{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1329 <br>KARAR NO: 2024/1922<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 01.07.2024<br>NUMARASI: 2023/504 Esas - 2024/469 Karar <br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>İlk derece mahkemesince zayi belgesi verilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe kullanılan gıda deposunda, 29.07.2023 tarihinde çıkan yangında, davacı şirketin fiziken tutulan yevmiye defteri, defteri kebir, pay defteri, envanter defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, faturalar, fişler, makbuzlar ve tüm diğer kıymetli evrakların, para ve ziynet eşyalarının zayi olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirketin zorunlu ticari defter ve kayıtları başta olmak üzere yok olan tüm mali kayıtları için zayi belgesi verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Somut olayda huzurdaki davanın otuz günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu, kanunda sayılan hallerden olan yangın sebebine dayanıldığı, davacı şirketin dava kosunu belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş  olduğu, yangın çıkmasında ve bu durumun meydana gelmesinde davacı şirketin herhangi bir kusurunun veya ihmalinin olduğuna dair dosyaya yansımış delil bulunmadığı, mahkememizce kısmen uygun bulunup hükme esas alınan Mali Müşavir tarafından düzenlenen 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre 2016-2017-2018-2019-2020 yıllarına ait yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin, envanter defterleri ile defteri kebirlerin de açılış tasdikleri olduğu, ancak yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca 2016 ve 2017 yılları  yevmiye defterleri, envanter defterleri ve defteri kebirler yönünden davacının 5 yıllık zorunlu saklama süresi dolduğundan zayini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, 2018-2019-2020 yılları  yevmiye defterleri, envanter defterleri ve defteri kebirlerin talep edenin kanunen saklamakla yükümlü belgeler olduğu ve bunların yangın neticesinde zayi olduğu, talep edenin talebine konu diğer ticari kayıtlar yönünden ise talebini somutlaştırmadığı...\" gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne, davacının 2018-2019-2020 yıllarına ait yevmiye defterleri, envanter defterleri ve defteri kebirlerin  zayi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketçe kullanılan depoda meyana gelen yangın sonucu, yevmiye defteri, defteri kebir, pay defteri, envanter defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, faturalar, fişler, makbuzlar ve tüm diğer kıymetli evrakların zayi olması nedeniyle belge talep edildiğini, yangın sebeyiyle zayi olan belgelerin somutlaştırılmasının istenmesi üzerine 07.08.2023 tarihli dilekçe ile zayi olan çeklerin bildirildiğini, zayi olan diğer belgelerin güncel tarihli olmayışı ve yangın sebebiyle defter ve belgelerin yandığı için kontrol edilme imkanının da olmadığı göz önüne alınması gerektiğini, ancak mahkemenin bu konuda açık bir netlik istediğini, hangi belgenin hangi seri numarası ile nerede olduğunun bilinmesi için zayi olan belgelerin çok yakın tarihli olması gerektiğini, ancak 2016-2017-2018-2019-2020 yıllarına ait envanter defteri, defteri kebir, yevmiye defteri, 2021 yılından itibaren e-defter sistemine geçen şirketin 30.01.2021 tarihine kadar, basılı olarak fatura kullanmaya devam ettiğinden bu dönem alış ve satış faturalarının, yangın  tarihine kadarki tahsilat makbuzlarının tamamının dava konusu olduğunu, zayi olan belgelerin bu şekilde açıkça ortaya konduğunu, bilirkişi raporunda da zayi olan belgelerin açıklandığını, açık bir bilirkişi raporuna rağmen mahkemece aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece herhangi bir ek rapor alınmadan sunulan raporun aksi yönünde karar verildiğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanınkabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince  zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanunda “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Görüldüğü gibi ub talep ancak tacir tarafından ileri sürülebilir.   Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca,   çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. TTK'nın 82/5.maddesinde bir kısım belgelerin saklanma süresinin on yıl olarak belirlenmesine rağmen,  ilk derece mahkemesinin beş yıl süreyi esas  alarak karar verdiği, ancak davacı vekilinin bu yönde ilişkin bir istinafının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili, müvekkili şirketin deposunda 29.07.2023 tarihinde çıkan yangında fiziki tüm ticari defter ve kayıtların zayi olduğunu, yangında 'yevmiye defteri, defteri kebir, pay defteri, envanter defteri, Ggenel kurul toplantı ve müzakere defteri, faturalar, fişler, makbuzlar ve tüm diğer kıymetli evraklarının zayi olduğunu belirterek zayi belgesi verilmesini istemiştir.  Dava dilekçesinde belirtilen kıymetli evrak, fatura, fiş ve makbuzlar yönünden mahkemece açıklama istenmiştir.  Davacı vekili sunduğu 07.08.2023 tarihli açıklama dilekçesinde bir kısım çeklere ilişkin bilgi vermiştir. Ancak 05.04.2024 tarihli açıklamanın ikinci paragrafında, çekler ile ilgili değerlendirme yapılmamasını istemiştir. Bu nedenle bilgisi verilen çeklerin dava konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere mahkemece iptal talebi reddedilen 2016 ve 2017 yılı ticari defterleri yönünden de bir istinaf nedeni ileri sürülmemiştir. İstinaf başvurusunun, 20.12.2023 tarihli açıklama dilekçesi ve 28.03.2024 tarihli açıklama dilekçelerine göre 2021 yılında e defter kullanımına geçildiği tarihten 21.01.2021 tarihine kadar ki dönem için alım satım faturaları, yangın tarihine kadarki tahsilat makbuzlarının istinaf konusu olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim 05.04.2024 tarihli dilekçede de bu husus belirtilmiştir.  Mahkemece, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği kabul edilerek karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda, davacının kurumlar vergisi  beyan etmesi nedeniyle belgeleri kullanmış olduğu belirtilmiş, ancak bunları için de zayi belgesi verilebileceği kabul edilmiştir. Mahkemece verilen süreye rağmen davacı, satış faturalarının basım tarihi ve basım matbaası ile ilgili bilgi vermediği gibi, makbuzlar yününden da somut bir açıklama yapılmamıştır. Alım faturaları ile ilgili açıklama yapılmadığı gibi bu faturaların düzenleyen kişilerin elinde mevcut olduğu da anlaşılmaktadır.  Somut bir açıklama yapılmadan, soyut olarak tüm fatura ve makbuzların yangında zayi olduğunun iddia edilmesi karşısında, mahkemece bilinmeyen belgeler belgeler hakkında zayi belgesi verilmemesine ilişkin gerekçesi dosya içiriğini uygun görüldüğünden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Görüşündeyim. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f2f10d145e8e0f9","SID":"d38f99745ebd8f4d"}}