{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/973 <br>KARAR NO:2024/1536<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                <br>ESAS NO:2020/332 <br>KARAR NO:2021/333<br>KARAR TARİHİ:31/03/2021<br>DAVA:Alacak <br>KARAR TARİHİ:27/11/2024<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalıya verilen servis hizmeti karşılığında servis bedeli olarak 31/05/2019 tarihli 129.800,00TL bedelli açık fatura kesildiği, davalı şirketin itiraz süresinde faturaya itiraz etmediği, ancak davalının fatura bedelini çeşitli bahaneler söyleyerek ödemediği, davalı şirketin ödemediği bedel için ... sayılı icra dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığı, itiraz ederek durdurduklarını beyan ederek 239.800,00TL bedelli açık fatura ile sabit olan alacaklarının şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalı müvekkili şirkete verilen bir servis hizmeti bulunmadığını, davacı tarafın davalı müvekkili şirkete herhangi bir hizmet satışı olmadığı halde bu hizmet satışını vermiş gibi düzenlediği 31/05/2019 tarih ... nolu 129.800,00TL bedelli faturanın şirket yetkililerinin ofiste olmadığı esnada toplu alınan faturalar arasında bulunan iş bu faturanın muhasebe elemanı tarafından sehven müvekkili kayıtlarına işlenerek Mayıs 2019 KDV beyannamesi ile Mayıs 2019 BA formuna dahil edildiğini, davacı tarafından başlatılan ... sayılı takibe itiraz ederek durdurulduğu, davacı tarafın gerçeğe aykırı düzenlenen fatura asıllarının müvekkil tarafından iadesinin ardından davacı tarafından kötü niyetli olarak Beşiktaş .... Noterliği 26/08/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edilen faturanın kabul edilmediğini bildirdiği, savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, davacı tarafından aslında var olmayan bir servis hizmeti bedeli talebi ile ilgili haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hizmet ilişkisine yönelik faturaya dayalı alacak istemine ilişkin davada, davacının servis hizmeti karşılığında davalı adına düzenlediği faturaya dayalı alacak isteminde bulunduğu, davalı tarafın cevap  dilekçesinde fatura ile ilgili davalı taraftan alınan bir servis hizmeti olmadığını savunduğu, dosyada delillerin toplandığı, mali müşavir bilirkişi ... ile taşıma alında uzman bilirkişi ... den rapor alındığı, alınan raporun denetime ve hükme elverişli bulunduğu, davaya konu faturanın davalı tarafın ticari defter kayıtlarında bulunmadığı, davalı tarafça BA forumuna ilişki düzeltme  beyannamesi verdiği,  taraflar arasında davaya konu faturaya ilişkin yazılı bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki faturanın, sözleşmenin yapılması ile ilgili olmadığı, taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olduğu, öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belgenin fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge olacağı, Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 tarihli ve 2011/15-472 E., 2011/608 K. sayılı kararında da benimsendiği, davacı tarafın dayandığı faturaya konu alacağı ispat külfetinin bulunduğu, davalının ticari defterinde kayıtlı olmayan ve daha sonra düzeltme beyannamesi verdiği ba beyannamesinin ispat yükünü davalı tarafa çevirmeyeceği, davacının alacağını ispat edemediği, yemin hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle açılan alacak davasının reddine dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili  istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket (... Ltd. Şti.) ile fiili ve organik bağlantısı olan, ortak ve yetkilisi ve dahi faaliyet adresi bile aynı olan (... Ltd. Şti.) isimli iki firmaya hizmet verdiğini, ancak ... isimli bu iki firma; davacı müvekkile fatura bedellerini ödemediğini, fatura bedelleri için icra takibi başlatıldıktan 2 hafta sonra da bu iki firma eş zamanlı vergi dairesine düzeltme beyannamesi vererek aylar önce icari defterlerine işledikleri faturaları defter kayıtlarından çıkarmaya çalıştıklarını, itiraza uğrayan ve ticari deftere işlenmeyen faturalarda ispat yükü davacı alacaklıda iken faturaya itiraz edilmeyip ticari defterlere işlenmesi durumunda ispat külfeti yer değiştirmekte olup bu durumda ispat yükünün faturaya  itiraz  etmeyen  davalı  tarafa  geçtiğini, taraflar arasındaki taşıma hizmetleri  için yazılı bir sözleşme zorunluluğunun bulunmadığını, yapılan hizmetin personel servis taşımacılığı hizmeti olmadığını ve sadece taşıma hizmeti olduğunu, ayrıca davalarının kabul edilmemesi halinde dahi cevap dilekçesinde sadece davanın reddini istenilip vekalet ücreti talebinde bulunmadığından aleyhe vekalet ücretinin hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, hizmet sözleşmesi kaynaklı fatura nedeniyle alacak istemine ilişkindir.İstinaf yoluna konu uyuşmazlık; taraflar arasında hizmet sözleşmesi olup olmadığı, mevcut ise davacının davalıya hitaben düzenlemiş olduğu ...numaralı 31/05/2019 tarihli 129.800,00 TL tutarlı servis bedeli açıklamalı fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21 nci maddesinin ikinci fıkrası:\"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde,faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" şeklindedir.YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.05.2024 tarih ve 2023/1028 E., 2024/4126 K. sayılı ilamı:\"Dava, faturaya dayalı alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı yan, davaya konu faturanın tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış, ödeme emri davalıya 09.01.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davaya konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak davalının bu faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmaktadır.Davalı her ne kadar ödeme emrini tebliğ aldıktan bir gün sonra 10.01.2018 tarihinde Vergi Dairesine başvurup düzeltme beyannamesi vererek söz konusu faturayı BA formundan çıkarmış ise Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, 2016/12244 E., 2017/2368 K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.\"şeklindedir.Somut olayda, Mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda ... numaralı 31/05/2019 tarihli 129.800,00 TL tutarlı fatura kaydına davalı tarafın ticari defterlerinde rastlanılmadığı bildirilmiştir. Dava konusu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, ayrıca BA formu ile vergi dairesine davalı tarafça bildirildiği, daha sonra aynı faturaya ilişkin olarak davalı tarafça 07/08/2019 tarihinde vergi dairesine düzeltme beyanı verildiği sabittir. Bu durumda davacı tarafça davalı tarafa tebliğ edilen ve davalı tarafça BA formu ile bildirilen faturaya konu hizmetin verildiğine dair karine oluşacağı dikkate alındığında yasal itiraz süresinden sonraki bir tarihte düzeltme beyanı verilmesinin davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfetinin ise davalı tarafa ait olması ile davalı tarafın hizmetin verilmediğine ilişkin ispata elverişli delil sunamamış olması dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki karar verilmiş olması isabetli değildir.Davacı tarafça kısmi dava şeklinde 10.000,00 TL üzerinden dava açıldığı anlaşılmakla, talep ile bağlı kalınarak aynı faturaya dayalı olarak başlatılan ... sayılı icra dosyasındaki ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 30/07/2019 tarihinde davalı tarafın temerrüte düştüğü anlaşılmakla bu tarihten itibaren avans faize hükmedilmek suretiyle davanın kabulüne dair karar tesis edilmiştir.Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2021 tarihli 2020/332 E. 2021/333 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK,a-Davanın KABULÜ ile, 10.000,00 TL'nin 30/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,c-Dava şartı arabuluculuk başvurusu nedeniyle arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin, davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,ç-Davacı tarafça yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 170,78 peşin harç, tebligat ve posta masrafı 305,90 TL ile bilirkişi ücreti 1.200,00 TL olmak üzere toplam 1.731,08 TL' yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,e-Davacı vekille temsil olunduğundan Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT 13/2 maddesi gereğince hesap ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine f-Yatırılan gider avansından artan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 2-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınan istinaf başvurma harcının Hazine'ye irat kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, c-Davacı tarafça istinaf aşamasında sarf edilen toplam 221,4‬0 TL (162,10 TL başvurma harcı + 59,30 TL karar harcı) istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/11/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"122a93a7683b74ec","SID":"76238555fff7d9b3"}}