{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/715 <br>KARAR NO:2024/3567<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/11/2023<br>NUMARASI:2022/520 E - 2023/949 K<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... Beşiktaş adresinde kiracı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, bildirimsiz şekilde 18.12.2021, 19.12.2021, 02.02.2022 ve 19.02.2022 tarihlerinde elektrik kesintileri ve voltaj değişiklikleri sebebiyle satış yapamadığını ve ciro kaybı yaşadığını, günlük satış için üretilen ürünlerin de satılamayarak zayi olduğunu, kesintilerin kanuni sınır olan 12 saati aştığını ve bu nedenle hizmetin ayıplı olduğunu iddia ederek davacının uğramış olduğu 48.500.00 TL maddi zararların dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından süresi içinde davalı şirkete müracaat edilmediğini, oluşan zararın tazmin edilebilmesi için söz konusu zararın davalı şirketin dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini, yönetmelik hükmü gereği kesintiler mevzuat sınırları dahilinde olduğundan zarar tazmini yoluna gidilmesinin mümkün olmayıp, dava konusu olayda davalı şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının bulunmadığını, kesintilerin yönetmelik hükümleri gereği belirlenen süreleri aşmadığından elektrik kesintisi nedeni ile uğranılan zararların tazmininin mümkün olmadığını, davacının 48.500 TL ciro kaybına uğradığı iddiasının mesnetsiz ve zararın fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin abonelik başlatma, kapama, salt abonelik işlemleri noktasında toplandığını, davaya konu olayın elektrik kesintileri/arızaları kaynaklı olduğundan durumla kaynaklı talep ve isteklerin davalı kuruma yöneltilmesinin yasal mevzuat gereği mümkün olmadığını, davalı kurumun altyapı hizmetleri, teknik destek sağlama gibi görev ve sorumlulukları bulunmazken tamamen teknik bir durum kaynaklı taleplerin muhatabı olmasının hakkaniyetli olmayan bir durumu beraberinde getirdiğini, davalı kurumun görevli ve sorumlu olmadığı alan dahilinde meydan gelen olaylarda illiyet bağı ve neden sonuç ilişkisinin kurulmasının mümkün olamayacağından davanın ve istemlerin kabulünün de mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle Müvekkili şirketin yalnızca elektrik satış edimini üstlendiğini, taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarınca davalı şirketin teknik sebepler ve arıza halleri nedeniyle elektrik enerjisinin tedarik edilememesinden ötürü sorumlu olmayıp davacının bu durumdan kaynaklı davalı şirketten tazminat talep edemeyeceğinin sözleşme kapsamında açıkça düzenlendiğini, davacının basiretli bir tacir olarak işletme faaliyetinin gerekliliklerinden olan jeneratör kurulumu yapmadığından zararının doğmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, meydana gelen zarardan davacının müterafik olarak kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Davalı ... A.Ş.'nin, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği gereğince davacının ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan zararının tazmininden sorumlu olması nedeni ile davacının ciro mahrumiyeti bedeli talep ettiği dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak 20.096,18 TL ciro mahrumiyeti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... A.Ş. ve davalı... A.Ş. tedarik şirketleri olduğundan ve sorumluluk alanları elektrik enerjisi satışı, faturalandırma, abonelik hizmetleri olduğundan elektrik kesintileri ve arızalarından sorumlulukları bulunmadığından bu davalılar hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine  karar vermek gerekmiştir.\" gerekçeleriyle  1-Davalı ... hakkında açılan davanın kısmen  kabulü kısmen reddi ile, 20.096,18 TL ciro mahrumiyeti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Diğer davalılar hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı ... A.Ş. tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkemece müvekkil şirket lehine hükmedilen 20.096,18 TL ciro mahrumiyet bedelinin, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile çeliştiğini, rapor ile kurulan hüküm arasındaki bedellerin örtüşmediğini, mahkemece maddi hata ile hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkili şirket lehine tespit edilen 68.305,38 TL ciro mahrumiyet bedeli doğrultusunda dava değeri yönünden ıslah ve harç tamamlamak için süre talep etmelerine rağmen bu taleplerinin reddedildiğini,  bilirkişi raporunda 2021-2022 yılları içerisinde 4 günlük ciro mahrumiyetini 68.305,38 TL olarak tespit etmesine karşın mahkemenin 2021 dönemini kapsayan 2 günlük ciro mahrumiyeti olan 20.096,18 TL üzerinden hüküm kurarken, 2022 dönemini kapsayan 2 günlük ciro mahrumiyeti olan 48.209,20 TL'ye neden itibar etmediği, bu dönemi neden değerlendirmeye almadığına ilişkin gerekçeli kararında hiçbir somut gerekçe, delil ve dayanak olmaksızın hüküm kurulmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda  hem ciro mahrumiyeti hem de net kar mahrumiyeti hesap edildiğinden bilirkişinin bu ikili hesaplaması somut, talep edilebilir ve ıslah edilebilir nitelikte olmadığından, dosyada ek rapor alınmaksızın karar kurulması da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar ... A.ş ... A.ş. yönünden davanın husumet yönünden reddinin hatalı olduğunu, dağıtım şirketi dışında tedarik şirketlerinin de zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu, davalıların elektrik enerjisine ilişkin kendi aralarında imzalamış olduğu sözleşmeler ve sorumluluk sınırlarını ne şekilde çizdiklerinin bilinemediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davacı tarafından süresi içinde müvekkil şirkete müracaat edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle kaydıyla zararın ortaya çıkmasının akabinde on iş günü içerisinde talep bulunulması gerekirken özel başvuru usulü yerine getirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bildirimsiz kesintilerde, sınır değerlerin aşılması halinde, kullanıcı başvurusu olmasa da dağıtım şirketinin tazmin yükümlüğü bulunacağından bahisle meydana gelen elektrik kesintilerinden ötürü, müvekkili şirketin tazmin yükümlülüğü bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmişse de işbu görüş ve kanaatin hatalı olduğunu, oluşan zararın tazmin edilebilmesi için söz konusu zararın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini,  18.12.2021 tarihinde meydana gelen kesintinin, 3. şahıs kaynaklı şebeke çalışmasından kaynaklanmakta olduğunu, kesintilerin 3. şahıs kaynaklı olduğundan dava konusu edilen zarar ile müvekkili şirket faaliyeti arasındaki illiyet bağının bulunmadığını, kesintiler mevzuat sınırları dahilinde olduğundan zarar tazmini yoluna gidilmesi mümkün olmadığını, kesintilerin yönetmelik hükümleri gereği belirlenen süreleri aşmadığını, 48.500 TL zararın fahiş miktarda olduğunu, ... kayıtları incelendiğinde voltaj düşüklüğü olmadığının görüleceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanması nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.Davacı, 18.12.2021, 19.12.2021, 02.02.2022 ve 19.02.2022 tarihlerinde elektrik kesintileri ve voltaj değişiklikleri sebebiyle satış yapamadığını ve ciro kaybı yaşadığını, günlük satış için üretilen ürünlerin de satılamayarak zayi olduğunu ileri sürmektedir. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemeleri yapılmıştır.16.05.2023 tarihli raporda elektrik mühendisi ve mali müşavir bilirkişiler raporlarında  özetle \"... davalının ibraz ettiği voltaj kayıtlarında voltajın yönetmeliğin izin verdiği sınırlar içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Bundan dolayı voltaj dalgalanmasından oluşan zarar oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının zararı elektrik kesintilerinden oluşmuştur 18.12.2021, 19.12.2021 ve 19.02.2022 tarihlerinde oluşan elektrik kesintileri nedeni ile davacı ciro kaybına eş deyişle zarara uğramıştır. Davacı tarafın 2021-2022 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222 TTK 64 m/mülga TTK 85 m.) sahibi lehine delil niteliği bulunduğunu, 2021-2022 yılı 4 günlük ciro mahrumiyetinin 68.305,88 TL ve net kar mahrumiyetinin 8.167,39 TL olabileceğini ...\" mütalaa etmiştir.Bilirkişiler ek raporlarında da aynı görüşlerini tekrarlamışlardır.Bilirkişi raporunda, voltaj dalgalanması olmadığı, zararın kesintilerden meydana geldiği belirtilmiş ise de iddia edilen tarihlerde kesintilerin hangi saatler arasında olduğu, yönetmelik gereği sınır değerlerin belirtilerek kesintilerinin bu sınır değerleri aşıp aşmadığı belirlenmemiş, sadece zarar miktarı hesaplanmıştır. Davalı elektrik şirketi kendisiyle sözleşme yapan abonelerine kesintisiz elektrik sağlamakla yükümlüdür. Davalı şirketin elektrik kesintisine sebebiyet vermesi ve abonelerine elektrik temin edememesi onun kusurunu oluşturur.Ciro şirketin kazandığı toplam geliri, kar ise bu gelirden elde edilen net kazancı ifade ettiğine göre davacının mahrum kaldığı kazancın raporda değerlendirilmediği de görülmektedir.Hal böyle olunca, mahkemece davacının ticari işletmesinde, her türlü aksaklığı gözeterek (elektrik kesintisi, vb.) önceden gerekli tedbirleri alması gerekip gerekmediği, davacının tesisatın onaylanan projeye uygun olup olmadığı, davacının elektrik kesintisi ve  gereken bir kişi olarak alması gereken önlemlerin bulunup bulunmadığı; varsa bu önlemlerin neler olduğu, önlemlerin davacı zararının oluşmasında etkili olup olmayacağı, varsa etki derecesi keza  davalının kesinti davacıya bildirmemiş olmasında etkisi olup olmayacağı veya benzer şekildeki tedbirlerle zararı azaltma imkanı olup olmadığı bir başka deyişle davacı yanın müterafik kusurlu  olup olmadığı yönünde yeterince durularak, gerekli görüldüğünde bu yönde konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan denetime elverişli yeni bir rapor alınması, davalının kesintilerinin sınır değerleri aşması halinde ise mali yönden davacının defterlerindeki saptamalarına göre, belirtilen tarihlerdeki cirolar nedeniyle davacı şirketin maliyetleri de belirtilerek kazanç kaybının değerlendirilmesi için rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı ... A.Ş. istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, bilirkişilerden iddia edilen tarihlerde kesintilerin hangi saatler arasında olduğu, yönetmelik gereği sınır değerlerin belirtilerek kesintilerinin bu sınır değerleri aşıp aşmadığı raporda gösterilmek suretiyle davalının kusurunun belirtilmesi ile kazanç kaybına ilişkin inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere  dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalı ... A.Ş.'nın istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/12/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf8f1b3838904493","SID":"c64efed2bb68ad42"}}