{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 21/05/2024<br>NUMARASI\t: Esas  Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1-<br>\t2-<br>\t3-<br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALILAR\t: 1-<br>VEKİLİ\t: Av.<br>\t2-<br>VEKİLİ\t: Av.<br>\t3-<br>VEKİLİ\t: Av.<br>\t4-<br>VEKİLİ\t: Av.<br>\t5-<br> İHBAR OLUNAN\t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVA\t: Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/01/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br> Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 08.08.2022 tevzi tarihli  dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti. (.... Gezi Fırsatları ) tarafından  İzmir - Kapodokya gezisi düzenlendiğini, .....'a ait, .... Turizm A.Ş.'nin taşıt kartını taşiyan .... plakalı otobüs 18.02.2022 akşamı mütevvefa ....'ı diğer yolcularla birlikte İzmir'den alarak yola çıktığını, ..... sevk ve idaresindeki otobüs 19.02.2022 tarihinde devrilmesi sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza sonucunda müteveffa ....'ın yaralı olarak Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldığını ve hastanede yaşamını yitirdiğini,  muris ....'ın yaşamını yitirmesinden ardından geriye annesi .... babası .... ve erkek kardeşi .....'ın kaldığını, kazaya ilişkin olarak soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda otobüs şoförü .....'ın tam kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, .... plakalı aracın ..... adına kayıtlı olup ...  poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş.tarafından sigortalandığını, davalı sigorta şirketine 07.04.2022 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen taraflarına bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin muris müteveffa ....'ın ani ölümü ile sarsıldıklarını, derin üzüntü yaşadıklarını, müvekkillerinin muris ....'ın vefatı nedeniyle  maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarından bahisle;  HMK. 107.md. gereği talep arttırım-harç tamamlama hakları saklı kalmak üzere mütevaffa ....'ın annesi .... için şimdilik 10,00 TL, babası .... için şimdilik 10,00 TL, destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere olay tarihinden  tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte  davalılardan ....., ....., ...Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den  müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair  hakları saklı kalmak üzere Muris ....'ın  mirasçıları .... için 10,00 TL, .... için 10,00 TL ve .....için 10,00 olmak üzere şimdilik 30,00 TL hastane ve cenaze masraflarının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan ....., ....., ...Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den müşterek ve müteselsilen  tahsiline, müvekkili .... için 300.000,00 TL, .... için 300.000,00 TL, .....  için 200.000,00 TL olmak üzere toplamda 800.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan ....., ....., ...Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti. ve .... Taşımacılık Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş.'den (Maddi tazminat Yönünden hakları saklı kalmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ..... 22.09.2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazası sebebiyle davacıların müvekkili aleyhine yöneltmiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepli iş bu davayı kabul etmediklerini, 19.02.2022 tarihinde D 300-13 Kod nolu Devlet Karayolu Konya-Aksaray yolu Aksaray istikameti 534950 km'de meydana gelen davaya konu ölümlü-yaralamalı trafik kazasında, kaza anında müvekkiline ait .... plakalı aracın sürücüsü diğer davalı .....'ın KTK.52/1-b maddesi gereği kural ihlali yaptığı, kazaya sebebiyet verdiği ve bu sebeple kusurlu olduğunun belirtildiğini, bu duruma göre yapılacak değerlendirmelerin gerçeğe uygun olmayacağından öncelikle kazanın gerçekleşmesindeki gerçek kusur durumunun belirlenmesinin gerektiğini, gerçekleşen elim trafik kazasında vefat eden müteveffa yolcu ....'ın vefatında otobüs sürücüsü .....'ın bir kusuru bulunmadığından, buzlanmaya rağmen yolları kapatmayan ya da tuzlama yapmayan, hiçbir önlem almayan Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kazaya sebebiyet vermesinden dolayı davalı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusuru buzlu ve rüzgarlı yolda kayıp devrilen otobüsün sürücüsüne vermenin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, kamu davası ceza soruşturma dosyasında yapılan teknik tespitlere göre, kaza anında otobüsü kullanan sürücü .....'ın normal hızda seyrettiği ve hız limitini aşmadığının sabit olduğunu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve hastane giderleri ve manevi tazminat taleplerinin muhatabının müvekkili olmayıp müvekkilinin aracının sigortalı bulunduğu sigorta şirketi olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 45.maddesi 1.fıkrası gereği sigortacının cenaze giderlerini de ödemekle yükümlü olduğunu, ilgili Belediye tarafından karşılanan cenaze masraflarının ve hastane masraflarının ne olduğunun açıklanmadığını, taleplerinin somutlaştırılmadığını, davacı tarafın, .... plakalı aracın ZMM sigortalı olduğu ... Sigorta A.Ş.'den vefat nedeni ile poliçe kapsamında ödeme alma imkanına sahip olduğunu, kaza tarihinde müvekkiline ait olan aracın ....Sigorta .... poliçe nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin bulunduğunu, aynı zamanda ....Sigorta tarafından yapılmış olan 1784398 poliçe nolu karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesinin de bulunduğunu, bu nedenle genişletilmiş kasko sigortası ile karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bulunan ....Sigorta (Sınırlı Sorumlu Atlas Sigorta Kooperatifi)'nın davaya dahil edilmesine karar verilmesini, ayrıca iş bu davadaki taleplerin kazada ihmal sebebiyle sorumluluğu bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi ve davaya dahil edilmesinin gerektiğini, olayın gerçekleşme şekline bakıldığında davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarlarınnın da son derece fahiş olup hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminatın,  bir zenginleşme aracı olmamasının gerektiğini, kaldı ki kaza anında araç sahibi olan davalı müvekkilinin ekonomik sosyal durumuna bakıldığında, talep edilen miktarları ödeyebilmesinin mümkün olmadığını,  manevi tazminata avans faizi talep edilmesinin de yasaya aykırı olduğundan bahisle; Davalı müvekkiline yöneltilmiş bulunan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davalı ...Turizm Seyahat Ticaret Limited Şirketi vekili 06.10.2022  tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın müvekkili açısından reddini talep ettiklerini, davacıların murisi müvekkili aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat talepli işbu davanın müvekkil firma yönünden reddinin gerektiğini, yaşanan elim kazada müvekkil firmanın kusurunun bulunmadığını,  .... Ltd Şti yalnızca tur bileti sattığını, .... Ltd Şti'den araç kiralayarak hizmet satın aldığını, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan sürücünün ise yine  .... Ltd Şti'den kiralanan aracın sürücüsü olup müvekkils.... Ltd. Şti. ile herhangi bir bağlarının da bulunmadığını, davacı yanın iddia ve beyan ettiği gibi yolcuların taşıma işini üstlenmediğini,  kaza ile herhangi bir illiyet bağı bulunmayan müvekkili firmaya bu bağlamda herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; merhum ve diğer tüm tur yolcuları adına Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası'nın yapıldığını, koltuk sigortasının bir meblağ sigortası olmasından dolayı, doğası gereği sigortalı/lehtar her türlü kaza neticelerine karşı teminat altına alındığını, işbu davanın neticelerinden sigorta şirketinin de hukuki anlamda sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle sigorta şirketi olan ... Sigorta Kooperatifi'nin davaya ihbarını talep ettiklerini, davacıların söz konusu kazada kaybettikleri kızları ve kardeşlerinin acısının tarifsiz ve talefisi mümkün olmasa da, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminat lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımamasının gerektiğini, talep edilen miktarın elem ve ızdırabın giderilmesinden ziyade müvekkiline yüklenilmeye çalışan bir ceza niteliğinde olduğunu,  manevi tazminat miktarına da itiraz ettiklerinden bahisle; Öncelikle davanın .... Sigorta Kooperatifi'ne ihbarı ile  davanın müvekkili firma yönünden reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz  dosyasına sunmuş olduğu 24.08.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın hukuka, hakkaniyete aykırı olup reddinin gerektiğini, öncelikle usule ilişkin yetki, işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarını sunduklarını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde Yapılan Değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapıldığını, anılan madde hükmünün 6704 Sayılı Kanun’un 5.maddesinin; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” şeklinde değiştirildiğini, yeni  düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldıını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğunun getirildiğini,  başvurunun tam yapılmasının gerektiğini, oysaki yapılan hasar başvurusunda genel şartlar gereği sunulması zorunlu evrakların sunulmadığı için müvekkili şirketçe başvuru sahibine ödeme yapılamadığını, dolayısı ile davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmadığından, mahkeme huzurunda ikame edilen davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğundan bahisle; Öncelikle haksız ve hukuka aykırı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, bu talebimizin kabul görmemesi halinde esastan reddine, kazaya karışan araç sürücülerinin ve müteveffanın kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Siciline kayıtlı aktüer bilirkişiden TRH 2010 Mortalite Tablosunda yer alan verilere göre rapor düzenlenerek gerçek zararın tespit ettirilmesine, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde daha önce yapılan ve SGK tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkili şirketin sorumluluğundan tenziline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davalı .... Taşımacılık Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 24.08.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından hukuki yarardan yoksun, usul ve yasaya aykırı olarak müvekkiline husumet yöneltilerek açılmış olan davanın reddedilmesinin gerektiğini, HMK. madde 7 hükmüne göre birden fazla davalının olması halinde, davanın, davalılardan birisinin yerleşim yerinde açılabileceğini, ancak davanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, bu nedenle mahkemenin yetkisine de açıkça itiraz ettiğini, yetki yeri tayini taraflarına geçmiş olduğundan dosyanın müvekkilinin adresinin bulunduğu yetkili mahkeme olan Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini,  huzurda görülmekte olan davada müvekkiline husumet yönetilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkili şirketin meydana gelen kaza ile hiçbir ilişkisi ve ilgisinin bulunmadığını, kaza sonucu meydana gelen zarardan da sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline sorumluluk yükletilmeye çalışılan taşıt sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını,  diğer davalı şirket tarafından tek başına düzenlenmiş ve sözleşmenin içeriğine de bakıldığı taktirde bütün sorumlulukları müvekkiline yükleyen tek taraflı düzenlenen bir sözleşme olduğunun izahtan vareste olduğunu, taşıt sözleşmesine konu olan ve kazaya karışan aracın müvekkili şirketin maliki - kiralayanı veya işleteni olduğu araçlardan dahi olmadığını, maliki - işleteni ve/veya kiralayanı dahi olmadığı bir aracı müvekkili şirketin üçüncü bir kişiye kiralamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kazaya karışan aracın müvekkili şirkete ait bir araç olmadığını, davacılar tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında hem müteveffanın yaşı, hem davacı anne ve babanın yaşı ve bakiye ömrü, hem de davacı anne ve baba ile müteveffanın arasında bir bakım ilişkisinin olup olmadığının, davacıların müteveffanın desteğinden faydalanıp faydalanmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, aksi halde yapılacak olan hesaplamanın gerçeği yansıtmayacak olup hakkaniyet ile örtüşmeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte;Yargıtay İçtihatları Metninde yerleşmiş olan görüşe göre manevi tazminatın kişinin haksız fiil nedeniyle uğramış olduğu acı, elem, keder ve üzüntüyü bir nebze azaltabilmesi için talep edilen meblağ olduğunu, manevi tazminat talep edilirken zenginleşme amacını taşımamasının gerektiğini, zira manevi tazminat yaşanılan acı duyguların bir nebze olsa dahi tatmin edilmesi amacını taşıdığını, söz konusu olayda davacılar tarafından yaşadıkları derin üzüntü nedeniyle talep edilen manevi tazminatın fahiş oranda fazla ve zenginleşme amacını taşıdığını, davacılar tarafından yapıldığı iddia edilen cenaze ve hastane masraflarının da tahsillinin talep edildiğini, ancak yapıldığı iddia edilen masrafların ne kadar olduğunun davacılar tarafından çok iyi biliniyor olmasına karşılık eldeki davada kişi başı 10,00 TL olarak talep edilmesinin kabul edilemeyeceğini, zira davacılar tarafından cenaze ve hastane masrafları için ne kadar harcama yapılmış olduğunun açık ve net bir şekilde bilinebileceğini, davacılar tarafından dilekçe içeriğinde talep edilen manevi tazminata değişen oranlarda avans faizi işletilmesi talep edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte her ne kadar avans faizinin talep edilebilmesi için borçlunun tacir olması gerektiği şartı müvekkili şirket tarafından sağlanıyor olsa da bir diğer aranan şart olan borcun ticari işletme ile ilgili olması şartını sağlamadığını,  müvekkili şirketin söz konusu kazada , zarar ve diğer davalılar ile hiçbir ilgi ve ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle de meydana gelen zarar da müvekkilinin ticari işletmesini ilgilendirmediğini, davacı tarafından talep edilen faiz oranına da açıkça itiraz ettiklerini,  .... plaka sayılı aracın ....Sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarası ....Otobüs Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile Manevi Tazminat taleplerini de kapsar şekilde sigortalandığından, davanın ....Sigorta Şirketi'ne ihbar edilmesinin gerektiğinden bahisle; Öncelikle davanın şartlarından noksan olarak açılmış olan davanın usul yönünden reddine, şayet mahkememizin aksi kanaatte olması halinde davanın esasına girecekse davanın müvekkili şirket yönünden reddine, davanın .... Sigorta Kooperatifine ihbar edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Diğer davalı .....'a dava dilekçesinin ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak  davalı tarafın süresi içerisinde  davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"Davacıların manevi tazminat talebi yönünden ise;  davacı ....'ın muris  ....'ın annesi, ....'ın muris ....'ın babası ve  .....'ın ise muris ....'ın erkek kardeşi olduğu, desteklerinin vefatı nedeniyle,  acı çektikleri ve sağlık bütünlüklerinin bozulduğu, bu nedenle manevi zarara uğradıkları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız eylemin ağırlığı, hakkaniyet ilkesi ve diğer hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karar vermek gerekmiş olup;<br>DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;<br>A-Davacı .... YÖNÜNDEN;<br>1-Davacı .... tarafından davalı ... Sigorta Aş. hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Davacı ....'ın 421.130,21 TL destekten yoksun kalma zararlarına bağlı maddi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalılardan ....., ..... ve.... Tur Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>3-Davacı ....'ın 10,00 TL hastane ve cenaze gideri zararına bağlı maddi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan ....., ..... ve.... Tur Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>4- Davacı .... için 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalılardan ....., ....., .... Taşımacılık Turizm ve İnşaat San.Tic.Aş. ve.... Tur Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacı ....'ın manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>B-DAVACI .... YÖNÜNDEN;<br>6-Davacı .... tarafından davalı ... Sigorta Aş. hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>7-Davacı ....'ın 587.758,60 TL destekten yoksun kalma zararlarına bağlı maddi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalılardan ....., ..... ve.... Tur Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>8-Davacı ....'ın 10,00 TL hastane ve cenaze gideri zararına bağlı maddi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan ....., ..... ve.... Tur Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>9-Davacı .... için 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalılardan ....., ....., .... Taşımacılık Turizm ve İnşaat San.Tic.Aş. ve.... Tur Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>10-Davacı ....'ın manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>C-DAVACI .....YÖNÜNDEN;<br>11- Davacı .....10,00 TL hastane ve cenaze gideri zararına bağlı maddi tazminat talebinin REDDİNE,<br>12-Davacı .....için 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalılardan ....., ....., .... Taşımacılık Turizm ve İnşaat San.Tic.Aş. ve.... Tur Turizm Ticaret Seyahat Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>13-Davacı .....'ın manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı .... Taşımacılık A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; husumet yönünden itiraz ettiklerini ancak itirazlarının ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, kaza ile müvekkili şirketin bir ilişkisi ve ilgisinin bulunmadığını, meydana gelen zararlardan da sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin kaza konusu aracın maliki, işleteni, iş vereni olmadığını, kazaya karışan aracın müvekkili şirket ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve davacıların sebepsiz zenginleştiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi  tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Husumet itirazının incelenmesinde :<br> .... Taşımacılık Şirketi vekili husumet itirazında bulunmuş ve dosyaya sunulan kira sözleşmesi altındaki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyasında tespit edilmiş ise de; kaza yapan .... plakalı taşıtın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 16/12/2022 tarihli yazısına göre .... Taşımacılık Şirketi adına 16/04/2018 tarihinde 16/04/2023 tarihine kadar geçerli olmak üzere D2 Yetki Belgesinin düzenlendiği, bu aracın 01/03/2021 tarihinde bu yetki belgesine istinaden sözleşmeli taşıt olarak kaydedildiği, 23/04/2022 tarihinde yetki belgesinden düşüldüğü görülmüştür.Buna göre kaza tarihi olan 19/02/2022 tarihinde .... Taşımacılık şirketinin yetki belgesi ile sözleşmeli taşıt olarak gözüktüğü bu şekilde trafiğe çıktığı anlaşılmış, kaza tarihine kadar yetki belgesinin düşümüne dair herhangi bir bildirimde bulunmayan davalı şirketin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun devam edeceği,bu durumun kendi aralarındaki rücuda dikkate alınacağı kanaatine varılmakla belirlenen manevi tazminattan tüm davalıların müteselsil sorumluluğu bulunduğu kanaatine varılmıştır.<br>2-Manevi tazminat miktarına itirazın incelenmesinde :<br>        Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak  hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan  kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze  uğrayan kişi, uğradığı manevi  zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü  mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br> Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde; \"Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir\" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup,  yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.<br>Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı kusur durumu  ve  yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlanının  yerinde  OLDUĞU   anlaşılmıştır.<br>Davalı .... Taşımacılık Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalı .... Taşımacılık'tan alınması gereken 44.401,50 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 11.100,38 TL nin mahsubu ile bakiye 33.301,12 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.31/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br>    <br>                Başkan                             Üye                              Üye                              Katip<br>             <br>              e-imzalı                          e-imzalı\t                 e-imzalı                          e-imzalı<br> <br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e87e9877fe343a4f","SID":"ea2422c58584feba"}}