{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/02/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas- Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1-... - (T.C Kimlik No: ... )<br>\t\t2-... - (T.C Kimlik No: ... )\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ... - (T.C Kimlik No: ... )<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br>\t <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 19/12/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ...  Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA:  Davacı vekili, davalı tarafından, müvekkilleri aleyhine Konya ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden 372.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak takip başlatıldığını, müvekkili  ...'in kocası ve diğer müvekkilinin de damadı olan dava dışı ....'in, davalı ve arkadaşları tarafından kendilerine borçlu olduğu iddiasıyla alıkonulması ve müvekkillerinin de davalı ve arkadaşlarının tehditleri ile dava dışı ....'in hayatından endişe etmeleri nedeniyle bu bonoyu imzalamak zorunda kaldıklarını, davalı ve arkadaşları aleyhine yaptıkları şikayet üzerine başlatılan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın.... sayılı soruşturmasının halen derdest olduğunu, müvekkillerinin  davalıya bu bono nedeniyle borçlarının bulunmadığını, bono imzalanırken iradelerinin sakatlandığını ileri sürerek, dava konusu bononun iptali ile davalının %20'den aşağıya olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP:Davalı vekili, davacıların tehdit iddialarının doğru olmadığını, kendi özgür iradeleri ile dava konusu senedi imzaladıklarını, davacılardan ...'in eşi, diğer davacının da damadı olan ....'in davalıya borcunun bulunduğunu, ....'in talebi üzerine eşi ve kayınpederinin ....'in borcunu üstlenerek bu senedi imzaladıklarını savunarak, davanın reddine ve davacılar aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Somut olayda ; davalı tarafından, davacılar aleyhine, Konya .. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası üzerinden, 03/04/2014 tarihinde 372.000 TL. bedelli bonoya istinaden, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olan bononun 21/03/2014 tanzim, 01/04/2014 vade tarihli ve 372.000 TL. bedelli olup, düzenleyenin davacı ..., lehtarının davacı ... olduğu, ...'in cirosu üzerine de yetkili hamilinin davalı ... olduğu anlaşılmıştır. <br>Dava ve takip konusu bononun, davacılar tarafından imzalandığı ihtilafsız olup, davada çözülmesi gereken öncelikli sorunlar; davacıların bu bonoyu irade sakatlığı (tehdit) altında imzalayıp imzalamadıkları ve bu bonodan dolayı davalıya borçlu olup olmadıkları sorunudur. <br>Davacılar ve dava dışı .... ile ....'in şikayeti üzerine, davalı ... ve dava dışı diğer sanıklar aleyhine, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, başkasını bir malın teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılma suretiyle yağma, mağdurun bir senedi vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma suçlarından yapılan yargılama sonucu, Konya .. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 gün ve .... E. .... K. sayılı ilamı ile müsnet suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verildiği, kararın istinaf ve temyiz incelemesi sonucu 19/09/2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. <br>Davalının, dava konusu bonoyu davacılardan tehdit yoluyla aldığına ilişkin suçlama nedeniyle hakkında, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile (işlemediğinden değil) delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ise de; 6098 s. TBK'nin 74/1. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. <br>Yargıtay 6. HD'nin 13/12/2023 gün ve  2022/3249 E. 2023/4219 K. sayılı emsal içtihadına göre de; \"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi hükümleri gereği; hukuk mahkemesi, ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı, zararı verenin kusurunun olup olmadığı ve ayırt  etme gücünün bulunup bulunmadığı kararı ile bağlı değil ise de ceza yargılamasında sübuta eren maddi olgular ile bağlıdır. Bir başka deyişle ceza davasında, sübuta eren maddi vakıaların hukuk davasında nazara alınacağı açıktır.\"<br>6098 s. TBK'nin 37. maddesine göre, davacılar korkutmanın (tehdidin) ispatı şartı ile bu sözleşme (bono) ile bağlı değillerdir. 6098 s. TBK'nin 39. maddesine göre de, davacıların korkutmanın (tehdidin) ortadan kalkmasından itibaren 1 yıl içerisinde sözleşme (bono) ile bağlı olmadıklarını ileri sürmeleri gerekmektedir. <br> 02/04/2014 tarihinde, ....'in telefonla çağırması üzerine, davacılar ... ve ... ile dava dışı ....'in davalı ...'ın emlakçı olarak işletilen iş yerine gittikleri, davalı ... kendisinin ve arkadaşlarının ....'den olan alacağı nedeniyle, ....'in eşi ..., babası .... ve kayınpederi ...'den senet vermelerini istediği, (davacı tarafın Mahkememizdeki ve ceza dosyasındaki anlatımlarına göre) .... ile .....'in tartışma yaşadığı ve rahatsızlandığı, ....'in senet vermeyi kabul etmeyip, davalının iş yerinde kapı önünde ve yanında davalının arkadaşlarından birisinin de bulunduğu bir sırada, bir arkadaşını telefonla aradığı, ulaşamadığı, bu esnada davalı ...'ın davacı ...'e (senedi imzala yoksa sizin için iyi olmaz şeklindeki tehditlerle) senedi imzalattığı, aynı şekilde ve benzer tehditle ...'e de aynı senedin imzalatıldığı ve imzadan sonra .... ile eşi, babası ve kayınpederinin davalı ...'a ait emlak ofisinden ayrılmasına izin verildiği, davalının 03/04/2014 tarihinde bu bonoya dayalı olarak takip başlattığı, davacıların da takibi öğrenmesi üzerine 08/04/2014 tarihinde (senedin imzalanmasından 6 gün sonra) savcılığa şikayetçi oldukları, senedin 02/04/2014 tarihinde boş olarak davacılara imzalatılmasına rağmen, imzalatanlar tarafından üzerinin doldurulduğu, tanzim tarihinin 21/03/2014, vade tarihinin ise 01/04/2014 yazıldığı,  davacı ...'in bonoda düzenleyen, ...'in ise lehtar olarak gösterildiği anlaşılmıştır. <br>Davacıların davalıya herhangi bir borçlarının olmadığı, dava ve takip konusu bononun dava dışı ....'in borcundan dolayı davacılardan alındığı, davalının beyanlarıyla da sabittir. <br>Her ne kadar davalı tarafından dava konusu bononun, dava dışı ....'in borcunun üstlenilmesi amacıyla davacılar tarafından kendi iradeleri ile düzenlenip verildiği savunulmuş ise de; davacılardan ...'in, eşi ....'in borcundan dolayı, kendi babasını lehtar göstererek ve davalı ...'ın emlakçılık bürosunda, eşi de orada istek dışı bulunurken bu senedi düzenlemesinin tehdit dışında hiçbir makul sebebinin bulunmadığı sonucuna varılmış, her iki davacının davalıya kendilerinin doğrudan herhangi bir borçlarının olmadığı davalı beyanları ile de anlaşılmıştır. <br>Davalının da kabulünde olan ....'in borcundan dolayı düzenlenen bu senette, ....'in borçlu olarak yer almaması, ....'in davacılara serbest ve özgür bir ortamda sorunu anlatmak yerine, davalının iş yerine ve yanlarında davalının da arkadaşlarının bulunduğu bir ortama eşi, babası ve kayınpederini çağırması ve davacıların bu şartlar altında senet imzalayıp vermeleri, ....'in ve davacıların serbest iradeleri ile hareket edemediğini göstermiştir<br> Bononun düzenlenmesinden kısa bir süre (6 gün) sonra davacıların savcılığa şikayetçi olmaları, davacıların anlatımlarının tutarlı olması, bir borçlunun eşinin ve kayınpederinin alacaklının iş yerinde, alacaklının arkadaşlarının da bulunduğu bir ortamda, borçlunun serbest hareket edemediğini görerek tamamen özgür iradeleri ile ve borcu üstlenmek amacıyla senet düzenlemelerinin kendilerinden beklenemeyeceği, sadece baskı ve tehdit altında olan kişilerin böyle bir senet düzenleyebilecekleri, davacılardan olayın meydana geldiği mekan ve oluş şekli itibariyle kendi iddialarını doğrulayacak tanık göstermelerinin de çok fazla beklenemeyeceği düşünülmüştür.<br> Yine,  borçlu ....'in babasının tartışması ve senet imzalamak istemeyip, davalının iş yeri önünde (yanında davalının bir arkadaşı da bulunurken) telefon görüşmesi yapmak istediği sırada, davacıların içeride davalının baskısıyla bu senedi imzalamaları karşısında, ....'in babasının senedi imzalamamış olması davacılara tehdit yapılmadığı anlamına da gelmeyeceği, bu bononun davacılar tarafından tehdit altında imzalamış olmasının hayatın olağan akışına daha uygun olduğu, hayatın olağan akışına uygun hususların ispatı yönünden adi karine meydana geldiği ve bu adi karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. <br>Davalı hakkındaki beraat kararı delil yetersizliğine dayalı olduğu gibi, olay yerinde bulunan davalı tanıklarının anlatımlarının da hayatın olağan akışına uygunluktan doğan karinenin aksini ispat edecek düzeyde olmadığı anlaşılmıştır. <br>Davalı tarafın cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı görüldüğünden davacı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmamış, davacıların davalarını, hayatın olağan akışına uygunluktan doğan adi karine ile ispat ettikleri sonucuna varıldığından davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>Davacı taraf, ayrıca tazminat talebinde bulunmuş olup, davalı ...'ın davacıların kendisine doğrudan borçlu olmadığını bilerek ve irade sakatlığı altında kendilerinden senet alarak takip yaptığının kabulü karşısında takibin kötü niyetli olduğu sonucuna varılarak, 2004 s. İİK'nin 72/5. maddesi gereğince, talep gibi davacılar lehine fer'i nitelikte %20 tazminata hükmedilmiş ....\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı  takibe konu, keşidecisi ..., lehtarı ..., hamili ... olan, 21/03/2014 tanzim, 01/04/2014 vade tarihli, 372.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacılar ... ile ...'in davalı ...'a borçlu olmadıklarının tespitine, takibe ve davaya konu olan bu bononun irade sakatlığı nedeniyle iptaline, bono bedeli 372.000,00 TL'nin %20'si olan 74.400,00 TL fer'i nitelikteki tazminatın, davalı ...'dan alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin, davacılar yönünden derhal durdurulmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, davacıların davaya konu senedi tehdit altında verip vermedikleri konusunun ceza yargılamasının Konya .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... E. - ...9 K. sayılı dosyasıyla yapıldığını ve ceza mahkemesince müvekkili ile diğer sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiğini ve işbu kararın kesinleştiğini, tehdit olgusunun gerçekleşmediğinin kesinleşen ceza dosyası kararı  ile de ortaya konulduğunu, mahkemece, davacının davaya konu bonoyu vermeleri için tehdit dışında hiç bir makul sebebinin bulunmadığı belirtilmiş ise de makul sebep konusunda herhangi bir delile dayanılmadığını, sadece davacıların beyanlarıyla gerekçelendirme yapıldığını, dava dışı ....'in müvekkiline borçlu olduğu ve senedin de bu borca istinaden verildiğinin her iki dava dosyasından açıkça anlaşıldığını, dava dışı üçüncü kişinin müvekkili ve ceza dosyasında bulunan diğer sanıkları eskiden beri tanıdığını ve onlarla bir takım ticari iş içinde olduğunu belirttiğini, senedin davacılarca iradi olarak imzalandığını aksinin davacı tarafça ispat edilemediğini, mahkemece beraat kararının da nazara alınmadığını, davacıların  borçtan kurtulmak amacıyla işbu davayı açtıklarını, mahkemece mücerretlik ilkesinin de nazara alınmadığını  ileri sürerek,  mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sırasında yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. <br> Somut olayda, davacılarca, dava konusu 21.03.2014 keşide, 01.04.2014 vade tarihli, 372.000,00 TL bedelli bononun dava dışı üçüncü kişinin borcu nedeniyle kendilerinden tehdit altında iradeleri sakatlanarak alındığı, bu hususta suç duyurusunda da bulunulduğu, bu nedenle senetten kaynaklı herhangi bir borçlarının bulunmadığının iddia edildiği, davalı tarafça, davacıların iddialarının yerinde olmadığı ve davacılarca yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, senedin üçüncü kişinin borcuna karşılık davacılar tarafından iradi olarak verildiği savunulmuştur.<br>Davacıların şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturma ve açılan ceza davası sonucunda Konya .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E-...K. sayılı kararı ile davalının da içerisinde bulunduğu sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarını işlediklerinden bahisle haklarında kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle  CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 13. Ceza Dairesi'nin ... E-... K. sayılı ilamı ile istinaf isteminin yağma suçundan beraat kararı yönünden oybirliği, diğer suça ilişkin beraat kararı yönünden oy çokluğu ile reddine ve kararın temyiz edilmesi sonrasında da Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin ... E-... K. sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verilerek kararın 19.9.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Bu durum karşısında, mahkemece her ne kadar davacılarca senedin verilmesinin tehdit dışında hiçbir makul sebebinin bulunmadığı, davacıların senedi tehdit altında imzalamış olmasının hayatın olağan akışına daha uyun olduğu, hayatın olağan akışına uygun hususların ispatı yönünden adi karine meydana geldiği ve bu adi karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalı hakkındaki beraat kararının delil yetersizliğine dayalı olduğu gibi, olay yerinde bulunan davalı tanıklarının anlatımlarının hayatın olağan akışına uygunluktan doğan karinenin aksini ispat edecek düzeyde olmadığı, davalının yemin deliline dayanmadığı ve davacıların davasını hayatın olağan akışına uygunluktan doğan adi karine ile ispat ettiklerinden bahisle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, somut uyuşmazlıkta, ispat yükünün senedin irade dışında alındığını iddia eden davacılarda olduğu ve davacıların işbu iddiayı yazılı delille ispat etmeleri gerektiği, dosya ve ceza dava dosyası kapsamı itibariyle iddialarını ispat edemedikleri anlaşılmakla, mahkemece ispat yükü ters çevrilmek sureti ile yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>2004 sayılı İİK'nın 72/4 maddesinde ''Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' hükmü düzenlenmiştir. <br>Anılan yasal düzenleme uyarınca menfi tespit davasının reddine karar verilmesi halinde, borçlunun  tazminata mahkum edilebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması, borçlunun bu icra takibinin durdurulması (İİK.m.72,II) veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi (İİK m.72,III c.2) için ihtiyati tedbir kararı alınması ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olması gerekmektedir.  (İİK m.72,IV c.2). <br>Somut olayda, davacı tarafça tedbir talebinde bulunulmuş ve talep mahkemece kabul edilerek  uygulanmış olduğundan İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine alacağın %20'si oranında tazminata da hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile istinaf edenin sıfatı da nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddi ile davalı lehine alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine dair aşağıda yazılı olduğu şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2024 tarih, .... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 6.352,83 TL istinaf karar harcının  talep halinde davalıya iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 2.338,80 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, <br><br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davalının tazminat talebinin kabulü ile, 372.000,00 TL'nin %20'si olan 74.400,00 TL tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>3-Alınması gereken 25.411,32 TL harçtan, peşin alınan 6.352,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.058,47‬ TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davacı tarafça  yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdir edilen 59.520,00 TL ücret-i vekaletin davacılardan  alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C)İlk derece mahkemesince yazılan 19/04/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.<br>\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"878ba115a995fc4c","SID":"43fef4d1d781d1aa"}}