{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1797 - 2024/1718<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1797  \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/1718<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/12/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2020/173 E -  2021/875 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>VEKİLİ\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/01/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hazır beton teminine ilişkin 25/07/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalının sözleşme birim fiyatı üzerinden müvekkiline hazır beton temin borcu altına girdiğini, fakat bir süre sonra davalının müvekkilinin siparişlerini karşılamaktan maliyet artışı gerekçesiyle imtina etmeye başladığını, oysa ki sözleşmede birim fiyatların 31/12/2019 tarihine kadar sabitlendiğini, müvekkili tarafından keşide edilen 31/10/2019 tarihli noter ihtarı ile  TCDD 2. Bölge Müdürlüğünün açtığı ihale kapsamında yüklendiği işi yapmak zorunda olan müvekkilinin sözleşme birim fiyatından hazır beton gönderilmemesi halinde başka firmadan beton temin ederek zararı davalıdan talep edeceğinin bildirildiğini, davalının ihtarnameye rağmen beton temin etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin en uygun teklifi veren dava dışı ... Ltd Şti ile anlaşarak beton satın almak zorunda kaldığını, davalıya ödenecek tutar 943.213,53 TL iken dava dışı şirkete 1.318.108,00 TL ödeme yapıldığını, aradaki fark olan 374.894,85 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ilk olarak 30/04/2019 tarihli sözleşmenin daha sonra fiyat değişikliğinden dolayı dava konusu 25/07/2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, satın alınan betonun davacı tarafından TCDD Biçerova şantiyesinde kullanılacağının sözleşmede belirtildiğini, sözleşmesinin imzalanmasından bir süre sonra davacının TCDD’nin işleri durdurduğunu belirterek beton alımı yapmamaya başladığını, son beton döküm tarihi 29/08/2019 olup bu tarihten itibaren sözleşmenin davacı tarafından fiilen sonlandırıldığını, müvekkilinin davacının işine özgülediği beton mikserlerini yaklaşık on gün süre bekletildiğini ve davacıdan başka sipariş gelmemesi üzerine başka işe özgülendiğini, davacının 23/10/2019 son beton döküm tarihinden iki ay sonra müvekkiline gönderdiği e-postada TCDD’nin işi başlattığını belirterek yeniden beton talep ettiğini ayrıca 31/10/2019 tarihli noter ihtarıyla siparişlerinin 5 gün içinde yerine getirilmesinin talep ettiğini, müvekkilinin 08/11/2019 tarihli cevabi ihtarıyla itiraz ettiğini, sorumluluğun işi belirsiz bir süre durduran TCDD'de olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede sözleşmenin belirli süreli olduğuna dair her hangi bir hüküm bulunmadığı, alımı yapılacak beton miktarının belirtilmediği, müşterinin beton alımını hangi sürelerde yapması gerektiğinin düzenlenmediği, sadece sözleşmenin ön yüzünde birim fiyatların 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacağının kararlaştırıldığı, davacının siparişlerine ara vermesi halinde sözleşmede farklı bir rejim uygulanacağı, ara verme eyleminin davalıyı sözleşmedeki taahhütlerinden kısmen veya tamamen kurtaracağına dair taraflar arasında her hangi bir düzenleme yapılmadığı, sözleşmenin belirsiz süreli olup alınacak beton miktarı ve belirli bir süredeki siparişlerin yerine getirileceğine dair bir kısıtlama yapılmadığı, sözleşmede açık bir şekilde birim fiyatların 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacağı belirtilmiş olup davacı tarafından keşide edilen 31/10/2019 tarihli sipariş bildiriminin yerine getirilmemesinin davalı yönünden sözleşmenin ihlali niteliğinde olduğu, davalının 08/11/2019 tarihli ihtarında  siparişin yerine getirilmeyeceğini açıkça kabul etmekle sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak sonlandırıldığı, sözleşme şartlarına göre davacının siparişlerine ara vermesinin tarafların hak ve borçlarına bir etkisinin olmayacağı, beton mikserlerinin sadece davacının işi için özgüleneceği ile ilgili sözleşmede her hangi bir hüküm bulunmadığı, sözleşmenin siparişe yönelik olup davacının siparişinin davalı tarafından hazırlanması ve nakledilmesi işinden ibaret olduğu, sipariş gelmediği takdirde davalının elindeki mikseri başka işlerde kullanmasının mümkün olduğu, davacının betonu 3. Kişiden temin etmesi nedeniyle uğradığı zararın davalı tarafça giderilmesi gerektiği, bilirkişi ek raporlarında betonun 3. Kişiden temin edilmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın 55.963,27 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatalı zarar hesabı içeren bilirkişi ek raporlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, dava dışı firmanın beton fiyatlarının piyasa rayiç fiyatlarına uygun olmadığı kanaatiyle olası değişim ve olası beton fiyatları üzerinden hesaplama yapıldığını, dava dışı şirketin beton fiyatlarının  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen fiyatların dahi altında olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğin ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının son beton döküm tarihi olan 29/08/2019 tarihi itibariyle işveren TCDD tarafından işlerin durdurulması nedeniyle beton alımı yapamayacaklarını bildirerek sözleşmeyi fiilen sonlandırdığını, tekrar ne zaman beton alınacağı belirsiz olan süreçte müvekkilinin sınırlı sayıda olan beton mikserlerini hiçbir kazanç elde etmeksizin bekletmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin  tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının işi fiilen durdurduktan bir süre sonra tekrar devam etmek istediğini, bu süreçte müvekkilinin zararı konusunda girişimde bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeye göre dilediği zaman sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğunu, davacının ihtarı üzerine düzenlenen cevabi ihtarın sözleşmenin feshi niteliğinde olduğunu, bu halde de fesih hakkı kullanıldığından davacının zararını talep edemeyeceğini, raporda müvekkilinin tazmin sorumluluğu olmadığının belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan beton temini sözleşmesi gereğince davalının beton temin etmemesi nedeniyle davacının 3.kişiden temin ettiği beton nedeniyle zararını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2020/649 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre,  16/01/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine zararın tahsili talepli  374.894,85 TL asıl  alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasında 25/07/2019 tarihli beton alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun müşterinin cinsi belirtilen hazır beton ihtiyacının ... üretim santrallerinde müşterinin yazılı veya sözlü talebine uygun olarak hazırlanıp yazılı şartlar ve fiyatlar mukabilinde müşterinin şantiyesine teslim edilmesi olduğu, sözleşmede birim fiyatların belirtildiği, m3 başına C16 beton için 125 TL, C20 beton için 127 TL, C25 beton için 133 TL ve C30 beton için 140 TL birim fiyatların 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. <br>Davacı şirket tarafından davalı şirkete hitaben gönderilen 23/10/2019 tarihli e-mailde, sözleşmeye göre işin başlamasından iki ay sonra TCDD tarafından işlerin durdurulduğunu, şuan tekrar işlerin başlatıldığını, beton almak istediklerini, 12-20 gün boyunca 8-10.000 m3 beton dökülmesi gerektiğini bildirmiştir.  <br>Davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 31/10/2019 tarihli noter ihtarında; sözleşmedeki birim fiyatların 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olduğu belirtilerek, verilen siparişlerin bu fiyatlar üzerinden yerine getirilmesi gerektiği, aksi halde oluşan müspet ve menfi zararın tazmininin talep edileceğinin bildirildiği görülmüştür.  <br>Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen 08/11/2019 tarihli cevabi ihtarda; beton alımının davacı tarafından 29/08/2019 tarihinden belirsiz süre ile durdurulduğu, daha fazla zarara uğramamak adına beton tesisi ve mikserlerin başka bir firmaya kaydırıldığı, sözleşmenin muhatap tarafından beton alımına belirsiz süre ile ara verilerek fiilen sonlandırıldığı belirtilmiştir. <br>Mali müşavir ve hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi kurulunun 13/01/2021 tarihli kök raporunda; mevcut dosya kapsamına nazaran satışa konu hazır beton miktarının ve sözleşme süresinin belirlenmediği, sadece hazır betonun cinsi ve birim fiyatının belirlendiği, siparişe süre belirtilmeksizin davacı tarafça ara verildiği, işin niteliği gereği davalının başka santrallerinin bulunduğunun anlaşılması, ticari hayatın gerekliliği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin genel şartlarının 12. maddesinde; “... tarafından, müşterinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin takdiri halinde, ... Betonun sözleşmeyi hiçbir itiraza ve ihbara gerek kalmaksızın dilediği zaman feshetme hakkına sahip olduğu, ayrıca sözleşmenin hangi sebeple olursa olsun feshedilmesi halinde müşteri lehine hiçbir hak ve alacak doğmayacağının” kararlaştırılmış olduğu ve tarafların tacir olduğu dikkate alındığında, davalı yönünden tazmin sorumluluğu doğuran bir taahhüdü ihlal fiilinin gerçekleşmediği kanaatine varıldığı, konunun teknik boyutu da dikkate alınarak satılacak hazır beton miktarının ve sözleşme süresinin belirlenmediği dava konusu sözleşmede siparişe süre belirtilmeksizin ara vermenin sözleşmenin ihlali veya fiilen sonlandırıldığı niteliğinde olup olmayacağı hususunda hazır beton üretimi hususunda uzman inşaat mühendisi bir bilirkişiden görüş alınıp alınmayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu,  mahkemece davacının yeni sözleşme nedeniyle fiyat farkından dolayı oluşan zararını talep edilebileceğinin düşünülmesi halinde; davacı şirketin davalı şirketten  takip tarihi itibarıyla  357.738,65.TL asıl alacağının olduğu belitilmiştir.<br>Bilirkişi kuruluna inşaat mühendisi ilavesi ile alınan 25/06/2021 tarihli ek raporunda; sözleşmenin genel şartlarının 12. maddesinde; “... tarafından, Müşterinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin takdiri halinde, ... Betonun sözleşmeyi hiçbir itiraza ve ihbara gerek kalmaksızın dilediği zaman feshetme hakkına sahip olduğu, ayrıca sözleşmenin hangi sebeple olursa olsun feshedilmesi halinde Müşteri lehine hiçbir. hak ve alacak doğmayacağının” kararlaştırılması noktasında davacının beton siparişine ara verilen süre de dikkate alındığında davalının daha sonra beton vermemesinin sözleşmenin zımnen feshi niteliğinde olup olmadığı ve davacı lehine hak ve alacak doğurup doğurmayacağının mahkemenin takdirinde bulunduğu, mahkemece davacının yeni sözleşme nedeniyle fiyat farkından dolayı oluşan zararını talep edilebileceğinin düşünülmesi halinde davacı şirketin davalı şirketten 16/01/2020 takip tarihi itibariyle 55.963,27 TL. asıl alacağının olduğu, dava konusu edilen alacağın ticari olduğu, takip talebinde alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi talep edildiğ tespitlerine yer verilmiştir. <br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmede davacı tarafından sipariş verilmemesi veya siparişe ara verilmesi halinde sözleşmenin sona ereceğine ilişkin hüküm bulunmamasına, davacı tarafından siparişe ara verilmesi nedeniyle sözleşmenin davalı tarafından feshedilmemiş olmasına, davacının ihtarına rağmen davalının sözleşme gereğince beton temin etmemesi nedeniyle  borçlunun temerrüdü hükümlerine göre sorumlu olmasına, bilirkişi ek raporlarının ayrıntılı ve denetime elverişli olup zararın tespiti bakımından hükme esas alınmasının yerinde olmasına göre tarafların vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.822,85 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 955,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.867,14 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 18/12/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"355ea44844751bdb","SID":"3fe31368b98412f1"}}