{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/2108 <br>KARAR NO\t: 2024/1948<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/09/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/317 Esas,  2022/514 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili, dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile dava dışı ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 30/06/2013 tarihinde sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığını, nitekim Erzurum ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/... Esas sayılı dosyasının kesinleşmiş olduğunu, burada müvekkilinin bir kusurunun olmadığı mahkeme kararıyla kesinleştiğini, iş bu nedenle kusur raporu alınmasına gerek bulunmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davayı daha sonra ıslah etmek üzere, müvekkili için şimdilik 100-TL, maddi tazminat olay tarihinden işletilecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) yargılıma masraflarının davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı... Sigorta A.Ş vekili, davacının kanunda açıkça sayılan evrakları sunmadan şirkete başvuru yaptığını, başvurunun usule uygun olarak yapılmadığını, sigorta şirketine başvuru şartı, aynı zamanda dava şartı olduğunu, eksik evrak ile şirkete başvuru yapılması nedeniyle dava şartı olan sigorta şirketine başvuru gerçekleşmediğini, usulüne aykırı yapılan başvuru neticesiyle başvurunun usulden reddi gerekmekte iken davanın görülmesinin HMK hükümlerine aykırı olduğunu, anılan gerekçeler ile dosyanın dava şartı eksikliği nedeniyle öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe sigortalı araç sürücüsünün kurallara riayet ederek şeridinde gitmekte iken kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve dosyada mübrez kusur raporunda görüldüğü üzere sigortalı araç sürücüsünün işbu kazada kusursuz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile müvekkili şirketin temerrüde düşmemiş olması ve diğer anılan gerekçelerle faiz talebinin reddine, aleyhe yargılama ücreti ve vekalet ücretine karar verilmemesini istemiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, anılan dava zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığından, davanın zamanaşımı itirazları olduğunu, davacı tarafından huzurdaki davanın 8.000,00-TL belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de işbu davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket’in sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacağını, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, somut olayda hatır taşımasının mevcut olduğunun tespiti halinde, dava konusu uyuşmazlığın karayolları trafik kanunu kapsamı dışında kalacağını, müvekkili şirketin poliçe dahilinde başvuranın tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri içinde sayılan geçici iş göremezlik giderlerinden sorumlu olmadığını, bu nedenlerle davacı tarafından talep edilen tedavi giderleri bakımından müvekkili şirketi herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince, \" Tüm deliller birlikte değerlendirildiğine; dosya içeriğine uygun ve denetime elverişli adli tıp kusur raporunda sürücü ...'ın kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu tespit edildiğinden, Mahkememiz'ce de kusura ilişkin bu değerlendirmenin isabetli olduğu kanaatine varılarak davalı... Sigorta aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davalı ... Sigorta aleyhine açılan davanın yapılan değerlendirmesinde ise, 2918 sayılı KTK'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl  içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Davalı ... Sigorta davacı tarafa 04.04.2018 tarihinde ödeme yapmış ve davacı taraf davalıyı 28.03.2018 tarihinde kesin ve dönüşümsüz ibra etmiş, eldeki dava ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle 25.09.2020 tarihinde açılmıştır. Davalı ... Sigorta yönünden davanın KTK'nın 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13.07.2020 tarihli  2020/515 Esas 2020/4473 Karar sayılı  ilamı) \"  gerekçesiyle \" Davanın reddine,  \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; söz konusu ibranın müvekkili tarafından yapılmadığını ve ödemeden müvekkilinin haberinin olmadığını, dosyada mevcut aktüer hesaplaması nedeniyle durumdan haberdar olunduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuruda bu yönde müvekkiline dönüş sağlanmadığını, ibranın müvekkilinin hak etmiş olduğu alacaktan daha az miktar üzerinden yapılmış olduğunu ve müvekkilinin bilgisi dahilinde yapılmadığından geçersiz olduğunu, yapılan ibranın aktüer raporunda tespit edilen alacağı almasına da engel olmasının hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olduğunu, yapılan yargılama sırasında müvekkili adına daha fazla tahsilatın bir önceki avukatı tarafından yapıldığının tespit edildiğini ve Erzurum CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER  VE GEREKÇE:<br>Dava,  trafik kazası nedeniyle tazminat davasıdır. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Somut olayda; davacı, 30.06.2013 tarihinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı  Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile yeşil ışıkta kavşağa giriş yapan dava dışı sürücü ... idaresindeki ...plakalı otomobilin sol yan kesimlerine çarpmasıyla meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralandığını ileri sürerek, kaza nedeniyle maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, taraflar arasında 28.03.2018 tarihinde  ibraname imzalandığı, eldeki davanın KTK'nın 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından  davacı vekilinin  istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54833b6c5fa54a02","SID":"1893450561db68e9"}}