{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/934 Esas<br>KARAR NO:2024/2015<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/03/2022<br>NUMARASI:2021/533 E. - 2022/232 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ...Sayılı takip dosyasına konu olan çek \"... Bankası ... Şubesi ... SEri Numaralı 60.000TL BEDELLİ, ADANA 29.05.2021 Keşide tarihli\" çek olduğunu, bu çekin müvekkili şirket tarafından keşide edilerek dava dışı takip borçlusu... Şirketi adına düzenlendiğini ve bu şirket adresine kargo edildiğini, çek kargo tarafından teslim edilmeden çalınmış/zayi olduğunu, takip konusu çek Başakşehir Polis Merkezi Amirliğinin ... olay numaralı 08.12.2020 tarihli Bilgi alama tutanağından anlaşılacağı üzere çalınmış çekler arasında olduğunu, takip konusu çek iptali davası açılmış ve mahkemece çek için ödeme yasağı konulduğunu, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/838 E. Sayılı dava dosyası ile çek iptali davası açıldığını, çek 31.05.2021 tarihinde takas yolu ile... Bankası A.ş bankacılık temel temel operasyonları bölümü tarafından yazılmış çek üzerinde tedbir kararı olduğu dercedildiğini, yapılan incelemede banka tarafından çeke işlem yapılan tarihte ... firmasından önce çeki ciro eden firma ismi ve imzası ile çekin takibe konulduğu zaman çeki ciro eden firma (alacaklı davalı şirket) ismi ve imzası birinden farklı olduğunu, lehdar şirket tarafından İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/422 Esas sayılı dosyası ile imza itirazı yapıldığını, dava konusu .... Sayılı dosyasına girecek paraların davalı alacaklı tarafa ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini,  müvekkili davacı şirketin davalı şirkete ... takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 60.000 TL bedelli, Adana 29.05.2021 keşide tarihli\" çekin istirdadını, alacaklının kötü niyetli olduğunu ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının hükmedilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili 08/11/2021 tarihli cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin yetkili ve meşru hamili olduğunu, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 29.05.2021 keşide tarihli, ... seri numaralı, 60.000,00-TL bedelli çeke müstenit alacağı sebebiyle tarafıca ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  davacı tarafça işbu dava ikame edildiğini, somut olayda yaklaşık ispat dahi gerçekleşmemiş iken ihtiyati tedbir kararının verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı taraf, dava dilekçesinde dava konusu çekin kendileri tarafından keşide edildiğini açıkça ikrar ettiğini, iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkilin çekin çalındığına ilişkin iddiaları bilmesine imkan olmadığı gibi kendisinden bilinmesinin beklenmesi de mümkün olmadığını, davacı tarafın kargoya verilmesi mümkün olmayan dava konusu çekleri kargoya verdiğini iddia ederek büyük bir kusur içerisinde olmasına rağmen kendi kusurundan yararlanmaya çalışıp tarafa borçlu olmadığının tespitini istediğini, ödemeden men kararı iyi niyetli üçüncü kişi olan çekin meşru hamilinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi yoluna başvurmasına engel olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde bahsettiği iptal edilen ... cirosundan önceki ciranta ... firması ile ... firmaları aynı olduğunu, davacı tarafın yetkili ve meşru hamile yapmadığı ödeme davacı tarafı kambiyo sorumluluğundan kurtarmadığını, imzaların istiklali ilkesi gereği herkes kendi imzasından sorumlu olduğunu,  keşideci, çeki iyi niyetle iktisap eden yetkili ve meşru hamile karşı borçtan sorumlu olduğunu, davacı tarafın işbu dosyaya dava dilekçesinde ifade ettiği hususları destekleyecek özellikte herhangi bir senet niteliğini haiz kesin delil sunmadığını 22.09.2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak, davacı tarafça haksız olarak ikame edilen işbu davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlık .... Sayılı dosyası ve buna dayanak kıymetli evrak nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususundadır. Davacı, davalının meşru ve yetkili hamil olmadığı, anılan çekin dava dışı lehdara gönderilmek üzere kargoya verildiğinde çalındığını, davalının kötü niyetli olduğunu, çekin iptali için ve çekteki imzanın lehdara ait olmadığının tespiti için İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi ve Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde davalar açıldığı ile davanın kabulünü istemiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Hak sahipliğini ispat görevi başlıklı 790/1.maddesine göre Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılacağı düzenlemesi,6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Elden Çıkan Çek başlıklı 792/1 maddesinde\" (1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.\" düzenlemesi bulunmaktadır.Anılan yasal düzenlemeler uyarınca tüm dosyanın ele alınmasında; her ne kadar çek lehdarı tarafından icra hukuk mahkemesi nezdinde imza inkarına ilişkin dava açılmışsa da bu dava çekin bankaya ibraz edildiği tarihten çok sonra 13/09/2021 tarihinde açılmıştır. Keza Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki dosya da 30/12/2020 tarihinde ikame edilmiştir. Yani anılan davalar, davalının çeki iktisap ettiği tarihlerden sonraya tekabül etmektedir. Savcılık soruşturma dosyasında ise imza incelemesine yönelik olarak işlemler yapılmışsa da icra hukuk mahkemesindeki dosyada zaten davalı kabulü dikkate alınarak soruşturma dosyasının beklenmesi yoluna gidilmemiştir. Çek iptali davasında verilen tedbir kararı tek başına davalının kötü niyeti olduğunu göstermediği gibi çek ile ilgili müracaat haklarını da ortadan kaldırmamaktadır.Davacı, lehdar cirosunun değiştirildiğini ve imzanın taklit edildiğini iddia etmiş ise de davalının bunu bildiğine ilişkin bir kanıt ortaya koyamamıştır.Davacının vekili ve davalıdan sonraki iddialar ise davalının çeki iktisabı ile ilgili değildir. Sonuç olarak davacı, davalının dava ve icra takibi konusu edilen çeki kötü niyetle veya ağır kusuru ile iktisap ettiğini ispatlayamamıştır.Davacı keşideci olup, çekin ödenmesinden sorumludur. Davacı yemin deliline de dayanmamıştır. Açıklanan nedenlerle keşideci olan davacının çekin hamili konumunda olan davalıya karşı huzurdaki davayı açması mümkün olmadığından davanın husumet nedeni ile reddine; davacının ise kötü niyeti ispatlanamadığından davalının da bu konudaki isteminin reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile;Davacının davasının husumet nedeniyle REDDİNE,Davalının kötüniyet tazminatı talebinin Reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit talep edilen ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 60.000,00 TL bedelli, 29/05/2021 tarihli çek keşidecisi davacı müvekkil şirket olduğu, şirket tarafından İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/422 E. sayılı dosyası ile imzaya itiraz yapıldığını, davalı ... firmasının söz konusu dava dosyasında bulunan beyanında imzada yapıldığı ve açıkça kabul edildiğini, davanın kabul edilmesi ile dosyada imza incelemesi yapılmadığını, çekin ibrazından önce ve sonra arka yüzünde bulunan kaşe ve imzaların incelenmesiyle dahi çekin takibini yapan davalı şirket, bu şirketten önce kaşesi bulunan dava dışı ... ve kendinden sonra kaşe ve imzası bulunan ... firmaları aynı adresleri kullanan aynı kişiler tarafından yönetilen ve bir düzen içerisinde sahte olduğunu bildiklerini, firmaların fiilen çalışan firmalar olmadığını, mahkemece deliller kapsamında bu şirketin ticari kayıtlarının Ba-Bs formlarının edilmesi gerektiğini, keşideci ile kendi arasındaki  bağı kopartmak ve bu ilkelere dayanmak adına sahte başka cirolar yapabileceklerini, dilekçenin yazıldığı tarihte bile halen sözde davalıya kendinden önce cirosu nedeniyle borçlu bulunan ... (ki adresi icra dosyasındaki tebligata göre ... firması ile aynı) takip kesinleşmiş olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadığını, ... firmasına işlem yapmak bir yana iade dönen tebligattan sonra yeniden tebliğ işlemi yapma gereği duyulmadığını, çeki icraya koymadan önce çekin bankaya ibraz edildiğini, çek üzerinde tedbir kararı olduğu tespit edildiğini, bu nedenle çekin arkasında mevcut ... firması kaşesi üzerindeki imza ile aynı imzayı taşıyan davalı kaşesi silindiği, yeni bir kaşe ve yeni bir imza atılarak çekte tahrifat yapıldığı keşideci veya lehtar firmalarından herhangi biri aranıp çek bedeli veya karşılığı sorulmadan icra takibi açıldığını, davalı yargılama sırasında çekin üzerindeki kaşenin silinip yeni kaşe yapıldığını ikrar etmediğini, istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından çekin kargoda iken zayi olduğunu, lehtarın imzasının sahte olduğunu bu konuda lehtar tarafından açılan icra mahkemesindeki davada davalının imzaya itirazı kabul ettiğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava  etmiştir... sayılı dosyasında alacaklı davalı tarafından borçlular aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.İcra takibine konu bononun 29/05/02021 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli, keşidecisinin davacı .... Şti., .... Şti.  Ciro silsilesine göre lehdar İmamoğlu .... Şti. ..., ... Şti 2. ..., .... Şti, ..., ve... olarak da davalı ... Şirketi nin yer aldığı, davalıdan sonra 3 adet daha cironun bulunduğu ve bu cirolar üzerine iptal kaydı düşüldüğü, çekin süresi içinde ibraz edildiği  Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2020/838 Esas sayılı tedbir kararı nedeni ile işlem yapılamadığının belirtildiği  görülmüştür.6102 Sayılı TTK 790/1.maddesine göre, ... kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılacağı düzenlemesi, 6102 Sayılı TTK 792/1 maddesinde\" (1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.\" düzenlemesi bulunmaktadır..., 2021/485 Karar sayılı ilamında, lehtar ... Şirketi tarafından davalı aleyhine açılan  imzaya itiraz davasında davalı tarafından 08/10/2021 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiklerini belirttiği ve mahkemece 21/10/2021 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.Somut olayda, mahkemece davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de,  davacının icra takibine konu çekte keşideci olduğu menfi tespit davası açabileceği, davacı tarafından dava konusu çekte tahrifat yapıldığı davalının yetkili hamil olmadığının ileri sürüldüğü mahkemece öncelikle dava konusu çekin bankaya ibraz tarihi itibarı ile görüntüsünün celp edilerek çekte tahrifat yapılıp yapılmadığının davalının yetkili hamil olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre, tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak, uyuşmazlığı esastan çözecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, anılan gerekçe ile davanın husumetten reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2022 tarih, 2021/533 E. 2022/232 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6272f3742744f692","SID":"d9277f9fb37532a7"}}