{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/833 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2105<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/702 Esas - 2022/212 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ \t: 11/12/2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 11/12/2024<br>                     <br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2022 tarih 2021/702 Esas 2022/212 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA :Davacı vekili, davacının lehtar olduğu, davacı adına keşide edilen çekin davacının elinde iken kaybolduğunu, İzmir 5 ATM 2018/1303 E sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı, mahkemece ödeme yasağı konulduğu, ödeme yasağının davacı tarafından kargo şirketi ve davalı bankanın Kısıkköy şubesine 30/11/2018 tarih saat 13:23'de teslim edildiğini, ödeme yasağına rağmen 04/12/2018 tarihinde çek bedelinin davalı bankanın Esenyurt İstanbul Şubesine ibrazı üzerine ... isimli şahsa ödendiğini, çek bedelinin bankadan istenmesine rağmen davacıya ödenmediğini, tahsil edilen çek bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunarak İzmir 5 ATM nin 2020/114 E sayılı doyasından verilen 2020/323 K sayılı dosyasından verilen red kararının kesinleşmediğini, derdestlik dava şartı sebebiyle davanın reddinin talep edildiği, husumet itirazında bulunarak öncelikle alacağın çek bedelini tahsil edenden talep edilmesi gerektiği, çek bedelinin tahsil edilmesine karşı yasal yol takip edilmeden banka aleyhine dava açılamayacağını, çekin asıl borçlusunun banka olmadığını, davanın .. A.Ş, ...'e ve ...'a ihbar edilmesini talep ettikleri, dosya kapsamı itibariyle kayıp çekin mevzubahis olmadığını, çek zayi olmadığından çeki elinde bulunduranlara karşı dava haklarının kullanılması gerektiğini, dava konusu çekin zayi olduğu sebebiyle çek hesap sahibi tarafından davacıya ikinci bir çek verildiği, bedelinin davacı tarafından tahsil edildiği, herhangi bir zararının bulunmadığını, tedbir kararının süresinde davalı bankaya bildirilmediğini, çekin ödenmesinde davacının gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden kusurlu olduğunu belirterek davanın derdestlik sebebiyle usulden reddine, esas yönünden davanın reddine, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece, derdestlik itirazı kapsamında İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/114 E. 2020/323 K. sayılı kararının 15/12/2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 19/10/2020 tarihinde açıldığı, 2020/114 E. sayılı dosya derdest iken kesinleşmeden iş bu davanın açıldığı, HMK 114/1-ı maddesi gereğince derdestlik olumsuz dava şartının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.  \t<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizin 24.09.2021 tarih 2021/1034 E.  2021/1057 K. sayılı ilamı ile,\tdavacı tarafından davalı banka aleyhine, eldeki davanın konusunu da oluşturan 03.12.2018 tarihli 15.000,00 TL tutarlı çekin kıymetli evrak iptali davasında verilen ödeme yasağına rağmen davalı banka tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödendiği iddiasına dayanılarak, çek bedelinin davalıdan tahsili istemiyle açılan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/114 E. 2020/323 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı gerekçesiyle TTK'nın 4/a ve 6325 sayılı Yasanın 18/a maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 15.12.2020 tarihinde kesinleştiği; davacı tarafça 19.10.2020 tarihinde aynı hukuki nedenlere dayanılarak bu kez eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince dava tarihi itibariyle İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/114 E. 2020/323 K. sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmemiş olduğu gerekçesiyle davanın derdestlik dava şartı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesinde, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece ilgili tarafa kesin süre verileceği düzenleme altına alınmıştır. Derdestlik söz konusu olduğunda mahkemece, önceki dava dosyası getirtilerek hangi aşamada olduğunun ve kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleşmediğinin tespit edilmesi halinde ise kesinleşmesi için HMK’nın 115/2 maddesine göre işlem yapılması gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/6133 E. 2021/4044 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere) somut olayda, davacı tarafça İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/114 E. 2020/323 K. sayılı dosyasında verilen red kararının eldeki davanın açılmasından sonra kesinleşmiş olmakla, dava şartı noksanlığı giderildiğinden, ilk derece mahkemesince işin esasına girilmesi, taraf  delilleri toplanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın derdestlik dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davacının lehtar olduğu, davacı adına keşide edilen çekin davacı elinde iken kaybolduğunu, İzmir 5. ATM' nin 2018/1303 E. sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı, mahkemece ödeme yasağı konulduğu, ödeme yasağının kargo şirketi ve davalı bankanın Kısıkköy şubesine 30/11/2018 tarih saat 13:23' de teslim edildiği, ödeme yasağına rağmen 04/12/2018 tarihinde çek bedelinin davalı bankanın Esenyurt İstanbul Şubesine ibrazı üzerine ... isimli şahsa ödendiği, çek bedelinin bankadan istenmesine rağmen davacıya ödenmediği, bu sebeple tahsil edilen çek bedelinin tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre mahkeme tarafından gönderilen ödeme yasağı kararının banka şubesine 04.12.2018 tarih, saat 12.01'de teslim edildiği, ödemenin ise 03.12.2018 tarihinde yapıldığı, bu durum itibariyle ödemenin yasal olduğunu, ... Kargo firması tarafından gönderinin 30.11.2018 günü saat 13.23'de ...'a teslim edildiği ancak teslim edilen gönderi içinde ne olduğu hususunun tespitinin mümkün olmadığını, dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede zayi çek iptal davasının 08.11.2018'de açıldığı, kararın 08.05.2019 tarihinde verildiği, ilgili mahkemece çekin ibraz edilip edilmediği hususunun ilgili bankadan sorulması gerektiği ve karar tarihinden önce bu hususun belirlenerek gerektiğinde davacıya çek ibraz eden kişi aleyhine istirdat davası açması için süre verilmesi gerektiği ancak bu hususun yerine getirilmediği, mahkememize dava açılmadan önce çekin zayi olmadığı, üçüncü kişinin elinde olduğunun belirlenmiş olduğu ancak buna ilişkin olarak davacı tarafından girişimde bulunulmadığı, davacının çekin yasal hamili olduğunu ispatlaması gerektiği, bunun içinde çekin ibraz eden kişiye karşı davasını açması gerektiği ancak yetkili hamil olması halinde çeke dayalı haklarının üçüncü kişiye karşı yönetmesi ve buradan tahsilat yapılması mümkün olmaması halinde bankanın kusurlu olması halinde bankadan talep etmesinin mümkün olduğu, bu aşamalar yerine getirilmeden davanın açılması mümkün olmadığından subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili; davaya konu çekin çalındığını, çeki tahsil eden ... adlı kişi hakkında, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/22 E. sayılı dosyası ile \"resmi belgede sahtecilik\" ve \"kaybolan eşya üzerinde tasarruf\" suçlaması ile dava açıldığını, halen devam ettiğini, davalı bankanın vade tarihinden önce ödemeden men kararının kendisine ulaşmasına rağmen kararı uygulamadığını ve çeki çalan kişilerin çek bedelini tahsil etmesine neden olduğunu, davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu,<br> objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı bankanın en hafif kusurlarından dahi sorumlu olması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE :Dava, kıymetli evrakın iptali davasında verilen ödeme yasağı kararına rağmen çek bedelinin dava dışı üçüncü kişiye ödendiği iddiasıyla açılan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDava konusu davacının lehtarı olduğu, davacı adına keşide edilen 03.12.2018 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli çekin davacı elinde iken kaybolduğu ileri sürülerek, İzmir 5. ATM' nin 2018/1303 E. sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı, açılan bu davada mahkemece ödeme yasağı konulduğu, ödeme yasağının müvekkilince kargo şirketi ve davalı bankanın Kısıkköy şubesine 30/11/2018 tarih saat 13:23' de teslim edildiği, ödeme yasağına rağmen 04/12/2018 tarihinde çek bedelinin davalı bankanın Esenyurt İstanbul Şubesine ibrazı üzerine ... isimli şahsa ödendiği, çek bedelinin bankadan istenmesine rağmen davacıya ödenmediği, bu sebeple tahsil edilen çek bedelinin tahsiline yönelik istemde bulunulmuş olmasına rağmen mahkeme tarafından gönderilen ödeme yasağı kararının banka şubesine 04.12.2018 tarih, saat 12.01'de teslim edildiği,... Kargo firması tarafından gönderinin 30.11.2018 günü saat 13.23'de ...'a teslim edilmesine karşın gönderi içeriğinin tespit edilemediği, çeke dair ödemenin ise 03.12.2018 tarihinde yapılmış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı bankanın söz konusu ödeme nedeniyle kusurunun bulunduğunun davacı yanca ispatlanamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31c1496edb678630","SID":"a8a67d3470d199aa"}}