{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1388 <br>KARAR NO: 2024/1911<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/04/2023<br>NUMARASI: 2023/275 E. -  2023/370 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen simsarlık sözleşmesi uyarınca, davalı şirketin Lüleburgaz İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan 5.375,55 m2'lik arsayı 27.09.2021 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin çeşitli mecralarda ilana koyduğu arsanın davalı şirket yetkililerince beğenildiğini, müvekkilinin taşınmazın satışına aracılık ederek, satış bedelinin %2'si kadar ücrete hak kazandığını ödenmeyen  44.000,00 TL simsarlık alacağı ile ferilerinin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlattığı takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.  İlk derece mahkemesince, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Bu tespit ve yasal çerçeve içerisinde tüm dosya kapsamına göre; dava konusu somut olayda davacının simsar olarak sözleşme ile kararlaştırılan simsarlık ücreti alacağının tahsili istemiyle simsarlık hizmetinden yararlanan diğer taraf davalı hakkında icra takibi başlattığı, davacının ise itirazın iptali için huzurda ki iş bu davayı açtığı somut uyuşmazlıkta,  sözleşme emlak alıcısına yapılan aracılık karşılığında ve satış sözleşmesinin gerçekleşmesi halinde hak edilcek ücrete ilişkindir. Davacı, emlak satışı gerçekleştiği halde sözleşmede kararlaştırılan ücretin kendisine ödenmediğini iddia etmekte ve bu ücretin tahsili için yaptığı ilamsız icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptalini istemektedir.Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, emlak satışına yapılan aracılık karşışığında sözleşme ile kararlaştırılan ücretten  kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasında 6102 sayılı TTK 520 vd maddelerinde düzenlenen simsarlık (telallık) sözleşmesi bulunmaktadır. TTK. 4.maddesi anlamında ticari iş sayılmayan tellalık sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiği...\" gerekçesiyle, mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nun 115/2 ve 114/l-c maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin uzun yıllardır simsarlık niteliğindeki emlakçılık hizmeti verdiğini, müvekkilinin verdiği hizmet ile davalının Lüleburgaz ilçesinde 27.09.2021 tarihinde arsa satın aldığını, satışa aracılık eden müvekkilinin %2 oranında komisyona hak kazandığını, TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan hukuk davalarının nisbi ticari dava olduğunu, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıkların ise mutlak ticari dava olduğunu, her iki tarafın  ticari işletmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın ticari dava olduğunun gözden kaçırılarak görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup,  bu maddeye göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (mutlak ticari dava) sayılır.  Bu düzenlemeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) veya açılan davanın TTK'da düzenlenen bir husustan yahut maddede altı bent hâlinde sayılan (mutlak ticari dava) davalardan olması gerekir.  TTK'nın 16. maddesi uyarınca ticaret şirketleri, tacirdir.  Aynı Kanun'un \"Ticari iş karinesi\" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak gerçek kişi olan bir tacir; işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.  Ticaret şirketleri, yaptıkları herhangi bir hukuki işlemin ticari işletmesiyle ilgili olmadığını iddia ve ispat edemez. Simsarlık sözleşmesinin TTK'da düzenlenmemiş olması, bu tür davaların hiç bir zaman ticaret mahkemelerinde görülemeyeceği anlamına gelmemektedir. Nitekim TBK'da düzenlenen özel borç ilişkileri doğuran sözleşmelerin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması hâlinde (örneğin satım, vekalet, komisyon, eser...) TTK'nın 4. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemeleri görevlidir.Somut olayda, davacı, davalının satın aldığı taşınmaza ilişkin simsarlık hizmeti verdiğini, tarafları bir araya getirdiğini ve taşınmazın satın alınması ile kararlaştırılan simsarlık ücretine hak kazanıldığını ileri sürmektedir. Her iki tarafın tacir olduğu ve uyuşmazlığın tüzel kişi tacirlerin ticari işletmelerine ilişkin olduğu açıktır. Bu durumda, uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde olması nedeniyle, davanın açıldığı mahkemenin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece taşınmaz simsarlığına ilişkin yasa hükümlerinin uygulanarak, tarafların delillerinin toplanması ve uyuşmazlığın esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik  kararı verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, kararı veren mahkemenin görevli olduğu anlaşıldığından. İlk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.c maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.19.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1ceee70bd8c2aab","SID":"86b51c5565e6c322"}}