{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/7 Esas 2024/1203  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/7 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1203<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 021/206 Esas 2022/692 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI \t<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın  kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu şirket hakkında konkordato tasdik kararı verildiğini, asıl borçlunun borçlarının yapılandırıldığını, projede belirlenen vadede borcun ödenmesine karar verildiğini, İİK'nun 284. maddesine göre asıl borçluya takip yapılamadığından davacı tarafından müvekkili kefil aleyhine icra takibi yapıldığını, davacının kefil aleyhine icra takibi yapmakta hukuki yararının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı banka ile dava dışı ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında davalının müteselsil kefaleti ile Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereği borçlu firmaya kullandırılan kredilerin ihtara rağmen ödenmediği, davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, icra takibinden sonra davadan önce 23/09/2020 tarihinde düzenlenen protokol ile borcun yapılandırılmasına gidildiği, protokol hükmü uyarınca davalı kefil icra takibine vaki itirazını geri çekmediği gibi borcun tasfiyesine yönelik bir ödemede de bulunmadığından protokol ile sağlanan indirim ve kolaylıkların geçmişe dönük olarak ortadan kalktığı, tespit edilen borç miktarının geçerli olmayacağı, icra takibine konu alacağın nakde dönüşen teminat mektuplarından kaynaklandığı, 1.250.000,00 TL'lik 2 adet teminat mektubunun nakde dönüştüğü 28/11/2019 tarihi itibariyle davalının temerrüdünün kabulü ile yapılan hesaplamada davacı banka alacağının 2.500.000,00 TL asıl alacak, tazmin tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi (taleple bağlı kalınarak) 349.917,74 TL, BSMV 17.495,89 TL olmak üzere toplam 2.867.413,63 TL tespit edildiği, alacağın likit olduğu, davalının tazminat isteminin koşulları oluşmadığından reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 2.500.000,00 TL asıl alacak, 349.917,74 TL işlemiş faiz, 17.495,89 TL BSMV olmak üzere toplam 2.867.413,63 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin ve davalı yanın tazminat isteminin reddine, hüküm altına alınan miktarın %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl borçlu yönünden borcun yapılandırıldığını ve ödeme planı yapıldığını, davacının alacaklılar toplantısına katıldığını ve projeye onay verdiğini, mahkemece onaylanan konkordato projesi bütün alacaklılar için bağlayıcı olduğunu, asıl borç yapılandırılıp bir ödeme planına bağlanmış olduğundan ayrıca kefil yönünden işbu icra takibinin yapılmasının mükerrer ödeme yapılmasına sebebiyet vereceğini, İİK'nun 303. maddesi uyarınca konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklının borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceğini, konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanacağını, alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebileceğini ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabileceğini, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğini, ancak bunun için asıl borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiğini, hesap kat tarihi, takip tarihi ve itirazın iptali dava tarihlerinde asıl borçlunun konkordato sürecine girmesi sebebiyle İİK hükümleri çerçevesinde alacağın tahsili işlemleri sürdüğüne göre, ihtarın sonuçsuz kaldığı veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğüne düştüğünden söz edilemeyeceğini, asıl borçlunun konkordato talep tarihi ve geçici/kesin mühlet karar tarihleri itibariyla davacıya taksiti ödenmemiş borcu bulunmadığını, ödenmeyen taksitlerin geçici mühlet kararından sonraya ait olduğunu, hesap kat tarihinin ise Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği geçici/kesin mühlet tarihlerinden sonrasına rastladığını, bu durumda asıl borçlu ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti yönünden verilen 26/11/2018 tarihli geçici mühlet kararının  1. maddesi a bendinin uygulanması gerektiğini, davacının konkordato sürecinde mahkemeye ve komiserliğe başvurarak alacak başvurusu yaptığını, alacağını yazdırdığını, müdahil olarak davaya kabul edildiğini, alacaklılar toplantısına katılarak konkordato projesinin onaylanması yönünde oy kullandığını, davacının asıl borçlu yönünden konkordato sürecine onay verdiğini ve proje kapsamında alacaklarını yapılandırdığı halde diğer taraftan da alacağını tahsil amacıyla kefil yönünden ilamsız takibe giriştiğini, konkordato süreci devam ederken kefil hakkında takibe geçmesinin ve dava açmasının hukuki olmadığını, konkordatonun bağlayıcılığı ilkesine göre davacının projede belirlenen ödeme vadelerini beklemesi ve ancak projenin sonucuna göre asıl borçludan tahsil imkanı kalmadığı takdirde, kefile yönelmesi  gerektiğini, asıl borçlu yönünden takip yasağı olduğu dönemde, asıl borçlunun ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması koşullarından birisinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, bu koşullar oluşmadan kefile yönelik takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tYargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 27/01/2022 tarihli kök, 24/03/2022 tarihli ek rapor, Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2020/5282 sayılı takip dosyası, genel kredi sözleşmesi suretleri, hesap kat ihtarı, protokol sureti, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/862 Esas 2020/764 Karar sayılı karar sureti, davacı ile dava dışı asıl borçlu davalı arasında akdedilen protokol sureti, teminat mektubunun tazmin edildiğine ilişkin banka dekontları dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2020/5282 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 2.914.150,41 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 02/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresi içerisinde, 07/07/2020 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tAnılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinin davacı banka ile dava dışı ... İnş. ... Ltd. Şti. arasında akdedildiği, 08/07/2013 tarihli 5.850.000,00 TL limitli, 09/05/2014 tarihinde 8.500.000,00 TL'ye, 02/09/2015 tarihinde 11.500.000,00 TL'ye limitin artırıldığı, sözleşmede davalının 02/09/2015 tarihinde 27.625.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 23/10/2018 tarihli 20.000.000,00 TL limitli sözleşmede davalının aynı limit ile müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, 10/08/2012 tarihli 3.050.000,00 TL limitli 21/11/2012 tarihinde 3.100.000,00 TL'ye limitin artırıldığı sözleşmede davalının aynı tarihte 7.750.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, davalının kefaletlerinin sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı tarafından kredi hesabı kat edilerek dava dışı asıl borçlu ve davalıya 19/04/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Anılan ihtarnamede toplam 2.685.302,10 TL nakit alacağın ödenmesi, 115.710,00 TL çekten kaynaklanan, 3.383.600,00 TL teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi için borçlulara 1 gün atıfet süresi verilmiştir. İhtarname dava dış asıl borçluya ve davalıya 24/04/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, takip talebinde numarası bildirilen kredilerden kaynaklanan alacakların takibe konu edildiğinin belirlendiği, bu kredilerin ise ihtara konu nakit alacaklar içinde yer almadığı, ihtar tarihinden sonra nakde dönen teminat mektubu alacaklarından kaynaklanmış olmasının değerlendirildiği, takibe konu kredilere ilişkin nakde dönen teminat mektuplarının sunulmadığı, davalının 26/04/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, davalının cevap dilekçesindeki İİK'nun 303/1. madde kapsamında değerlendirme yapılmasının mahkemenin takdirinde bulunduğu, mahkemece davacının davalı kefil hakkında icra takibi başlatabileceği kanaatine varılması halinde hesaplama yapılması gerektiği bildirilmiştir. <br>\tDavacı tarafından dava dışı asıl borçlu için düzenlenen 1.250.000,00 TL bedelli iki adet teminat mektubunun 28/11/2019 tarihinde mektup lehtarının talebi üzerine davacı tarafından tazmin edildiği dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavacı ile dava dışı asıl borçlu ve davalı arasında akdedilen 23/09/2020 tarihli protokolde 21/09/2020 tarihi itibarıyla kredi borcunun 7.465.602,00 TL olduğu, 31/10/2020 tarihinde başlayarak 12 ay ödemesiz, dönemi izleyen 60 ay boyunca 6 ayda bir ödemeli yapılandırmayla ödemenin kabul edildiği, yıllık faizin %39 olduğu, davalının 30 gün içinde icra takiplerine itirazlarından vazgeçeceği hükme bağlanmıştır.  <br>\tDavacı vekili 23/11/2022 tarihli yazılı beyan dilekçesinde, davaya konu icra dosyasında takibe konu edilen risklerin protokole dahil edildiğini, ancak borçlular tarafından protokol hükümlerine aykırı hareket edilerek hem ödeme yapılmadığını hem de takibe itiraz edildiğini bildirmiştir. <br>\tAlınan ek raporda, takibe konu alacakların nakde dönüşen teminat mektuplarından kaynaklandığı, protokol hükümlerinin takdirinin mahkemede olduğu, davalının 26/04/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, teminat mektupları yönünden ise mektupların nakde dönüştüğü 28/11/2019 tarihi itibarıyla davalının temerrüt halinde bulunacağı, temerrüt faiz oranının %28,60 olduğu, takip tarihi itibarıyla taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan toplam 2.867.413,63 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\tAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/862 Esas 2020/764 Karar sayılı kararıyla, dava dışı asıl borçlu ... İnşaat ... Ltd. Şti hakkında konkordato tasdik kararı verildiği, anılan kararın aşamalardan geçtikten sonra Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarih 2023/746 Esas 2023/726 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, anılan karar üzerine dosyanın Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/333 Esas sırasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonunda 04/10/2023 tarih 2023/333 Esas 2023/688 Karar sayılı kararıyla dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği, karara karşı bir kısım alacaklılar vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18/04/2024 tarih 2023/4403 Esas 2024/951 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilerek kararın kesinleştiği görülmüştür. <br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davacı banka ile dava dışı ... İnşaat ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalının sözleşmelerde müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tUyuşmazlık, dava dışı asıl borçlunun konkordato davasında davacı alacaklının oylamada olumlu oy kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise İİK'nun 303. maddesinin somut olayda uygulanma imkanı bulunup bulunmadığı, uygulanamayacak ise takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\tDavalı vekilinin istinaf dilekçesindeki adli yardım talebi Dairemizce değerlendirilen 06/10/2023 tarih 2023/7 Esas sayılı ara karar ile davalının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalı kefilin genel kredi sözleşmelerinde yer alan kefalet imzasına veya yazısına yönelik bir inkarı bulunmamaktadır. Davalı kefilin kefaleti sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan yasanın aradığı şekil koşullarına uygundur. <br>\tİİK'nun 303/1. maddesi \"Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder\" hükmünü içermektedir. Alacaklı olan davacı banka dava dışı asıl borçlunun Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/862 Esas 2020/764 Karar sayılı konkordato davasında yapılan alacaklar toplantısında konkordatoya olumlu oy kullanmıştır.<br>\tDavacı vekili yargılama aşamasında sunduğu yazılı beyan dilekçesinde davaya konu icra dosyasında takibe konu edilen risklerin taraflar arasında imzalanan protokole dahil edildiğini, protokol sebebiyle dava dışı asıl borçlunun konkordato davasında alacaklar toplantısında konkordatoya olumlu oy kullandığını bildirmiştir. <br>\tBurada tartışılması gereken husus, konkordato davasında olumlu oy kullanan davacının İİK'nun 303/1. maddesi uyarınca davalı kefile başvuru hakkını kaybedip kaybetmediğidir. <br>\tDava konusu icra takip dosyasında davalı tarafından icra takibinde borca itiraz edildiği 07/07/2020 tarihinden sonra, işbu dava tarihi olan 29/03/2021 tarihinden önce davacı, davalı ve dava dışı asıl borçlu arasında 23/09/2020 tarihli protokol akdedilmiştir. <br>\tTaraflar arasında akdedilen protokolde, protokolün konusu başlıklı 2.1 maddesinde açıkça protokolün dava dışı asıl borçlu ile davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmeleri gereğince kullandırılan kredi numaraları yazılarak numarası yazılı olan kredilerden kaynaklanan borçların protokolde belirtilen şartlarla tahsil ve tasfiye edilmesini konu aldığı hükme bağlanmıştır. Dava konusu icra takip talebinde takibe konu numarası belirtilen 71001696751 ve 71001696711 numaralı krediler protokolün anılan maddesinde numarası belirtilen krediler arasında yer almaktadır. <br>\tProtokolde, 21/09/2020 tarihi itibarıyla kredi borcunun 7.465.602,00 TL olduğu, 31/10/2020 tarihinde başlayarak 12 ay ödemesiz, dönemi izleyen 60 ay boyunca 6 ayda bir ödemeli yapılandırmayla ödemenin kabul edildiği, davalının 30 gün içinde icra takiplerine itirazlarından vazgeçeceği hükme bağlanmış, davalı dava konusu icra takibinde borca itiraz etmiş ise de, itiraz tarihinden sonra akdedilen protokol ile dava konusu icra takibine konu borcu açıkça kabul etmiştir. <br>\tDavacı anılan protokolün akdedilmesinden sonra, protokol gereğince dava dışı asıl borçlunun konkordato davasında alacaklar toplantısında olumlu oy kullanmış ise de, davalı borçlu dava konusu icra takibine itirazından vazgeçmemiştir. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere davalı icra takibinde borca itiraz ettikten sonra davacı ile akdettiği protokol ile takibe konu borcu kabul ettiğinden artık davacının dava dışı asıl borçlunun konkordato davasında alacaklar toplantısında olumlu oy kullanması nedeniyle İİK'nun 303. maddesi uyarınca kefile başvuru hakkını kaybettiğine ilişkin def'i hakkından vazgeçmiş sayılacaktır. Bir başka anlatımla, davalı protokol ile icra takibinde borca itirazından sonra borcu kabul ettiğinden, davacının protokol gereğince konkordato davasında alacaklar toplantısında olumlu oy kullanmasına rağmen davacı davalı kefile başvurabilecek olup, davalı kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olacaktır. Nitekim gelinen aşamada da dava dışı asıl borçlunun konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiş olup, ret kararı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece İİK'nun 303. maddesi, taraflar arasında akdedilen protokolün somut olay üzerindeki etkisi üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde bilirkişi raporuna yönelik açık bir istinaf itirazı ileri sürmediği gibi, hüküm altına alınan miktara yönelik açık bir istinaf itirazı ileri sürmediğinden, banka kayıtları üzerinde yerinde incelemeyi içermeyen bilirkişi raporu alınması eleştirilmekle yetinilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında bir kısım gerekçe yönünden kısmen isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının bir kısım gerekçe yönünden kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun bir kısım gerekçe yönünden KISMEN KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 5. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih 2021/206 Esas 2022/692 Karar sayılı kararının bir kısım gerekçe yönünden KALDIRILMASINA, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\tB)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5282 sayılı icra takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin 2.500.000,00 TL asıl alacak, 349.917,74 TL işlemiş faiz, 17.495,89 TL BSMV olmak üzere toplam 2.867.413,63 TL üzerinden devamına, <br>\t2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\t3-Hüküm altına alınan 2.867.413,63 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 573.482,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t4-Reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, <br>\t5-Alınması gereken 195.873,03 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 72,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.072,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 2.039,02 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 1.298,83 TL'sinin davalıdan alınarak, 21,17 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden, kararın bir kısım gerekçe yönünden kaldırıldığı da gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 237.022,41 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t9-Davalı vekil ile temsil edildiğinden, kararın bir kısım gerekçe yönünden kaldırıldığı da gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t10-HMK 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,<br>\tC)1-Davalı hakkında adli yardım kararı bulunduğundan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 72,00 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek 1,15 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/11/20248<br><br>Başkan -              Üye -                    Üye -                 Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad069e6919535de4","SID":"50bda2fdeb4dd9b5"}}