{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2025/14 Esas<br>KARAR NO: 2025/4<br>DAVA: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ: 07/01/2025<br>KARAR TARİHİ: 08/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 07.01.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında --------- ---------- şehrinde, ---------- Borçlar ve Sözleşmeler Kanunu'nun 357. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti devleti hudutları içerisinde mülk satım alımı ve gayrimenkul alımı hususunda tarafların ortak ekonomik amaca erişmeleri maksadı ile aralarında 19.06.2013 tarihinde imza edilen ve 01.04.2013 tarihli protokole istinaden taraflar arasında adi ortaklık kurulduğunu, bu ortaklık kapsamında müvekkilinin davalı ----------,160.000 EURO verdiğini, ilerleyen tarihlerde davalı tarafından müvekkiline verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini ve müvekkilinin davalıya vermiş olduğu 160.000 EURO'nun kendisine iadesi için --------- ili Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----------- esas sayılı dosya numarası ile medeni hukuk davası açıldığını, ----------- numaralı dosyasının istinaf edildiğini ve --------- İstinaf Mahkemesi'nin 2. Medeni Hukuk Heyetince incelendiğini ve -----------/08.06.2021 kararı ile incelendiğini ve bu kararın da temyiz edildiğini ve --------- Cumhuriyeti Yargıtay Ticaret Dairesi tarafından 50168. Karar numaralı ve --------- Şehri 01.08.2023 tarihli kararı ile davalının müvekkiline 150.000 EURO'luk (dava tarihi itibari ile 1 EURO: 36,48TL olup, 150.000,00 EUROx36,82TL= 5.523.000,00 dava tarihi itibari ile 5.523.000,00 TL) bedelin ve 63.083,83 ---------- levası ile birlikte yargılama giderlerinin 13.11.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı tarafından müvekkiline ödenmesi konusunda kesin karar verildiğini, yani kararın kesinleştiğini, Tenfizin ön şartlarını düzenleyen MÖHUK 50. Maddesine göre yabancı bir kararın tenfiz edilebilmesi için kararın bir mahkeme tarafından verilmiş olması, kararın hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş olması ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olması gerektiğini, yine MÖHUK madde 54(a)'ya göre, bu mütekabiliyetin, iki devlet arasında imzalanan bir uluslararası sözleşme ile kurulmuş olabileceği gibi (akdi mütekabiliyet), her iki devlet hukukundaki tenfiz koşullarının özdeş mahiyet taşıması (kanuni mütekabiliyet) veya her iki devletin mahkeme kararlarının karşılıklı olarak fiilen tenfiz ediliyor olması (fiili mütekabiliyet) şeklinde de gerçekleşebilecek denerek tenfiz istemine ilişkin şartları düzenlendiğini, Türkiye Cumhuriyehi hükümeti ile ----------- hükümeti arasında 2 Eylül 1975 tarihinde -------- imzaliâhar) Hukuki ve Cezai konularda Adli Yardımlaşma Sözleşmesinin onaylanmasının uygun bulunduğunu, sözleşmede hukuki ve ticari konulardaki mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, adli yardım ve teminat muafiyeti hususlarının yanı sıra suçluların iadesine ilişkinde hükümlerin yer aldığını, buna göre ---------- ile ülkemiz arasında akdi mütekabiliyetin mevcut olduğunu, taraflarınca tenfizi talep olunan --------- ---------- İli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----------- esas sayılı dosyasının, ülkeler arası akdi mütekabiliyet kapsamında MÖHUK 50 ve 54, Maddelerinde ön görülen tüm hükümler kapsamındaki şartları içermesi sebebiyle tenfizine karar verilmesi gerekli olduğunu, yani --------- / ----------- İli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --------- dosyasının, istinaf edildiğini ve ------------- İstinaf Mahkemesi'nin 2. Medeni Hukuk heyetince incelenmiş ve ----------/08.06.2021 kararı ile incelenmiş ve bu karar da temyiz edilerek ---------- Cumhuriyeti Yargıtay Ticaret Dairesi tarafından incelendiğini ve ----------- Karar numaralı ve ----------- Şehri'nin 01.08.2023 tarihli kararı ile kesinleştiğini, iş bu sebeple -------- İli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---------- dosyasının tenfizine karar verilmesini, yukarıda izah olunan ve resen nazara alınacak hususlara dayanarak ----------- İli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---------- dosyasının tenfizine karar verilmesini, nispi avukatlık ücreti ile tüm masraf harç ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık, adi ortaklıktan kaynaklı alacak için alınan yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50. maddesinde, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların --------- icra olunabilmesi yetkili ---------- mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Aynı maddenin 51. maddesi uyarınca görevli mahkeme, asliye mahkemesi olup yetkili mahkeme ise aleyhine tenfiz istenen kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Kanun asliye mahkemesi demekle yetinmiş olup, davanın konusuna görevli mahkeme belirlenecektir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci bendinde; \"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;<br>a) Bu Kanunda,<br>b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,<br>c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,<br>d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,<br>e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,<br>f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.\" hükmü getirilmiştir.<br> Aynı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci bendinde; \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\",<br> 5/A maddesinin birinci bendinde ise; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci bendinde; \"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620 nci maddesinin birinci fıkrasına göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.<br> Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Kanun'da 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak, iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca resen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi ile değişik 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasıdır.<br>Somut olayda; uyuşmazlık taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmakta olup, tarafların tacir olduğuna dair bir bilgiye dosya içerisinde rastlanmamıştır. Diğer taraftan taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı asliye ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı anlaşılmaktadır. Davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 (1) c) ve 115 (2) maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,<br>2-HMK'nin 20. Maddesi uyarınca MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli ----------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,<br>3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,<br>4-HMK 323/1-a, ğ madde ve bentleri uyarınca yargılama giderinden olan karar ve ilam harcı, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan --------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,<br>    Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bef9ca08d7d75c37","SID":"8700c88b476e014f"}}