{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>   <br><br>ESAS NO\t: 2024/18 <br>KARAR NO\t: 2024/1026<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 20/12/2024<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali(Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili  şirket  yetkilisi arasında  29.12.2015 tarihli sözleşmenin  akdedildiğini, bu sözleşme akabinde davalıya----Noterliğinin ----- Yevmiyeli 23.05.2016 Tarihli İhtarı gönderilerek 810.000,00 TL malzemenin veya bu bedelin tazmininin talep edildiğini,  davalının 29.12.2015 tarihli sözleşme gereği edimleri yerine getirmeyince davalı aleyhine---- İcra  Dairesinin ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  davalının bu icra dosyasına itirazı sonucu  davalı aleyhine ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin----- esas sayılı  dosyası  ikame edildiğini ve bu dosyada davalarının  ret edildiğini, ilk derece mahkemesinin kararının istinaf edildiğini,  bu istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinin değiştirildiğini ve alacağın muaccel olmadığından istendiği ve 29.12.2015 tarihli sözleşmenin \" 8.madde ile borçlanan davalı, verdiği çeklerin icra takibine konu edilmesi halinde borcunu ödemekten kurtulacağını, çeklerin karşılıksız çıktığını bu sebeble ----- İcra Dairesinin -----.İcra Dairesinin ----- sayılı dosyalarıyla icra takibine konu edildiklerini, davalı  tarafından satış bedeli olarak verilen çeklerin karşılıksız çıktığı ,bankaya ibrazında ödenmediği icra takibi yoluyla ödendiğini, ibrazında ödeme alamayan hamilin yasal yollar ile tahsilden başka çaresinin olmadığını, yasal hakkın kullanımı halinde yüklü miktarda borçtan kurtulacağına dair bu düzenleme , işbu sözleşme hükmü davacı aleyhine aşırı bir yük yüklediğini, bu sebeble ahlaka aykırı hüküm nedeniyle geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, buradaki geçersizliğin kısmi geçersizlik niteliğinde olduğu, sözleşmenin sadece bu hükmü geçersiz, diğer hükümleri geçerli kabul edildiğinde, davacının teslim edilmeyen led panellerin bedeli olarak 810.000-TL'nin tahsilini talep hakkı bulunduğu kabul edilmelidir şeklinde karar verdiğini ve alacağın 30.06.2016 tarihi itibari ile muaccel olduğunun belirtildiği  gerekçesi değiştirilerek davanın reddine karar verildiğini, ----- Bölge Adliye Mahkemesi-----Hukuk Dairesinin --- Esas Ve-----  Nolu Kararı temyiz incelemesinden geçerek aynı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onandığını ve kararın kesinleştiğini, Yargıtay -----hukuk Dairesinin kesin kararı sonrasında  davalı ile akdedilen  müvekkilinin  müzayaka halinde bırakılarak akdedilmek zorunda bırakılan  ahlaka ve iyini yet kurallarına aykırı 29.12.2015 tarihli sözleşme deki hak ve alacaklarının bölge adliye mahkemesi ve yargıtay ilamında bahsedilen muacceliyet tarihi olan 30.06.2016 tarihi dikkate alınarak davalı aleyhine----- İcra Müdürlüğünün  ----- esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının---- Noterliğinin ----- Yevmiyeli 23.05.2016 Tarihli İhtarı ve dava dosyası ile temerrüte düşürüldüğünü, davalının bu icra dosyasına da mahkeme kararlarına rağmen kötü niyetli olarak itiraz ettiğini,  müvekkilinin talep ettiği bedel alım gücünü kaybettiği gibi, ticari faizin bu alım gücünü karşılamasının da mümkün olmadığını, gelinen noktada müvekkilinin alacağının 12-15 kat değer kaybettiğini, bu nedenlerle kötü niyetli davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının ----- İcra Müdürlüğünün  ---- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına,<br>Kötü niyetli davalı aleyhine %20den az olmamak kaydı ile kesinleşen takip tutarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin karşıyana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.<br>----İcra Müdürlüğünün  ----- esas sayılı,   ---- İcra Müdürlüğünün  ----- esas sayılı----ATM -----esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.<br>Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davaya konu takibin --- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosya olduğu, takibin 810.000,00-TL asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte toplam 1582.118,64-TL üzerinden başlatılmış olduğu, davacının  davaya konu asıl alacağın tahsili için daha önce----- İcra  Dairesinin --- sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının bu icra dosyasına itirazı sonucu  davalı aleyhine -----Asliye Ticaret Mahkemesinin  ---- esas sayılı  dosyası itirazın iptali davası  ikame edildiği, Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından karar verildiği, kararın İstinaf edildiği, İstinaf Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay -----. Hukuk Dairesi 04/10/2022 Tarih, -----Esas, ----- Karar sayılı kararı ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''...Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; müzayakanın sözleşmenin kurulma anında mevcut olması gerektiği gibi, davalının da davacının müzayaka halinden bilerek yararlandığı hususunun da kanıtlanması gerektiği, davacıya ait 2015 yılı ticari defter ve dayanakları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporu ile protokol tarihi itibariyle davacının ciddi bir mali sıkıntı içinde olmadığı, bir an için davacı şirketin müzayaka halinde olduğu kabul edilecek olsa bile, davalının davacı şirketin bu durumunu bildiği ve ondan faydalanarak protokolün imzalandığını kanıtlanması gerektiği, bu hususun da kanıtlanamadığı, dolayısıyla davacının 29/12/2015 tarihli protokolün feshi ve bu protokole aykırılık nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.<br>Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ile davalı arasında akdedilen 29/12/2015 tarihli Protokolün 5. maddesine göre; davacının davalıya bakiye 53.250.-TL borcu kalmış olup, bu borcunu davalıya senet vermek suretiyle ödeyeceği, bu senedin bakiye borca karşılık verildiği açıkça yazılı olduğundan davacı vekilinin senedin teminat senedi olduğu iddiası yerinde görülmediği, Protokolün 6. maddesine göre de; davacının bakiye 53.250.-TL'yi davalıya ödemesi halinde, davalı, 810.000.-TL bedelli malları davacıya teslim edeceği ve ödememesi halinde ise; davalı 810.000.-TL bedelli malları teslim etme borcundan kurtulacağı, 810.000.-TL 'lik led panelin teslimi borcu, protokolün 6. maddesine göre 53.250.-TL'lik senedin davalıya ödenmesine bağlanmışken 53.250.-TL'lik senedin ödenmediği, takibe konulduğu ve 30/06/2016 tarihinde yapılan ödeme sonucunda dosyanın infaz edildiği, alacak muaccel olmadan icra takibi yapılması sebebiyle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile  ahlaka aykırı hüküm geçerli sayılarak davanın reddine karar verilmesi doğru  görülmemiş hükmün HMK 353(1)b-2 gereği hükmün kaldırılmasına yeniden hüküm verilerek davanın açıklanan sebeplerle reddine karar verilmiştir.\t<br>Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. <br><br>SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, katılma yoluyla davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,...''<br>Davacının icraya konu talep ettiği asıl alacak istemi, <br>-----Asliye Ticaret Mahkemesinin  ---- esas sayılı  dosyasında  değerlendirilmiş olup, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi 04/10/2022 Tarih, ---- Esas, ---- Karar sayılı kararı ile İstinaf kararı onanarak sonuçlanmıştır. Asıl alacağa ilişkin kesin hüküm bulunması sebebiyle davanın reddi gerektiği, işlemiş faiz isteminin asıl alacağa bağlı olması sebebiyle istenemeyeceği anlaşılmakla belirtilen gerekçelerle aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-)Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan yatırılan peşin harç olan 19.108,05 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 18.680,45  TL 'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan   yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----  Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere  karar  verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e3069b9b3f25636","SID":"2ac5d92d8540cef8"}}