{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1231 <br>KARAR NO: 2024/1915<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/04/2024<br>NUMARASI: 2023/694 E. -  2024/262 K. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...Taşımacılık Ltd. Şti. ile davalı banka arasında  düzenlenen 60 ay taksitli ve 5.350.000,00 TL miktarlı ticari ihtiyaç kredisine müvekkilinin kefil olduğunu, borcun teminatı olarak şirketin taşınmazlarının ipotek edildiğini, ayrıca 22.12.2016 düzenleme ve 28.11.2017 vade tarihli 12.500.000,00 TL bedelli bono verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine dava dışı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ipotek takibinin yanı sıra dava dışı şirketle birlikte müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo takibine başlandığını, her iki takip dosyasının aynı alacağa ilişkin olduğunu, ipotekli taşınmazın 31.10.2018 tarihinde 2.732.000,00 TL bedelle satıldığını, buna rağmen aynı alacağa konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı takip dosyasına bildirilmeyerek tüm alacaklar yönünden takibin devam ettirildiğini, yapılan tahsilatın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı kambiyo takibi için de yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin adli yardım talebinin kabulü ile İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından 31.10.2018 tarihi itibariyle 2.732.000,00 TL borcunun bulunmadığının tespitine, mükerrer takip nedeniyle % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili ile borçlu ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen Çatalca ilçesindeki iki adet taşınmazın satışı için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, kesinleşen takip üzerine taşınmazların müvekkilinin alacağına mahsuben ihale ile alındığını, ihalenin feshi davası nedeniyle taşınmazların 12.02.2021 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından 17.02.2021 tarihinde rehin açığı belgesi düzenlendiğini, kredi borçlusu ile kefiller aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin .. Esas sayılı dosyasında başlatılan kambiyo takibinin de kesinleştiğini, davacının zorunlu arabuluculuk şartını tam olarak yerine getirmediğini, arabuluculuk başvurusunun konusunun, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası bakımından borçlu bulunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı ödenmesi olduğunu, davada ise İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına 31.10.2018 tarihi itibariyle 2.732.000,00 TL  borçlu bulunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatına ilişkin olduğunu, başvuru ile davanın konusunun aynı olmadığını, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının tahsilde tekerrür olmamak üzere açıldığını, ipotekli takip nedeniyle satılan taşınmazların ihale bedelinin dava konusu takipteki borca yetmediğini, ihale bedeli üzerinden müvekkilince %1 tellaliye harcı, %11,38 oranında tahsil harcı ödendiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın 26/12/2023 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve aradan geçen üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla; 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ...\" denilerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilimin yargılama giderlerini karşılama gücünden yoksun olduğunun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1086 Esas sayılı dosyasında tespit edilerek, adli yardımdan yararlandırıldığını, müvekkilinin üzerine herhangi bir menkul ya da gayrimenkul bulunmamasını, kazanç getirici bir faaliyetle uğraşmamasını, aleyhine girişilmiş ve halen derdest olan 60 adet icra takibi bulunması nedeniyle adli yardım talebinin kabulü gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davlı bankaca genel kredi sözleşmesi kapsamında aldığı ileri sürelen bono nedeniyle başlatılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemiyle, İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılmış bir menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı borçlu ...Taşımacılık Ltd. Şti. ile davalı banka arasında  düzenlenen 60 ay taksitli ve 5.350.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesine müvekkilinin kefil olduğunu, sözleşme kapsamında ipotek ve bono verildiğini, davalı bankanın başlattığı ipotekli taşınmazda satılan taşınmazların bedelinin borcu ödemeye yeterli olduğu, buna rağmen kötü niyetle mükerrer takip yapıldığını ileri sürerek, bonoya dayalı olarak başlatılan İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise İstanbul ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının tahsilde tekerrür olmamak üzere açıldığını, ipotekli takip nedeniyle satılan taşınmazların ihale bedelinin dava konusu takipteki borca yetmediğini savunmaktadır. Davacı vekili herhangi bir delil sunmadan, soyut olarak İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1086 Esas sayılı dosyasında verilen 09.03.2021 tarihli ara karar ile adli yardım talebinin kabul edildiğini belirtmiştir. İncelenen İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1086 Esas sayılı kararında somut bir tespit bulunmamaktadır. Davacının somut bir delile dayanmayan talebi ilk derece mahkemesince 03.11.2023 tarihinde reddedilmiştir. Ret kararına karşı davacı vekilinin itiraz ettiği ve itirazının İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2023 tarih ve 2023/1411 D.İş sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür. Ret kararı üzerine eksik harç ve gider avansının yatırılması için davacıya süre verilmiş, harcın yatırılmaması üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. İşlemden kaldırma kararından sonra yasal süresinde harcı yatırılarak yenilenmeyen dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ile adli yardım talebinin reddine yönelik itiraz dilekçesinde somut bir delil sunmadığı, sadece İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1086 Esas sayılı dosyasında verilen 09.03.2021 tarihli ara karara dayanıldığı, anılan kararda somut bir tespit bulunmadığı, kaldı ki bu kararın üzerinden yaklaşık beş yıl geçtikten sonra eldeki davanın açıldığı ve bir kez adli yardım kararı verilmesinin, gelecekti tüm uyuşmazlıklar bakımından kazanılmış hak sağlamayacağı sonucuna varılmıştır.  HMK'nın 334. maddesine göre, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. Somut olayda belirtilen durumu ispata yarar bir kanıt sunulmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan HMK'nın ''Adli yardım talebinin incelenmesi'' başlıklı 337/2 maddesi '' Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.'' hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacılar tarafından ilk derece mahkemesinden adli yardım talebinde bulunulduğu, talebin reddi üzerine bu ret kararına karşı davacının itiraz yoluna başvurduğu, merci tarafından itirazın da reddine karar verildiği görülmektedir. HMK'nın 337/2 maddesine göre itiraz sonucu verilen karar kesin olup bu karar istinafı kabil bir karar olmadığından, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"240fe3f40734e539","SID":"964ccebdb72367b6"}}