{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1230 <br>KARAR NO:2024/1825<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/03/2021<br>NUMARASI:2019/644 Esas -  2021/188 Karar<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... mahallesi ... sayılı parsel sayılı taşınmazda hisse sahibi olan müvekkillerinin taşınmazın ... Genel Müdürlüğünce istimlak ettiğini, Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/556 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açıldığını, kamulaştırma bedelinin tespit edilerek bedelin bankaya depo edilmesi için kuruma süre verildiğini, kurum tarafından bedelin davalı ...bank'ın ... Şubesine yatırıldığını, Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/556 Esas ve 2017/321 Karar sayılı ilamı ile müvekkillerimizin hesabına yatırılan kamulaştırma bedeli olarak ... için 113.880,00 TL, ... için 113.880,00 TL olmak üzere toplamda 227.760,00 TL'nin müvekkillerine ödenmesine karar verildiğini, 18/07/2017 tarihinde verilen karar ile mahkemeye başvurulduğunu ve davalı ...bank ... Şubesine yatırılan kamulaştırma bedelinin taraflarına ödenmesi için yazı yazıldığını, bugüne kadar müvekkillerine dava bedelinin banka tarafından ödenmediğini, anayasa ve kanunlarla korunan mülkiyet hakkına müdahale edilmesi ve kamulaştırmak suretiyle taşınmazına el atılması sonucu yeterince zarara uğrayan hak sahipleri olan müvekkillerinin bankanın keyfi uygulaması ile daha fazla kayba uğradıklarını, bankanın bu uygulaması B.K. hükümlerince haksız fiil niteliğinde olduğunu belirterek müvekkillerinin ... Bankası’nın (... Şubesi) kusuru nedeniyle uğradığı maddi zararın karşılanabilmesi için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 18/07/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu miktarın belli olduğundan belirsiz alacak davası açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacılar tarafından 03.01.2019 tarihinde kendilerine tebliğ edilmeyen Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/556 esas sayılı dosyası müzekkeresine istinaden Büyükçekmece Şubesi'ne başvurulduğunu, müzekkerede kaydındaki haciz ve ipoteklerin bedele yansıtılması talep edildiğini, bu nedenle taşınmaz kaydında bulunan şerhler için  ilgili kurumlarla yazışma yapılması zorunlu olduğunu, aksi takdirde basiretli bir tacir gibi davranılmaması söz konusu olur ve müvekkil bankanın 3. Kişilere karşı sorumluluğu doğabileceğini, davacıların mahkeme kararından yaklaşık 2 yıl sonra bankaya müracat edip de kendi kusurlarından bankayı sorumlu tutması iyiniyet kurallarına da aykırı olduğunu,  Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/556 Esas sayılı dosyasından yazıldığı iddia edilen 18.07.2017 tarihli müzekkerenin bankaca tebliğ edilmemiş olduğu gibi, davacılar tarafından da 03.01.2019 tarihinden önce bankaya ibraz edilmediğini, tebliğ edilmeyen bir müzekkereye istinaden müvekkil bankadan faiz talep edilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müzekkereye istinaden ilgili kurumlarla yazışmalar yapılırken davacılar tarafından 2019/56 Esas sayılı dosyasına istinaden iş bu dava ikame edildiğini, davacıların başvurusu ile ilgili tüm araştırma ve işlemler 27.03.2019 tarihi itibariyle tamamlanmış olup, davacılar adına depo edilen hesap üzerindeki blokeler kaldırılarak, paraların kullanımı davacılara açıldığını, ödemelerin yapılmış olması ile de huzurdaki dava esas bakımından konusuz kaldığını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacılar adına yatırılan kamulaştırma bedelinin davacılara ödenmesine ilişkin mahkeme yazısının 04/03/2019 tarihinde davalı bankaya ibraz edildiği, taşınmaz üzerinde şerh bulunması sebebiyle banka tarafından bu hususun araştırıldığı, gerekli araştırma yapıldıktan sonra banka tarafından 27/03/2019 tarihinde davacı ... ve 28/03/2019 tarihinde davacı ...'ün banka hesaplarına ödendiği, davalı bankaya mahkeme tarafından yazılan yazıda \"haciz ve ipotek var ise bedele yansıtılmasının\" istenildiği, bankacada bu yazıya istinaden taşınmaz üzerinde bulunan şerhle ilgili gerekli araştırmanın yapıldığı ve yazının ibrazından sonra makul sürede ödemenin yapıldığı, davalı bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı anlaşıldığından ispat olunamayan davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin maliki olduğu İstanbul İl, Büyükçekmece ilçesi, ... mahallesi ... parsel sayılı taşınmaz, ... Genel Müdürlüğünce istimlak edildiğini, ... Genel Müdürlüğünce kamulaştırma bedelinin tespiti için Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/556 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan davada kamulaştırma bedeli tespit edilerek bedelin bankaya depo edilmesi için kuruma süre verildiğini , kurum bedelinin davalı ...bank'ın ... Şubesine yatırdığını, Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/556 Esas ve 2017/321 Karar sayılı ilamı ile müvekkillerinin hesabına yatırılan ... için 113.880 TL ve ... için 113.880 TL olmak üzere toplamda 227.760,00 TL kamulaştırma bedelinin müvekkillerine derhal ödenmesine karar verildiğini, 18/07/2017 tarihinde verilen karar gereği mahkemeye başvurulduğunu, mahkemece ...bank ... Şubesine yatırılan kamulaştırma bedelinin taraflarına ödenmesi için aynı tarihli derhal ödeme yazısı yazıldığını, müzekkere elden takipli olarak mahkemeden teslim alınarak davalı bankaya başvuru yapıldığını, hesaptaki bedelin vekil olarak taraflarına ödenmesi istendiğini, davalı banka teslim edilen resmi evrakı kayda almadığı gibi kamulaştırma bedelini de müvekkillerine ödemediğini, ayrıca ödenmeyen bedeli yasa gereği üçer aylık vadeli hesaba aktararak da nemalandırmadığını, müvekkillerce bizzat ve tarafınca vekil olarak yapılan görüşmelerde taşınmazın tapu kaydındaki TEK idaresi lehine 7. madde şerhi gerekçe gösterilerek ödeme yapılmayacağının beyan edildiğini, davalı banka 13/06/2017 tarihinde yatan bedeli, taşınmaz tapu kaydındaki TEK idaresi lehine 7. madde şerhini gerekçe göstermiş ancak 08/01/2019 tarihinde ...'a yazı yazarak kamulaştırma bedelinin ödenmesinde sakınca olup olmadığını sorduğunu, gelen cevap sonrasında müvekkillere ödeme yaptığını, yatan paranın zamanında hak sahiplerine ödenmemesi halinde doğabilecek zararın en aza indirgenmesi için bankanın gerekli özeni göstermesi gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri çerçevesinde müvekkillerinin tazminat hakkı doğduğunu, müvekkilerinin ...Bankası’nın kusuru nedeniyle zarara uğradığını, açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/644 Esas 2021/188 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasını, dosyanın esasına girilerek alınan bilirkişi raporu ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, mahkeme talimatıyla davacılar hesabına yatırılan kamulaştırma bedelinin ödenmemesi nedeniyle oluştuğu iddia olunan maddi zararın  tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacıların davalı bankaya yatan kamulaştırma bedelinin ödenmemesi nedeniyle zararının oluşup oluşmadığı, davalı bankanın bu zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Dosya kapsamından Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/556 Esas sayılı kamulaştırma davasında Mahkemece verilen talimat gereği davalı banka nezdinde  ...  ve  ... adlarına 13.06.2017 tarihinde  hesap açılarak 113.800 'er TL 'nin bloke edildiği, Mahkemenin 17.07.2017 tarihli kararı ile  kamulaştırma bedeli olan 227.760 TL'nin 28.04 2017 tarihinden 17.07.2017 karar tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davalılara eşit hisseler halinde ödenmesine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, Büyükçekmece 5 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 18.07.2017 tarihinde kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesine, haciz, ipotek var ise bedele yansıtılmasına dair kararın gereğinin yerine getirilmesi hususunda  davalılara elden takip yetkisi verilen müzekkere yazıldığı, davalı banka tarafından dosyaya sunulan belgeler kapsamında davacıların 03.01.2019 ve 04.01.2019 tarihlerinde bankaya başvuru yaptıkları, başvuru üzerine 04.01.2019 tarihinde ...'a ait istimlak şerhi nedeniyle kurumun kamulaştırma bedelinin ödenmesine muvafakat edip etmediği yönünde ...'a,  07.02.2019 tarihinde  tapu kaydındaki  şerh kaldırılmadan kamulaştırma bedellerinin hak sahiplerine ödenip ödenemeyeceği yönünde  ...'ye yazı yazıldığı, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan 05.03.2019 tarihli yazı ile Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/222 Karar ve 2009/345 Karar  sayılı kararları  ile ilgili olarak şerhlerin kamulaştırma bedelinin ödenmesine engel olup olmayacağı hususunun sorulduğu, mahkemenin 20.03.2019 tarihli olumlu cevabı  sonrasında 28.03.2019 tarihinde davacılara ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Somut olayda davalı banka nezdinde açılan hesaba 13.06.2017 tarihinde davacılar adına yatırılan kamulaştırma bedelinin ödenmesi için davalı bankaya 03.01.2019 tarihinden önce müracaat edildiğini ispat yükü davacılar üzerinde olup, bu yönde dosya kapsamında bir delil bulunmamaktadır.Davacılar tarafından kamulaştırma kararı veren mahkemeden 18.07.2017 tarihinde elden takipli olarak alınan ödeme yazısının davalı bankaya başvurulduğuna karine teşkil etmeyeceği gözetildiğinde davacılar, 18.07.2017 tarihinde davalı bankaya başvurduklarını ispatlayamamıştır. Kamulaştırma kararı veren mahkeme tarafından kamulaştırma bedelinin nemalandırılması yönünde bir talimat verilmediğinden davalı banka nezdinde davacılar adına vadesiz hesap açılmış olup, hesaptaki paranın başvuru olmaması nedeniyle davacılara ödenmemiş olması davalı bankanın kusurundan kaynaklanmamıştır.Başvurudan sonra ise mahkeme kararında belirtilen haciz ve ipotek şerhlerinin bedele yansıtılması hususunda tapu kaydındaki şerhlere ilişkin araştırma yapılması nedeniyle hemen ödeme yapılmamış olmasında da davalı bankanın kusuru bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafça Kamulaştırma Kanunu'nda 2018 yılında yapılan değişiklik nedeniyle üçer aylık vadeli hesaba uygulanan  faiz oranlarının dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de davaya dayanak kamulaştırma kararının 2017 yılında verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde ilgili kanun değişikliğinin somut olaya uygulanması mümkün değildir. Bu durumda davalı bankanın,  davacıların başvurusundan sonra basiretli bir tacir olarak asgari objektif özen yükümlülüğünü yerine getirerek gerekli araştırmaları yaptıktan sonra makul süre içinde kamulaştırma bedelini ödediği gözetildiğinde yasal unsurları oluşmayan maddi tazminat isteminin mahkemece reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85315247ef43a755","SID":"94756d9c22880603"}}