{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/704 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1636<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ \t\t: 11/12/2020 (Dava) - 07/12/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/738 Esas - 2021/1038 Karar <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Trafik Sigortasından Kaynaklanan)<br><br>BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br> 2021/451 ESAS- 2021/580 KARAR SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Sigortasından Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 25/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 29/06/2021<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 07/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/11/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2021 tarihli 2020/738 Esas ve 2021/1038 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; 27/06/2019 tarihinde müvekkiline ait olan ... sevk ve idaresindeki  ... plakalı aracın, kaza tutanağında da yer aldığı üzere kendi istikametinde devam ederken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kontrolsüz bir şekilde sol kapısını açması suretiyle müvekkilinin aracında ekspertiz raporunda görüleceği üzere 8.368,35-TL lik maddi hasar meydana geldiğini, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün de %100 kusurlu bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin aracında meydana gelen hasarla bağlantılı olarak değer kaybı oluştuğunu,  davalı sigorta şirketine müvekkili adına yazılı olarak başvurulduğunu, değer kaybı talepleri kabul edilmemekle birlikte sigorta şirketinin 8.368,35 TL ile ilgili hasar dosyası açıldığını beyan ettiğini ancak taraflarına şimdiye kadar bir ödeme yapmadıklarını, davalı ödeme yapmadığı için İzmir 11.İcra Müdürlüğü 2020/1970 Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi yapıldığını ancak davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, akabinde arabulucuya başvurulduğunu ancak görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; araç hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesi istemiyle icra dosyasına yapılan  itirazın iptaline araçtaki değer kaybının belirlenmesine  ve haksız itiraz sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle;  27.06.2019 tarihinde müvekkiline ait olan, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın  kaza tutanağında da yer aldığı üzere kendi istikametinde devam ederken dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kontrolsüz bir şekilde sol kapısını açması suretiyle ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, düzenlenmiş olan kaza tespit tutanağında da dava dışı ... meydana gelen kazaya asli kusuruyla sebebiyet verdiğini, dosyaya sunulu ekspertiz raporunda da müvekkilinin aracında 8.368,35 TL maddi hasar oluştuğunu, ayrıca müvekkilinin aracında meydana gelen hasar sebebiyle değer kaybı da meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine ödeme yapılması için  yazılı bir şekilde başvuruda bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin hem değer kaybı taleplerini kabul etmediklerini  hem de 8.368,35 TL tutarlı maddi hasarı ödemediklerini, müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasar ve değer kaybı için davalı sigorta firmaya yazılı başvuru yapılmış olmasına rağmen davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine davalı tarafa icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça işbu icra dosyasına itiraz edilerek takip durdurulduğunu, bunun üzerine arabuluculuğa başvurduklarını ancak işbu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını ve anlaşmama tutanağı düzenlenmediğini, müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasara ilişkin açılan itirazın iptali davacı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/738 E. Sayılı dosyası ile devam ettiğini, ancak müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin de işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, icra takibinde sehven değer kaybı istendiğini, yargılamamanın uzamaması ve usul ekonomisi ilkesi gereği işbu dava ile tarafları  aynı olan  İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/738 E. Sayılı dosyasının birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 10/11/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesinde;  dava dilekçesinde talep ettikleri 100,00-TL değer kaybını 2.000,00-TL olarak arttırma zorunluluğu doğduğunu, 2.000,00-TL değer kaybının 100,00-TL'si için dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi, 1.900,00-TL'si için ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi talep etmiş,  davanın kabulüne, yargılama giderleri ve ilam vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah harcını aynı tarihte yatırmıştır. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın  kaza nedeniyle aracında oluşan maddi hasarın ve değer kaybının tazmini  ve itirazın iptali ve takibin kaldığı yerden devam etmesi talebiyle işbu davayı ikame ettiğini, işletilme halinde olmayan motorlu aracın verdiği zararlardan doğan sorumluluğun, zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası kapsamı dışında olduğunu,   dosyanın esasına girilmeden usul ekonomisi gereğince ilk olarak bu yönden davanın  reddine karar verilmesini talep ettiklerini,  huzurdaki davanın “belirsiz alacak” nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, müvekkili Sigorta Şirketi aleyhine dava açan karşı tarafın, dava dilekçesinde, davacı tarafın uğradığı iddia edilen iş gücü kaybı tazminatı ve maddi ve değer kaybı tazminatı  için  şimdilik 8.468,38-TL maddi tazminat ve  kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep ettiğini,  ancak dava dilekçesinde de belirtildiği üzere \" takip yapılan kısım alacağın belirli nitelikte\" olduğunu, bu nedenle huzurdaki davada davacı tarafından maddi tazminata ilişkin dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını beyanla, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini, 03.09.2020 tarihli 10152 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ... A.Ş.'nin yeni ünvanının ... A.Ş. olarak ilan olunduğunu, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, davaya konu kazanın ardından davacının, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuruda bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın değer kaybı talebinin poliçe teminatı  dışında olduğunu,  tüm dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarının, maddi teminat limitinin %15’ini aşamayacağını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, değer kaybına yönelik taleplerin ve kazanın oluş şeklinin teminat dışında kalmasından ötürü davanın bu açıdan reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine,  kusur oranı bakımından ve değer kaybı miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, müvekkili şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağına, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkili şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; öncelikle derdestlik nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın, dava konusu kaza nedeniyle aracında oluşan değer kaybı zararını tahsil etmek için icra takibi başlattığını, işbu takibin müvekkili şirketin itirazı üzerine durduğunu, duran takibin devamı talebiyle itirazın iptali davası ikame edildiğini, aynı kaza nedeniyle aynı taleple İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/451 esas numaralı dava ikame edildiğini, aynı tarafın aynı taleple birden çok dava açmasının söz konusu olduğunu, bu halde derdestlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, huzurdaki davada davacı tarafından maddi tazminata ilişkin dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini,  03.09.2020 tarihli 10152 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ... A.Ş.'nin yeni ünvanının  ... A.Ş. olarak ilan olunduğunu, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvuruda bulunması gerektiğini, davaya konu kazanın ardından davacının, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuruda bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tüm dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarının, maddi teminat limitinin %15’ini aşamayacağını, derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine,  kusur oranı bakımından ve değer kaybı miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, müvekkili şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağına, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkili şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, 27.06.2019 olay tarihinde dava dışı araç sürücüsü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile iki yönlü 510 sokak üzerinde yolun sağ tarafında park halinde iken, sürücü ...’ nin idaresindeki davacıya ait ... plakalı araç ile sigortalı kamyonetin yanından geçtiği esnada, park halinde bulunan ... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ...’ ın aracının sol kapısını dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde açması nedeniyle davacıya ait otomobilin sağ ön yan kısımları ile kamyonetin kapısına çarpması şeklinde gerçekleşen kazada, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücü ...’ın %100 oranında  kusurlu olduğu, davacıya ait araçta kaza nedeniyle yedek parça, işçilik ve KDV hariç 8.368,35 TL hasar meydana geldiği, KDV dahil hasar bedelinin ise 9.874,65 TL olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 35.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 33.000,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (35.000,00 TL -33.000,00 TL) = 2.000,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı,  davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar zararından ve değer kaybından sorumlu olduğu, davalının sigorta ettiği aracın park halindeyken kapısının açılması nedeniyle dava dışı sigortalı sürücünün kusuruyla gerçekleşen kazada KTK’nın işletilme halinde olmayan araçların neden oldukları kazalarda işletenin sorumluluğuna ilişkin 85/3. Maddesi uygulama alanı bulacağından davalı sigortanın hasarın teminat dışı kaldığına ilişkin savunmasının yerinde olmadığı, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, asıl dava yönünden hasar ihbarının yapıldığı tarih tam olarak hasar dosyasından tespit edilememekle birlikte davalı sigorta şirketinin hasar bedeli başvurusunu 03.07.2019 tarihinde ret ettiği, bu tarih itibariyle temerrüdün gereçkeleştiğinin kabul edilmesi gerektiği ancak davacının takip talebinde 07.10.2019 tarihinden itibaren yasal faiz isteğinde bulunduğu, itirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalar olduğundan istek aşılamayacağından temerrüt tarihinin 07.10.2019 tarihi olarak kabul edilmesi ve asıl alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden ise dava ve ıslah tarihleri itibariyle faiz isteğinde bulunulduğu...'' gerekçesiyle; ''..ASIL DAVADA(Mahkememizin 2020/738 esas sayılı dosyasında) Davacının davasının KABULÜNE, Davalının, İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2020/1970 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile  8.368,35 TL asıl alacak ile 249,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.618,02 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, Alacak yargılamayı gerektirip likit olmadığından icra inkar tazminatı isteğinin reddine;BİRLEŞEN DAVADA (İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/451 Esas sayılı dosyasında)Davacının davasının KABULÜ  ile 2.000,00 TL değer kaybı bedelinin, taleple bağlı kalınarak 100,00 TL’lik kısmına dava tarihi olan 25.06.2021 tarihinden, bakiye 1.900,00 TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 10.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  kusura ilişkin müstakil bir rapor alınmadan, tek bilirkişi tarafından tanzim edilen kusura ve hesaba ilişkin bir adet rapor doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ayrıca, kaza esnasında müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç park halinde olup, araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelişinde kusuru bulunmadığını, kaza anında sigortalı araç işletme halinde olmadığından müvekkili şirketten Trafik Sigortası Genel Şartları kapsamında talep edilen zararın teminat kapsamı dışında olduğunu, nitekim Trafik Sigortası Genel Şartları'nın \"Teminat dışında kalan haller\" başlıklı A.6. madde hükmüne göre; işletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararların poliçe teminat kapsamı dışında kaldığının belirtildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin dava konusu taleplere istinaden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu yönden davanın  reddine karar verilmesi gerektiği, kararda hükmolunan tutarın müvekkili şirketçe hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporunda belirtilen rayiç  bedel tutarından oldukça yüksek olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun gerçek zarara ilişkin olduğunu, denetime elverişsiz, taraflı, haksız ve hukuka aykırı bu raporun hükme esas alınmasına itiraz ettiklerini, sigorta teminatının zenginleşme aracı olmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusurunun ispat edilmesi halinde dahi müvekkili şirket gerçek zarardan sorumlu olacağından, başvuran tarafın talep ettiği tazminat tutarının fahiş olduğunu, Mahkeme tarafından kusur ve hasar miktarı yönünden denetime uygun bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu tür sigortalarda asıl amacın zarar görenin uğradığı “gerçek zararın” giderilmesi olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının B.2- Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı hükmü açık olup, Trafik Sigortalarında Sigortacının sorumluluğunun öncelikle hasar gören parçanın onarımı veya eşdeğeri parça ile değişimi olduğunu, sigortacının bu iki halin mümkün olmaması durumunda parçanın orijinali ile değiştirilmesinden sorumlu olduğunu, dolayısı ile davacının gerçek zararı tespit edilirken öncelikle hasar gören parçaların onarım ve eşdeğer parça ile değiştirilme durumlarında ödenmesi gerekecek miktarın belirlenmesi gerektiğini, öncelikli olarak, davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiği ve buna bağlı olarak vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmolunmaması gerektiğini, ancak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olsa da, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, hatalı hesaplamaya dayanan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin müvekkili şirket tarafından ödenmesi ihtimalinin dahi hakkaniyete aykırılık yaratır mahiyette olduğunu bu nedenle, ilgili kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri açısından da kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davacının davasının reddine karar verilmesini, hükmolunan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin öncelikli olarak reddini, aksi kanaatte olunması halinde ise yeniden hesaplanarak hatanın giderilmesini, tehir-i icra kararı verilmesini, Mahkeme ve İstinaf yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yandan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Asıl Dava; trafik kazanından kaynaklı davacı aracında meydana gelen zarar nedeni ile hasar bedelinin karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.<br>Birleşen Dava; trafik kazasından kalnaklı davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili için açılan maddi tazminat davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>1-Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede:<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan trafik uzmanı bilirkişi ve makina mühendisi bilirkişi heyetine ait bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bilirkişinin kusur tespiti yönünden ehil olduğu ve dosya kapsamına göre yapılan kusur tespitinin yerinde olduğu; makina mühendisi bilirkişi tarafından gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmiş olduğu ve yeterli değerlendirmeyi içerdiği, yerleşik uygulamaya göre gerçek zararın iskontosuz orjinal parçalar üzerinden KDV dahil olarak değerlendirilmesi gerektiği, araç değer kaybı tutarının yerleşik uygulama uyarınca aracın serbest piyasa şartlarına göre aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farkın esas alındığı hesaplama yöntemi ile belirlendiği; olayın oluşumuna göre hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu; davalı vekilince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, vekalet ücretleri ve yargılama giderleri hatalı hesaplandığı yönünden itiraz edilmiş ise de, mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verildiği ve HMK'nın 326/1 maddesi uyarınca aleyhine karar verilen olarak davalının yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması usul ve yasaya uygun olup hesaplanan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de yerinde olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede:<br>6100 sayılı HMK.'nun 341-(2) maddesinde; \"miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir\" hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK.'nun Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK.'nun \"341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz\" hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK.'nun \"341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı\" düzenlenmiş bulunmaktadır.<br>Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK.'nun 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00 TL olmuştur.<br>Davalı yönünden kabul edilen 2.000,00 TL karar tarihi itibarı ile HMK.'nun 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altındadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir.<br>Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi ise sonuca etkili değildir. Kaldı ki, mahkemece birleşen dava yönünden kararın miktar itibarı ile kesin olarak verildiği anlaşılmıştır.<br>Buna göre; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının asıl dava yönünden HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, birleşen dava yönünden karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2021 tarihli,  2020/738 Esas ve 2021/1038 Karar sayılı kararına asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE; birleşen davaya yönelik  istinaf başvurusunun HMK.'nun 341-(2) ve 346-(1) maddeleri gereğince miktar yönünden kesinlik nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 588,69-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 181,32-TLnin mahsubu ile eksik kalan 407,37-TLnin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br> 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37db312233cf242a","SID":"9fa1ce079c79be04"}}