{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1160 <br>KARAR NO: 2024/1927<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/03/2022<br>NUMARASI: 2021/224 Esas - 2022/236 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Tespit ve Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>Taraflar arasındaki ticaret sicil kaydının düzeltilmesi ile davacının müdür olmadığının tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iradesi dışında ve sahte evraklarla davalı şirkete müdür yapıldığını ve müdürlük nedeniyle oluşacak borçlar nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşanacağından, sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin davalı ... Müdürlüğüne yapılan başvurunun 25.02.2021 tarih ve ... sayılı yazı ile reddedildiğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/14215 Soruşturma sayılı dosyasında müvekkiline atfen atılan imzaların, müvekkilinin eli ürünü olmadığının belirlendiğini, müvekkilinin hiç bir zaman davalı şirkette müdürlük yapmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketin müdürü olmadığının tespiti ile sicil kaydının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar. Söz konusu bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır (Hanağası, Emel: a.g.e., s.133 vd). Davacının istemine yönelik davalı şirketin İTO kaydı getirtilmiş, ...SAN.TİC.LTD.ŞTİ.'nin ortağı ya da yetkili olmadığı kayden anlaşılmıştır.Resmi sicil kaydı aleni olup davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığı...\" gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkilinin kendisi ile irtibat kuran kişilere silah ruhsat işlemlerin takibi için vekaletname verdiğini, ancak sonradan öğrenildiğine göre bilgisi olmadığı halde sahte belgelerle davalı şirkette müdür yapıldığını, davacının müdürlüğü kabul ettiğine ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğüne sunulan tescil talepnamesindeki imzanın sahteliğinin ceza yargılamasında tespit edildiğini, buna rağmen  sicil ve MERSİS kayıtlarında müvekkilinin geçmiş tarihlerde davalı şirketin müdürü olduğu göründüğünü, bu nedenle müvekkilinin şirketin borçlarından sorumlu olabileceği gibi ceza takibatına da maruz kalabileceğini, sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin yapılan başvurunun ...nce 25.02.2021 tarihli yazı ile reddedildiğini ve sahte belge ile gerçekleştirilen bu müdür ataması işleminin iptali  için dava açıldığını, müvekkilinin muhtemel ceza ve tazminat sorumluluğu ile kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluk yönünden müdür olmadığının tespitini istemede hukuki yararı bulunduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının davalı şirketin müdürlüğüne getirilmesine ilişkin tescil talepnamesindeki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle, davacının davalı şirketin müdürü olmadığının tespitine ve kararın tescili taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin sahte belgelerle davalı şirketin müdürü olarak atandığını, Ticaret Sicil Müdürlüğüne sunulan tescil talepnamesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sicil kaydının düzeltilmesi talebinin reddedildiğini, müvekkilinin hâlen sicil ve MERSİS kayıtlarında eski müdür olarak göründüğünü  ileri sürerek, davacının şirketin müdürü olmadığnıın tespitine ve kararın tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Sicil kaydının incelenmesnde, davacının 07.09.2005 ile 10.09.2007 tarihleri arasında davalı şirketi müştereken temsile yetkili müdürü olduğu anlaşılmıştır. Şirketin mevcut sicil kaydına göre davacı, davalı şirketin müdürü değil ise de, geçmişteki müdürlük görevi nedeniyle şirket müdürünün kamu borçlarından sorumluluğu bulunduğundan, sahte belgelerle yapılan işlerin yokluğunun tespitini talep etmekle davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.  HMK'nın 106.maddesinde, \"Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre bir hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğunun tespitinde, davacının hukuki yararının bulunması halinde bu tür bir tespit davasının dinlenmesi mümkündür. Şirket müdürünün geçmiş dönem faaliyetleri nedeniyle 6183 sayılı kanunun mükerrer 35. maddesi ile VUK'nın 11. maddesi gereğince kamu borçları yönünden sorumlu bulunduğu, bazı durumlarda şirket müdürlerinin yaptığı işlemler nedeniyle perdenin aralanması ilkesine göre şirket borçlarından sorumlu tutulabileceği, yapılan işlemler nedeniyle ceza sorumluluğunun oluşabileceği dikkate alındığında, müdür atanmasına ilişkin işlemi sahte belgelerle yapıldığını ve aslında geçmiş dönemde, davacının davalı şirketin müdürü olmadığının tespitini istemede hukuki yararı bulunmaktadır.  Dava dilekçesinin açıklama kısmında, sicil müdürlüğünün kararının iptaline ilişkin ibare bulunsa da sonuçta bu davanın müdürlük işleminin iptali ve davacının müdür olmadığının tespitine ilişkin olduğu, bu tür bir talebin TTK'nın 29. maddesine göre bir tescil isteminin reddi nedeniyle aynı kanunun 34. maddesi gereğince açılmış bir dava olmadığı, sicil müdürlüğünün tescil talebi ile bağlantılı olarak zorunlu dava arkadaşlığı kapsamında davalı olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece, davacının müdür seçimi ve tescil talebine ilişkin belgelerin incelenmesi, ceza soruşturmaları ve bu soruşturmalarda alınan raporların getirtilmesi ve gerekirse belgeler üzerine imza incelemesi yapılarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dava şartına ilişkin hatalı değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden yapılacak yargılama sonucunda verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 19.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6d3627a47712ff4","SID":"f9004ff8f264f1f1"}}