{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/1119 Esas 2024/1162  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/1119<br>KARAR NO\t\t: 2024/1162<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/752 Esas 2022/109 Karar<br>DAVACILAR <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI \t<br><br>DAVA\t: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t: 21/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t:  31/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  31/10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itirazına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı yanca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/668 Esas 2021/652 Karar sayılı tarihli kararı üzerine 01.12.2021 tarihinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne 66852 EBSY no ile yapılan başvuru ile;  müvekkillerden ... T.C. kimlik nolu ...'un ... İşletmeleri A.Ş.'nin 10.000 pay üzerinden 3.300 payla ortağı olduğunu,  müvekkillerden ... T.C. kimlik nolu ...'in ... İşletmeleri A.Ş. 10.000 pay üzerinden 3.400 payla ortağı olduğunu, ... İşletmeleri A.Ş.'nin kalan 3.300 payın  330'unun ... T.C. kimlik nolu ...'ya, 2.970'inin ... T.C. kimlik nolu ...'ya ait olduğunu, ... İşletmeleri A.Ş.'nin 16.05.2019 ve 11.07.2019 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunu, ... İşletmeleri A.Ş.'nin 6.700 payın devrinin  önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulduğunu,  hususlarının geçici tescili ve ilanı talep edildiğini,  talebin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce haksız olarak reddedildiğini iddia ederek Ankara Ticaret Müdürlüğünün 14.12.2021 tarihli E- 62752911- 101.05(101.05)-40907 sayılı yasaya aykırı red kararının kaldırılarak müvekkillerden ... T.C. kimlik nolu ...'un ... İşletmeleri A.Ş.'nin 10.000 pay üzerinden 3.300 payla ortağı olduğu, müvekkillerden ... T.C. kimlik nolu ...'in ... İşletmeleri A.Ş. 10.000 pay üzerinden 3.400 payla ortağı olduğu, ... İşletmeleri A.Ş.'nin kalan 3.300 payın  330'unun ... T.C. kimlik nolu ...'ya, 2.970'inin ... T.C. Kimlik Nolu ...'ya ait olduğu, ... İşletmeleri A.Ş.'nin 16.05.2019 ve 11.07.2019 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu, ... İşletmeleri A.Ş.'nin 6.700 payın devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulduğu, hususlarının geçici tescili ve ilana karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı cevap dilekçesinde özetle; 16/05/2019 ve 11/07/2019 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantılarında alınan kararların mutlak hutlanla batil olduğunun tescili ise, 6102 sayılı TTK'nın 450. maddesi uyarınca mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra zaten gerçekleştirilecek olduğundan ve TTK'nun madde 32/4, Ticaret Sicili Yönetmeliği madde 40 şartları oluşmadığından geçici tescil işleminin gerçekleştirilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne davacı tarafların yaptıkları geçici tescil talebinin davalı Müdürlükçe kesin tescil talebi gibi değerlendirilerek, TTK 450. Maddesi kapsamında red kararı vermesinin hukuka aykırı olduğu,  Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün bu konudaki görüşünden anlaşılacağı üzere , mahkemelerin bir ortaklık hissesinin aidiyet yönündeki verdikleri kararların kesinleşmesine gerek olmaksızın geçici olarak tesciline yasal bir engel bulunmayıp,  Ticaret Sicil Müdürlüğü kararı gerekçesinde mevcut hisse sahiplerinin hisse devri işlemlerinin mahkemece ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmuş olduğu, davaya konu hisselerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi önemli olduğu kadar Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/668 Esas, 2021/652 sayılı kararı kesinleşinceye kadar şirketin mevcut yapısı ile yönetilmesi usulsuz genel kurullar yapılması menkul ve gayrımenkullerin satılması ile aşırı borçlandırılması gibi işlemler  yapılabileceği gerekçeleriyle davanın  kabulü ile, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/668 Esas, 2021/652 Karar sayılı  dosyası ile verilen kararın geçici olarak tescil ve ilanı talebinin reddine ilişkin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 14.12.2021 tarihli E- 62752911-101.05(101.05)-40907 sayılı  red kararının kaldırılarak; Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/668 Esas, 2021/652 Karar sayılı  dosyası ile verilen kararın,  geçici tescili ve ilana karar karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı  istinaf dilekçesinde özetle; ... ve ...'nın ... İşletmeleri Anonim Şirketi'ndeki 6700 payın devrinin önlenmesi amacıyla mahkemece hükmedilen ihtiyati tedbir şerhi mersis/sicil esas defterine ve şirket dosyasına zaten başvuru yapılıp ilgili karar sunulduğunda, dava açılmadan çok daha önce işlendiğini, davacıların gerçekleştirdiği başvuruya dair müdürlüklerince verilen ve dava konusu edilen 14/12/2021 tarihli  40907 sayılı red kararında da tedbir şerhinin işlendiğinin açıkça belirtildiğini, pay sahibi sayısının birden fazla olan anonim şirketlerde, ortaklık yapısının tescilinin mümkün olmadığını, TTK 338. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen tek pay sahiplik durumu hariç, Anonim şirketlerde hisse devirleri ve buna bağlı olarak ortaklık yapıları TTK'ya göre tescil ve ilana tabi olmadığını, ilk derece mahkemesinin \"pay sahibi sayısı birden fazla\" yapıdaki işbu şirketin ortaklık yapısın tesciline ve ilanına hükmetmesinin kabul edilemez olduğunu, söz konusu talebin dava konusu yapılmasının mümkün olmadığını, davacıların hisse devrine ilişkin taleplerini ısrarla müdürlüğüne sunmasının anlaşılamadığı gibi ilk derece mahkemesinin de çok pay sahipli bir anonim şirketin ortaklık yapısının tescil ve ilanına hükmetmesi mevzuat hükümleriyle açıkça bağdaşmadığını, davacıların ekte sundukları Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Müdürlüğü görüşlerinin biri hisse devirlerinin tescile tabi olduğu bir limited şirkete de diğeri de tek ortaklık tescilinin zorunlu olduğu bir anonim şirket işlemlerine ilişkin olduğunu, genel kurul kararın iptali ve butlanına ilişkin mahkeme kararları ancak kesinleştikten sonra hüküm ifade ettiğini, 16/05/2019 ve 11/07/2019 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantılarında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tescili, 6102 sayılı TTK'nın 450. maddesi uyarınca mahkeme kararın kesinleşmesinden sonra zaten gerçekleştirilecek olduğundan ve TTK madde 32/4 Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 40 şartları oluşmadığından, davacıların geçici tescil işleminin reddedildiğini, henüz pay sahipleri için bile bağlayıcı değilken, tescilini yapmanın giderilemeyecek sonuçlara sebep olacağını, geçici tescilin kabulü halinde icrası için kesinleşme koşulu bulunan mahkeme kararı kesinleşmeden tescil edilerek kanun koyucunun emredici hükmü yok sayılacağını, dolayısıyla geçici tescil işleminin reddine dair verilen kararın isabetli olduğunu, dava konusunun müdürlüklerinin siciline kayıtlı tüzel kişinin kayıt ve sicillerinde değişiklik yaratmasından dolayı kişilik hukukuna ilişkin olduğunun açık ve kesinleşmeden uygulanmasının imkan dahilinde olmadığını, kesinleşme şerhi geldiğinde söz konusu karar zaten tescil edileceğinden davacının işbu davanın açılmasında hukuki yararı olmadığını, hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müdürlüklerinin aleyhine yargılama gider ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, müdürlüklerince verilen 14/12/2021 tarihli red kararı hukuka uygun olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; Ankara Ticaret Sicil  Müdürlüğünün red kararının kaldırılması talebine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>\tTicaret sicil kayıtları, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/668 Esas 2021/652 sayılı sayılı kararı, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün  14/12/2021 tarihli ret kararı ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tAnkara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2019 tarih ve  2019/668 Esas 2021/652 sayılı dosyasının incelenmesinde; asıl dava davacılarının ... ve ... davalılarının  ... İşletmeleri A.Ş. (eski Ünvanı ... Madencilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi), ... olup, paydaş olduğunun tespiti - pay defterine işlenmesi, genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin;   birleşen davanın ise davacılarının ... ve ..., davalılarının ... ve  ... olup,  asıl dava konusu ile aynı istemlere ilişkin olarak açılan asıl ve birleşen davada; davacıların davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti ve pay defterine tescili davalarının kabulü ile, davacılardan ...'un 10.000 pay üzerinden 3.300 payla, davacı ...'in 3.400 payla davalı şirket ... Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'nin (yeni ünvanı ... İşletmeleri A.Ş.) ortakları olduğunun tespitine, bu hususun pay defterine tesciline, geri kalan 3.300 payın 330'unun ..., 2.970'inin ... üzerinde bırakılmasına, asıl davada; davacıların davalı şirketin 16/05/2019 ve 11/07/2019 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti davasında; davalı ...'e yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı şirkete yönelik davanın kabulü ile, davalı şirketin 16/05/2019 ve 11/07/2019 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verildiği, verilen karara karşı asıl davada davalı ... Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'nin (yeni ünvanı ... İşletmeleri A.Ş.) ve davalı ...'in istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine Dairemizin 08/05/2024 tarih ve 2022/383 Esas 2024/638 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen davaların geri alınması nedeniyle asıl ve birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verildiği, Dairemiz kararının asıl ve birleşen davanın taraflarına tebliğ edildiği, süresinde temyiz yoluna başvurmadıkları anlaşılmıştır.  <br>\tDavacılar vekilinin 08/07/2024 UYAP tarihli dilekçesi ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün davaya konu işlemine dayanak ilamın ortadan kalkması nedeniyle davanın konusuz kaldığını bildirerek yeni gelişen hukuki durum gözetilerek karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>\tDavacılar vekilinin 08/07/2024 tarihli dilekçesi ve Dairemizin  08/05/2024 tarih ve 2022/383 Esas 2024/638 Karar sayılı karar içeriği birlikte değerlendirildiğinde eldeki dava konusu davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün  14.12.2021 tarihli E- 62752911- 101.05(101.05)-40907 sayılı kararına dayanak teşkil eden Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin  20/11/2019 tarih ve  2019/668 Esas 2021/652 Karar sayılı kararı Dairemizin yukarıda belirtilen ve süresinde temyiz edilmeyen kararı ile ortadan kalktığından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve eldeki dava konusu işleme dayanak Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin  20/11/2019 tarih ve  2019/668 Esas 2021/652 karar sayılı dosyasında davacıların davayı geri aldıkları gözetilerek davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla yargılama giderlerinin  davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına  karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı  yanın istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  23/02/2022  tarih ve 2021/752 Esas 2022/109 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davanın  konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcı davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Artan gider avansının HMK.m.333 gereğince  davacılara iadesine, <br>\tC)1-Davalı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan   220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 73,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 294,30 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024<br><br><br>Başkan-             Üye -                           Üye -              Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9ad9f08bccf07b3","SID":"e677d482514b0624"}}