{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1360 - 2024/2028<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/1360 <br>KARAR NO\t: 2024/2028<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/08/2024<br>NUMARASI\t: 2024/498 E. - 2024/532 K. <br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Nema Oranının Belirlenerek Farkın Üye Birikimlerine Eklenmesi <br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>KARARIN YAZIM TARİHİ\t: 08/01/2025<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı, üyelerinin çalışırken 205 sayılı OYAK Kanununa göre OYAK Daimi Üyesi iken, Milli Savunma Bakanlığı ile Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından emekli olan, ancak 1996 yılında yapılan kanun değişikliği ile OYAK’ta uygulamaya başlayan Emekli Maaş Sistemine (EMS) dahil edilerek emekli olduktan sonra da diğer daimi üyeler ile eşit haklara sahip olarak OYAK Daimi Üyeliğini devam ettiren \"emekli subay, emekli sözleşmeli subay, emekli astsubay, emekli  sözleşmeli astsubay, emekli uzman jandarma, emekli uzman çavuş, emekli askeri memur ve OYAK ile bu kurumun sermayesinin %50'sinden fazlasına sahip iştirak ve şirketlerde çalışan bilumum maaşlı ve ücretli çalışanların emeklileri olduklarını, Dernek Tüzüğüne göre üyelerin hak ve menfaatlerini korumak için mali, adli ve hukuki işlemleri yapmak ve takip etmek amacı ile kurulduğunu, gerektiğinde adli ve idari mahkemelerde dava açma yetkisinin olduğunu, üyelerinin davalı tarafından kurularak işletilen Emekli Maaş Sistemi (EMS) üyesi olup, aynı zamanda, 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu 17/a maddesi gereğince davalı OYAK'ın daimi üyesi olduklarını, davalının 64. Olağan Genel Kurulunda alınan karar ile 2023 yılı için nema oranının %77,1 belirlenerek üye hesaplarına peyderpey yansıtıldığını, ancak açıklanan nema oranının son 21 yılın en düşük nema oranı olup, hakkaniyete göre belirlenmediğinden ve gerçek değerleri yansıtmadığından dernek üyelerinin beklentilerini karşılamadığını, üyelerinin mağdur olduklarını ileri sürerek Ordu Yardımlaşma Kurumunun 64. Olağan Genel Kurulu ile belirlenen 2023 yılı nema oranının hakkaniyete ve gerçek değerlere uygun olarak yeniden tespiti ve tespit edilen yeni oran üzerinden oluşacak farkların 01/01/2024 tarihinden itibaren EMS üyelerinin OYAK'taki birikimlerine eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece, uyuşmazlığın nema oranının tespiti ile üye hesaplarına farkın yansıtılması istemine ilişkin olduğu, davanın, konusu itibariyle ticari dava olmadığı, davalı her ne kadar tacir ise de davacının Dernekler Yasası gereğince kurulmuş sivil toplum kuruluşu olduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyeceği, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı istinaf dilekçesi ile; üyelerine sunduğu yasal yardım ve hizmetlere ilişkin davalarda görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, Uyuşmazlık Mahkemesinin ve Danıştay'ın kararlarıyla Kanunda düzenlenen ve idare hukuku ilişkisi taşıyan davalının üyesi ile arasındaki ilişkinin özel hukuk hükümlerine tabi olmayacağının, bu davalarda idare mahkemelerinin görevli olduğunun belirlendiğini, uyuşmazlığı görmede adli yargının değil, idare mahkemelerinin görevli bulunduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>Dava, OYAK'ın 64. Olağan Genel Kurulu ile 2023 yılı için belirlenen %77,1 nema oranının  hakkaniyete ve gerçek değerlere uygun olarak yeniden tespiti ve tespit edilen yeni oran üzerinden oluşacak farkların üye hesaplarına yansıtılması istemine ilişkindir. <br>Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; <br>Davalı konumunda bulunan OYAK, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına sosyal yardım sağlamak amacıyla kanunla kurulmuş olup, gerek teşkilat yapısı ve organlarının oluşumu ve gerekse Kanun ile verilen kamusal yetkiler, usul ve ayrıcalıklar göz önüne alındığında, OYAK'ın tüzel kişiliği haiz bir “kamu kurumu” olduğu, görevi ve hizmet verdiği konuların “kamusal” amaç taşıdığı görülmektedir. Diğer taraftan, üyelerin Kurumla olan ilişkileri yönünden hukuki durum incelendiğinde; üyeliğin Kanun ile zorunlu kılınması ve Kurumun da üyeleri için Kanunda belli edilen sosyal yardımları sağlamak ve kamusal nitelikli hizmetleri yerine getirmek amacıyla kurulmuş olması karşısında, bu ilişkinin idare hukuku ilişkisi olduğu açıktır. Her ne kadar, 205 sayılı Kanun'un 1. maddesinde “Kurumun, bu Yasa ile özel hukuk hükümlerine tabi” olduğuna işaret edilmekteyse de; bu hüküm ile kanun koyucu tarafından, mevcutların işletilmesi ve nemalandırılması için iktisadi ve ticari alanda gösterilecek faaliyetlere esneklik kazandırılmak amacıyla OYAK’ın üçüncü kişilerle arasında olan bu tür faaliyetleri yönünden özel hukuk hükümlerine tabi kılındığının anlaşılması gerekmekte olup, bu hususun, OYAK’ın “kamu kurumu” niteliğine engel teşkil etmeyeceği doğal olduğu gibi, bu hükümden hareketle, bu Kanunda düzenlenen ve idare hukuku ilişkisi niteliği taşıyan “Üye - Kurum” ilişkisinin de özel hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucuna ulaşmak olanaksızdır.<br>Somut olayda; davacı derneğin üyelerinin davalı OYAK tarafından kurularak işletilen Emekli Maaş Sistemi (EMS) üyesi oldukları, aynı zamanda, 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu 17/a maddesi gereğince davalı OYAK'ın daimi üyesi oldukları, davacı derneğin üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla tüzüklerinde yer alan yetkiye istinaden eldeki davayı açtığı, davanın OYAK'ın 64. Olağan Genel Kurulu ile 2023 yılı için belirlenen %77,1 nema oranının hakkaniyete ve gerçek değerlere uygun olarak yeniden tespiti ve tespit edilen yeni oran üzerinden oluşacak farkların üye hesaplarına yansıtılması istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından 205 sayılı Kanun ile tanınan kamusal yetkilere dayalı olarak, idari usul ve esaslara göre tek yanlı biçimde, tesis edilen işlemin idari bir işlem olduğu açıktır. Dolayısıyla; gerek OYAK'ın tüzelkişiliğe sahip bir kamu kurumu olması, gerek \"Üye-Kurum\" ilişkisinin idare hukuku kurallarına göre belirlenmesi ve gerekse OYAK'ın kuruluş amacı olarak belirlenen hizmetleri yerine getirdiği sırada karar ve yürütme organlarınca, kamu gücüne dayanılmak suretiyle resen ve tek yanlı olarak tesis edilen işlemlerin idari nitelik taşıdığının açık bulunması karşısında, davanın görüm ve çözümünün idari yargının görevine girdiği sonucuna varılmıştır. (Bkz. Uyuşmazlık Mahkemesinin 01/04/2024 tarihli, 2024/15 Esas, 2024/137 Karar sayılı ilamı)<br>Öyle olunca mahkemece, davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. <br> Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1/a/3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılarak, yargılamanın yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1/a/3. maddesi gereğince Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/08/2024 tarihli 2024/498 Esas ve 2024/532 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>4-İstinaf kararının yerel mahkemece taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 12/12/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.  <br><br>Başkan <br> E-İmzalı<br>Üye <br>E-İmzalı <br>Üye <br> E-İmzalı<br>Katip <br>E-İmzalı <br>  <br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8ec04d1587349e0","SID":"800ed6343a539f42"}}