{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1789 <br>KARAR NO:2024/2059<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/04/2021<br>NUMARASI:2017/170 Esas - 2021/323 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; 30.05.2016 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsayan zorunlu trafik sigortası bulunmadığını, kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin sağ ayağı, sağ diz kapağı ve kalçasında kırık meydana geldiğini, davadan önce davalı tarafa başvuru yapılmasına rağmen maluliyet raporu sunulmaması nedeniyle taleplerinin reddedildiğini, oysaki kaza tarihinin üzerinden 1 yıl geçmeden maluliyet raporu düzenlenmesinin mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 3.200,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru yapıldığı 25.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 21.10.2020 tarihli dilekçe ile tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 13.136,37-TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 70.155,81-TL'ye artırdıklarını bildirerek toplam 83.292,18-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş,, 22.02.2021 tarihli dilekçe ile de, kalıcı iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden davayı ıslah ettiklerini ve taleplerini 103.845,08-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin teminat kapsamında bulunmadığını, davacının, kask takıp takmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması, maluliyetin varlığının ve kusur oranının tespiti gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 15/08/2018 tarihli rapor ile, kazanın meydana gelmesinde davacı motosiklet sürücüsünün %10, dava dışı araç sürücüsü ...'ın ise %90 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle düzenlenen 26/02/2020 tarih ve 3170 sayılı rapora göre, davacının daimi engellilik oranının %8, iyileşme süresinin 12 ay olduğu, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 09/10/2020 tarihli raporda tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 oranında teknik faiz uygulanmak suretiyle yapıldığı, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça dava değerinin artırıldığı, yargılama aşamasında Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararına binaen aktüer bilirkişiden ek rapor alındığı ve PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle yapılan hesaplama ile davacının geçici iş göremezlik nedeniyle 13.136,37 TL, daimi iş göremezlik nedeniyle 103.845,08 TL zararının bulunduğunun tespit edildiği, davacı vekilince ek rapor doğrultusunda daimi iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin ıslah edildiği, bu hali ile davanın ispat edildiği gerekçesi ile; \"Davanın KABULÜ İLE; 116.981,45 TL'nin 13/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafça maluliyet raporunun sunulmamış olması sebebiyle başvuru şartının gerçekleşmediği, geçici iş göremezlik zararının müvekkilinin sorumluluğunda bulunmadığı, müvekkilinin sorumluluğunun bedelsel zararlar ile sınırlı olduğu, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle gelir getirici işte çalışmadığı ve geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, maluliyet raporunun yanlış yönetmelik hükümleri uygulanarak düzenlendiği, 09.06.2018 tarihli rapor ile davacının maluliyetinin bulunmadığı belirtilmiş iken ATK tarafından düzenlenen raporda %8 oranında maluliyetin bulunduğunun bildirildiği ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, kaza tespit tutanağında araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunun belirtilmesi nedeniyle tali kusurlu olan davacıya %10 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğu, davacının sevk ve idaresindeki motosikleti kullanma sürücü belgesine sahip olmadığı ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, tazminat hesabı yapılırken davacının askerlik süresinin dikkate alınmadığı, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 oranında teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiği, müvekkili kurumun temerrüde düşürülmediği, aksinin kabulü halinde dahi ancak başvuru tarihinden itibaren faiz işletilebileceği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;  dosya kapsamı itibariyle, davacının KTK'nın 97. maddesi kapsamında dava açılmadan önce davalıya başvuruda bulunmuş olduğunun anlaşılmasına, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmasına ve davacının, sürekli maluliyeti nedeniyle efor kaybı zararı bulunduğu göz önüne alınarak kaza tarihinden itibaren tazminat hesabı yapılmasında usule aykırılık bulunmamasına, ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26.02.2020 tarihli rapor ile ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 06.06.2018 tarihli rapor, farklı Yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle düzenlenmiş olması sebebiyle aralarında çelişki bulunduğunun söylenemeyecek olmasına ve kaza tarihindeki Yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle düzenlenen raporun hükme esas alınmasına, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, dosya kapsamına, kazanın oluş şekline uygun, denetime ve hüküm vermeye elverişli ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, tazminat hesabında teknik faiz uygulanamayacak olmasına ve TRH 2010 yaşam tablosunun bakiye ömür süresi yönünden daha uzun süre öngörmesi nedeniyle istinaf eden davalı aleyhine sonuç doğuracak olmasına,  hükme esas alınan tazminat hesabında davacının askerlikte geçecek süresinin göz önünde bulundurulmuş olmasına, dava tarihinden evvel yapılan yazılı başvuru üzerine davalının temerrrüde düşürülmüş olmasına göre temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.Ancak, kaza tarihi itibariyle davacının, sevk ve idaresindeki motosikleti kullanma ehliyeti bulunmadığı anlaşılmakla, davacının hak ettiği tazminat miktarından Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ve müterafik kusur indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesi gerekirken, müterafik kusura yönelik herhangi değerlendirme ve gerekçeye yer verilmemesi hatalı olup davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerindedir.Kabule göre de; dava dilekçesinin içeriği göz önünde bulundurulduğunda eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça belirtilmediği, davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekilince, 21.10.2020 tarihli dilekçe ile tazminat taleplerinin geçici iş göremezlik yönünden 13.136,37-TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 70.155,81-TL'ye yükseltildiği, davanın belirsiz alacak davası olmaması sebebiyle dava değerinin ikinci kez yükseltilemeyeceği, bu nedenle 22.02.2021 tarihli ikinci bedel artırım dilekçesinin hükme esas alınamayacağı göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de hatalıdır. Ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturan TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 oranında teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapan 09.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ve davacı vekilinin 21.10.2020 tarihli dilekçesi göz önünde bulundurularak davanın kısmen kabulü ile (83.292,18-TLx80/100) 66.633,74-TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, her ne kadar hükme esas alınamayacak ise de harcı yatırılmak suretiyle 22.02.2021 tarihli dilekçe ile artırılan dava değeri üzerinden (müterafik kusur nedeniyle yapılan indirim tutarı hariç) davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine karar verilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 59,30-TL maktu istinaf karar harcı ile 1.938,45-TL nispi istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 2/İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/170 Esas - 2021/323 karar sayılı ve 21/04/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 66.633,74-TL tazminatın 13/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,b/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.551,75-TL karar harcından davacı tarafça yatırılan 31,40-TL peşin harç, 388,27-TL (273,21+115,06) ıslah harcı ile davalı tarafça yatırılan 7.571,33-TL bakiye karar harcının mahsubu ile arta kalan 3.439,25-TL harcın talep halinde davalıya iadesine, c/Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.ÜT'nin 13/1. madde hükmü gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ç/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/1. madde hükmü gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, d/Davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin harç ile 388,27-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,e/Davacı tarafından iş bu dava için yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 800,00-TL bilirkişi ücreti, 299,30-TL posta ve tebligat giderinden ibaret toplam 1.130,70-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 805,07-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına, f/Davalı tarafından iş bu dava için yapılan 50,00-TL posta masrafının davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 15,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı yan üzerinde bırakılmasına, 3/Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan ve arta kalan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45258f75a1150811","SID":"5c2fef00f50bf159"}}