{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/919 Esas<br>KARAR NO:2024/2120<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/01/2022<br>NUMARASI:2019/359 E. - 2022/68 K.<br>Birleşen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 esas sayılı dosyası<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile Yalova Belediye Başkanlığının açtığı ihalelere katılarak bir kısım işler aldığı, bu nedenle de Yalova Belediyesinden alacaklı hale geldiği, Yalova Beledi Başkanlığından hak ettiği alacaklar karşılığında da müvekkilinin 17/02/2014 tarihli ve 1.103.930,02 TL tutarlı ...seri numaralı fatura tanzim edildiğini, faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu nedenle de söz konusu faturanın kesinleştiğini, müvekkilinin davalı tarafa borcu olduğunu, bu borca karşılık dava dışı Yalova Belediyesinin alacaklarını Yalova .... Noterliğinin 19/02/2014 tarih ve... yevmiye numaralı temlik anlaşması ile davalı tarafa temlik ettiğini, temlik anlaşmasının Yalova Belediye Başkanlığının 19/02/2014 tarihinde kabul edildiğini, 19/02/2014 tarihili itibari ile müvekkili, Yalova Belediye Başkanlığı ve davalı arasında üçlü bir anlaşma gerçekleştiğini, işbu sözleşme gereğince müvekkilinin alacaklı olduğu miktarların Yalova Belediye Başkanlığı tarafından davalı tarafa ödenmediği için de davalı tarafın bahsi geçen anlaşmayı dikkate almaksızın alacaklı olduğunu ve tüm alacaklarını müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin  söz konusu ödemeleri davalı tarafa yaptıktan sonra Yalova Belediye Başkanlığı aleyhine alacak davası açtığını,  davalı tarafa müvekkilli tarafından yapılan ödeme miktarının 76.236,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından Yalova Belediye Başkanlığına 76.236,00 TL miktarlı alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, ancak davalının istinafa başvurduğunu ve istinaf kararı neticesinde mahkeme kararının kaldırıldığını, temyiz başvurusu da red edildiğini  ve kararın kesinleştiği yönünde karar verilmiş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin  tüm haklar saklı kalmak üzere 76.236,00 TL'nin davalı tarafa ödendiği tarihten itibaren işleyen en yüksek banka mevduat faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin 03/01/2020 tarihli UYAP havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesinin 2018/797 Esas Sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili 03/01/2020 tarihli dilekçesinde, mahkememizin 2019/359 Esas sayılı dosyasına  sunulması gereken cevap dilekçesini sehven İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/797 E. Sayılı dosyasına sunulduğunu ve davalı vekili tarafından  03/01/2020 tarihli  dilekçe ekinde sunulan cevap dilekçesinin dikkate alınmasını talep ettiğini ve söz konusu cevap dilekçesinde; dava konusu bononun hukuken teminat senedi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, borçlar kanunu gereğince alacağın temliki ile birlikte devredene garanti borcu yüklediğini, buna göre devir sırasında devredenin alacağın varlığını ve borçlunun borcu ödeme gücüne sahip olduğunu garanti ettiğini, alacağın temliki ile devredenin sorumluluğunun ortadan kalkmadığı gibi, borcun ödenmemesi sonucu olaşan faiz, gider ve diğer zararları da garanti ettiğini beyan etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA:Birleşen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 esas sayılı dosyasında birleşen davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile Yalova Belediye Başkanlığının açtığı ihalelere katılarak bir kısım işler aldığı, bu nedenle de Yalova Belediyesinden alacaklı hale geldiği, Yalova Beledi Başkanlığından hak ettiği alacaklar karşılığında da müvekkilinin 07/03/2014 tarihli 925.766,826 TL tutarlı ... seri numaralı fatura tanzim edildiğini, faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve kesinleştiğini, Yalova Belediyesinin alacaklarını  Yalova ... Noterliğinin 19/02/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ve Yalova ... Noterliğinin 13/03/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik anlaşmaları ile davalı tarafa temlik ettiğini, 19/02/2014 ve 14/03/2014 tarihi itibariyle müvekkili, davalı ve Yalova Belediyesi arasında üçlü bir anlaşma gerçekleştiğini, Yalova Belediye Başkanlığının müvekkiline olan tüm borçlarını davalı tarafın 15/08/2014 tarihine kadar ödeyeceği taahhüdünde bulunduğunu, ancak ödeme taahhüdünün yerine getirilmediğini, faiz ve komisyon gidelerinin temlik sözleşmesine onay veren davalı belediyenin sorumlu olduğunu, bu nedenle Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/864 Esas ve 2017/487 karar sayılı kesinleşen ilamı ile davalıya 107.995,59 TL ödeme yaptığının anlaşıldığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 107.995,59 TL'nin davalı tarafa ödendiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin  davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 esas sayılı dosyasında birleşen davalı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/359 Esas sayılı dosyası ile birleştirme taleplerinin olduğunu, müvekkili ile davacı arasında imzalanan faktoring sözleşmesine binaen sorumluğunun devam ettiğini, davacı tarafından müvekkiline yapılan bir ödeme bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında yapılan temlik işlemi neticesinde davacının Yalova Belediye Başkanlığından olan alacağı temlik aldığını, temlik konusu olan alacağın ödenmesi öngörülen vadeye karşılık olarak faktoring işlemi yapıldığı ve buna istinaden davacıya ödeme yapıldığını,  ancak temlik borçlusunun öngörülen vadeyi geçirdiğini ve ödemeleri aksattığını, davacının sözleşme kapsamında verdiği garanti yükümlülüğü dolayısıyla müvekkili açısından doğan zararı tazminle yükümlü olduğunu beyanla; haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Davanın KABULÜ ile, 76.236,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas sayılı dava yönünden; davanın KABULÜ ile,107.995,59TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel mahkeme kararında, Davacının, Belediye'den olan alacağını ...şirketine temlik ettiğini, Alacağın temliki hükümleri çerçevesinde tasarruf yetkisinin ortadan kalktığını,  ... şirketinin temlik alınan alacak için dava dışı borçlu Belediye'ye başvuru yapabileceğini,...'un bu sebeple davacı şirketten herhangi bir alacağının olmadığını belirttiğini, mevcut durumu sadece borçlar kanunu çerçevesinde alacağın temliki hükümlerine göre incelediğini,  öncelikle özel ve yeni olan 6361 sayılı..., ..., ... Şirketleri Kanunun uygulanması gerektiğini, adı geçen kanunun 1. Maddesinde \"Bu Kanunun amacı; finansal kuruluş olarak faaliyet gösteren finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketlerinin kuruluş ve çalışma esasları ile finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman sözleşmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.\" denilmek suretiyle de mevcut hukuki sorunlarda bu kanun uygulanacağı belirtildiğini, 6361 sayılı kanun çerçevesinde mevcut vaka açısından faktoringin çeşidinin gerçek olmayan faktoring olduğunu, buna göre teminat işlevi olmayıp faktor, borçlunun borcu ödememe riskini üstlenmemekte, müşterisine karşı finansman ve hizmet edimlerinin bir veya birkaçı yönünden sorumlu olmakta ancak herhangi bir sebeple alacak tahsil edilemediği takdirde müşteriye karşı rücu hakkını kullanarak alacağa ilişkin ön ödemelerini faiziyle birlikte geri isteme hakkına sahip olmakta olduğunu, müşteri ve faktor arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde;  Sözleşmenin II. ... HİZMETLERİNİN İŞLEYİŞİNE İLİŞKİN GENEL HÜKÜMLER başlıklı bölümün 6. Maddesinde \" Müşteri, devir olunan alacakların mevcudiyetini, sözleşmenin kapsamı içindeki alacaklar üzerinde tasarruf yetkisinin varlığını ve tamamen ödeneceğini gayrıkabili rücu garanti etmekte, her ne sebeple olursa olsun devir olunan alacağın ödenmemesi ihtimalinde, aldığı finansmanı, ferilerini ve bu nedenle faktor'un uğrayacağı zararları ve masrafları derhal ödeyeceğini taahhüt etmektedir.\" yine sözleşmenin III. ... HÜKÜMLERİ başlıklı bölümünün 1. Maddesinde \" Faktor tarafından belli alacak ve/veya borçlular için ayrıca yazılı olarak...ile taahhüt edildiği takdirde, borçlunun sadece aczinin sabit veya iflasına hüküm olunması sebebiyle ödeme güçsüzlüğünden müşterinin bir sorumluluğu yoktur.\" düzenlemeleri bulunduğunu,  sözleşme hükümlerine göre müşteri ile imzalan sözleşme gerçek olmayan faktoring sözleşmesi olup faktorun garanti yükümlüğünün sadece ... ile taahhüt edilen borçlunun aczinin sabit veya iflasına karar verilmesi durumunda doğacağını, -Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da  salt genel alacağın temliki hükümleri çerçevesinde incelemede bulunulduğunu, bilirkişi raporu incelendiğinde; ..Alacağın temliki sözleşmeleri ile davacıya ait faturalar üzerindeki tasarruf yetkililerinin alacağı devralan davalı şirkete geçtiği, davacının alacak ve ferileri üzerindeki tasarruf yetkisinin temlikle birlikte ortadan kalktığı, Davalının temlik aldığı alacağın faizini dava dışı temlik borçlusu belediyeden talep etmediği, temlike konu alacağın temlik borçlusu belediye tarafından zamanında ödenmediği gerekçesi ile davacı temlik edene faiz ve komisyon ücreti tahakkuk ettirerek tahsil ettiği ve davacının bu şekilde zarara uğradığı, Davacının uğramış olduğu (76.236,00 TL+107.995,59 TL=) 184.231,59 TL zararın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği, Davacının, dava dilekçesindeki talebine göre davalının tahsil ettiği bedellere ödeme tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi tutarının 38.148,81 TL + 74.195,93 TL olabileceği, Ancak davalının, dava öncesinde temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir veri olmadığından, tacir olan davalıdan dava tarihinden itibaren işlemiş avans faizi talep edebileceği’ne,..\" şeklinde olup, alelade iki şirket arasında sözleşme imzalanmış gibi özel kanun göz ardı edilerek haksız ve mesnetsiz kararın verilmesine neden olunduğunu,-Davacı yanca fatura bedelleri eksik söylenmiş olup, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, Davacı yanın fatura bedellerini eksik bildirdiğini,  Davacının fatura tutarının 1.103.930,02 TL olduğunun belirtildiğini, ancak fatura tutarının 1.193.930,02 TL olduğunu, davacı yanın 90.000 TL eksik bildirimde bulunarak mahkemeyi ve tarafları yanıltma gayesine girdiğini,-Hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişilerin uzmalık alanları banka hukuku olmakla faktoring alanında bir uzmanlıkları bulunmadığını,... Birliği tarafından tavsiye edilebilecek bir uzman bilirkişiye dosyanın gönderilmesini talep ettiklerini,-Müvekkilinin, davacı müşteriye rücu etmesinde bir beis olmadığını, müşteri ile imzalanan gerçek olmayan faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkilinin müşteriye rücu edebilme hakkına sahip olduğunu,  davacının Yalova Belediyesine karşı açmış olduğu davaya dayanarak borçlu olmadığı iddia etmesinin usul ve yasaya aykırı olup, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacının alacağın temliki hükümleri uyarınca dava dışı Yalova Belediyesi tarafından yapılmayan ödemeden kaynaklı asıl ve birleşen davada ayrı ayrı alacak talebine ilişkindir.Davacı ile dava dışı Yalova Belediyesi arasında 08/10/2013 tarihinde belediye sınırları içinde bitümlü karışımlı asfalt betonu ile yol yapımı konulu ihale sözleşmesi imzalanmış, bu sözleşme gereği edimini ifa eden davacı tarafa ödenmesi gereken hak edişe ilişkin ödemelere ait belgeler davacı tarafça Yalova.... Noterliğinin 19/02/2014 tarih ... yev. Nolu temlikname ile alacağını davalı ... AŞ'ne temlik etmiş olduğu görülmüştür.Dava dışı belediye başkanlığı tarafından bu temlikname kabul edilmiş ancak belediye tarafından 30/07/2014 tarihinde taahhüt edilen miktar dava dışı ... şirketine ödenmediği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından 20/11/2015 tarihine kadar ödemelerin yapıldığı, geç ödeme yapılmasından dolayı davalı tarafından 30 adet aylık faiz komisyon faturası kesildiği görülmüştür. Davaya ve temlike konu 17.02.2014 tarih ve 1.103,930,02 TL miktarlı ve ... seri numaralı fatura ile 07/03/2014 tarih ve 925.766,82602 TL tutarlı, ... nolu faturaların borçlu kurum tarafından kabul edilerek kesinleştiği, borcun muaccel olduğu anlaşılmıştır.Bankacı..., Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 17/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"...Alacağın temliki sözleşmeleri ile davacıya ait faturalar üzerindeki tasarruf yetkililerinin alacağı devralan davalı şirkete geçtiği, davacının alacak ve ferileri üzerindeki tasarruf yetkisinin temlikle birlikte ortadan kalktığı, Davalının temlik aldığı alacağın faizini dava dışı temlik borçlusu belediyeden talep etmediği, temlike konu alacağın temlik borçlusu belediye tarafından zamanında ödenmediği gerekçesi ile davacı temlik edene faiz ve komisyon ücreti tahakkuk ettirerek tahsil ettiği ve davacının bu şekilde zarara uğradığı, Davacının uğramış olduğu (76.236,00 TL+107.995,59 TL=) 184.231,59 TL zararın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği, Davacının, dava dilekçesindeki talebine göre davalının tahsil ettiği bedellere ödeme tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi tutarının 38.148,81 TL + 74.195,93 TL olabileceği, Ancak davalının, dava öncesinde temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir veri olmadığından, tacir olan davalıdan dava tarihinden itibaren işlemiş avans faizi talep edebileceği’ne,..\" yönünde kanaat bildirilmiştir. Uyuşmazlık; faktoring sözleşmesi nedeniyle kullandırılmış finansmandan kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin alacak davası olup, uyuşmazlığın; taraflar arasındaki sözleşmenin faktoring garantisini kapsayıp kapsamadığı, sözleşmenin  \"gerçek...veya gayrikabili rücu...\" niteliğinde olup olmadığı, faktor'un teminat riskini üstlendiği temlik olunan alacakların, borçluları tarafından ödenmeme riskini kayıtsız şartsız garanti edip etmediği, yani borçlunun, borcu ödememesi durumunda faktor alacağının müşteriden talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı görülmektedir.Sözleşmenin II. ... Hizmetlerinin İşleyişine İlişkin Genel Hükümler başlıklı bölümün 6. Maddesinde \" Müşteri, devir olunan alacakların mevcudiyetini, sözleşmenin kapsamı içindeki alacaklar üzerinde tasarruf yetkisinin varlığını ve tamamen ödeneceğini gayrıkabili rücu garanti etmekte, her ne sebeple olursa olsun devir olunan alacağın ödenmemesi ihtimalinde, aldığı finansmanı, ferilerini ve bu nedenle faktor'un uğrayacağı zararları ve masrafları derhal ödeyeceğini taahhüt etmektedir.\"Sözleşmenin III. ...  Hükümleri başlıklı bölümünün 1. Maddesinde \" ... tarafından belli alacak ve/veya borçlular için ayrıca yazılı olarak ... ile taahhüt edildiği takdirde, borçlunun sadece aczinin sabit veya iflasına hüküm olunması sebebiyle ödeme güçsüzlüğünden müşterinin bir sorumluluğu yoktur.\" düzenlemeleri bulunmuştur.Davacı ... ile dava dışı Yalova Belediyesinin alacaklarını Yalova ... Noterliğinin 19/02/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik anlaşması ile davalı tarafa temlik ettiği anlaşılmıştır. Temlikname incelendiğinde hüküm bulunmayan hallerde sözleşme hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.Dava tarihi itibariyle yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra, dava dışı tarafça ödenmeyen borçlar konusunda  alacağın varlığı ve miktarı bakımından bir çekişme bulunmamaktadır... işlemleri: finansman (kredi) işlemi - yani ön ödeme/avans suretiyle müşteriye finansman sağlanması, hizmet (iş görme) işlemi - yani borçluların muhasebesinin tutulması ihtar ve tahsil işlemlerinin üstlenilmesi, gerektiğinde alacakların cebri icra yoluyla elde edilmesi ile teminat (...) işlemi - yani faktoring şirketinin kendisine devrolacak alacaklar bakımından alacağın tahsil edilmemesi riskini üstlenmesi şeklinde olup, her üç işleminde bulunduğu faktoring türü \"Gerçek ...\" olarak tanımlanmaktadır. Gerçek olmayan faktoringde ise, faktoring şirketi teminat riskini yani alacağın tahsil edilmemesi riskini üstlenmemektedir. ... şirketleri satıcı firmaların alacaklarını tahsil edememe riskini belli bir limit dahilinde teminat altına alırlar. Bu limit faktoring sözleşmesi ile belirlenmektedir. ... şirketleri bu limitleri onaylamadan önce satıcı firmaların müşterileri hakkında gerekli araştırmaları yaparlar ve borçlunun ödeyeceğinden emin olmadıkları alacakları teminat altına almazlar. Teminat fonksiyonunun bazı alacak ve borçlarla sınırlandırılabileceği gibi şarta bağlı olarakta faktoring garantisi verebilirler. Kararlaştırılan vadede veya ödeme süresi içinde şartın gerçekleşmemesi halinde şarta bağlı olarak verilmiş olan teminat yürürlüğe girmez. Gerçek faktoringde de teminat fonksiyonu şarta bağlanabileceği gibi şartsız olarakta üstlenilebilir. Ancak teminat fonksiyonu şarta bağlandığı takdirde şartın belirlenen vadede gerçekleşmemesi halinde gerçek olmayan faktoringe dönüşür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ve bilimsel görüşlere göre, faktoring hizmetlerinin kredi riskini karşılama, tahsilat ve muhasebe, fonlardan avans, şeklinde olduğu, bu üç hizmetin bir arada olması durumunda \"gerçek ... sözleşmesi\" niteliğinde olduğu, gerçek ... sözleşmesindeki \"garantinin şarta bağlanabileceği\" yönündedir. Sözleşme şartlarına göre, dosyada yer alan ve tetkik edilen belgelerin tamamının değerlendirilmesi çerçevesinde, taraflar arasındaki faktoring sözleşmesinde, garanti hükümleri başlıklı 1. madde ile; yazılı olarak ... ile taahhüt edildiği takdirde, borçlunun aczinin sabit veya iflasına hüküm olunması sebebiyle ödeme güçsüzlüğünden, müşterinin bir sorumluluğu olmadığı, 5. maddesinde; ... tarafından ...'nde (Limit Onay Bildirimi)  bulunulması halinde bu yükümlülüğün sadece borçlunun aczine ve iflasına ilişkin olduğu, 2. maddede açıkça ... ile yazılı olarak bildirilmedikçe yorum yoluyla yada sair herhangi bir şekilde garantinin mevcudiyetinin iddia edilemeyeceği ve temlik şartları başlıklı bölümün 1.maddesinde; temlik edenin, temlik edilen alacağın tamamı temlik alana ödeninceye kadar borçtan sorumlu olmaya devam edeceğinin düzenlendiği, bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; ...'un garantisinin şarta bağlandığı, bu şartın temlik olunan alacağın vadesine kadar borçlunun aczine ve iflasına karar verilmesine ilişkin olduğu, garanti şartları başlıklı 2. madde uyarınca ... ile yazılı olarak bildirilmedikçe yorum yoluyla yada sair herhangi bir şekilde garantinin mevcudiyeti iddia edilemeyeceğinden, şartın gerçekleştiğinin davalı şirketler tarafından kanıtlanması gerektiği, davalı taraf temlik sözleşmesine konu borçlu şirketlerin aczini veya iflasını belge sunarak kanıtlayamadığından, temlik şartlarının 1. maddesindeki \"Temlik eden, temlik edilen alacağın tamamı temlik alana ödeninceye kadar borçtan sorumlu olmaya devam edecektir,\" düzenlemesi karşısında sorumluluğunun devam ettiği, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar temlik hükümleri dikkate alınarak karar verilmiş ise de, dava konusu faktoring sözleşmesinin çerçeve sözleşme olarak nitelendirilebileceği ve faktoring sözleşmesi hükümlerinin bütün temlik işlemlerinde uygulanacağı, ... sözleşmesinin çerçeve sözleşme niteliğinde olduğu, dava konusu temlik işlemlerinde olduğu gibi bu sözleşmenin birden fazla alacağın devrini öngören ve sürekli bir ilişki oluşturduğu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, faktoring sözleşmesi hükümleri ile buna bağlı olarak düzenlenen temlikname ve limit onay bildirimlerinin içeriğinin dikkate alınması gerektiği, buna göre, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2022 tarih, 2019/359 E., 2022/68 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda;3- Asıl davanın REDDİNE, Birleşen İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas sayılı davanın REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dosya yönünden 427,60 TL ve birleşen İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas sayılı dava dosyası yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 855,2‬0 TL karar harcının tahsili ile, peşin alınan 3.146,23‬ TL harçtan fazladan yatan 2.291,03‬  TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde temlik alan davacıya iadesine,4/b-Temlik alan davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre asıl dava yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin temlik alan davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre birleşen dava yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin temlik alan davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 57,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 278,3‬0 TL'nin temlik alan davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd23d981f1ccabb6","SID":"3b5b08cd7d5a25cf"}}