{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     <br><br>ESAS NO\t: 2024/130 <br>KARAR NO\t: 2024/283<br><br>DAVA\t: Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i  <br>DAVA TARİHİ\t: 23/12/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 24/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ  \t: 02/01/2025<br><br>Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda :<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının müvekkili adına .... tescil numarası ile korunmakta olan “...” markasının kullanım şeklini birebir taklit etmek suretiyle tabelada ve ürünler üzerinde kullanmakta olduğunu, davalı bunun yanında TPMK nezdinde müvekkilinin markası ile benzer olan “....” markası için ... başvuru numarası ile marka başvurusu yaptığını,  davalının müvekkili ile aynı sektörde ve aynı mal cinsi ile benzer olarak kullanılmakta olduğu “...” markasının müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu durumun Mahkememizin .... D.iş numaralı tespit dosyasından alınan rapor ile de tespit edildiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini ve fiillerin ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin 2019 yılında \"....\" markası için TPMK nezdinde tescil başvurusu yaptığını, 2020 yılında tescil ettirdiğini, dava konusu markaların hem fonetik ve hem de görsel açıdan birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin davacı yanın sınai mülkiyet haklarına tecavüz etmediğini ve dava konusu olan iki markanın birbirlerinden farklı olduğunu savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir.<br><br>Mahkememizin 19/03/2021 Tarih, .... Esas - .... Karar sayılı \"Davacının davasının REDDİNE\" dair verilen karar, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 18/04/2024 Tarih, .... Esas - ... Karar sayılı ilamında belirtilen \"Dava dosyasında davacı tarafça dava dilekçesine ekli olarak sunulan işyeri camekan fotoğraflarının tespit dosyasında bulunmadığı, bu fotoğrafların davalıya ait olup olmadığının tespitinin yapılamayacak olması nedeniyle dikkate alınamayacak olup, bu değerlendirmede bir aykırılık bulunmamakla birlikte, karşı taraf işyeri adresinde yapılan tespitte, firmanın kot üretimi yaptığı, talep edenle aynı sektör ve sınıflarda hizmet verdiği ve kot üzerinde çok sayıda ürün üzerinde \"...\" markasının basılı olduğu, ... sayılı \"....\" ibareli markanın tescil başvurusunun akıbeti konusunda araştırma yapılmadan karar verildiği,  davacı markasını oluşturan \"arox\" ibaresinin  tescilli olduğu mal ve hizmette ticari alanda yaygın bir kullanımından söz edilip edilemeyeceği, doğrudan ve birebir  hizmeti tanımlayan bir ibare olup olmadığı bu nedenle bütüncül olarak bakıldığında ortalama tüketici nezdinde  karıştırılma ihtimali olup olmadığının değerlendirilerek ve D.İş dosyasındaki tespitlerle ilgili bir değerlendirme yapılarak yeniden rapor alınması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince  esasa  münhasır  delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne\" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve doya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edilmiştir. <br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda 2019/87940 başvuru numaralı marka evrakının tamamı ve ayrıca devir yapılmış ise devre ilişkin kayıtlar celp edilmiştir. Akabinde  TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları, mahkememizin 2019/513 d.iş sayılı dosyası içeriği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı değerlendirilerek, davalının davacı marka haklarına tecavüzü veya haksız rekabetinin olup olmadığına ilişkin rapor tanzimi için ara karar oluşturulmuş, bilirkişi avansının yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmiş  ise de,  davacı vekilince müvekkilinin bilirkişi avansını yatırmadığından asıla tebligat talep ettiği, asıla tebligatın yapıldığı ve kesin süreye rağmen bilirkişi masrafının yatırılmadığı, bu sebeple de incelemenin gerçekleştirilemediği anlaşılmıştır. Bu durumda mevcut deliller mahkememizce değerlendirilmek suretiyle karar oluşturulmuştur. <br>Davacı markası siyah beyaz \"...\" ibareli görsel aslı içi beyaz yazı şeklinde olduğu, davalı markası ise \"....\" ibareli ve düz yazı şeklinde olduğu görülmüştür. Tespit bilirkişi raporunda ekli fotoğrafların tetkikinden de davalı kullanımının ürünler üzerinde  düzyazı şeklinde \"...\", \"...\", \"Büyük .... harfi üzerine ....\" şeklinde kullanıldığı, mağaza tabelasında ise \"....\" şeklinde kullanım olduğu görülmüştür. Dosyaya getirtilen TPMK kayıtlarına göre de davacının davalı marka tesciline yaptığı başvuruya itirazın reddedildiği ve .... nolu tescilin kesinleştiği anlaşılmıştır.  HMK'nın 282 maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Ayrıca Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/14-696 Esas ve 2016/778 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere  markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi hukuki bir konu olup hakim tarafından değerlendirilecektir. Bu yönüyle değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporundaki hukuki değerlendirmeye katılmak mümkün olmamıştır. Yine   Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  12/06/2017 tarih ve 2016/843 Esas 2017/3609 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu markaları taşıyan ürünlerin ortalama tüketici kitlesi üzerinde markaların başlangıç ibareleri etkilidir. Her iki markanın da Türkçe karşılığı bulunmamaktadır. Davacının markasının başlangıç ibaresi  \"....\", davalının markasının başlangıç ibaresi ise \"....\" şeklindedir. Müşterek olan \"....\"  ibarelerinin esasen  eklenen tanımlayıcı işaretler niteliğinde oldukları hususu ve ilgili tüketici kitlesi  dikkate alındığında, aynı veya benzer mallar yönünden markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında  halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, fiili kullanımlarının da birbirine benzemediği, bu haliyle markaya tecavüz veya haksız rekabetten bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1-Davacının davasının REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesince gereğince 427,60 TL ilam harcından 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile 383,20 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsiline,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,<br>7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,<br>Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024    <br><br><br>Katip ...<br>    e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>    e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1918132fe2f53706","SID":"f096cad18cdef967"}}