir. Bu yolla Müvekkil Şirket ... Limanı’nı işletme imtiyazını elde ettiğini, ... Lojistik ve Ticaret A.Ş. ... ile 2003 yılında imzaladığı sözleşme tahtında  2003’ten beri ... Limanı’nda faaliyetini sürdürmekte olan antrepo işletmecisi olduğunu, MIP ile ... arasında imzalanan 16.04.2019 tarihli ... ... Terminalinin İşletme Haklarının Kiralanması Sözleşmesi kapsamında ...’a liman sahasında içinde bulunan likit tank terminalini 01.01.2019 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle kullanma/işletme hakkı verildiğini, anılan Sözleşme 31.12.2023 tarihi itibariyle sona erdiğini, taraflar arasında yeni bir sözleşme akdedilmesi yönünde görüşmeler gerçekleşmiş, ancak anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine sözleşmenin sona erdiği, likit tank terminalinin tahliyesi ve sözleşmede öngörülen şartlara uygun olarak 31.03.2024'e dek teslimi, aksi halde doğacak zarar ve zıyanın tahsiline ilişkin yasal yollara başvurulacağı ...’a birden fazla defa ihtar edildiğini, ancak sonuçsuz kaldığını, likit tank terminali halihazırda haksız şekilde işgal edilmekte, davacı şirketin zarara uğramasına sebep olduğundan bahisle davacı şirketin hakkına dayalı likit tank terminaline el atmanın önlenmesi, işgal edilen alanın tahliyesi, haksız işgal tazminatı kapsamında fiili tahliye tarihine kadar günlük 2100 USD üzerinden işlemeye devam eden cezai şartın ve ziyanın faizi ile tazminini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar verildiği görülmüştür. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi solmadığını, imtiyaz hakkı uyarınca işletilen liman işletmesinin bir bölümünün (likit tank terminali) işletmesinin davalı şirkete bırakılmasından ibaret olduğunu, davacının imtiyaz hakkı sahibi olduğu alanda devredebileceği hakların son derece sınırlı olduğunu, burada sıradan bir eşyanın veya taşınmazın kullanımı ile karşılığında kira bedeli alınması ilişkisinden ziyade kamu hizmeti görülmesini içeren bir kamusal yön ihtiva eden sui generis bir imtiyaz hakkı kullanımının devrinin söz konusu olduğunu, somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmede “kira” ibareleri geçse de sözleşmenin niteliğinin tespitinde TBK m. 19 hükmü uyarınca sözleşmede kullanılan kelimeler değil tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınması gerektiğini, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin de taraf edimleri incelenerek hukuki niteliğinin belirlenmesi gerektiğini, taraf edimleri incelendiğinde de somut olarak görüleceği üzere müvekkil şirketin ... Limanı'nda sahip olduğu limanın işletilmesiyle bağlantılı imtiyaz haklarının bir kısmını sözleşmede öngörülen sınırlı süre için ...’a devrettiğini, Yargıtay kararlarında da görüldüğü üzere böylesine kendine has bir sözleşmesel ilişkide taraflar arasında basit bir kira ilişkisi bulunduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinin uygun olmadığını, ... Limanı’nın işletilmesine ilişkin hizmetlerin bir bölümünün iki ticari şirket arasında yapılan ticari sözleşme eliyle devrinin kira ilişkisi hükümleriyle sınırlandırılamayacağı ortada olduğunu, gerek TBK m. 19 amir hükmü gerekse Yargıtay’ın işletme hakkının devrine dair belirttiği sui generis yapı uyarınca huzurdaki uyuşmazlıkta sona eren Sözleşme’nin metninde “kira” ibaresini içerdiğinden bahisle sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesi son derece isabetsiz olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın da bir ticari dava kapsamında olduğunu ve TTK 5/1 maddesine göre tüm ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında olduğunu, Yargıtay'ın taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olarak vasıflandırıldığı uyuşmazlıklarda dahi el atmanın önlenmesi davasında ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verileceği yönünde kararı olduğunu, hiçbir şekilde taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu ilişkinin kira ilişkisi olarak vasıflandırılması ihtimalinde dahi bu uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekeceğini, ilişkinin kira sözleşmesi olmadığını etraflıca açıkladıklarını, hal böyleyken aksi kanaatte olması ihtimalinde dahi taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin sona erdiğini zira taraflar arasında akdedilen Sözleşme 01.01.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere beş (5) yıl süreyle akdedilmiştir (Sözleşme m.2). sözleşme’de kararlaştırıldığı üzere ...’ın sözleşme süresinin uzatılması talebinde bulunması mümkün olmadığını, sözleşme süresinin dolması itibariyle anılan alanın kullanım hakkının sona erdiği açık olduğundan taraflar arasında yeni bir sözleşme akdedilmesi konusunda görüşmeler yapıldığını, davacı şirketin 04.12.2023 tarihinde Sözleşme süresinin 3 (üç) ay süreyle 31.03.2024 tarihine kadar uzatılmasına yönelik düzenlenen taslak ek protokolünü ... ile paylaştığını ancak bu ek protokol imzalanmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesine rağmen tank terminalini tahliye etmeyen ...'ın yeni bir sözleşme akdedilmesi için 02.02.2024 tarihinde yeni bir fiyat teklifinde bulunduğunu, anılan teklifin 01.04.2024 - 01.04.2029 tarih aralığı için geçerli olduğunu, ayrıca teklif ekinde şartname gereği yeni sözleşme için temin edilmesi gereken 01.07.2024 tarihine kadar geçerli teminat mektubu ve sair belgeler müvekkil Şirket ile paylaşıldığını, tüm bu süreç sonunda taraflar arasında yeni bir anlaşma yapılamadığını, ek protokol üzerinde anlaşma sağlanamadığını, sözleşme süresinin sona ermesiyle birlikte alanın hiçbir tebligata gerek kalmadan tahliyesinin gerektiğini, sözleşmenin son ermesi itibariyle alanın derhal tahliye edilmesi gerektiği sözleşmenin farklı hükümlerinde de vurgulandığını, dolayısıyla anılan tank terminalinin kullanım hakkının 31.12.2023 itibariyle sona erdiği, tarafların yeni sözleşme görüşmelerinin sonuç vermediği, davalının geçerli bir sözleşme ilişkisi olmaksızın tank terminalini tahliye etmediği bir vakıa olduğunu, Yargıtay kararı çerçevesinde taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olarak vasıflandırılması ihtimalinde dahi bu uyuşmazlığı çözmede asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, netice itibariyle yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararına ilişkin istinaf başvurumuzun kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasını, dosyanın görevli mahkeme olan asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinaf dilekçesine cevap veren davalı vekili dilekçesinde özetle; <br>Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>KABUL VE GEREKÇE: <br>Dava, likit tank terminaline ilişkin el atmanın önlenilmesi, haksız işgal tazminatı istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın göreve yönelik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir.<br>TBK'nun 299. maddesine göre \"kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılması veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.\" Buna göre, kira sözleşmesinin kurucu unsurları, kira bedelinin belirlenmesi ve kiralanan alanın kiracının hakimiyetine terk edilmesidir.<br>Somut olayda; Taraflar arasında yapılan 01.01.2019 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli, “ ... ... Terminalinin İşletme Haklarının Kiralanması Dair Sözleşmesi” başlıklı sözleşme akdedildiği, sözleşmede tarafların ‘’kiraya veren’’-‘’kiracı’’ olarak nitelendirildiği, kiralananın başlıklı bölümde ‘... ... Terminalinin yer aldığı, kira bedelinin ve kapsamının düzenlendiği görülmektedir. Davacı, sözleşmenin kira sözleşmesi olmayıp  ... tarafından kendilerine tanınan imtiyaz hakkının davalı tarafa  devri olduğunu iddia etmiş ise de, uyuşmazlığa konu sözleşme kira sözleşmesinin unsurlarını taşıdığından asliye ticaret mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmüştür.<br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/3-b(1) maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf ile ilgili yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın tebliği, harç ve diğer usulî işlemlerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,   <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2024<br><br>       Başkan-                            Üye-                         Üye -                 Katip- <br>        ¸e-imza\t                               ¸e-imza                           ¸e-imza                      ¸e-imza<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2a1bd43daed2c41","SID":"ddd81fee010e9156"}}